RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę
Dersim Heyeti Basbakan Yardimcisiyla Görüstü
Federasyon Baskani Yasar Kaya Dersim'de soykirim yapilmistir

Seyit Riza kimdi? HAYATI
Atatürk idam öncesi Seyit Riza ile görüstü
1938 DERSIM GERÇEGINI ARARKEN
Tunceli Üniversitesi’ne Alevi dedesi atandi
CHP’li Aygün: 1935’teki mantikla 1994’teki ayni
CHP’li Aygün’den sok çikis

Dr. Z.Selcan QURSE ZAZAKI
Videolar

Basinda Dersim Gercegi 2

CHP’li Aygün’den sok çikis!

Dersim olaylari ile ilgili sözleri partide elestirilere neden olan CHP’li Hüseyin Aygün’den yine tartisilacak açiklama geldi.

Aygün, 1994 yilindaki faili meçhullerden söz ederken ''1935'teki mantik neyse 1994'teki de odur'' dedi.
CHP'li Aygün: 1935’teki mantikla 1994’teki ayni TBMM Insan Haklarini Inceleme Komisyonu’nun bünyesinde olusturulan, terör ve siddet olaylarina iliskin alt komisyon, 1994 yilinda Tunceli'de faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin yakinlarini dinledi.
TBMM Insan Haklarini Inceleme Komisyonunun bünyesinde olusturulan, terör ve siddet olaylarina iliskin alt komisyon, Süleyman Isik'i dinledi.

Komisyon toplantisina CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ile gelen Süleyman Isik,1994 yili Eylül ayinda Tunceli'nin Gökçe köyünün kirsal alanina (Mirik mezrasi) yapilan operasyona iliskin bildiklerini anlatti.

Operasyon sonrasi ailesinin kayboldugunu savunan Isik, ''Bütün adli mercilere müracaat ettik ancak bugüne kadar bir gelisme olmadi. Hukuki arastirma sonucunda bize orada operasyon sirasinda herhangi bir insanin yasamadigi, örgütün götürmüs olabilecegi, yurt disina çikmis olabilecekleri söylendi. Babam Hidir Isik(60 yaslarinda), ablam Elif Isik(20), abim Ali Isik(23), ablam Hatun Isik(25), Yeter Isik (18) var. Diger ailede Durali Selim(35) var, Gülizar Selim (35) ve 3 yasinda olan Dilek Selim var'' diye konustu.

Isik, Ali Isik'in cenazesinin daha sonra çobanlar tarafindan bulundugunu söyledi.

Alt Komisyonun Baskani AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostanci, tahkikat ile ilgili son durumu sormasi üzerine, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün, ''Faili meçhul dosyasi olarak Tunceli Cumhuriyet Bassavciliginda bekliyor. Olayi basindan beri biliyorum'' dedi.

Aygün, sözlerine söyle devam etti:

''Bolu Komando Tugayinin operasyonlar yaptigi dönemde gerçeklesti. Bunlarin örgüte katilmis olabilecegi trajikomik bir degerlendirme. Zira Dilek Selim 3 yasinda. Bizim tahminiz bu kisilerin Bolu Komando Tugayi tarafindan gözaltina alindigi ve imha edildigi yönünde. Bu ailelerin istegi, artik hayatlarindan kimsenin ümit tasimadigi bu insanlarin cenazelerinin yerlerinin gösterilmesidir.''

Bolu Komando Tugayinin o dönemde yaptigi bütün operasyonlarda büyük zararlara ve can kayiplarina yol açtigini iddia eden Aygün, Diyarbakir, Tunceli ve Bingöl'deki kayip olaylariyla ilgili tugayin sorusturulmasi için gerekli dosyalarin bulundugunu söyledi.

Komisyonun Mirik olaylari ile ilgili Diyarbakir Savciligina dosya sunabilecegini belirten Aygün, dönemin tugay komutanin seçimlere girdigini ve bir bati kentinde yasadigini belirtti. Aygün, ''Tugayin geçtigi yerlerde yogun bir kayip sikayeti var'' dedi.

Aygün, ''zaman asiminin devreye girmemesi için aralarinda Dilek Selim'in de bulundugu 7 kurbanin katledilislerinin arastirilmasi'' gerektigini söyledi.

''Komisyon hakikat komisyonu benzeri faaliyet yapiyor''

CHP Genel Baskan Yardimcisi ve Istanbul Milletvekili Sezgin Tanrikulu, ''Komisyon hakikat komisyonu benzeri faaliyet yapiyor. Güney Afrika ve Latin Amerika'da bu isler böyle basladi. Sikayetlerini ulastiracak bir merciye ulasmak istemisler. Bu komisyonda çalismalar yapmaya basladi. 1994 yili Kasim ayinda Diyarbakir Barosu olarak Sayin Süleyman Demirel'i ziyaret ettik. Bölgedeki hukuk disi, yasadisi, insan haklarina aykiri faaliyetlerine iliskin. Bunu o zaman Cumhurbaskanligina ilettik'' dedi.

Magdurlarin Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne basvurduklarina isaret eden Tanrikulu, AIHM'nin Türkiye'deki yargi yollari islemedigi için Ankara Adliyesi'nde 'Olgu Saptama Durusmalari' yaptigini söyledi.

Dönemin komutanlari, magdurlari ve taniklarinin çagrilip dinlendigini animsatan Tanrikulu, çok önemli sonuçlara ulasildigini ve elde önemli iki belge bulundugunu ifade etti. Tanrikulu, 1994-2001 yillari arasinda durusmalarin yapildigini ve durusmalarin tutanaklarina ulasilmasini ve 34 dosyanin AIHM'den istenmesi gerektigini dile getirdi.

Komisyon üyesi MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoglu'nun o bölgede hangi terör örgütü bulunduguna dair sorusuna ''Kime karsi yapildigina dair bilgimiz yok'' yanit veren Aygün, Ali Isik'in G-3 piyade tüfegi ile öldürüldügünün tespit edildigini söyledi.

Aygün, Tunceli'den 1993-1994 yilinda 40 bin kisinin göç etmek zorunda kaldigini ve 100'ün üzerinde köyün bosaltildigini iddia etti. Aygün, ''1994 sonbaharinda yüzlerce köylünün kayboldugu söyleniyor. Tunceli cografi açidan zorlu bir bölge. Burada daginik yerlesim var. 1935-1926 raporlarinda var, daginik yerlesimin önlenmesi gerektigi tezleri yer aliyor. 1994'teki mantik da ne yazik ki, 1935'teki mantigin aynisi'' dedi.

''Baska güç yapabilir mi?''

AK Parti Ordu Milletvekili Ihsan Sener, bu bölgede daha önce de toplu cinayetler ve faili meçhuller bulundugunu hatirlatarak, Aygün'e ''Basbaglar. Yani, belki Bolu Tugayi geldi baska operasyonlar yapti bölgede ama belki o tarihte yoktu. Baskaca bir güç yapabilir mi? Endiseniz oldu mu?'' sorusunu yöneltti.

Aygün ise ordunun resmi olarak bölgede operasyon yaptigini ifade ederek, bölge halkinin askerleri tanidigini ve disaridan geldiginin bilindigini söyledi.

Sener, Aygün'ün sözleri üzerine ''Çok ilginç. Savciya, komutandan... Bu operasyon yapiliyorsa mesru operasyon. Aksine bir bilgi verilmesi çok dehset bir sey bana göre'' dedi.

Tanrikulu da dönemin Basbakani Tansu Çiller'in ''Baska sinir ötesinden gelen helikopterler yapmis olabilir'' sözlerini herkesin hatirlayabilecegini söyledi.

Sener ise ''Savciligin yazdigi yaziyla, bu sayet devlet güçlerinin mesru bir operasyonu ise aksine bir bilgi vermemeleri lazim. Evet biz yaptik denilmesi lazim'' diye konustu.

Aygün, inkarin en iyi savunma oldugunu belirtirken, BDP Mersin Milletvekili Ertugrul Kürkçü ise Sener'e ''Niye o zaman o davalari açiyorsunuz. 'Ergenekon' falan?'' diye sordu.

Sener ise hiçbir seyin gizli kalmayacagini söyledi.

Kürkçü, Tunceli operasyonu ile ilgili uluslararasi gözlem raporu yayinlandigini ve kendisinin Türkçe'ye çevirdigini belirterek, ''10 ay hapse mahkum oldum. Orada askerlerle yapilan görüsmeler var. Komutanlarini anlatiyorlar. Gözaltina alinanlara neler yapildigini anlatiyorlar. Nadire Mater'in askerlerle yaptigi görüsme var. 1989-1994 yillari arasinda siradan askerlerin anlatimina dayaniyor. Bunlarin hepsi magdurlarin anlatimi ile uyusuyor'' dedi.

''Ifade verebilirler''

Türkiye'nin demokratiklestigini ve o dönemi yakindan bilenlerin gelip ifade verebileceklerini söyleyen AK Parti Diyarbakir Milletvekili Oya Eronat'a Aygün, ''Oya hanimin sözleri önemli. Hanefi Avci ve Ayhan Çarkin gibi isimler kitap yazmazlar gelip ifade verirlerdi'' dedi.

Aygün, o operasyondan sag kalan bir tanigin Istanbul'da yasadigini ifade ederek, ''Kendisinin nasil kurtuldugunu bize anlatti. Kurtulan tek kisi. Operasyon bittikten sonra komutan ona evine gidebilecegini söylüyor. Gitmesi gereken yolu tarif ediyor. Yol üzerinde bir asker ondan ates istiyor ve ona 'O yolda yürüme, seni tarayacaklar' diyor. Yolunu degistirip kavaklarin arasindan yürüyor. Daha sonra geri dönüp baktiginda komutanin söyledigi yolun mermi ile isil isil yandigini görüyor. Bu tanik o asker sayesinde bugün hayatta'' diye konustu.

''3 yasinda çocugun oldugu yerde roketatar kullanilmaz''

Halaçoglu'nun, ''Roketatar niye kullansinlar. 3 yasinda çocugun oldugu yerde roketatar kullanilmaz. Ceset yok'' sorusuna Aygün, ''Bir tek o mezra da yasanmadi. Cesetler uçmaz. Bir yerlere gömülmüstür. Muhakkak bunlar ortaya çikar'' yanitini verdi.

Tanrikulu, zamanasimi ile ilgili maddenin bu tür davalarin zaman asimina girmemesi için kaldirilmasi gerektigini belirterek, komisyona birlikte hareket etme önerisinde bulundu.

''Her türlü karisilik yasandi''

Alt Komisyon Baskani Bostanci ise toplantinin sonunda sunlari söyledi:

''1993-1994-1995 yillarinin Türkiye'de adeta karabasan gibi her türlü olayin ve karisikligin yasandigi yillardi. Terör örgütünün bütün o bölgede yogun bir sekilde cinayet isledigi ve saldirida bulundugu yillardi. Siddetin oldugu bir yerde hakikaten adaleti aramak otoritelerin görevidir. Bir taraftan yollar kesiliyor, insanlar öldürülüyor. Terör örgütünün faaliyetleri var. Diger taraftan onlara karsi mücadele eden devletin güvenlik güçlerinin kurallara ve devletin mesru referanslarina uygun olmayan bir takim icraatlari söz konusu. Her vakit mesru bir çizgi üzerinde kalmak ve faaliyetlerini de mesru çizgi içinde yürütmek durumundadir. Yapilacak çalismanin hakikatleri arastirma çalismasi olabilmesi için komisyonumuzu birinci elden ilgilendirmiyor. Tüm bölgede yasananlarin, cinayetlerin arastirilmasi gerektigini, illiyet baglari ile ortaya koymak gerekir. Hakikaten çok sayida insan yerinden yurdundan oldu. Bütün bu olaylarda kusuru olmadigi halde o bölgede yasadigi için etkilenenler oldu. Umarim bütün bunlarla ilgili çalisma yapilir ve bu dönemin hakikati, hakikat çok tehlikeli bir kavram biliyorum, her türlü asiriliktan, askinca bir takim politik görüsleri hesaba katma amacindan bagimsiz, mümkün oldugu sekilde insani temelde degerlendirilir

 


DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  |