RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę
Seyit Riza silahini birakip kayitsiz sartsiz teslim oldu
Dersimin kesfedilmemis bir hazinesi Ahmet Sarigül
Türkuçaklari sivilleri vurdu: 35 ölü
Seyit Riza kimdi? HAYATI
Zazaca Türkü Istedi Diye Gazi Akbayir Öldürüldü!
1938 DERSIM GERÇEGINI ARARKEN
Dersim'in kayip kizlari ortaya çikiyor
Metin Kahraman: 38 olurken Diyarbakir yürümedi
'Barbar' Dersimliligimizi bize geri verin

Dr. Z.Selcan QURSE ZAZAKI
Videolar

Basinda Dersim Gercegi 2

BELGE 6 BELGE 7 BELGE 8

Dersimi islah edilecek



Inönü’nün 1935’te tasarladigi DersIm Harekati adim adim uygulandi

Basbakan Ismet Inönü 1935’te Sark Gezisi’nde tuttugu notlarda Dersim’de nelerin hangi sirayla yapilacagini tek tek yazmisti: Dersim’in islahi için bir program dahilinde genisletecegiz.

Genç Cumhuriyet’in Dersim bölgesiyle ilgili tutumunu Basbakanlik Devlet Arsivleri Genel Müdürlügü’nün kamuya açtigi gizli belgelerden izlemek mümkün. Belgelere göre, Ankara, uzun yillardir Dersim’de olup bitenleri çok yakindan izliyor, Istihbarat raporlarinin ardi arkasi kesilmiyor. Özellikle asiretlerin kendi aralarindaki çatisma ve barismalar; Seyit Riza’nin neredeyse bütün önemli görüsmeleri kayda aliniyor. Ankara için bölge bir an önce feodal yapisindan kurtarilmali; halki da Bati illerinde saglanmaya çalisilan yasam standardina kavusturulmaliydi. Bu yukaridan bakisi zorlayan sebeplerden birisi de süphesiz silahli asiretlerin asayisle ilgili sik sik çikardigi zorluklar ve merkezi hükümete çok da boyun egmeyen yapisiydi.

Bölgenin cografi yapisinin elverissizligi; saglam karakol binalarinin azligi; yollarin yetersizligi ve coskulu nehirlerin üzerinde güvenilir köprülerin olmayisi da sorunu derinlestiriyordu. Bütün bu bakis açisinin en billur hali, 1935 yilinda Basbakan Ismet Inönü’nün Sark Gezisi’nde bölgeyle ilgili tuttugu notlardan okunabiliyor. Inönü, Dersim’e ayirdigi 2 sayfalik notta nelerin ne kadar zamanda ve hangi sirayla yapilacagini tek tek yazmisti. Basbakan’in Dersim’e bakis açisi her seyi özetliyordu. Daha ilk cümlede “islah” diyor ve devam ediyordu: “Dersim’in islahi için bir program dahilinde tevessü (genisletmek) edecegiz. Program; hazirlik, silahtan tecrid ve icap ed erse iskan safhalarini ihtiva edecektir.” Keza öyle de oldu.

Yazdiklari kesintisiz yerine geldi

Harekatin kritik bir döneminde Basbakanligi Celal Bayar’a devretmis olsa da 1935’te yazdiklari kesintisiz ve eksiksiz yerine getirildi. Inönü, hazirlik ve silahsizlanma için 3 yil öngörüyordu; dedigi gibi oldu. 1937’de baslayan ve esasen 1938 sonunda tamamlanan harekatla hazirlik ve silahtan tecrit gerçeklestirildi.

Dersim Vilayeti’ni yeni usulde teskil edeceklerini yazmisti notlarina; gerçekten adi Tunceli’ye çevrilen Dersim için özel bir kanun çikarildi ve yönetimine getirilen vali Inönü’nün istedigi gibi tam yetkiliydi. Inönü, bir Kolordu Komutani’nin vali olmasini; kaza kaymakamlarinin da yerli olmayan muvazzaf subaylardan seçilmesini tasarlamisti. Korgeneral Abdullah Alpdogan’in Vali olarak tayini de onun planinin bir parçasi olarak hayata geçti. Daha 1935’te valiye olaganüstü yetkiler verilmesini de öneren Basbakan, dönemin öztürkçelestirme akimina uygun olarak vali yerine ilbay kelimesini kullanarak söyle yazmisti: “Ilbaylik bir kolordu karargahi gibi fakat maksada elverisli olarak teskil olunacaktir. Asayis, yol, maliye, ekonomi, adliye, kültür, saglik subeleri olacaktir. Idama kadar infaz Ilbaylikta bitecektir. Adliye usulü basit, hususi ve kesin olacaktir.”

Son cümle olacaklari anlatiyordu: Topyekün bir hücum, kati ve sert uygulamalar ve ayni sertlikte hizli ve özel yargilamalar sonunda kültüründen ekonomisine kadar müdahale edilen; iskan yani zorunlu sürgünlerle tamamlanan bir operasyon...

BÖLGENIN TÜRKLESTIRILMESI

1935 yilinda kabul edilen 2848 sayili Iskan Kanunu’nun bazi maddelerinin degistirilmesiyle ilgili bir notta da aslinda Dersim bölgesinin genel bir Türklestirme bakis açisinin da hedefi oldugunu gösteriyor. Belge, kanunun degistirilen 2. maddesine göre Türkiye iskan bakimindan 3 parçaya ayriliyor. Bir numarali mintikalarin Türk kültür ve nüfusunun yogun olmasinin istenildigi yerler olarak tanimlaniyor. Iki numarali mintikalar ise Türk kültürüne benzemesi istenilenlerin nakil ve iskanina ayrilan yerler. Son maddede ise yer, sihhat, iktisat, kültür, siyaset, askerlik ve inzibat sebepleriyle bosaltilmasi istenilen ve iskan ve ikamet yasak edilen yerler olarak tanimlaniyor. Dersim’in, 1937 yilinda büyük askeri operasyon basladiginda 3 numarali mintika oldugunda hiç süphe yok. Ileride çatismalar yogunlastiginda da görecegimiz gibi Dersim’in büyük bölümü iskan ve ikamet açisindan yasakli ilan edilecek ve büyük kiyimlar, çatismalar bu bölgelerde gerçeklesecek.

VE SONUNDA HAREKAT BASLIYOR

UZUN hazirliklarin ardindan Dersim’e büyük askeri operasyon Mayis 1937’de basladi. Çok yetkili Vali olarak atanan Korgeneral Abdullah Alpdogan’in komutasindaki birliklerin durumunu ve muhtemel askeri planlari içeren Haziran 1937 tarihli rapora göre bölgeye sevkedilen asker sayisi 6 bin 320 ve operasyon için kullanilacak tank, araç ve hayvan sayisi da 2 bin 565 olmustu. Harekat hizli ilerledi ve Eylül’de Seyit Riza’nin teslim olmasi; mahkemelerin kurulmasi, hizla çalismasi ve idamlarin da oldugu cezalandirmalarla sona erdi. Cumhurbaskani Atatürk, asayis sorunlari nedeniyle Mart’ta açmaya gelemedigi Singeç Köprüsü’nü, Seyit Riza’nin asilmasindan 2 gün sonra açarken disaridan bakan bu isin sona erdigini sanabilirdi. Öyle olmadi. Elazig’da tren istasyonunda bazi bakan ve komutanlarla yaptigi kisa toplantida Tunceli’de yapilacaklar kararlastirilmisti, Herkesi, Cumhuriyet tarihinin en kanli yili bekliyordu: 1938... Köylerin bombalanacagi, yakilacagi, binlerce masum sivilin yargisiz infazlarla hayatini kaybedecegi aci dolu bir yil olacakti 1938...

Dersim Harekati sefer mahiyetinde

Harekatin bir savas gibi algilandigini gösteren baska belgeler de Basbakanlik Arsivleri’nin açtigi dosyalarda mevcut. 1937’deki hükümet kararnamelerinde olsun Genelkurmay, Içisleri ve Milli Savunma Bakanliklarinin yazismalarinda olsun, harekatin sefer hamiyetinde oldugu vurgulaniyordu. Yazismalarda “Dersim’de baslayan harekati askeriyenin, sefer mahiyetinde mühim harekattan bulundugundan bahisle” cümlesi kullanilarak askerlere normal yemek ögününün verilmesi öngörülüyordu. 1936’da bölgede mümkün oldugunca silah toplanmis, asilerin teslim olmasi için yogun çalisilmis ve bölgeye büyük çapta asker takviye olarak gönderilmisti. Hükümet isi çok ciddiye aliyordu ve harekata katilanlarin terhis zamani geldiginde birkaç kere erteleme kararnamesi çikardi. Operasyona katilan er ve yedek subaylar ancak harekat sona erdiginde evlerine dönebilecekti.

Parasizlik geciktiriyor Hatay ise sikistiriyor

1938 yili Haziran ayinda baslamasi planlanan ikinci kapsamli Tunceli Harekati’nin önündeki en büyük engellerden birisinin de para oldugu görülüyor. Bizzat Genelkurmay Baskani Maresal Fevzi Çakmak’in Basbakanliga 4 Haziran’da yazdigi yazida bu konuya detayli ve biraz da sitemkar olarak degindigi görülüyor. Çakmak, 20 Mayis’ta ihtiyaç olarak gösterilen 959 bin liranin ancak 400 bin lirasinin verilebileceginin belirtildigini ama harekatin baslamasi karlastirilan günde sadece 88 bin lira verildigine dikkat çekiyor.

Maresal’in operasyonun baslamasini geciktiren bu sorunun bir an önce çözülerek tahsisatin ivedilikle yapilmasini istedigi yazida ilginç bir cümlesi daha var: “Bu harekatin en geç üç ay içerisinde tamamen nihayet bulmasi HATAY meselesi ile de alakadar oldugundan...”

Anlasilan, Ankara, o günlerde Iskenderun Sancagi olarak otonom yönetime sahip Hatay’la ilgili önemli gelismeler olacagini biliyordu. Gerçekten de Eylül’de Cumhuriyet haline gelen Hatay, Maresal’in uyari dolu mektubundan 1 yil sonra Türkiye’ye katilacakti. Ankara, hem Hatay meselesine yogunlasmak; hem içeride böyle sancili bir meseleyle ugrasirken Hatay’in anavatana katilmasini saglamakta zorluk çekecegini biliyor olmaliydi.

Muhafiz alayi da Dersim’deydi...

28 Eylül 1937’de Cumhurbaskani Atatürk’ün Basyaveri, Basbakan Vekili’ni telefonla arayarak, Atatürk’ün Dersim’de bulunan Muhafiz Alayi’nin orada isinin bittigini ve dönmesinin uygun olacagini belirttigini aktardi. Atatürk, alaya dogrudan manevrada görev verilmesinin ayrica bir tatbikat olacagini ve gerekli tertibatin alinmasini istiyordu. Bu belge sayesinde Muhafiz Alayi’nin da Dersim Harekati’na katildigini ögrenmis oluyoruz.

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |