|
12
Imamlar Muharrem Orucu Basladi
|
Alevi
inancinda 12 gün süreyle tutulan Imamlar
Orucu bugün basladi. 8 Aralik Persembe günü
asure dagitimi ve kesilecek kurbanlarla tamamlanacak
oruç süresince Tunceli cemevinde her
aksam iftar yemegi verilecek. Iste 12 Imamin isimleri:
Alevi
inancinda 12 gün süreyle tutulan ve özellikle
de tam tutanlarin su içmeden tamamladiklari
Muharrem Orucu bugün basladi. 8 Aralik 2011
Persembe günü ise Asure Günüdür.
Kadinlar
dün Ana Fatma Orucu tutarak basladi Muharreme.
Oruç bitiminde ekonomik durumu iyi olan aileler
asurenin yani sira kurban da kesiyor.
Matem
orucu olarakta adlandirilan 12 Imamlar süresince
geçtigimiz yillarda oldugu gibi bu yilda
her aksam Tunceli Haci Bektasi Veli Kültürünü
Yayma ve Yardimlasma Dernegi bünyesindeki cemevinde
yemek verilecek.
Iste
Alevilerin Muharrem Süresince Dikkat Ettigi
Seyler
Muharrem
orucu süresince eglence yapilmaz, can incitilmez,
kan akitilmaz.
Dügün,
nisan, sünnet törenleri yapilmaz, 12(15)
gün süresince eglenceden kaçinilir...
Kerbela
sehitlerinin çektikleri susuzlugu hissetmek
için saf su içilmez (vücudun
su ihtiyaci yemeklerden, çay meyve suyu ayran
vs sivi içeceklerden karsilanir)
Oruç niyet edildikten sonra gece 00.00 (24.00dan)
sonra gün dogumu ile gün batimi arasindaki
sürede hiç bir sey yenilmez ve içilmez...
Sofralar lüks yemeklerle donatilmaz, et-sogan-yumurta-sarimsak
vs
kokulu gidalar yenmez...
Muharrem orucunun son günü 12 çesitten
yapilan asure pisirilir ve komsulara dagitilir...
Muharrem orucunda Alevilerde sahur yoktur... Muharrem
hem yastir, hemde nefse hakim olmaktir...
Iste Muharrem (matem) orucunun tarihleri
23
Kasim Masum-u pak orucu
26 Kasim 2011 Muharrem Orucu (ilk günü)
7 Aralik 2011 Muharrem Orucunun son günü
8 Aralik 2011 Asure günü
12 Imamlar
1.
Hz. Ali
2.
Hz. Hasan
3.
Hz. Hüseyin
4.
Hz. Zeynel Abidin
5.
Hz. Muhammed Bakir
6.
Hz. Cafer'i Sadik
7.
Hz. Musa Kazim
8.
Hz. Ali Riza
9.
Hz. Muhammed Taki
10.
Hz. Ali Naki
11.
Hz. Hasan Askeri
12.
Hz.Muhammed Mehdi
|
|
|

1.
Imam ALi (A.S)
Birinci Imam Hz. Ali
(a.s)
Aleviligin kökeni genel
olarak Hz. Muhammedin vefati sonrasinda yasanan gelismelere
dayanmaktadir. Ancak Anadolu Aleviligi ele alinirken islamöncesi
ve sonrasi birçok farkli dinsel ve kültürel
unsuru da gözden kaçirmamak gerekmektedir.Önce
Aleviligin dogusuna yolaçan gelismeleri görelim:
Hz. Muhammedin vefati
sonrasinda ortaya çikan kimin halife olacagi sorunu,
Alevi-sünni meselesinin ilk tohumlarini atmistir. Hz.
Muhammed daha sagliginda birçok kez Hz. Alinin
halefi olacagini vurgulamisti. Hz. Muhammedin soyu,
kizi Hz. Fatimayi es olarak verdigi Hz. Aliden
devam etmisti.Hz. Muhammed Mekkeye Hicret ettigi zaman
da ailesine ve islerine bakmak üzere Hz. Aliyi
yerine birakmisti. Üstelik Peygamber Hz. Alinin
katildigi hemen hemen bütün savaslarda onu komutan
olarak atamistir.
Bilindigi üzere Hz.
Muhammed Veda Hacci dönüsünde (632) Gadîru
Hum adli yerde beraberindeki müslümanlarla konaklayarak
bir konusma yapmis ve bu konusmasinda kendisinden sonra
amcasioglu ve damadi Hz. Alinin müslümanlara
önder yani halife tayin oldugunu ifade etmisti. Orada
aralarinda Ikinci Halife Ömerin de bulundugu
müslümanlar bundan dolayi Hz. Aliyi kutlamislardi.
Ölmeden önce Hz. Muhammed Bana bir kalem
ve kagit getirin size bir vasiyet yazdirayim ki, benden
sonra ihtilafa düsmeyesiniz. demis ancak bu istegi
yerine getirilmemis ve Peygamber vasiyetini yazamadan vefat
etmisti. Daha sonra Hz. Ali ve diger aile üyeleri Peygamberin
defin isleriyle ugrasirken, Ebu Bekir ve Ömerin
de aralarinda bulundugu ensar ve muhacirin ileri gelenleri
iktidar kavgasina baslamislardi bile. Bu iktidar mücadelesi
Ebu Bekirin halife olmasi ile sonuçlanmis,
daha sonra sirasiyle Ömer ve Osman halife olmuslardir.
Sonuç olarak bu üç kisinin halifelikleri,
deyim yerindeyse Peygamberin Ehli Beytine ragmen gerçeklesmis,
bu nedenle yüzyillardir tartisilagelmistir. Hz. Ali
ve Hz. Fatima bu halifelikleri onaylamamakla birlikte, iktidar
ugruna gerginlik yaratmaktan da kaçinmislar, bu haksizligi
sineye çekmeyi uygun görmüslerdir.
Alevi-Sünni meselesinin
ilk çikisi özetlemege çalistigimiz bu
halifelik meselesine dayanir. Ehli Beytin basina gelenler
ve bunlardan en önemlisi Kerbela Olayi ise Aleviligin
siyasal ve düsünsel bakimlardan daha da olgunlasmasina
ve Araplar disindaki diger uluslar arasinda da yayilmasina
neden olmustur.Simdi bu gelismeleri görelim:
Osmanin halifelik
dönemi (644-656), daha önce tohumlari ekilmis
bulunan bölünmelerin, problemlerin su yüzüne
çiktigi bir dönem olmustur. Halife Osmanin
yönetiminde akrabalarina, yani Emevi ailesine gösterdigi
asiri yakinlik ve valiliklere onlari tayin etmesi ve diger
suistimaller ona karsi Irak, Misir, Hicaz ve Suritede
yogun bir hosnutsuzluk duyulmasina yolaçmistir. Valileri
halka kötü davraniyor olmalarina ragmen onlari
koruyucu bir tutum takinmis, sonuçta Misir, Basra
ve Kûfeden yola çikan gruplar Halife
Osmanin evini kusatarak onu öldürmüslerdir.(656)
Üçüncü
Halife Osmanin öldürülmesi sonrasi
Hz. Ali halifeligi sahabenin israrlari üzerine kabul
etmistir. Hz. Ali iç karisikliklarin çok yogun
oldugu bir dönemde ve bu karisikliklari sonlandirmak
amaciyla halifelik görevini kabul etmistir. Daha önce
Osmanin aleyhinde bulunmus olan Hz. Muhammedin
eslerinden Ayse, Talha ve Zübeyr, Hz. Alinin
halife olmasi sonrasinda onu Osmanin ölümünden
sorumlu tutarak Cemel savasina yolaçmislardir. Cemel
Savasi Hz. Alinin galibiyetiyle sonuçlanmistir.
Hz. Ali bu olaydan sonra Samda hüküm sürmekte
olan ve kendisine biat etmeyi reddeden Sam Valisi Muaviye
sorununun çözümüne giristi. Muaviye,
Hz. Aliyi Osmanin ölümünden sorumlu
tutuyor ve Samda bunun propagandasini yapiyordu. Hz.
Alinin uyarilari sonuçsuz kalinca Hz. Ali ve
Muaviye Ordulari arasinda Siffin Savasi (657) baslamis oldu.
Hz. Alinin ordusu savasi kazanmak üzereyken,
Muaviyenin yakin adami Amr Ibn-ül Asin,
askerlerin mizraklarinin ucuna Kuran sayfalarini baglatarak
Allahin kitabi sizinle bizim aramizda hakem olsun.
diye bagirtmasi sonucu Hz. Alinin ordusu saldiriyi
durdurdu. Bu sekilde Amrin hilesi ise yaramis ve iki
taraftan hakemler seçilmis, bir sonuca ulasilamamistir.
Burada Hz. Alinin ordusundan ayrilan bir grup da Hariciler
adini almislardir. Böylece müslümanlar Hz.
Ali yandaslari, Muaviye yandaslari ve Hariciler olmak üzere
üçe bölünmüs oluyorlardi. Hz.
Ali vefatindan önce Haricilere yönelik askeri
bir harekat düzenlemis, önemli bir bölümünü
yok etmisti.
24 Ocak 661de ise Hz. Ali, Ibn Mülcem adli bir
harici tarafindan ugradigi saldiri sonucunda sehid olmustur.
2. Imam HASAN (A.S)
ikinci Imam Hz. Hasan (a.s)
Hicretin üçüncü yili Ramazan ayinin
on besinde dünyaya geldi. Babasi Hz. Ali, annesi Fatimadir.
Hz.Hasan, Resulullahin, Hz.Alinin ve Hz. Fatimanin terbiyesiyle
büyüdü. Resulullah Hz. Hasan'i çok
severdi. Resulullah: Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin
efendileridir buyurmustur.
Hz. Hasan (a.s) Hz.Ali'nin
sehadetinden sonra Imam old. Imam olmasindan on ay geçmeden,
Muaviye, saltanatini yayginmastirabilmek için, bir
süre desiseler tertipleyerek, imama karsi çikti.
Imam Hasan, kendi ashap ve komutanlarinin vefasizligi ve
Müslümanlarin Ümeyyeogullarini iyi tanimamalari
yüzünden ve ortamin da bir kiyama elverisli olmadigini
görerek Muaviye ile belli sartlar üzerine sulh
etti. Fakta Muaviya sartlarin hiç birine riayet etmedi
ve böylece Ümeyyeoguhllarinin içyüzü
yavas yavas ortaya çikmaya basladi. Sonunda Muaviye
Imam Hasan'in varligini tahammül edemeyerek imami 47
yasinda iken hicretin 50. yili safer ayinin yirmi sekizinde
zehirleterek sehit etti. Imam Hasan (a.s) Medine de Baki
mezarligina defnedildi.
3. Imam HÜSEYIN
(A.S)
Üçüncü
Imam Hz. Hüseyin, Hicretin dördünçü
yilinda Saban ayinin üçünçü
gününde Medinede dünyaya geldi. Babasi Hz.
Ali (a.s), annesi Hz.Fatima'dir. Nakledilen bir çok
hadise gore Hz.Muhammed (s.a.v)
ona özel bir ilgi gösteriyordu. Resulullah, onun
dogum haberini aldiginda ve diger zamanlarda onun bogazindan
ve dudaklarindan öptügü, agladigi ve bu çocugun
azgin bir grubun eliyle sehit edilecegin haber verdigi,
hadislerde nakledilmistir.
Hz. Hüseyin, Imam Hasan'in
zehirlenip sehid edilmesinden sonra Imam oldu.
Ilahi emir ve nehiylere
itinasiz bir insan olan Muaviye'nin oglu Yezid'in Müslümanlarin
önderligine geçmesiyle islam kökten yok
olmak ve saptirilma tehlikesiyle karsi karsiya kalmisti.
Hz.Hüseyin, böyle
bir zatin Müslümanlara halife olusunun anlaminin
ne oldugunu iyice biliyor ve buyuruyordu: Eger islam ümmeti
Yezid gibi bir önderin eline düserse islam'a veda
etmek gerekir.
Hz.Hüseyin Müslümanlari
bu büyük tehlike karsisinda uyarmak ve gelecek
nesillere Yezid'in takipçilerinin yaptikalri seylerin
islam'a baglanamayacagini anlatabilmek için kiyam
etti ve Hicretin 61.yilinda Muharrem ayinin onuncu gününde
Kerbela çölünde 72 yaraniyla birlikte sehid
edildi. Bu kiyam, Müslümanlarda büyük
bir uyanmaya vesile olarak islam'da büyük sapikliklarin
meydana gelmesini önlemistir. Imam Hüseyin'in
kiyamini müteakip bir biri ardinca olusan kiyamlar
bunun en büyük delidir.
4. Imam ZEYNEL ABiDiN(A.S)
Dördüncü
Imam Hz. Zeynülabidin, hicretin 38. yilinda Cümad-es
sani ayinin on besinde Medine'de dünyaya geldi. Babasi
Hz. Hüseyin, annesi Iran Sahi Yezdgird'in kizi Sehrebanu'dur.Babasi
Hz. Hüseyin(a.s) ve ashabinin sehid düstügü
Kerbela vakiasinda, yeryüzünün masum imamsiz
kalmamasi için, ilahi bir lutüf olarak hastalanmis,
savasa katilamamis ve böylece sag kalmistir.
Hz. Zeynülabidin (a.s)
Imam Hüseyin'in (a.s) hicretin 61. yilinda Kerbela'da
sehid edilisini müteakip Imam oldu. Hz.Zeynülabidin'in
(a.s) imamlik dönemi, Ümeyyeogullarinin baski
ve zulmünün en siddetli dönemine rastlar.
Buna ragmen, babasinin sehadetindensonra esir olarak dolastirildigi
sehirlerde, yaptigi konusmalarda Hz.Hüseyin'in (a.s)
kiyaminin hedeflerini ve ugradiklari zulümleri açiklayarak
halki uyarmis ve onlari Yezid'in Kerbela vakiasini olusturmakta
elde etmek istedigi hedeflerin ters istikametine sevketmistir.
Hz.Zeynülabidin'in
(a.s) dualarindan olusan meshur ' Sahife-I Seccadiyye adli
kitaba baktigimizda islam'in bütün siyasi, içtimai
ve ferdi nizamlarini en güzel üslupla dua kalibinda
dile getirdigini görüyoruz. Bu da en zor sartlarda
bil e olsa zalimler karsisinda susmamanin gerektigini iyice
göstermektedir.
Hz.Zeyn-ül Abidin (a.s)
Hicretin 95. yilinda Muharrem ayinin yirmi besinde veya
on sekizinde zehirletilerek sehit edildi. Kabri Medine'de
Baki mezarligindadir.
5.
Imam MUHAMMED BAKIR (A.S)
Besinci Imam Hz.Muhammed
Bakir (a.s), hicretin 57. yilinda Safer ayinin üçüncü
gününde Medine'de dünyaya geldi. Babasi Hz.
Imam Seccad, annesi Hz. Imam Hasan'in kizi Fatima'dir. 38
yasinda Imam oldu.
Imam Zeynülabidin,
35 yillik imamlk döneminde bir çok Sia topluluklari
olusturmustu. Ama siyasi zulüm ve baski yüzünden
Ehlibeyt mektebinin fikhi ve fikri temellerini açiklamaya
firsat bulmamisti; Imam muhammed Bakir ve Imam Cafer Sadik
döneminde zulüm ve baski otoritesinde meydan gelen
zayiflama yüzünden, islam ilimlerini ögrenmek
isteyen Ehlibeyt dostlari, her taraftan Medine'ye gelip
çesitli islami ilimlerde Imam Muhammed Bakir tarafindan
yetistiriliyorlardi. Bu nedenle imama Bakir-u Ulum (ilmileri
yaran) lakabini verdiler. Imam, hicretin 114 yili Zilhicce
ayinin 7. günü sehid oldu. 57 yil yasadi. Imamet
müddeti 19 yil sürmüstür. Kabri Medine'de
Baki mezarligindadir.
6. Imam CAFER SADIK
(A.S)
Altinci Imam Hz.Cafer Sadik
(a.s) hicri 83 yili Rebi-ül Evvel ayinin 17. gününde
Medine'de dünyaya geldi. Babasi Imam Muhammed Bakir
(a.s), annesi Kasim Ibn-I Muhammed Ibn-I Ebi bekr'in kizi
Ümmü Ferve'dir. 31 yasindayken Imam oldu.
Hz. Imam Cafer Sadik (a.s)
tarihin en hassas dönemlerinden birinde, yani Ümeyyeogullari
saltanatinin çöküsü ve Abbasogullarinin
babsa geçisi döneminde yasamistir. Imam Cafer
Sadik (a.s) kendisine hilafet makaminca yöneltilen
bütün teklifleri reddetti. Çünkü
Abbasogullarinin hedefi de Ümeyyeoigullari gibi sadece
kendi zalimane saltanatlarin pekistirmekti. Imam Cafer Sadik
(a.s) bu geçis döneminde diger islami ilimleri
yaydi. Ilmi tioplantilar düzenledi, genis ders halkalari
zulüm otoritesinin zayiflamasindan en iyi sekilde faydalanarak,
fikih ve olusturdu.Nakledildigine gore, yaklasik 4000 talebe
bu meclislere katiliyor, degisik ilim ve marifet dallarinda
ihtisas sahibi olmaya çalisiyorlardi. Imamiyye Sia'sinin
fikhi bu Imam tarafindan tedvin edilmistir. Bundan dolayi
Ehlibeyt mezhebine, imam'a atfen Caferi Mezhebi'denilmektedir.Imam
Cafer Sadik (a.s) 65 yasindayken hicri 148 yilinda receb
ayinin on besinde ya da sevval ayinin yirmi besinde zehirletilerek
sehit edildi ve Medine-I Münevvere'de Baki mezarliginda
defnedildi.
7. Imam MUSA KAZIM (A.S)
Yedinci Imam Hz.Musa Kazim
(a.s), hicri 128 yili safer ayinin yedisinde Mekke ve Medine
arasinda olan Ebva köyünde dünyaya geldi.
Babasi Imam Cafer Sadik, annesinin adi Hamide'dir. 20 yasinda
iken Imam oldu.
Imam Musa Kazim (a.s) Müslümanlara
islamin hakikatini açiklayarak, onlara zalim yöneticilerden
uzak durmayi emrediyordu. Abbasi halifilerinden olan Harun
Resit, imamin Müslümanlar arasindaki etkisinden
dehsete kapilarak, devletin güvenligini korumak adiyla,
gerçekte ise kendi egemenligini korumak için
imami yakalatip gizlice Medine'den Bagdat'a getirterek zindana
atti. Zalim yöneticiler Imamin da kendileri gibi maddi
ve sehevani meselelerden etkilenecegin sanarak sarayla iliskisi
olan kötü bir kadini Imami etkilemek için
o hazretin bulundugu zindana gönderdiler. O kadin Imamin
ona hiç bir surette teveccüh etmedigini ve Allah
karsisindaki huzu ve husuunu, razu-niyazini sürdüdügünü
görünce, o da tövbe etti.
Imam'in hapiste de halk
içersinde etkisinin yogunlastigini anlayan Harun,
o Hazret'in hayatta kalmasini tahammül edemeyerek,
bir Yahudi olan Sindi Ibn-I Sahik'in yönettigi bir
hapise intikal ettirilmesini ve orada zehirletilerek sehid
edilmesini emretti. Sonunda 55 yasindayken hiciri183 yili
Receb ayinin yirmi besinde Bagdat'ta söz konusu zindanda
sehit oldu. Kabri, Bagdat'in yakininda olan Kazimeyn sehrindedir.
8.
Imam ALi RIZA (A.S)
Sekizinci Imam Hz. Ali Riza
(a.s) hiciri 148 yilinda zilkade ayinin 11. günü
Medine'de dogdu. Babasi Imam Musa Kazim (a.s), annesi isi
Necme'dir. 35 yasinda iken Imam oldu.
Abbasi sultanlarindan olan
Me'mun, halkin ilgisini toplayabilmek için Medine'de
bulunan Imam Riza'yi Horasan'a davet etti. Görünürde
imam'a çok ihtiram gösteren Me'mun, hilafeti
de ona teklif etti. Oyunlarin farkina varm imam, Me'mun'la
babasinin cinayetlerinin mesuliyetini Kabul etmeyerek bu
teklifi reddetti. Daha sonra Me'mun, imam'a veliahtlik teklif
etti ve on baska bir seçenegin bulunmadigini bildirdi.
Imam, memleket ve devlet islerine müdahale etmemek
sartiyla bu teklifi Kabul etti.
Imam Riza (a.s) büyük
ilim sahibi bir sahsiyetti. Bu yüzden Al-I Muhammed'in
alimi' diye ün yapmisti. O zamanda mevcut dinlerin
temsilcilerini Horasan'a davet eden Me'mun, Imam'la münazara
meclisleri tertiplerdi. Imam onlari bizzat kendi delilleriyle
susturudu. Imamin, halkin kalplerine yer eden sevgisi gittikçe
fazlalasiyordu. Günün birinde Me'mun, Imami Bayram
Namazi kildirmakla görgevlendirdi. Imam bu teklifi
Kabul ederken ceddi Resulullah gibinamaz kildiracagini sart
kostu. Bayram günü sade bir elbise veyalin ayak,
sehir disina namaz kilinacak yere giderken, halkin sevgi
gösterisi ve tezahüratiyla karsilasti. Süslü
elbiselerle, binekler üzerinde, Bayram Namazi yerine
kadar imama refaket edecek olan devlet adamlari, hallkin
imama gösterdigi ilgi karsisinda ne yapacaklarini sasirdilar
ve Me'mun, oyunlarinin tutmadigini ve imamin kalplerdeki
sevgisinin gün geçtikçe arttigini hisedince,
buna tahammül edemeyip Hicri 203. yilininsafer ayinin
sonuncu günü imami 55 yasinda iken zehirleyerek
sehit etti. Mübarek nasini Tus sehri yakinlarinda bir
yere defnettiler. Su anda Meshed Sehri olarak taninmakta
olan bu yer, imamin asiklarinin ve dostlarinin ziyaretgahi
olmustur.
9. Imam MUHAMMED TAKi
(A.S)
Dokuzuncu Imam Hz.Muhammed
Taki (a.s), hicri 195 yili receb ayinin onunda ya da ramazan
ayinin on dokuzunda Medine'de dünyaya geldi. Babasi
Hz. Imam Riza, annesinin adi ise Sebike'dir.
Imamet makamina eristiginde
yasi küçüktü; fakat ilimde öyle
bir mevkiye sahipti ki, halkin dini sorunlarinin hepsini
halledebiliyor, sinamak için kendisine yöneltilen
çok zor dini meselelere iyice cevap veriyordu.
Hz.Imam Muhammed Taki (a.s)
çok takvali ve cömert oldugu için Taki
ve Cevad lakablarini aldi.
Hicri 220 yilinda Abbasi
Halifesi Mu'tasim, Hz. Imam Cevad'I Medine'den Bagdat'a
getirtti ve ayni yilini zilkade ayinin son gününde
Bagdat'ta zehirlettirerek sehit etti ve ceddi Imam musa
Kazim'in yanina defnedildi.
10. Imam ALi-EL NAKi
(A.S)
Medine’de hiciri
212 yilinda dünyaya gelen Imam gelen Imam Ali Naki
, genç yasinda iken babsini kaybetti. Yasadigi dönem,
Abbasi halifelerinden sirasiyla Me'mum, Mu'tasim, Vasik,
Mutevekkil, Muntasir, Müstain ve mu'tezz'in basta olduklari
dönem rastlar.
Mütevekkil'in medine
valisi, Imammin halk arasindaki itibar ve sevgisinden dogabileck
muhtemel tehlikelri Mütevekkil'e bildirdi. Mütevekkil,
Imami gözaltinda bulundurabilmek için onu hilafetin
merkezi olan Samerra Sehri'ne gelmeye zorladi. Hatta defalarca
Imamin evi Mütevekkil'in emriyle aratilmisti. Ehlibeyt'e
karsi düsmanlik gütmek yönünden Abbasi
Halifeleri arasinda Mütevekkil ön sirayi alir.
O açikça Hz. Ali'ye (a.s) küfür
eder ve eglence meclislerinde soytarilarina Hz. Ali'yi taklit
ettirir ve eglenirdi. Onun emriyle Hz. Hüseyin'in türbesi
tamamen yiktirildi.
Müslümanlarin
beyt-ül malindan sorumsuzca harcamalarda bulunan Abbasi
halifeleri, Allah'in ahkamini da geregince tatbik etmiyorlardi.
Bu durum karsisinda Ehlibeyt Imamlari ise Müslümanlari
uyararak onlarin zalimleri karsi durmalarini ve Islam ahkamini
müdafaa etmelerini istiyordu. Imamlarinin bu çalismalarindan
tedirgin olan Abbasi halifesi Mü'tezz sonunda Imam
Ali Naki'yi 254 hicri yilinda 42 yasinda zehirleterek sehit
etti. Mezari Samerra sehrindedir.
11.
Imam HASAN-EL ASKERi (A.S)
On birinci Imam Hz. Hasan
Askeri (a.s), hicri 232 yili rabi-üs sani ayinm sekizinci
ya da dördüncü günü Medine'de dünyaya
geldi. Babasi, Imam Ali Naki, annesi isi Hadis'dir. 23 yasinda
Imam oldu. Imam Hasan Askeri (a.s), degerli babasi gibi
Samerra sehrinde askeri bir bölgede gözaltina
alinmisti. Bu yüzden de Askeri lakabiyla anilmistir.
Degerli ömrünün bir müddetini de zindanda
geçirmistir. Halk, serbestçe o hazretle görüsüp
ilminden yararlanamadigi halde ondan çok degerli
hadisler naklolunmustur.
Imam Hasan Askeri (a.s),
28 yil yasadiktan sonra hicri 260 yilinda rebi-ül evvel
ayinin sekizinde Samerra'da zehirletilerek sehit edildi
ve mübarek nasi ayni sehirde defnedildi.
12. Imam MUHAMMED MEHDi'NiN
(A.S) HAYATI
On birinci Imam Hasan Askeri'nin
oglu olan Imam Mehdi (a.s), hicri 255 yilinda saban ayinin
15'nde Samerra sehrinde sabah vakti dünyaya geldi.
ismini Muhammed koydular. Annesinin adi, Nergis'dir. imamin
dogusu, halkin çogundan, özellikle Abbasi casuslarindan
gizli ttuluyordu. Çünkü, on ikinci imamin
kiyam edecegi ve bütün zalimlerin hükümetine
son verecegi Hz.Resulullah (s.a.v) tarafindan müjdelendigi
için, Abbasi Saltanati endise içerisndeydi.
Bu yüzden imamin yok edilmesi için planlar tertipliyorlardi.
Babalari hayatta iken, yalnizca imami samimi dostu olan
siiler ziyaret edebiliyorlardi. Babalarinin sahadetinden
sonra Abbasi Saltanati, imamin öldürülmesi
için çapli bir harekete giristi. Allah da
onu halkin gözünden uzaklastirdi.
imamin hayatini iki döneme
ayirmak mümkündür.
1- Gaybet-I Sugra (küçük
gizlilik dönemi)
2- Gaybet-I Kübra (büyük
gizlilik dönemi)
Birinci gaybet döneminde
temiz ve pak yaratilisa sahip bazi kimseler imam tarafindan,
vekalet ve niyabetmakamina tayin edildiler. Bu vekiller,
siilerin sorularini Hz. Mehdi'ye (a.s) ulastirir ve Hazret'in
yazdigi cevap ve tavsiyeleri tevkiadiyla halkin istifadesine
sonuyorlardi. Bu sefirlerin isimleri söyledir:
1- Abu Amr Osman b.Said
2- Ebu Cafer Muhammed b.
Osman
3- Hüseyn b. Ruh
4- Ali b. Muhammed
Dördüncü
sefir olan Ali b. Muhammed'in vefati ile imamin tarafindan
özel olarak belirlenen niyabet makami da kalkmis oldu
ve imam'la dolayli olarak irtibat kurma yolu da kapanarak
Gaybet-I Kübra dönemi basladi.
Hicri 328 yilindan itibaren
baslayan Gaybet-I Kübra ile artik hiç kimse
imamin bulundug uyerden haberdar degildir. imamin gerek
görüsmelerinde ve gerekse yazmis oldugu tevkilerinde
söyledigi derin manali sözlerbu dönemdeki
meselelere isik tutmaktadir. Bu buyruklar geregince onun
takipçileri bu dönemde ehlibeyt imamlari'ndan
hadis nakleden fakihlere uyarlar. Gaybet-I Kübra döneminde
bu fakihlerin tasidiklari vazifeye niyabet-I amma(genel
naiplik) denir. Bu esasa göre sartlari haiz fakihler,
taklid merciii yani ser'I hükümlerde fetvalarina
uyulmasi gereken kisilerdir. Yine bu esastan yöneticilik
makaminin da fakihe ait oldugu anlasiliyor.
Imamin dünyaya gelisinden
bu güne kadar bin yildan fazla bir süre geçmistir.
Bu zaman boyunca hep neklenmistir ve beklenecektir. insallah
o büyük Hazretín gelmesinden sonra tüm
dünyanin, zulm ve karanliklardan siyrilarak adalet
ve nurla dolmasini dileriz.