www.radiozaza.de | ZaZa|Dimili |Kirmanc| Dersim| Varto|Xinis | Erzingan
  • top panel

    Pelga Radone zazay bena newe!

    showRadio ZaZa Tv

    Radio Zaza, Kirmanc -Zaza müzik konseptiyle büyük bir kitleye sesleniyor.
    Radio Zaza klamanê mare wayir vecino dano Gosdayine Qimet dano ci.

    Radio Zaza Sinatkarênê Mare wayir vecino, dano Naskerdenê.

    Radio Zaza Zon u Kultur, Kamiya ma ser vindeno.Dano Naskêrdene wayir vecino kê wesiya xu biramu.

    Radio Zaza Verva qefcilu u "Pise Murdaru" vindeno vano kam kê ma beno keno tirk u khurr inu naletme keno!


     

Top Panel

   
   

 

Dersim: Isyan yok, katliam var

YASAR AYDIN/

Hüseyin Aygün, Dersim Katliami ile ilgili yaptigi çalismalariyla son dönemde çok tartisilan bir milletvekili. CHP Tunceli Milletvekili Aygün, Dersim Katliamini bu kez de yazdigi bir kitapla gündeme tasiyor.


“1938 ve Haci Hidir Ataç’in Anilari” adini verdigi kitap, bir ani ve belge kitap niteliginde. Kitabin ortaya koydugu belgelerle Dersim’e devletin nasil baktigini da görecegiz.

Dersimli yaslilara 1938’i sorarsaniz size “Biz duymadik, biz gördük-yasadik” derler, büyük aciyi tarif ederken. Haci Hidir Ataç 12 yasinda yasadigi katliami, dagda geçen iki yillik süreçte hissettigi korkuyu, köklerinin topraktan koparilirken yasadigi büyük aciyi, sürgün yillarini yazdi. Hüseyin Aygün, bu anlatilari Basbakanlik arsivlerindeki “resmi gerçek”lerle kanitladi. Bize ise bir kez daha büyük aciyla yüzlesmek kaldi.
-Nedeni oldugunuz Dersim tartismalarindan sonra, böyle bir kitap çikarmak cesaret isi. Kitapta Hidir Ataç’in anilarina Basbakanlik arsivi belgeleri de eklendi. Bu kitap Dersim tartismalarinda nereye oturacak?

Aslinda bu kitap bir günlük. Ama yeni açilan Basbakanlik arsivinden çikan belgelerle desteklenen bir kitap. Basbakan bu belgelerin açik oldugunu söylüyordu. Ama biz aralik ayindan sonra alabildik. Kasim ayinda yasanan tartismadan sonra arsivlerin açildigini tahmin ediyoruz. Ama tamaminin açilip açilmadigindan emin degilim. Bazilari açiklanmamis olabilir. Ama açiklanan kadari da çok önemli.

Bu kitap konusulan, kulaktan kulaga aktarilan öykülerin, resmi belgelerce de dogrulanmasi açisindan çok önemli.

Örnegin Seyit Riza’nin kendiliginden, silahsiz bir sekilde Erzincan’da teslim edildigine dair bilgi var. Belge Eylül 1937 tarihli. Resmi tarihte ordu komutani, eli silahli bir lider olarak anlatilirdi. Ama yaslilarimizin anlattigi gibi siradan asiret liderlerinden biri oldugu teyit edilmis oldu. Daha fazla kiyim olmasin diye, giderek teslim olmus.

Zehirli-bogucu gaz kullanimina dair belge var. Iki sayfalik bir belge. 30 Mart 1937’de Abdullah Alpdogan, Ankara ile yaptigi yazismalarda daha önce istedigi zehirli ve bogucu gaz siparisinin bir an önce gelmesini istiyor. Biliyorsunuz bu konu Ihsan Sabri Çaglayangil’in anlariyla birlikte tartisildi. "Türkiye’de o tarihte zehirli-bogucu gaz yok" diyenler vardi. Bu belge bunun aksini ispatliyor. Belgenin 30 Mart 1937 tarihli olmasi ve aslinda gaz isteme tarihinin daha da önce olmasi önemli. Bu tarihlerde bir isyan ya da çatisma yok. Bu da bize devletin hazirliga çok daha önceden basladigini gösteriyor.

Basbakanlik arsivlerinden çikan en önemli belgelerden biri 1930’lu yillarin basinda devletin “MA Harekati” adi ile bir plan yaptiginin ortaya çikmis olmasi. 1932-33-34 yillarinda bu plana niyetlenilmis ve birkaç kez Ankara’ya “yapiyor muyuz” diye sorulmus. Ama “MA Harekati”nin ne olduguna, içerigine dair bir sey bulamadik. Sadece yazismalarda geçiyor. Bazi yazismalarda MA parolasi olarak geçiyor. Bunun ne oldugunu da ögrenmemiz gerekiyor. Ama Dersim’e dönük bir operasyon oldugunu gösteriyor.

Tüm bunlar yaslilarimizin, bizim Dersim’e dair anlattiklarimizi dogruluyor. Yaslilarin tarih anlatimi bu belgelerle dogrulamnis oldu. Bu açidan sevindim.

-Kitabin önemli bölümü de Haci Hidir Ataç’in anilarindan olusuyor. Bu anilara nasil ulastiniz?

2003 yilinda avukatlik büroma Haci Hidir Ataç’in kendisi getirdi. Anilarini bir deftere yazmisti, kitap haline getirmemi istedi. Bir anlamda vasiyetiydi. Ama toplam üç defteri varmis. Diger ikisini 12 Eylül sürecinde ve baski yillarinda saklamis, koruyamamis kaybetmis. Kitapta yayinladigimiz anilar son dönemde yazdiklarindan alindi.

-Belgelerle anilarin paralelligi var mi?

Ben belgeleri seçerken buna da özen gösterdim. Örnegin onun anilarinda kahramanlar var. Kendisini ve ailesini daglarda iki yil boyunca koruyan Kirmizi Kamer var. Bu sahsiyet Dersim’de de çok ünlü bir Haydaran büyügüdür. 1986 yilinda ölüyor. Onunla ilgili belgeler de var. Belgelerde “Kirmizi Kamer’i ölü ele geçirdik” diyor. Oysa adam ölmemis. Defter yasananlarin derli toplu anlatilmasiyla çok önemli. Kitap üç bölümden olusuyor. Birincisi 1938 öncesi. Nasil yasiyorlardi, neler yapiyorlardi, bunlari içeriyor, otoriter ile iliskileri nasil. Vergilerin nasil toplandigi, hatta 1936 yilinda Nazmiye ilçesinde tüm silahlarin nasil toplanip merkeze gönderildigi anlatiliyor. Nasil okula gittiklerini, ögretmenlerin isimleriyle anlatiyor. Bu bölümler de çok degerli. Çünkü resmi tarih, okula gitmez, vergi vermez ve silahli olarak anlatirdi.

Ikinci bölüm operasyonun baslamasiyla basliyor. Yakinlarin ölümü, kaçma girisimleri, daglarda geçirdikleri iki yili anlatiyor. Sonrasi, yakalanisi ve Sinop’a sürgün edilisini içeriyor.

Yakin döneme de geliyor. Bu olaylarin neden oldugu, neden yasandigi sorulari da var. Bunlara kendince yanitlar da vermis.

Inanilmaz bir üslupla, kin ve nefret yaratmadan yasananlari anlatmis. Yasanilanlarin kabul edilemeyecegini el yazisiyla deftere geçmis. Kendine dair yanlis yaptigi seyleri de yazmis.

Dersimlilerin etnik yapisi, konustuklari dil, inançlarina dair belgeler de var. Çok ilginç geldi. Ben çok begendim. Sadece kendi kisisel degerlendirmelerini yazmamis, belgelerden alintilar yapmis.

-Kasim 2011’da baslayan Dersim tartismasinin somut sonucu oldu mu?

Tek somut sonucu birtakim arsivlerin açilmasi oldu. Genelkurmay da açacak sanirim. Bu önemli. Ama Dersim tartismasinin yarim bir özür disinda sonucu olmadi. Biz parlamentoda bir özür olsun istedik. Bulgaristan parlamentosu bir ay önce Türkler'e yapilanlardan dolayi bir özür töreni yapti. Yapilanlar sayilarak, af istendi. Bu Türkiye’de de memnuniyet yaratti. Bunu Dersim için de yapabiliriz. Sivas, 6-7 Eylül olaylari gibi tüm acilar için de yapabiliriz. Bir Dersim komisyonu disinda da baska seyler yapilabilir. Örnegin ders kitaplarinda anlatilabilir. Basbakan özür diledigine göre artik baska türlü anlatmanin zamani geldi. Bunun bir katliam oldugu, isyan olmadigi resmi görüs haline getirilmeli.

-Bu kitap parti içinde yeni sorunlara yol açar mi?

Hayir, sanmiyorum. CHP’nin de, benim de, herkesin de bu tartismadan ögrendigi seyler var. Mesela Bayar’in katliamda rolünü Dersimli yaslilar anlatiyordu. Ama ben bunu, belgelerle ögrendim. Bazi belgelerde önemli seyler gördüm, ögrendim. Bu olaylari bugünün CHP’sine ya da bugünün herhangi bir figürüne mal etmek dogru degil. Herkesin sorumlu oldugu bir devlet operasyonuydu. Yeniden olmasin diye yaptigimiz bir tartisma. Bu da anlasildi sanirim.

-Yeni kitap çalismalariniz olacak mi?


Hayir, öyle bir planim yok. Dersim’le ilgili bazi Osmanli belgeleri var elimizde, onlari okuyacagim. Osmanli dönemindeki yaklasim da önemli. Çünkü Dersim’in hikayesi Cumhuriyet'ten ibaret degil, Osmanli döneminde de büyük katliamlar, sürgünler var. O dönem Dersimliler Fizan'a kadar, Trablusgarp’a sürgün ediliyorlar. Eger oradan enteresan, toplumumuzun önünü açan, ders almamiz gereken bir seyler çikarsa yayinlayabiliriz. Insan haklari ile ilgili bir çalismam var onu yayinlayacagim, bir süre onu hazirlayacagim.(YASAR AYDIN/BIRGÜN - 11 Subat 2012)