DÊSIM/DERSIM ’38 SÜREGELEN PLANLI PROGRAMLI

DÊSIM/DERSIM ’38 SÜREGELEN PLANLI PROGRAMLI

KIZILBAS-ZAZA KATLIAMIDIR

Tarihte sürekli isgal ve istila hareketleriyle karsilasan Dêsim özellikle Tanzimat ile birlikte onlarca planli programli hareketlerle yönelinen, mutlaka ele geçirilmesi ve “islah” edilmesi gerekli cografya olarak görülmüstür.

Osmanli’da “din disi, rafizi” olarak görülen Dêsim Zaza-Kizilbas asiretleri askeri yöntemlerle dize getirilecek, devletin ödemelerini yaptigi ama halkin gönüllü çalisanlar olarak bilecegi “Naksi” seyhleri ile de “islah” edileceklerdir. Cumhuriyetle birlikte ise Türklestirilip sunilestirilerek tekçi sisteme katilimlari saglanacaktir. Bunun için Tanzimat’tan bu yana bir çok rapor ve hareket düzenlenir.

Kronolojik olarak; 1850, 1907, 1908, 1909, 1911, 1916, 1921, 1925, 1926, 1930 kapsamli hareketleri 1937-38 “temizlik” hareketi ile Dêsim cografyasi tam bir tahribata ugratilacaktir.

1938’de soykirim kriterlerini içeren bir dizi olay yasanmistir. Toplu katliamlardan sürgünlere… Yaslari küçültülüp idam edilenlerden yaslari büyütülüp idam edilenlere… “Evlatlik” kiz çocuklarindan sürgünlerde ailelerin parçalanip dagitilmasina… Evleri, tarlalari yakilip hayvanlarina “ganimet” diye el konulanlara… Ateslerde yakilarak katledilenlerden zehirli gazla magaralarda toplu katledilenlere kadar…

38’ de katliamdan hemen sonra, kurulan mizansenlerle insanimiz katiline tapacak hale getirilir. Hiçbir direnmede bulunmamis ve planlarda da sürgünü düsünülmeyen asiret ve aileler harmanlarda, açik alanlarda dizilip kursunlanma emrini beklerler. Tam kursunlanacaklarken dört nala gelen bir atli Maresal Fevzi Çakmak’in “dur” emrini iletir. Ve ne hikmetse bu olay Dêsim’in neredeyse her yaninda ayni anda yasanir.

Belgesellesen katliam günlerinden bir kaç küçük anekdot aktarirsak;

“Insanlar Munzurun kenarinda katledilmisler, küçük bir çocuk henüz sag... Yaninda, upuzun yatan annesi ölmüs. Çocuk yara bere, korku içinde ve aç. Elini annesinin elbisesinin altina sokuyor aglayarak. Bir memesini çikariyor ve emmeye basliyor... “ (Dêsim’da askerligini yapmis olan biri)

“ Yüzbasi atindan indi. Kafilemizdeki bes çocugun her birini bacaklarindan tutup kaldirdi. Baslarini kayalara çarparak oracikta öldürdü…” (Qocan Asireti’nden yasli bir kadin)

“Böyle çalilik bir derenin içindeydik. Suyun içinde, çalilarin dibine girmistik. Asker üst yanimizi sarmisti. Çocuklar aglasmaya basladi. Erkekler, ‘susturun onlari’ dediler. Askerler gittikten sonra dereden çiktik. Yanimdaki kadin kizini, böyle çimenlerin üzerine uzatti. Kizini bogmustu… “ (Ovacik'in Viyaleke köyünden yasli bir kadin. Ölen kizin annesinin kimligini ve kizin adini da verir.)

“ Ambarlarini, ahirlarini atese veriyorduk. Sonra onlarin çocuklarini, kizlarini, kadinlarini hepsini agir makinali silahlarin önlerine verip öldürüyorduk… Köyleri hep yaktik yiktik. Bir kisi dahi sag birakmadik. Yaktigimiz köy sayisi 10 kadardi. Hatirladigim köy isimleri Karaoglan, Ayvacik, Qazi köyleriydi.” (Urfali asker)

Öylesine korkunç seyler yasandi ki bu cografyada, yillar sonra bile anlatan da dinleyen de utandi anlatilanlardan…

Her seye ragmen konusalim istiyoruz. Konussunlar istiyoruz. Konusalim ve konussunlar ki empati kurabilelim. Yasli annemizin dedigi gibi; konusalim ki “halk halka aglasin”. O dönemde Desim’da görevli olan, kaymakamlar, Nahiye Müdürleri, memurlar, askerler, komutanlar, Elazig Adliyesi’nde görev yapanlar, ögretmenler, gazeteciler ve dahi “evlatlik” çocuklari yanlarina alanlar… Eger bunlar hayatta degilse bunlarin çocuklari. Ya da bunlari dinleme sansina sahip olanlar… Çagrimiz hepinizedir. Konusmanin zamani hala gelmedi mi? Konusalim ki karanlikta kalan seyler aydinlansin. Konusalim ki utanç verici durumdan çocuklarimiz ders çikarsin.

Son çagrimiz Genelkurmay’a ve Içisleri Bakanligi’nadir. Genelkurmay o dönem kayitlarini, Içisleri Bakanligi da Iskan Umum Müdürlügü’nün arsivlerini açmalidir.

“Dersim katliami” ifadesini kullanan Basbakan, bunun ayrintilarini ortaya koymalidir.

Kim ne biliyorsa anlatmali.

Dêsim/Dersim adi geri verilmeli.

Sey Riza ve diger büyüklerimizin mezar yerleri açiklanmali.

Dilimiz Zazaca, kültürümüz ve inancimiz önündeki tüm engeller kaldirilmali.

Barajlarin yapimi hemen durdurulmali.

Arsivler derhal açilmali, hesabi verilmeli.

Platformê Zazaki

(13 Aralik 2009 Dersim Mitingi için hazirlanan bildiri)