RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Dersim harekati arsivlerini kim acacak
Khulê 74 Duisburg 20.11.11
Tecavüze ugradigini yazdi...Tuncelide Intihar

Sabiha Gökçen'in Dersim ile ilgili sözleri

Khule 74 Serri / Berlin

Erzincan Cayirlilar Gecesi
Dersim tartismalari dinmiyor
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Ayip ve zulüm günleri

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Seyit Riza'nin torunu Çankaya Köskü'ne çikiyor!

Güner'i Civaoglu: Atatürk'ün hayatini Dersimli kurtardi

Dersim'de gaz kullanildi

Dersim ile ilgili en ciddi iddialardan biri zehirli gaz kullanildigidir. Çaglayangil açik açik gaz kullanildigini söylemisti. Ingiliz belgeleri de gaz olayini dogruluy

Dersim katliamiyla ilgili ilk defa CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu’nun o dönem Malatya Emniyet Müdürlügü’nde görevli olan Ihsan Sabri Çaglayangil ile yaptigi bir röportajda gündeme gelen ‘gaz kullanildi’ iddiasini Ingiliz belgeleri de dogruluyor. Ingiliz Arsivleri’nde bulunan ve ilk kez Radikal’in yayimladigi bu belgede ordunun ‘savas uçagi ve gaz ‘kullandigi öne sürülüyor. 17 Ocak 1947 tarihini tasiyan ve Ingiltere’nin Ankara Büyükelçiligi tarafindan Ingiltere Disisleri Bakanligi’na yollanan Dersim ile ilgili üç sayfalik raporda sunlar yazili: “Uçaklarin kullanildigi, inaniyorum ki gaz da kullanildi, insafsiz operasyonlardan sonra silah tasiyabilecek nüfusun çogunlugu Anadolu’nun diger ücralarina nakledildi...”
Ankara Büyükelçiligi’nin Basin Atasesi W.E.D. Allen’in yazdigi rapordaki iddialarin bir kismi o dönemde bölgede görev yapan Jandarma Komutani Albay Nazmi Sevgen’e dayandiriliyor. Sevgen’in emekli olduktan sonra CHP’nin Istanbul’daki güvenlik sorumlusu oldugu belirtilen raporda ayrica Sevgen için ‘Büyükelçilik Bilgi Bürosu’nun yakin arkadasi’ ifadesi de dikkat çekici. Sevgen’in bölge ile ilgili topografik bilgiler içeren bir tezinden de bahsedilen raporda, 1947’de sikiyönetimin kaldirilmasiyla birlikte 2 bin Kürt ailenin otlatma ve ormancilik yapmalari için bölgeye geri çagrildigi belirtiliyor.

Çaglayangil de söylemisti
Dersim’de gaz kullanildigina dair iddialarin bir diger önemli dayanagi da Kiliçdaroglu’nun CHP Genel Baskani olmadan çok önce, özel bir çalisma dolayisiyla dönemin Malatya Emniyet Müdürü Çaglayangil ile yaptigi röportajdir. Bu röportajin kamuoyuna yansiyan kisminda Çaglayangil söyle diyor: “...Neticeyi söylüyorum. Bunlar kabul etmediler, magaralara iltica etmislerdi. Ordu zehirli gaz kullandi. Magaralarin kapisinin içerisinden bunlari fare gibi zehirledi. Ve yediden yetmise o Dersim Kürtlerini kestiler. Kanli bir harekât oldu. Hükümet otoritesi de köye ve Dersim’e girdi. Bugün Dersim’e rahatça gidebilirsiniz. Jandarma da girer, siz de girebilirsiniz.”

29 Ocak 1947 tarihli o rapor
‘Ingiltere Büyükelçiligi, Ankara/29 Ocak, 1947’ baslikli ve Ernest Bevin imzali üst yazida sunlar var: “Efendim, 1936’da yasanan karisikliklardan sonra uygulanan olaganüstü halin su an itibariyle hükümet tarafindan kaldirildigini size bildirmekten seref duyarim. Tunceli bölgesi (önceden Dersim olarak bilinen yer), Türkiye’nin güneydogusunda yer alir ve çogunlukla Kürtler tarafindan mesken edilmistir. Basin atasesi tarafindan hazirlanan bölge hakkinda bir bildiri ve bölgenin yakin tarihi ektedir.”

Dersim plani 5 yil önce hazirdi

1938’deki askeri harekâttan tam 5 yil önce Jandarma Umum Komutanligi tarafindan hazirlanan eylem plani, askerin her halükârda Dersim’in üzerine yürüyecegini ve asiretlerin sürgün edilecegini gösteriyor.

Dersim’de ne olmustu?

1936’da genis yetkilerle donatilan General Abdullah Alpdogan ‘genel müfettis’ olarak bölgeye gönderildi. Dersim, Elazig ve Bingöl illerinde sikiyönetim ilan edildi. Seyh Sait isyanindan beri asiretler arasindaki gerginlik son dönemde ‘devletten yana olan ya da olmayan’lar düzeyine gelmisti. Bu gerginlik, ‘devletin uzattigi elin havada kalmasi’ Alpdogan Pasa’nin sinirlerini iyice bozmustu. Dersim’e devletin nüfuz etmesi ancak bölgenin en güçlü isimlerinden Seyid Riza ile anlasmaya bagliydi. Alpdogan, Seyid Riza’ya genis bir arazi, çok sayida dükkân ve para teklif etti. Seyid Riza, bu ‘rüsveti’ kabul etmedi. 1937’de Dersim’de bir iç savasin yasanmasindan endise eden Seyid Riza, oglu Ibrahim’i Alpdogan Pasa’ya yollayarak kanin durdurulmasini istedi. Dönüste Sin Köyü’ne misafir olan Ibrahim, Alpdogan’in emriyle öldürüldü. Seyid Riza da yanina aldigi 100 kisilik silahli gücüyle Sin Köyü’nü ve bir karakolu basti, katillerin kendisine teslim edilmesini istedi. Bu olay isyan sayildi ve Nisan 1937’de harekât resmen basladi. Diyarbakir’dan kalkan uçaklar Dersim’i bombalamaya basladi. Askeri harekâtlarda 50 bine yakin Dersimlinin yasamini yitirdigi tahmin ediliyor.

Dersim’deki harekâtin her ne kadar isyani bastirmak için yapildigi söylense de yayimladigimiz belge ve fotograflar, aslinda bu askeri harekâtin çok önceden planlandigini ortaya koyuyor. Bu belgelerin en önemlisi ise 1938’deki harekattan tam 5 yil önce 1933’te eski adiyla Jandarma Umum Kumandanligi’nin hazirladigi ‘gizli’ eylem planidir.
Yalniz 100 adet basilan, üzerinde ‘gizli ve zata mahsustur’ yazili kitapçikta Dersim’in tarihi, cografi ve demografik özelliklerinin yani sira ‘asayissizligi’ ile ilgili de bilgiler yer aliyor. Ayrica Dersim’le ilgili hazirlanan alti rapor da kitapçikta mevcut. Mülkiye Müfettisi Hamdi Bey’in raporuna göre, Dersim halki son derece zeki, kurnaz ve hileci. Ayni zamanda çibanin basi... Dersim’deki asayis sorunlarinin tek tek siralandigi kitapçikta bölgenin itaatsizligine de deginiliyor. Kitapçik iki ana bölümden olusuyor. Dersim’i tanitmak ve Dersim’in asayis vaziyeti. Ilk bölümde, Dersim’in cografi vaziyeti, yollari, sulari, nüfus vaziyeti, irki, iktisadi, zirai, idari, mali, askerlik ve asiret vaziyetleri anlatiliyor. Ikinci bölümde ise Dersim’in asayissizligi anlatilirken, bu konuda alinacak islahi esaslar ve bu çalismanin safhalari anlatiliyor. Dersim’den hangi asiretlerin çikarilacagi planlari da yapilmis. Hazirlanan plandaki çarpici ifadelerden bazilari söyle:
Dersim kit’asi ahalisi, menaati mevkiiyeleri hasebile alelekser yaptiklari yanlarina kâr kaldigindan bundan cüret alarak hükümete inkiyat (boyun egmek) etmiyor, vergi ve asker vermiyor...
Dersimlilerin cidden islahi için ittihaz (tutma, sayma) icrasi labut tedabire gelince: ‘Muhtemelen her mukavemeti hesap ederek bunu kiracak kadar 4. ordudan (20. tabur) kuvvet tahsisi...

‘Dersim büyük bir çiban’
Kitapçikta bazi raporlara da yer verilmis. Bunlardan biri de Mülkiye Müfettisi Hamdi Bey’in raporu. O raporun bazi bölümleri de söyle:
Seyit Riza’nin bütün asiretleri ittifakina almasi ve harekete subatta geçmeleri ihtimali hakkindaki keyfiyeti teyit veg tevsik kabil olmamistir. Yakin bir mülakatin verecegi netayiç ve malumati arz edecegim gibi Dersim gittikçe Kürtlesiyor, mefkürelesiyor (ülkü, ideal), tehlike büyüyor...
Dersim, hükümeti Cümhuriyet için bir çibandir...
Raporun ardindan çikarilan bir de su sonuç kitapçiga eklenmis: “Dersim, Türkiye için cehalet, maiset darligi, dahili ve harici tesvilat ve Kürtlük temayülati ile bulasmis, tehlikeli bir çibandir. Bu çibanin kat’i bir ameliyeye tabi tutulmasi lazimdir...”
“Dersim halki cahildir. Bununla beraber sekavete, tecavüze, soygunculuga, asil müessir rüesa olmustur” diye baslayan bölümün sonunda islah çalismalarinin safhalari söyle anlatiliyor: “Ana yollarin insasi, silahlarin toplanmasi, reislerin, bey ve agalarin, seyitlerin bir daha gelmemek üzere Garbi Anadolu’ya nakli...”


1935 ve 1936’da da rapor yazildi

INÖNÜ RAPORU
Ismet Inönü’nün hazirlattigi 1935’teki raporda özetle sunlar yaziyordu: “Erzincan’da Dersim Kürtlerine karsi vaktiyle set olan Türk köyleri dagilip zayiflayarak ve Ermeniler kâmilen (tamamen) kalkarak Dersimlilerin istilasina karsi meydan tamamen bos kalmistir. Köyler Dersim’in semiz halki ile süratle dolmaktadir. Bu köyler Dersim çapulcu kollarinin içeri yayilmasi için menzil ve yatak rolü yapmaktadir... Dersim vilayetinin yeniden teskiliyle askeri bir idare kurulmasi ve islahin bir programa baglanmasi lazimdir. 1935 ve 1936’da yollari, karakollari yapilacaktir. 1937 ilkbaharina kadar hazir olursa mürettep ve seferber 2. Firka Kuvvet ilbayligi emrine 1937 ilkbaharinda verilecektir.”

BAYAR RAPORU
Celal Bayar da basbakan oldugunda 1936’da Dersim de dahil bölgeyi gezerek bir ‘Sark Raporu’ hazirladi. Raporunun girisinde su ifadeler yer aliyordu: “Hariçten sokulmaga çalisilan politikanin muzir cereyanlarini kirmak ve bu yurddaslari ana vatana baglamak için devamli çalismak ister. Kendilerine, yabanci bir unsur olduklari resmî agizlardan da ifade edildigi takdirde, bizim için elde edilecek netice, bir aksülamelden ibaret olabilir. Bugün Kürt diye bir kisim vatandaslar okutturulmamak ve devlet islerine karistirilmamak isteniliyor. Bunu bir sisteme baglayarak, kendilerine sarih talimat verilmesini çok yerinde ve faideli bir tedbir olarak telâkki etmekteyim.”

Dersim isyani kronolojisi

Haziran 1925
Isyan dalgasi Seyh Sait ile basladi. Bu isyan kanli bir sekilde bastirildi, Seyh Sait Istiklal Mahkemesi’nde yargilandi ve idam edildi. Devlet artik bu bölgeye hep süphe ile bakmaya basladi.

Ocak 1936
Genis yetkilerle donatilan General Abdullah Alpdogan, bölgeye gönderildi. Dersim, Elazig ve Bingöl illerinde sikiyönetim ilan edildi. Yaptigi ilk is, kisla insa etmek oldu.

Ocak 1937
Seyid Riza, oglu Ibrahim’i Alpdogan’a göndererek kanin durdurulmasini istedi. Ibrahim, dönüste Alpdogan’in emriyle öldürüldü. Seyid Riza 100 kisilik silahli gücüyle bir karakolu basti.

Nisan 1937
Askeri harekât resmen basladi. Bölgeye halki teslim olmaya çagiran bildiri atildi. Bildiride, “Teslim olun. Yoksa Cumhuriyet’in kahredici ordulari tarafindan mahvedileceksiniz” deniliyordu.

Eylül 1937
Çok kan döküldügünü gören Seyid Riza, “Canina bir zarar gelmeyecek” sözü üzerine teslim olmaya giderken 12 Eylül 1937’de adamlariyla beraber tutuklandi. Sonra da idam edildi.

Haziran 1938
Yeni bir askeri harekât daha baslatildi. Oldukça kanli olan bu harekatta resmi rakamlara göre 13 bin kisi öldü. Tarihçilere göre ise üç yilda ölen Dersimlilerin sayisi 50 bine yakindi.

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |