|
CHPli
Aygünden sok çikis!
Dersim olaylari ile ilgili sözleri
partide elestirilere neden olan CHPli Hüseyin Aygünden
yine tartisilacak açiklama geldi.
Aygün, 1994 yilindaki faili
meçhullerden söz ederken ''1935'teki mantik neyse
1994'teki de odur'' dedi.
CHP'li Aygün: 1935teki mantikla 1994teki ayni
TBMM Insan Haklarini Inceleme Komisyonunun bünyesinde
olusturulan, terör ve siddet olaylarina iliskin alt komisyon,
1994 yilinda Tunceli'de faili meçhul cinayetlere kurban
gidenlerin yakinlarini dinledi.
TBMM Insan Haklarini Inceleme Komisyonunun bünyesinde olusturulan,
terör ve siddet olaylarina iliskin alt komisyon, Süleyman
Isik'i dinledi.
Komisyon toplantisina CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün
ile gelen Süleyman Isik,1994 yili Eylül ayinda Tunceli'nin
Gökçe köyünün kirsal alanina (Mirik
mezrasi) yapilan operasyona iliskin bildiklerini anlatti.
Operasyon sonrasi ailesinin kayboldugunu savunan Isik, ''Bütün
adli mercilere müracaat ettik ancak bugüne kadar bir
gelisme olmadi. Hukuki arastirma sonucunda bize orada operasyon
sirasinda herhangi bir insanin yasamadigi, örgütün
götürmüs olabilecegi, yurt disina çikmis
olabilecekleri söylendi. Babam Hidir Isik(60 yaslarinda),
ablam Elif Isik(20), abim Ali Isik(23), ablam Hatun Isik(25),
Yeter Isik (18) var. Diger ailede Durali Selim(35) var, Gülizar
Selim (35) ve 3 yasinda olan Dilek Selim var'' diye konustu.
Isik, Ali Isik'in cenazesinin daha sonra çobanlar tarafindan
bulundugunu söyledi.
Alt Komisyonun Baskani AK Parti Amasya Milletvekili Naci Bostanci,
tahkikat ile ilgili son durumu sormasi üzerine, CHP Tunceli
Milletvekili Hüseyin Aygün, ''Faili meçhul dosyasi
olarak Tunceli Cumhuriyet Bassavciliginda bekliyor. Olayi basindan
beri biliyorum'' dedi.
Aygün, sözlerine söyle devam etti:
''Bolu Komando Tugayinin operasyonlar yaptigi dönemde gerçeklesti.
Bunlarin örgüte katilmis olabilecegi trajikomik bir
degerlendirme. Zira Dilek Selim 3 yasinda. Bizim tahminiz bu kisilerin
Bolu Komando Tugayi tarafindan gözaltina alindigi ve imha
edildigi yönünde. Bu ailelerin istegi, artik hayatlarindan
kimsenin ümit tasimadigi bu insanlarin cenazelerinin yerlerinin
gösterilmesidir.''
Bolu Komando Tugayinin o dönemde yaptigi bütün
operasyonlarda büyük zararlara ve can kayiplarina yol
açtigini iddia eden Aygün, Diyarbakir, Tunceli ve
Bingöl'deki kayip olaylariyla ilgili tugayin sorusturulmasi
için gerekli dosyalarin bulundugunu söyledi.
Komisyonun Mirik olaylari ile ilgili Diyarbakir Savciligina dosya
sunabilecegini belirten Aygün, dönemin tugay komutanin
seçimlere girdigini ve bir bati kentinde yasadigini belirtti.
Aygün, ''Tugayin geçtigi yerlerde yogun bir kayip
sikayeti var'' dedi.
Aygün, ''zaman asiminin devreye girmemesi için aralarinda
Dilek Selim'in de bulundugu 7 kurbanin katledilislerinin arastirilmasi''
gerektigini söyledi.
''Komisyon hakikat komisyonu benzeri faaliyet yapiyor''
CHP Genel Baskan Yardimcisi ve Istanbul Milletvekili Sezgin Tanrikulu,
''Komisyon hakikat komisyonu benzeri faaliyet yapiyor. Güney
Afrika ve Latin Amerika'da bu isler böyle basladi. Sikayetlerini
ulastiracak bir merciye ulasmak istemisler. Bu komisyonda çalismalar
yapmaya basladi. 1994 yili Kasim ayinda Diyarbakir Barosu olarak
Sayin Süleyman Demirel'i ziyaret ettik. Bölgedeki hukuk
disi, yasadisi, insan haklarina aykiri faaliyetlerine iliskin.
Bunu o zaman Cumhurbaskanligina ilettik'' dedi.
Magdurlarin Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'ne basvurduklarina
isaret eden Tanrikulu, AIHM'nin Türkiye'deki yargi yollari
islemedigi için Ankara Adliyesi'nde 'Olgu Saptama Durusmalari'
yaptigini söyledi.
Dönemin komutanlari, magdurlari ve taniklarinin çagrilip
dinlendigini animsatan Tanrikulu, çok önemli sonuçlara
ulasildigini ve elde önemli iki belge bulundugunu ifade etti.
Tanrikulu, 1994-2001 yillari arasinda durusmalarin yapildigini
ve durusmalarin tutanaklarina ulasilmasini ve 34 dosyanin AIHM'den
istenmesi gerektigini dile getirdi.
Komisyon üyesi MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoglu'nun
o bölgede hangi terör örgütü bulunduguna
dair sorusuna ''Kime karsi yapildigina dair bilgimiz yok'' yanit
veren Aygün, Ali Isik'in G-3 piyade tüfegi ile öldürüldügünün
tespit edildigini söyledi.
Aygün, Tunceli'den 1993-1994 yilinda 40 bin kisinin göç
etmek zorunda kaldigini ve 100'ün üzerinde köyün
bosaltildigini iddia etti. Aygün, ''1994 sonbaharinda yüzlerce
köylünün kayboldugu söyleniyor. Tunceli cografi
açidan zorlu bir bölge. Burada daginik yerlesim var.
1935-1926 raporlarinda var, daginik yerlesimin önlenmesi
gerektigi tezleri yer aliyor. 1994'teki mantik da ne yazik ki,
1935'teki mantigin aynisi'' dedi.
''Baska güç yapabilir mi?''
AK Parti Ordu Milletvekili Ihsan Sener, bu bölgede daha önce
de toplu cinayetler ve faili meçhuller bulundugunu hatirlatarak,
Aygün'e ''Basbaglar. Yani, belki Bolu Tugayi geldi baska
operasyonlar yapti bölgede ama belki o tarihte yoktu. Baskaca
bir güç yapabilir mi? Endiseniz oldu mu?'' sorusunu
yöneltti.
Aygün ise ordunun resmi olarak bölgede operasyon yaptigini
ifade ederek, bölge halkinin askerleri tanidigini ve disaridan
geldiginin bilindigini söyledi.
Sener, Aygün'ün sözleri üzerine ''Çok
ilginç. Savciya, komutandan... Bu operasyon yapiliyorsa
mesru operasyon. Aksine bir bilgi verilmesi çok dehset
bir sey bana göre'' dedi.
Tanrikulu da dönemin Basbakani Tansu Çiller'in ''Baska
sinir ötesinden gelen helikopterler yapmis olabilir'' sözlerini
herkesin hatirlayabilecegini söyledi.
Sener ise ''Savciligin yazdigi yaziyla, bu sayet devlet güçlerinin
mesru bir operasyonu ise aksine bir bilgi vermemeleri lazim. Evet
biz yaptik denilmesi lazim'' diye konustu.
Aygün, inkarin en iyi savunma oldugunu belirtirken, BDP Mersin
Milletvekili Ertugrul Kürkçü ise Sener'e ''Niye
o zaman o davalari açiyorsunuz. 'Ergenekon' falan?'' diye
sordu.
Sener ise hiçbir seyin gizli kalmayacagini söyledi.
Kürkçü, Tunceli operasyonu ile ilgili uluslararasi
gözlem raporu yayinlandigini ve kendisinin Türkçe'ye
çevirdigini belirterek, ''10 ay hapse mahkum oldum. Orada
askerlerle yapilan görüsmeler var. Komutanlarini anlatiyorlar.
Gözaltina alinanlara neler yapildigini anlatiyorlar. Nadire
Mater'in askerlerle yaptigi görüsme var. 1989-1994 yillari
arasinda siradan askerlerin anlatimina dayaniyor. Bunlarin hepsi
magdurlarin anlatimi ile uyusuyor'' dedi.
''Ifade verebilirler''
Türkiye'nin demokratiklestigini ve o dönemi yakindan
bilenlerin gelip ifade verebileceklerini söyleyen AK Parti
Diyarbakir Milletvekili Oya Eronat'a Aygün, ''Oya hanimin
sözleri önemli. Hanefi Avci ve Ayhan Çarkin gibi
isimler kitap yazmazlar gelip ifade verirlerdi'' dedi.
Aygün, o operasyondan sag kalan bir tanigin Istanbul'da yasadigini
ifade ederek, ''Kendisinin nasil kurtuldugunu bize anlatti. Kurtulan
tek kisi. Operasyon bittikten sonra komutan ona evine gidebilecegini
söylüyor. Gitmesi gereken yolu tarif ediyor. Yol üzerinde
bir asker ondan ates istiyor ve ona 'O yolda yürüme,
seni tarayacaklar' diyor. Yolunu degistirip kavaklarin arasindan
yürüyor. Daha sonra geri dönüp baktiginda
komutanin söyledigi yolun mermi ile isil isil yandigini görüyor.
Bu tanik o asker sayesinde bugün hayatta'' diye konustu.
''3 yasinda çocugun oldugu yerde roketatar kullanilmaz''
Halaçoglu'nun, ''Roketatar niye kullansinlar. 3 yasinda
çocugun oldugu yerde roketatar kullanilmaz. Ceset yok''
sorusuna Aygün, ''Bir tek o mezra da yasanmadi. Cesetler
uçmaz. Bir yerlere gömülmüstür. Muhakkak
bunlar ortaya çikar'' yanitini verdi.
Tanrikulu, zamanasimi ile ilgili maddenin bu tür davalarin
zaman asimina girmemesi için kaldirilmasi gerektigini belirterek,
komisyona birlikte hareket etme önerisinde bulundu.
''Her türlü karisilik yasandi''
Alt Komisyon Baskani Bostanci ise toplantinin sonunda sunlari
söyledi:
''1993-1994-1995 yillarinin Türkiye'de adeta karabasan gibi
her türlü olayin ve karisikligin yasandigi yillardi.
Terör örgütünün bütün o bölgede
yogun bir sekilde cinayet isledigi ve saldirida bulundugu yillardi.
Siddetin oldugu bir yerde hakikaten adaleti aramak otoritelerin
görevidir. Bir taraftan yollar kesiliyor, insanlar öldürülüyor.
Terör örgütünün faaliyetleri var. Diger
taraftan onlara karsi mücadele eden devletin güvenlik
güçlerinin kurallara ve devletin mesru referanslarina
uygun olmayan bir takim icraatlari söz konusu. Her vakit
mesru bir çizgi üzerinde kalmak ve faaliyetlerini
de mesru çizgi içinde yürütmek durumundadir.
Yapilacak çalismanin hakikatleri arastirma çalismasi
olabilmesi için komisyonumuzu birinci elden ilgilendirmiyor.
Tüm bölgede yasananlarin, cinayetlerin arastirilmasi
gerektigini, illiyet baglari ile ortaya koymak gerekir. Hakikaten
çok sayida insan yerinden yurdundan oldu. Bütün
bu olaylarda kusuru olmadigi halde o bölgede yasadigi için
etkilenenler oldu. Umarim bütün bunlarla ilgili çalisma
yapilir ve bu dönemin hakikati, hakikat çok tehlikeli
bir kavram biliyorum, her türlü asiriliktan, askinca
bir takim politik görüsleri hesaba katma amacindan bagimsiz,
mümkün oldugu sekilde insani temelde degerlendirilir
|