RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Dersim harekati arsivlerini kim acacak
Khulê 74 Duisburg 20.11.11
Tecavüze ugradigini yazdi...Tuncelide Intihar

Sabiha Gökçen'in Dersim ile ilgili sözleri

Khule 74 Serri / Berlin

Erzincan Cayirlilar Gecesi
Dersim tartismalari dinmiyor
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Ayip ve zulüm günleri

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Seyit Riza'nin torunu Çankaya Köskü'ne çikiyor!

Güner'i Civaoglu: Atatürk'ün hayatini Dersimli kurtardi

Dersimli hain mallar ganimet

Dersimli hain mallar ganimet

1938'deki Dersim harekatina iliskin ortaya çikan belgeler, bölgedeki katliami gözler önüne serdi. CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu'nun özür dilemek yerine 'açilsin' dedigi arsivler, magaralarda taranan on binlerce kisinin ve el konulan 'ganimetlerin' aci gerçekleriyle dolu

Her ne kadar su günlerde Türkiye gündemine yeni oturmus gibi görünse de, aslinda yillardir herkesin, hakkinda bir seyler söyledigi ya da bildigi bir 'aci'dir Dersim '38'... CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün "Dersim katliaminin sorumlusu CHP'dir. Atatürk de olaylardan haberdardi" sözleri sonrasinda önce CHP'yi karistiran Dersim tartismalari, AK Parti kanadinda da karsilik bulunca, Türkiye ilk kez yakin tarihinin 'en trajik olayi' ile yüzlesme firsatini yakaladi.

Bu noktada en anlamli çagri da Basbakan Yardimcisi Bülent Arinç'tan geldi. Arinç, tarihle yüzlesmek adina 'Dersim olaylari'na dair bütün gerçeklerin ortaya çikartilmasi için Meclis'te bir arastirma komisyonu kurulabilecegini söyleyerek, "Artik yüzleselim" mesajini net biçimde aktariyordu. Son olarak 23 Kasim'da AK Parti Ankara Il Baskanlari Toplantisi'nda konuyu dile getiren Basbakan Recep Tayyip Erdogan da ilk kez devlet adina özür dileyerek, Dersim'de yasananlari 'akla vicdana sigmayan' seyler olarak niteledi. "Devlet adina özür dilenmesi gerekiyorsa, özür diliyorum" diyen Erdogan, Dersim'de olanlardan dönemin CHP'sinin sorumlu oldugunu hatirlatarak, 'asil özür dilemesi gerekenin Dersimli olan CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu' olduguna dikkat çekti.

Konu her ne kadar polemiklere açik olsa da, yasanan tartismalarin, 'geçmisle yüzlesmenin' önünü açacagindan kusku duymuyoruz...

Kamuoyu bazi belge ve bulgularla 1938 baharinda Dersim'de neler oldugunu genel hatlariyla biliyor. Ancak, olup bitenler hakkinda bilmediklerimizin, su ana kadar okuduklarimizdan ya da duyduklarimizdan çok daha fazla oldugunu belirtmek lazim... Basbakanlik Arsivleri, Genelkurmay Askeri Harekât Planlari ve tutanaklariyla arsivleri, yine Genelkurmay'in tuttugu rapor ve arsivledigi belgeler, Dersim'de yasananlarla yüzlesmek bakimindan, karanlik noktalari aydinlatabilir. Bu dizi yazisinda, 1938'de Dersim olarak adlandirilan Tunceli'de yapilan askeri harekâta odaklaniyoruz. Bilinenlerin yaninda ilkleri de paylasarak, ilk kez yayimlanacak fotograflar, ilk kez yayimlanacak belgelerin yaninda, daha önce yayimlanmis ya da kitaplastirilmis bilgileri, bazi olaylarin perde arkalarina dair tespitleri paylasiyoruz.

Dersim'deki olaylarin tarihsel kökenlerine dair tespitlerin ve bugüne gelen kronolojik süreci vererek basladigimiz çalismada, Dersim'de yasananlarin Genelkurmay arsivlerinde nasil geçtigini, askerin gün gün yasananlari nasil kayda aldigini ve bu kayitlardaki çarpici ifadeleri ilgiyle okuyacaginizi umuyoruz.

Bu vesileyle çalismaya katki veren Türk Tarih Vakfi'na, Arastirmaci Yazar Bülent Bilmez, Gülay Kayacan, Sükrü Aslan'a, arsivini bizlere açan ve daha önce hiç yayimlanmamis fotograflari bu çalisma için bizlere veren degerli insan Hasan Saltik'a tesekkürü bir borç biliyoruz.


Dersim'de isyan bahanesiyle çoluk çocuk demeden binlerce kisiyi kursuna dizen tek parti zihniyeti, kendi vatandasina düsman muamelesi yapti. Jandarma'nin, Genelkurmay'a gönderdigi günlük raporlarda, öldürülen Dersimliler 'hain' diye not edilirken, ele geçirilen hayvanlari 'savas ganimeti' olarak devlet hanesine yazildi.

CHP lideri Kiliçdaroglu'nun, Dersim için özür dilemek yerine 'açilsin' dedigi Genelkurmay arsivleri de isyan bahanesiyle yapilan katliamin tüyler ürperten ayrintilariyla dolu. Bölgeden kiyimin doruk noktasina ulastigi 1938 Mayis-Agustos döneminde Ankara'ya geçilen notlar, insanlarin ayrim yapilmadan katledildigini gözler önüne seriliyor.

Jandarma Genel Komutanligi'nin tüyler ürperten raporlari, "Haydutlarin sigindigi, agizlari mazgalli tas duvarlarla kapatilmis magaralar cesur askerlerimiz tarafindan kusatilmis, can havli ile disari firlayanlar da atesle imha edilmistir" benzeri satirlarla dolu... Haziran ayinda tutulan raporlarda Dersim'de toplanan hayvanlar ise "...342 büyükbas hayvan ganimet alinmistir" ifadeleriyle belgelere yansiyor.

DISARI FIRLAYANLAR IMHA EDILDI

Dersim harekâti, Jandarma Genel Komutanligi tarafindan gün gün kayitlara geçmis. Mayis - Agustos 1938 tarihli raporlarda, askerin bölgede nasil bir uygulama yaptigina dair çarpici ifadeler yer aliyor. Tutulan raporlardan bazi satirlar kan donduracak cinsten: "Haydutlarin sigindigi, agizlari mazgalli tas duvarlarla kapatilmis magaralar cesur askerlerimiz tarafindan kusatilmis, top ve makineli tüfek atesinden baska 25. Alay'dan gönderilen Istihkâm müfrezesi tarafindan tahrip kaliplari atilmak suretiyle magaralar tahrip edilerek içindekiler öldürülmüs, can havli ile disari firlayanlar da atesle imha edilmistir."

BÜYÜKBAS HAYVANLAR GANIMET

Günlüklerde yer alan bazi ifadeler ise askerin baska bir devletle savastigi algisina neden olabilecek türden. Son durum raporunda 'asilerden ganimet alinmistir' ifadeleri dikkat çekiyor. Raporda "Asilere bir hayli kayip verdirilmis ve 1084 küçükbas, 342 büyükbas hayvan ganimet alinmistir" deniliyor. Sonuç kisminda ise "Sadece 17 günlük tarama sürecinde (23 Temmuz-10 Agustos 1938) ölü ve diri 7954 kisi ele geçirilmis, 1019 silah ele geçirilmis ve 4. Genel Müfettislik'ten isimleri verilen 101 kisiden 73'ü yakalanmistir" ifadeleri yer aliyor.

SUBAYLARA DEVLET MADALYASI

Operasyona genç bir tegmen olarak katilan Muhsin Batur'un hayatini anlattigi anilarinda her ne kadar, harekâtin detaylarini "Okuyucularimdan özür diliyor ve yasantimin bu bölümünü anlatmaktan kaçiniyorum" dese de, kitabinda "Harekâtin Elâzig bölgesinde büyük bir manevra ve resmigeçitle bittigini, subaylara ve kendilerine Atatürk imzali birer madalya dagitildigini, Maresal Fevzi Çakmak'in da bu operasyonun basinda oldugunu" söylüyor. '26-VIII 1938' ibareli madalyada Atatürk'ün imzasi yer aliyor. Madalya etrafinda ise "Tunceli, 3. Ordu Manevrasi Hatirasi" yazisi bulunuyor. 26 Agustos 1938'de düzenlenen resmi törenle harekata katilan askerlere takilan madalyalar bugün hâlâ, 'Devlet madalyasi' olarak saklaniyor.

Katliam 'devlet sirri'

Atatürk'ün emri ile hazirlanan ve yine Atatürk'e sunulan Jandarma Komutanligi raporlarina göre, bölgede olup biten her seyin 'devlet sirri' olarak kalmasi isteniyor. Gizlice hazirlanan bu raporu Inönü'nün disinda, "Icra vekilleri, Genelkurmay Baskani ile Kamutay Baskani'ndan (Meclis Baskani) baska yalnizca ilbay (vali) ve iki Genel Enspektör ve üç ordu müfettisi sahsen bileceklerdi." Inönü raporunda yatili okullarla Dersimli çocuklarin nasil 'asimile' edilecegini de detaylica anlatiyordu. Rapora göre yatili okullara 3 yilligina alinacak çocuklar aynen yazildigi gibi 'devsirilecekti.'

Valiye tam yetki

Aralik 1935'te 2884 Sayili "Tunceli Vilayetinin Idaresi Hakkinda Kanun" TBMM'de kabul edildi. Kanunla vilayete atanacak Vali'nin hem komutan hem de 4. Umum Müfettislik görevini yürütecek kisi olmasinin önü açildi. Genis yetkilerle kusatildi. Öyle ki Vali isterse Vilayetteki kaza ve nahiyelerin hudutlarini degistirme yetkisine bile sahip oldu. (Ayni kanun Madde 2) Vali, istemesi halinde Tunceli'den istedigi bir aileyi baska bir yere sürebilirdi. (Madde 31)

Atatürk bu ise dahil

Dersim "38'i Hatirlamak" kitabinin yazari, Tarihçi Sükrü Aslan'a göre, Dersim'e devletin bütünlügü içinde bakmak gerekiyor. Devletin en yukarisindan en asagisina kadar bu sürece herkesin dâhil oldugunu belirten Aslan, "Her ne kadar kaynaklarda Atatürk adi pek fazla geçmezse de Atatürk'ün onayi, dahli disinda böyle bir seyin oldugunu düsünmek tarihi gerçeklerle uyusmaz" diyor.

Pah köprüsü bahane oldu

1937 yili resmi belgelerine göre ilk 'isyan' da raporlara yansiyordu. Ilk büyük askeri müdahalenin 'kivilcimi' sayilabilecek bu gelisme Ankara'ya su satirlarla rapor ediliyordu: "Tunceli bölgelerine hükümetçe konulmak istenilen karakollari bölge halki menfaatlerine uygun görmediklerinden Kahmut'la Pah arasindaki Darbogaz arasindaki tahta köprüsünü yaktilar ve oradaki jandarmalara müsademe (karsi koyarak direnç) gösterdiler. Bu suretle isyan ettiler" Ilk kez 'isyan' kelimesi bu raporda geçiyor ve sonraki tüm kaynaklarda bu olay isyanin kaynagi olarak gösteriliyordu. Kahmut'la Pah arasindaki Darbogaz arasindaki tahta köprünün yakilmasiyla birlikte, büyük bir operasyon yapilmasi fikrini masaya yatiran Ankara, yakin tarihin en trajik olayi için dügmeye basiyordu.

YARIN: 73 YILLIK SIRRI DEMIREL AÇIKLIYOR


DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |