AABF Genel Baskani Ali Kilic, 22.02. 1997, Frankfurt

R.Z.: Kendinizi bize tanitir misiniz?

A. K.: Ben AABF Genel Baskani Ali Kilic. Bugun Frankfurt’ta Avrupa’nin dort bir yanindan akin akin buraya gelen canlarimiz Turkiye’deki karanlik guclerin emellerine ulasmamasi icin seriat, cete, mafya iliskilerin su uzerine ciktigi su son gunlerde demokratik kitle guclerinin de Avrupa’da yan yana, omuz omuza yuruduklerini bir kez daha haykirmak basta olmak uzere, ozellikle Refah hukumetinin adaletsiz Sevket Kazan’i Aleviler’e yonelik olarak soylemis oldugu »bunlar mum sondu oynuyorlar« ya da ertesi gun yaptigi aciklamada »bunlarin, Aleviler’in Annevi geleneklerinden bahsetmek istemedim, ben onu kastetmedim« diyerek bir kez daha densizlik yapan o Sevket Kazan’i kinamak ve istifasini saglamak icin burada toplandik. Çok mutluyuz, 10.000’nin uzerinde katilim var. Bu bizi gercekten cok sevindiriyor. Ümid ediyoruz ki, Demokratik Kitle Kuruluslarin Avrupa’da bize verdigi bu destegi onumuzdeki gunlerde daha net bir sekilde ortaya cikaracak ve buradan bir kez daha guclu bir sekilde haykiracagiz.

R. Z.: Dersimliler ve Zazalar hakkinda ne dusunuyorsunuz?

A. K.: Ben kendim o yorenin insaniyim. Orada buyudum, orada egitim gordum. Hasbel kader 80’li yillarin sonunda Avrupa’ya geldim. Bu noktada benim kendi insanlarima, ozellikle Tunceli basta olmak uzere, Turkiye’nin her tarafinda olan sikintilari gormezlikten gelmem mumkun degildi. O konulara elbette ki duyarli davraniyoruz. Koylerimizin bombalanmasi, insanlarimizin koylerinden edilmesi, yaslilarimiz artik kendi topraklarina hasret kaldilar. Bunu, yurt disinda da olsak, Avrupa’nin neresinde olursaniz olun, birakin orada, Amerika’da olsaniz, dunyanin dort bir bucaginda, herhangi bir yerinde olsaniz, bu konuya duyarsiz kalamazsiniz. Bu nedenle hepimizin ozellikle yurt disindaki butun Tuncelililer’in, tum demokratik kisilerin kuruluslarla bir araya gelerek bi bolgenin sorunlarini uluslararasi alana tasimalari gerekmektedir. Biz bu konuda somut adimlar attik. Konuyu Avrupa Parlamentosu’na kadar getirdik. Avrupa Parlamentosu onumuzdeki aylarda bir heyet olusturarak Tunceli’ye goturup, oradaki butun olumsuzluklari artik 2000 yilina iki-uc kala yasanan o gida ambargosunu, insanlik disi bir gida ambargosunu Avrupa’ya tasimak icin, gozler onune sermek icin bir mucadele baslatiyoruz, bir heyet goturuyoruz. Bu konuda calismalarimiz devam etmektedir.

R. Z.: Kendinizi nasil ifade ediyorsunuz, ve konustugunuz dile ne diyorsunuz?

A. K.: Zone Ma vane Zone Xiziriyo, boyle biraz Zazaca konusayim bu arada. Simdi ne yazik ki surec icerisinde bu dili unuttuk. En etnik kokenden dillerin bile kendisini cok rahat ifade ettikleri bir ortamda Zazaca’nin yok olmasina karsi seyirci kalmamamiz gerekiyor. Bu noktada bu isi bilen uzmanlar, bilim adamlari, arastirmacilar vardir. Bunlarla mutlaka bir araya gelerek bu konuda somut calismalar yapmak gerekiyor. Bir kulturun yok olmasina seyirci kalmamaliyiz. Darmadagan olduk, yurt disinda yemin ediyorum ki, birileri cikar, hep birlikte bir araya gelip bu konuda somut adimlar atacaklardir. Biz de bunu alkislayacagiz.

R. Z.: Tesekkur ederiz!

A. K.: Rica ederim.

 

 

 

DOSTÊ MA:  Zazaki.de   |  Piya Portal   |  Huseyin Aygun   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG   | Zaza Der