Ahmet
Hakan´a Açik Mektup
Hakki Çimen
1938 DERSIM
GERÇEGINI ARARKEN
Sayin Ahmet Hakan
Bey,
Sayin Hüseyin
Aygün´le Dersim 1938´i konu ettiginiz
28.11.2011 tarihli CNN Türk televizyonundaki
Tarafsiz Bölge programinizi seyrettim.
1938 Dersim Soykirimi öncesi ve sonrasini Türkiye
kamuoyu önünde konusmaya açmanizi
olumlu buldum. Tesekkür ederim.
Dini ve sosyal temeldeki
Ortaçag iftiralari, devletin 74 yillik yanlis
uygulama ve propagadalari, Dersim Zaza Alevi halkina
karsi, basta Türkler olmak üzere Anadolu´nun
diger halklarinda neredeyse genlerine islemis önyargilar
olusturmustur. Böyle bir Türkiye ortaminda
magdurlarin sesini duyurmasi hiç kolay degildir.
Ancak sizler gibi samimi insanlar, Dersim halkinin
her bakimdan magduriyetinin Türkiye ve dünyada
anlasilmasina yardimci olabilirler. Ve ancak sizin
yaptiginiz aydinlatici programlar çogaltilabilirse,
Türkiye halklari aydinlanabilir.
Programinizda Sayin
H. Aygün´le birlikte, Dersim Soykiriminin
karanlik yanlarini aydinlatmaya çalistiniz.
Ancak Sn. Aygün asagidaki anahtar sorulariniza,
Dersim Zaza halkinin tarihine, sosyal yapisina ruh
haline ve kültürüne hiç uymayan
cevaplar verdi. Konuya olumlu katkida bulunmak, olasi
aydinlanmanin önünü açmak amaciyla,
gerek hafiza kayibi nedeniyle ve gerekse korkudan
Dersim 1937/38 Zaza Alevi Soykiriminin dogru dile
getirilemeyen yanlarini bilginize sunuyorum.
1. Dersim
halki Atatürk´ü seviyor mu?
Sizin bu sorununuzu
Sn. H. Aygün: Dersim halki Atatürk´ü
seviyor., seklinde cevapladi. Sn. Aygün
bu sevgisini seçimden önce dile getirseydi,
Dersim halkinin da sevip sevmedigi ortaya çikardi.
Bu soru komik oldugu
gibi verilen cevap da komiktir. Çünkü
Türk aydinlari, eger gizli tutulanlari ortaya
çikarmak istiyorlarsa, herseyden önce
devlet ve kanun zoruyla sevme mecburiyetini
veya zoraki sevmeyi kaldirma yönünde
çalismalari gerekmez mi?
Dersim Zaza halki
yüzyillardir hem dini ve hem de etnik olarak
takip edilmektedir. Dersim´in yasli kesimi yüzlerce
Kerbela katliami kadar yogun zulüm görmüs.
1981 Asker Darbesi, Dersim halki için 2. bir
1938 dir. Türkiye kamuoyu önünde konusturulmaya
çalisilan Dersim insaninin içindekini
dobraca söyleyememesi kadar dogal birsey olamaz.
Ancak bizler son 30
sene zarfinda, yasli kesim daha bu dünyadan göçmeden,
ulasabildiklerimizle kapali kapilar arkasinda konustuk.
Saatlerce ses kayitlari var elimizde. Dogrusu bu kayitlarin
hiç biri sayin H. Aygün´ün
yukaridaki soruya dair size verdigi cevabi dogrulamiyor.
2. Sn. Aygün
tarafindan Dersim´in Zaza etnik kimligi inkar
ediliyor.
1900 ile 1906 yillari
arasinda Alman dilbilimcisi Oskar Mann, Zaza halkinin
yasadigi bölgede Zaza Dilini kaydetmis
ve Zaza Dilinin Grameri 1932 yilinda Berlinde
dilbilimci Karl Hadank tarafindan yayinlanmistir.
Bu eserde söyle yazilidir: Dersim Zazalarin
güçlü kalesidir.
Ayrica Dr. Zülfü
Selcannin Berlin Teknik Üniversitesinde
hazirlanip yayinlanan genis kapsamli, teferruatli
bir bilimsel eseri vardir: Zaza Dilinin Grameri
[Grammatik der Zaza-Sprache, Berlin 1998]. Alman ve
Avusturya üniversitelerinde bu eser temelinde
Zazaca dersler verilmektedir.
Bu eserler gibi Zazalarin
dili ile etnik ve kültürel kimligi üzerine
mevcut olan birçok bilimsel çalisma,
Zaza Halkinin Türkiye´nin 3. büyük
halki oldugunu ortaya koymustur. Gene elimizdeki dökümanlara
göre, 1938 Soykirimi, Dersim´de özellikle
Zazaca konusan halka uygulanmistir. Devletçe
planlanip imha edilmesi kararlastirilan halk Zaza
Alevileridir. Isimsiz ve kimliksiz bir halk degildir!
Siz de biliyorsunuz
ki Alevilik sadece bir inançtir. Halkimiz için
de etnik bir tanim yerine geçemez. Bir Zaza
olan Sn. Aygün´ün Zaza kimligini kendi
adina inkar etmesine diyecegimiz yok. Ancak tüm
Zaza halki adina inkara kaçmasi kabul edilemez.
3. Dersim
Zaza halki kizilbas mi?
Ben 54 yasindayim.
1938 de anne tarafim köylüleriyle birlikte
(Annemin babasi bir dervismis. Hayatinda hiç
bir zaman eline silah almamis.) Xae Deresinde kursuna
dizilmisler. Ben de soykirimin yapildigi bazi dere
ve magaralari biliyorum. Soykirimdan kurtulan birçok
insanla hasir nesir oldum. Zazaca anadilimdir. Zazaca
yazdigim ve yayinladigim kitaplar var. Dedemin (babamin
babasi), Davut Sulari´nin Zazaca cem ve cematlerine
katildim. 1979 yilinda 100 yasin üzerindeyken
ölen Pazapunlu ninemin masal ve hikayelerinin
yani sira dualariyla büyüdüm. Hiç
bir zaman ve hiç bir yerde bir Zaza Alevi ´nin
kendini kizilbas diye tanimladigini duymadim.
Anadolu toplumlarinin
tarihini, kültür ve inançlarini yakindan
taniyanlar için gerçek sudur: Ne Türkmen
Aleviler, ne Türk Bektasiler, ne de Zaza Aleviler
kendilerine hiçbir zaman kizilbas
dememistir, simdi de demiyorlar. Çünkü
bilindigi gibi Osmanli Yönetimi, kizilbas
kelimesini, Alevi halki asagilamak, küçük
düsürmek ve dolayisiyla hakaret etmek için
kullanmistir.
Eger Sn. Aygün
kizilbasligi sadece kendisine yakistiriyorsa, diyecegimiz
birsey olamaz. Ancak Dersim Zaza Alevilerine bunu
yakistirmasi son derece yanlistir, buna hakki yoktur.
Günümüzde
kizilbas kelimesi bazi karanlik solcu
çevreler tarafindan, kizil komünizme sinsice
yaklastirilip, yedek ve uyduruk bir kimlik propaganda
edilmektedir. Kizilbas ve kizilbaslik
propagandasinin asil hedefi, Zaza Alevi halkin demokratik
mücadelesini zayiflatmak, haklarini almasini
engellemek ve asimile etmektir.
4. Dersim
1938 katliam mi? Soykirim mi?
Dersim 1937/38 de
Zaza halkina uygulananlar, uluslararasi jenosid
(genozid) yani soykirim tanimina fazlasiyla uyuyor.
Bu soykirimi yapanlar, hiç bir dine sigmayan
ve özellikle Islam´a tamamen aykiri bir
uygulama olarak ölülere gömülme
hakki bile vermemistir. Dersim´de yapilanlar
katliam degil, planlanan bir soykirimdir. Dogru adi
Zaza Alevi halkinin soykirimidir.
Sayin Ahmet
Hakan Bey,
Zaza ya da Zaza kökenlilerin
gerçekleri arastirip konusabilmesinin, ne yazik
ki alt yapisi henüz mevcut degildir.
Cumhuriyetin kurulusundan
bugüne kadar gelip giden hükümetlerin
hepsi, gerçekleri saklayarak Türk halkini
da aldatmistir.
Türk aydinlarinin,
Türk halkindan da gizlenen gerçeklerin
gün isigina çikarilmasi için çaba
sarf etmeleri gerekir. Bu, özellikle Türk
aydinlarinin tarihi ve vicdani bir görevidir.
Selam ve saygilarla.
Hakki Çimen,
06.11.2011, Almanya