 |
Her sey CHP Tunceli
milletvekili Hüseyin Aygün'ün Zaman
gazetesine verdigi mülakatla basladi. Olaylarin
sorumlusunun devlet ve o dönem iktidarda olan
CHP oldugunu kaydederek, "CHP, Kiliçdaroglu
döneminde bu konuda tarihiyle yüzlesiyor.
'Bunu CHP yapti' deyip, bunun üzerinden bir politika
üretmek de dogru degil, çünkü
o dönem baska parti yoktu." dedi. Bu sözler
sonrasi CHP karisti. CHP'den 12 milletvekili bildiri
yayinlayip Kiliçdaroglu'na çagri yapti:
"Geregi yapilsin" Kiliçdaroglu, 12
vekile resti çekti. 12 milletvekilini disipline
gönderdi. Basbakan Erdogan, Dersim Katliami nedeniyle
devlet adina özür dilemesinin ardindan Kiliçdaroglu'na
da özür çagrisinda bulundu. Dersim
katliamini yeniden gündeme getiren bu gelismeler
bir dönemi yeniden tartismaya açti.
Dersim konusunda yeni bir iddia gündemde.. Iddiaya
göre Atatürk idam edilmeden önce Seyit
Riza ile görüstü.. Kirmanciya Beleke
dergisinin Mayis 2010 tarihli 4. sayisinda Serhat
Halis'in konuyla ilgili makalesinde ortaya atilan
iddia, döneme iliskin yazilan anilar ve gazetelerde
yer alan bilgilerle desteklenmis.
HÜKÜMET TARAFINDAN
GÖREVLENDIRILDIM
M. Kemal 12 Kasim 1937 günü Ankaradan
özel beyaz treni ile Dogu Gezisine
baslar. Ilk duragi Sivastir. 13 Kasimda
Sivasta bulunan M. Kemal, 14 Kasimda Malatyaya
geçer. Malatyada gerçeklestirdigi
ziyaretlerin akabinde Saat 14.00da Malatyadan
Diyarbakira gitmek üzere yola çikar.
Çaglayangil kitabinin belirli bölümlerinde
birkaç defa nasil ifade etmis; Emniyet
Genel Müdürü Sükrü Sökmensüer
Bey bana diyor ki Atatürk, Singeç
Köprüsünü açmaya
gidecek. Dersim harekati bitti. Beyaz donlu alti bin
dogulu Elaziga dolmus. Atatürkten
Seyit Rizanin hayatini bagislamasini isteyecekler.
Beyaz donlularin Atatürkün karsisina
çikmalarina meydan vermeyelim.
(Ihsan Sabri Çaglayangil, Anilarim, s. 49,
Yilmaz Yn),
Oysa, biz mahkemenin kararini Atatürk gelmeden
evvel vermesini ve geldiginde Seyit Riza meselesinin
kapanmis olmasini istiyorduk. Ben bunu halletmek için
Hükümet tarafindan buraya gönderilmistim.
(age. s. 50) Fakat biz bu isleri belki zamaninda
halledemeyecegiz diye, Atatürk bir gün sonra
Elaziga geldi. (age. s. 52)
ATATÜRK 14 KASIM GECESI
ELAZIG'DAYDI
Çaglayangilin açiklamalarindan
aslinda M. Kemalin Malatyadan Elaziga
oradan Diyarbakira geçmesi planlanirken
idamlarin gerçeklestirilmemis olmasi ihtimali
üzerine plan degistirilerek önce Diyarbakira
sonra Elaziga gidildigi sonucu çikarilabilir
fakat bu söylenen de yalandir çünkü
M. Kemal zaten 14 Kasim gecesi Elazigdadir.
Sadece bu durumu gizlemek amaciyla önce Diyarbakira
gidip ardindan Elaziga geldiginin bilinmesini
istemektedir.
Oysa M. Kemalin Ankaradan Dogu Gezisine
çiktigi gün yani 12 Kasim 1937 tarihli
Tan gazetesinde çikan haberde Seyit Riza
Ile Suç Ortaklarinin Karari Pazartesiye Okunacak
basligi atilmistir. Bu da idamlarin, M. Kemal Dogu
Gezisine çikmadan önce hangi gün
yapilacaginin bilindigini gösteriyor. 12 Kasim
Cuma gününden önce kararin biliniyor
olmasina ragmen neden 12 Kasim'dan önce infazlar
gerçeklestirilmemistir de tam M. Kemalin
Elazigda oldugu gece uygulanmistir?
Seyit Rizanin Eylül basinda tutuklandigini
göz önünde bulunduracak olursak ve
yine o dönem sartlarinda istedikleri her hangi
bir gün idamlari gerçeklestirebilme yetkileri
ellerinde olmasina karsin M. Kemalin Dogu
Gezisi ile ayni döneme denk getirilmesi
tesadüf degildir. Hem gezi hem de idamlarin tarihi
belirli bir plan çerçevesinde hazirlanmis
ve ona göre de uygulanmistir.
6 BIN BEYAZ DONLU YALANI
Çaglayangil, M. Kemali hukuk disi gerçeklestirilen
idam olayindan haberdar degilmis gibi göstermek
için de çaba sarf etmistir. M.
Kemal idamlardan önce gelseydi, idamlara engel
olurdu gibi bir sonuç olusturmaya çalisiyor
ama yukarda en son yapmis oldugumuz alintidan da anlasildigi
gibi yine kendisi M. Kemalin bu durumdan haberdar
olup, Seyit Rizalarin idami için görevlendirilenlerin
idamlari gerçeklestirememe ihtimali nedeniyle
Elaziga bir gün sonra gittigini söylüyor.
Yakayi bariz bir biçimde ele veriyor. M. Kemal
ile Seyit Riza görüsmesinin üzerini
örtmek için 6 bin insanin Elazigda
toplandigi gibi uçuk bir yalani ortaya atiyor.
M. KEMAL'IN GEZISI DÖNEMIN
GAZETELERINDE
M. Kemalin Dogu Gezisi kapsaminda
Elaziga gelis tarihi 17 Kasim 1937 Çarsamba
olarak bilinmektedir. Oysa M. Kemal o tarihten önce
yani Malatyadan ayrildiktan sonra 14 Kasim Pazar
günü de Elazigdadir. Elazig il merkezine
girmez fakat 14 Kasim gecesi merkeze yarim saat uzakliktaki
Yolçatida kalir. (M. Kemalin 14
Kasim gecesini Yoçatida mi yoksa Elazig
Merkezde mi geçirdigini net olarak söylemek
mümkün degil ancak o geceyi ikisinden birinde
geçirdigi muhakkak).
Dönemin yerel gazetelerine de yansiyan bu durum
genel olarak çok belirgin bir sekilde haber
yapilmaz, yapilanlarda da ayni gün M. Kemalin
Diyarbakira gittigi yazilmaktadir. M. Kemalin
Elaziga gelisini konu edinen bir kitapta da
M. Kemalin 14 Kasimda Elazigda bulunduguna
dair bilgiler su sekilde yer edinmistir;
Atatürk, Anadolu Gezisi ile 14 Kasim 1937de
trenle Elazigin Yolçati Istasyonuna gelir.
(Mehmet Topal, Atatürk Elazigda, s. 27,
MT Yn.)
14 Kasim saat 14.00da Malatyadan Diyarbakira
geçmek için yola çikan M. Kemal,
Diyarbakira 15 Kasim 1937 Pazartesi günü
varmistir. Demek ki 14 Kasim gecesini Elazigda
geçirmistir. Her ne kadar tarihi kaynaklar
ve dönemin gazeteleri bu durumu açik bir
biçimde yazmasalar da, M. Kemalin güzergâhi
ve gezi tarihleri dikkatlice takip edildiginde 14
Kasim gecesini Elazigda geçirdigi görülecektir.
Söyle ki, M. Kemalin ayni gün (14
Kasim) Diyarbakira ulastigini iddia eden kaynaklar,
onun Yolçatidan sonra Sivriceye
oradan da Madene gittigini bildirirler. Atatürk
14 Kasim 1937de Elazigin Yolçati
Istasyonuna gelir. Burada Elazigin protokolü
ve esraftan kimseler tarafindan coskuyla karsilanir.
Buradan Elaziga girmeden Sivrice ve Maden ilçelerinden
geçerek Diyarbakira gider. (Mehmet
Topal, Atatürk Elazigda, s. 6, MT Yn.)
Yine dönemin yerel gazetesi Uluovada haber
su sekilde çikmistir; 14 Kasim 1937 günü
Yolçatina gelen ve büyük bir
törenle karsilanan Atatürk ile beraberindekiler
o gün Elaziga geçmeden Diyarbakira
gittiler. Diyarbakira giderken, Elazigin
Sivrice ilçesinde bulunan Gölcük
gölünü gördügünde beyaz
treni göl kenarinda durduran Atatürk, bu
güzellik karsisinda duygularini Dünyanin
en güzel memleketi Türkiyedir
diyerek dile getirdi. (Ülker Ardiçoglu,
17 Kasim 1937, Uluova gazetesi, Sayi: 13733)
Ayni gün Diyarbakira gitmis olmasi durumunda
M. Kemalin tarih yapraklari yine 14 Kasimi
gösterdiginde Diyarbakirda bulunmasi gerekirken,
15 Kasim günü Madende ve Diyarbakirda
oldugunu dönemin gazetesi Ulus arsivlerinden
bulmak mümkündür. 16 Kasim 1937 tarihli
Ulus gazetesinin manseti söyledir; Atatürk
dün aksam Diyarbakira seref verdiler.
Ayrica M. Kemalin 14 Kasimda Malatyadan
Elazig Yolçatiya oradan da hiç
durmadan ayni gün içerisinde sirasiyla
Sivrice, Maden ve Diyarbakira gittigini söyleyenlerin
bir çeliskisi daha mevcut. Zira M. Kemal Malatyadan
14 Kasim Pazar günü saat 14:00da ayrilmistir
ve Yolçatiya gittikten sonra hemen Sivriceye
gitmis oldugunu kabul ettigimizde en erken aksam saatlerinde
Sivrice Gölünün kenarindan geçmesi
gerekirdi. Oysa bakin M. Kemalin Sivrice gölü
yakinindan geçerken, trenden inerek gölü
izleme olayini Kemal Zeki Gençosman nasil aktariyor;
rahmetli Atatürk Diyarbakira
gidiyordu. Demiryolu gölün kiyisindan geçer.
Sabah serinligi idi. Hususi trenini durdurdu. Gölün
kiyisina indi
O sabah saatinde Atatürkün
bu güzel su kenarinda çocuklar gibi sen
yüzünü
(Kemal Zeki Gençosman,
Hazar Gölü Adini Atatürk Koydu
Dünkü, Bugünkü, Yarinki ELAZIG
Dergisi, 1974 Özel sayisi, s.20)
ÖGLE
YEMEGINI GÖLCÜK'TE YEDI
M. Kemalin bu alintidan da anlasacagi gibi Sivriceye
15 Kasim sabah erken saatlerde gittigini anliyoruz.
Zaten Ulus gazetesinin 16 Kasim 1937 tarihli sayisinda
Atatürk ögle yemeklerini (
)
Gölcük'te yemisler ve trenlerinden inerek
göl etrafinda iki saat kadar devam eden tedkiklerde
bulunmuslar, alâkadarlara bazi emirler vermislerdir.
Atatürkün trenleri saat 14.10da
Madene varmistir. haberi yayinlandigi
için tereddüde yer kalmadan M. Kemalin
14 Kasim gecesini Elazigda geçirdigini
söyleyebiliriz.
6 SAATTE DIYARBAKIR'A ULASTIK
Dogu Gezisinde M. Kemalin özel treninin
makinistligini yapan Mehmet Saygaçin
gerçeklikle uyusmayan açiklamalarina
kulak verelim; Trenle Malatyada iken,
benden 6 saat içinde Diyarbakirda olmam
istendi. Olmaz dedim. Atatürkün
emri dediler. Imkansiz dedim. Çünkü
bu hatta buharli trenle saatte 30 kilometre hizla
ancak gidebiliyorsunuz. (
) Atatürkün
istedigi gibi 6 saat içerisinde Diyarbakira
kavustuk. Atatürk beni yanina çagirdi
ve sordu: Madem gidebilirdin neden olmaz dedin?
Pasam bu devlet mali, hizli gitsek devrilebilirdik.
Ama siz emrettiniz ben de geldim. Bunun üzerinde
bana Atatürkün talimatlariyla 5 maas
ikramiye verildi. (Mehmet Topal, Atatürk
Elazigda, s. 27,28, MT Yn.)
Seyit Rizalarin idam tarihi 14 Kasimi
15 Kasima baglayan gece yapilmistir. O geceyi
Çaglayangilin anlatimiyla dinleyelim;
Gece 12.00de hapishaneye gittik. Farlarla
çevreyi aydinlattik. Mahkemenin 72 sanigi var.
Saniklari aldik. Mahkemeye götürdük.
(
) Mahkeme karari açiklandi. Yedi kisi
ölüm cezasina çarptirilmis, saniklardan
bazilari beraat etmis, bazilari da çesitli
hapis cezalari almisti. (
) Biz Seyit Rizayi
aldik. Otomobilde benimle Polis Müdürü
Ibrahimin arasina oturdu. Jeep jandarma karakolunun
yanindaki meydanda durdu. (
) Bu sirada Findik
Hafiz asiliyordu. (Ihsan Sabri Çaglayangil,
Anilarim, s. 51, 52 Yilmaz Yn)
MAHKEME
SALONU VE MEYDAN ON ADIM MESAFEDE
Yaptigimiz arastirmalar neticesinde o dönemki
mahkeme salonu, jandarma karakolu ve idamlarin gerçeklestirildigi
Bugday Meydaninin hemen yan yana oldugunu tespit
ettik. Eski jandarma karakolu ile mahkeme salonunun
yerinde simdi Belediye Çarsisi ile Ticaret
ve Sanayi odasi bulunmaktadir. Idamlarin gerçeklestirildigi
meydanla mahkeme salonu arasinda ise su an Saray Camii
vardir ve 1937 yilinda mahkeme salonuyla idamlarin
yapildigi meydan arasinda on adim bile yoktur.
ÖZEL OTOMOBILLE IDAMA
GÖTÜRÜLDÜ
Çaglayangil, alintida görüldügü
gibi Seyit Rizayi mahkeme çikisi otomobile
bindirdiklerini ve o sekilde meydana götürdüklerini
söylemektedir. Mesafenin on adimdan az oldugu
bir yer için Seyit Rizanin digerlerinden
ayrilarak otomobile bindirilmis olmasi, meydandan
önce baska bir yere gidildiginin göstergesidir.
Özel arabayla götürülen Seyit
Riza 7 kisi içerisinde en son idam edilen kisidir.
Bu durumda Çaglayangilin anilarinda belli
bir zamani anlatmadigi açikça ortaya
çikmis oluyor.
1 SAATLIK ZAMAN DILIMI ANLATILMADI
Tarih 14 Kasimi 15 Kasima baglayan gecedir
ve tesadüfe bakin ki o gece M. Kemal de Elazigdadir.
Otomobile binilecek bir mesafe olmamasina ragmen Sey
Rizanin otomobile bindirilmesi ve bu sebepten
ilk idam edilecek olanin Seyit Riza olmasi gerekirken
son idam edilen olmasi sebebiyle arada en az bir saatlik
zaman diliminin Çaglayangil tarafindan anlatilmadigi
açiktir. Peki, bu zaman zarfinda Sey Riza nereye
götürülmüs olabilir?
TREN ISTASYONUNDA GÖRÜSME
Seyit Riza o gece meydana getirilmeden önce M.
Kemalin yanina götürülmüs
ve onunla görüstürülmüstür.
Otomobil Seyit Rizayi aldiktan sonra istikamet
ya Yolçatidir veya M. Kemal o gece Elazig
Merkez Tren Istasyonunda, özel trenini
kör makasa çekerek Sey Rizanin getirilmesini
beklemektedir. Bu ihtimal dogrultusunda otomobilin
istikameti Elazig Merkez Tren Istasyonudur.
AF DILEMESI ISTENDI
Görüsmede neler yasandigi, hangi diyaloglarin
geçtigi konusunda elimizde her hangi bir bilgi
yok fakat görüsmede Sey Rizanin M.
Kemale karsi net bir durus sergilemis oldugunu
söyleyebiliriz. Zira o gece M. Kemalin,
Sey Rizadan affedilmesine yönelik aman
dilemesini beklemis olma ihtimali yüksektir.
Böyle bir davranis yerine tam tersi bir tavirla
karsilasilmasi nedeniyle o gece özellikle gizlenmis,
diyaloglarinin içeriginin bilinmesi büyük
bir ehemmiyetle engellenmistir. Bütün bu
gelismeler çerçevesinde Seyit Riza'nin
tarihe geçen Ben sizin yalanlarinizla
bas edemedim, bu bana dert olsun. Ama ben de sizin
önünüzde diz çökmedim,
bu da size dert olsun sözünü
Atatürk'ün yüzüne söyledigi
tahmin edilmektedir.
Eger Seyit Riza o gece affedilmeyi istemis olsaydi,
o görüsme gizlenmeyecek, gazetelerin mansetinde
yer alacak hem Seyit Riza sahsinda Dersim maglup edilecek
hem de M. Kemal bir zafer daha kazanmis olacakti.
Fotograf, Atatürkün kumanda merkezi
Elazigdaki Dördüncü Umumî
Müfettisligini 17 Kasim 1937deki
ziyareti esnasinda çekildi. Atatürkün
yaninda Dersim harekâatinin komutani Abdullah
Alpdogan var. Atatürk Perteke hareket ederek
Murat Nehri üzerindeki Singeç Köprüsünü
açmis, buradan Perteke geçmis,
ardindan da Elaziga geri dönmüstü.
|