RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę
Seyit Riza silahini birakip kayitsiz sartsiz teslim oldu
Dersimi islah edilecekül
Dersimde Kadin cocuklar ihma edildi
Seyit Riza kimdi? HAYATI
Zazaca Türkü Istedi Diye Gazi Akbayir Öldürüldü!
1938 DERSIM GERÇEGINI ARARKEN
Dersim'in kayip kizlari ortaya çikiyor
Metin Kahraman: 38 olurken Diyarbakir yürümedi
'Barbar' Dersimliligimizi bize geri verin

Dr. Z.Selcan QURSE ZAZAKI
Videolar

Basinda Dersim Gercegi 2

BELGE 1 BELGE 2 BELGE 3 BELGE 4

Kadin ve çocuklar imha edildi

Kadin ve çocuklar imha edildi


ISTE?DERSIM’DE KATLIAM YAPILDIGININ BELGELERI

Dersim’den Ankara’ya gönderilen raporlarda kadin ve çocuklarin imha edildigi sogukkanli sekilde anlatiliyor. Raporlarda Dersimlilere karsi zehirli gaz ve yangin bombalarinin da kullanildigi yeraliyor.

18 Kasim 1937’de Ismet Inönü’nün “Dersim meselesinden kurtulduk” demecini verirken Yunus Nadi de Cumhuriyet gazetesinde “Tarihe gömülen Dersim’e dair” baslikli yaziyi kaleme aliyordu. Mart ayindaki karakol baskininda 33 askerin sehit edilmesine karsi yüzlerce isyanci öldürülmüs, Seyit Riza ile kimi asiret liderleri de 15 Kasim’da meydanda asilmisti. Dersim Harekâti yaklasan kis aylari da düsünülerek sona erdirilmisti. Tunceli Valisi Korgeneral Abdullah Alpdogan daha 2 Ekim 1937’de telgrafin basinda bizzat bulunarak Içisleri Bakani’na durumun sakin oldugunu, bugüne kadar 4 bin silah toplandigini ve kis bastirmadan uygun trenlerle disaridan gelen askerlerin garnizonlarina

dönmesini tavsiye ediyordu. Gerek Bakan Sükrü Kaya gerekse Genelkurmay Baskani Fevzi Çakmak bu öneriye karsi çikarak harekâta bölge disindan katilan bütün birliklerin yerine sadece bazilarinin geri çekilmesi emrini verdiler. Keza Ekim 1937’de çikarilan kararnamelerle jandarma ve diger birliklerdeki erattan teskeresi gelenlerin askerligi uzatiliyordu. Hükümetin Tunceli’nden çikmaya niyeti yoktu ve daha uzun süre kalacagi belliydi. Bu gerginlik 2 Ocak 1938’de Kalan Deresi’nin oldugu bölgenin bosaltilma karariyla aradigi kivilcimi bulur. Kararin uygulanmasi için gelen 7 jandarma ve arkasindan basilan Mercan Karakolu’ndaki iki asker sehit edilir. Durmus gibi görünen çatismalar, yerini asil gerçege; bölgenin kendi yapisiyla devlet arasindaki mücadeleye birakir. 1937 yilinda ordu karsisinda yenilen asiretlere yardim etmemis, çatismalara girmemis asiretler, bu sefer siranin kendilerine gelmekte olduguna inanarak birlikte direnis karari alirlar. Ankara ise, gerek mevsim kosullarini gerekse büyük çapta yeni bir operasyona hazirlanmak için gereken vakti dikkate alarak kis aylarinin sona ermesini bekler. Beklenen ay Haziran’dir... 1, 3 ve 6 Haziran’daki çok sayida yazismada harekâtin ayin 10’undan önce baslayamayacagi belirtilmektedir. 6 Haziran 1938’de Içisleri Bakani Sükrü Kaya Basbakan Celal Bayar’a yazdigi “çok gizli” ibareli yazida Tunceli Harekâti’na katilacak birliklerin tam listesini sunar ve bir hafta sonra harekât baslar.

Ya rakamlar hatali ya da gerçekler

Mercan Deresi, Kalan Deresi, Ali Bogazi, Merho Deresi, Laç, Dest gibi hem yogun asinin bulundugu hem magaralar ve sarp kayaliklar nedeniyle cografi engellerin bulundugu bölgeler ilk ve en önemli hedeflerdendir. Tank ve uçaklarin da katildigi operasyon siddetli çarpismalarla baslar. Bu çagrilara uymayan asiret üyelerinin sayisi bir çok kaynakta en fazla 5 bin kisi olarak gösteriliyordu. Ancak, 2 Kasim 1939’da tutulan resmi listeye göre 13 bin 806 kisi öldürülmüs; 2 bin 967 kisi sag yakalanmis; 4 bin 616 kisi de teslim olmustu. Bütün bu operasyonlar boyunca 199 sehit verilirken, 354 asker de yaralanmisti. Hesapta bir tuhaflik vardi. Cografi açidan çok zorlu; magaralar, sivri kayaliklarla dolu daglara siginmis ve her karisini avucunun içi gibi bilen binlerce silahli Dersimli neredeyse 1’e 65 zayiatla çarpismisti... Hesabi bozan neydi? Ya isyancilarin sayisi binleri bulmuyor; ya ölenlerin çogu silahsiz sivillerdi... Hangisi dogruydu?Dersim’le ilgili neredeyse yarim asirdir taraflarin birinin “katliam” digerinin “isyanin bastirilmasi” dedigi tartismayla ilgili devletin gizli arsivlerindeki belgeler ne diyordu? 10’dan fazla belgede ölenlerin sayisiyla askerin kayiplari arasinda derin bir tutarsizlik var. Kimisinde yüzlerce isyanci öldürülürken orduda bir kaç asker yaralaniyor. Kimi olaylar ise açikça bir yargisiz infazi çagristiriyor. Bunlara genellikle “esir köylülerin veya esirlerin kaçmaya kalkismalari sirasinda meydana gelen olaylar” ibaresi vurulmus. Bir seferde 42, bir seferde 49 kisi “kaçarken” vurulmus...

Bu dünyada bir sayi bile olmadilar

En tuhafi da bazen sayi bile verilmiyor; sadece, “imha edildiler” denilerek geçiliyor telgraflarda, raporlarda, mesajlarda... bir sayi bile olmuyorlar ölürken... Örnegin 3. Umum Müfettisi Orgeneral Kazim Orbay 12 Agustos 1938’de bizzat Basbakan Celal Bayar’a geçtigi telgrafta 7. Kolordu’nun günlük çalismalarini özetledigi 1. maddede “dünkü tarama sirasinda mukavemet eden Zel daginin 2 kilometre güneyindeki Demenanlilarin Korpuk köyü bu sabah teslim olmuslarsa da sevkleri esnasinda kaçmak isteyenler imha edilmistir” diyor. Maalesef, devletin gizli arsivindeki resmi belgeye göre, 1938’de bir orgeneral Basbakan’a bir köy halkinin imhasini sayilarini bile verme ihtiyaci duymadan bu kadar basit anlatabiliyor... 19 Agustos’ta Kalosan Deresi Sin nahiyesinde tarama yapilirken karsi koydugu ifde edilen “haydut ve seriklerden” tek çatismada 290’inin öldürülmesi... Keza, Basbakanliga çekilen bu telgrafta, “Mazgirt’ten son kafile olarak toplanan 41 Demananli ve 11 Haydaranli haydut sevkleri esnasinda kaçmislar ve dur emrine itaat etmediklerinden imha edilmislerdir” cümlesi de aslinda o gün o bölgede neler oldugunu çok iyi anlatiyor... Benzer sekilde 281 kisinin tek seferde ve neredeyse nasil öldürüldügü bile açiklanmadan imha edildigi yaziliyor 15 Agustos’taki telgrafta da.

2 kadin 8 çocuk imha edilmistir arzederim

Tunceli Valisi’nin 16 Eylül 1938’de geçtigi telgraftaki sogukkanli ifade ise kan donduran cinsten. Vali, su cümleleri kullaniyor: “elli yedinci alayin takviyeli bölügü Tackerek civarinda haydutlarin atesine ugramis ve yarim saat müsaderede dört erkek iki kadin sekiz çocuk imha edilmistir... mutat makamlara arz edilmistir.” Kazim Orbay’in imzasiyla geçtigi 15 Agustos 1938 tarihli telgrafta da “41. Tümen, Munzur suyunun batisinda tarama yaparken mukavemet gördügü köylerdeki toplam 395 kisiyi imha etmistir...” yazar.

Köy bosaltma, yakma ve bombalama

Belgeler sadece “yargisiz infaz” ihtimalini güçlendiren; resmi rakam olan 13 bin 800 kisinin ölüm nedeni ve hatta gerçek rakam konusunda kafalari karistirmakla kalmiyor. Gerek askerler gerekse uçaklar çok sayida köyü bombalama, yakma, bosaltma icraatlarinda bulunuyor. Hemen her önemli operasyonda “tayyareler” de görev aliyor ve özellikle köylerle cografi sartlarin zor oldugu yerlerde bombardimanda bulunuyorlar. Bazen insanlar ve hayvan sürüleri görüldügünde de kim ve ne olduklarina bakilmadan yine bombardiman ediliyorlar.

Yakici ve bogucu bomba Istedim

30 Mart 1937’de, Tunceli Valisi Alpdogan’in Basbakanliga yazdigi yazinin 2. maddesinde “Tayyare Alay Kumandanindan yangin ve Milli Müdafaa’dan yakici ve bogucu gaz bombalari istedim” cümlesi de artik kimi uygulamalarin inkar edilemeyecegini ortaya çikaran bir baska örnek... Dikkat çeken bir yazisma da Kirmizi Magara denilen yerle ilgili. Derin ve genis oldugu için çok sayida Dersimlinin sigindigi anlasilan magaraya muhtemelen bomba yaninda bogucu gaz bombalari da atiliyor. Çarpismalar süresince magaradan onlarca ölü çikiyor. Bunlarin 10’u ise çocuk...


DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |