RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila K

Basinda Dersim Gercegi 2

Entschuldigung für Genozid an den alevitischen Zaza
Videolar

Dr. Z.Selcan QURSE ZAZAKI

Erzincan'da 'Dersim' yürüyüsü

DEVLETIN ZIRVESI DERSIM'DE
ISTE SÜRGÜN HARITASI
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Seyit Riza kimdi? HAYATI

Zonê ma de Albumu Nêwe ... Ali Ekber Gl - Son Bakis
Dersim'in canli tanigi o günü anlatti

ROZE 12 IMAMU SIFTE KERD

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |

Diger Dersim'leri de tartismaya hazir miyiz

'Zilan'i duymazliktan gelen solcularimizin kulaklari çinlasin'

 
 
 
 
Yaklasik 1 ay önce CHP'li Hüseyin Aygün'ün açiklamalariyla baslayan Dersim tartismalari, hala devam ediyor. Zaman gazetesinin tarih yazilariyla öne çikan yazari Mustafa Armagan da bugünkü kösesinde Dersim tartismalarina degindi, ancak Armagan'in dikkat çektigi baska bir konu vardi: Diger Dersim'ler..

Armagan, diger Dersim'lerden oldugunu iddia ettigi Zilan Katliami'ni yazdi bugünkü kösesinde..

Iste Armagan'in o yazisi:

Bu defaki Dersim tartismasi, CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün'ün 10 Kasim 2011 tarihli Zaman'da çikan demeciyle basladi ve bu konuda en son konusmasi gereken Deniz Baykal'in açiklamasiyla doruguna ulasti.

Baykal'a göre Dersim tartismasi bir "tuzak"ti ve CHP bu tuzaga düsmeyecekti. Oysa bu bir "tuzak" ise, buna düsmemenin yolu, onu görmezden gelmek degil, taniyip bu kabuk baglamis yaranin sahiplerinden özür dilemekten geçmez miydi?

Bu defaki Dersim 'açilimi', uzun bir süredir bu köseden benim de kendi imkânlarimla katkida bulundugum yakin tarihin aydinlanmasi girisimleri için çok önemli bir adim oldu. Bunun arkasi gelecek ve baska Dersim'ler de birer ikiser gün yüzüne çikacak. Bakin, simdiden siraya girdiler bile.

ZILAN KATLIAMI

Cumhuriyet devrinde yasanan bu 'öteki Dersim'lerden birisi de, 1930 yazinda gerçeklestirilen Zilan katliamidir. Öyle ki, bu katliam, yapildigi tarihte -Zilan'i duymazliktan gelen solcularimizin kulaklari çinlasin- Zürih'te toplanan Sosyalist Enternasyonal tarafindan kinanmis, dünya kamuoyunun dikkatlerini "Türk oligarsisi"nin Kürt halkini kurban ettigine çekmis, bölgede islenen "kanli suçlar"in kapitalist ülkeler tarafindan görmezlikten gelindigini ifade ederek bunu protesto etmistir. (W. Jwaideh, Kürt Milliyetçiliginin Tarihi, Iletisim: 2004, s. 413-4)


ZILAN'DA NE OLDU?

1925 yilinda patlak veren Seyh Said ayaklanmasinin siddetle bastirilmasi ve ardindan gelen kitlesel zorunlu iskân uygulamasi adeta Kürt milliyetçiliginin gelismesi için uygun bir zemin hazirlamis oldu. 1927 baharinda bir Kürt Milli kongresi toplandigini ve kongrede bütün milliyetçi örgütlerin dagitilarak hepsinin Hoybun (Bagimsizlik) adli bir örgüt çatisi altinda birlestirilmesine karar verdi. Ve bir bayragi da olan minyatür bir devletin Agri Dagi eteklerinde kuruldugunu görüyoruz.

ILK ATES KÜRTLERDEN GELDI

Önceleri sasirtici bir sekilde uzlasmaci davranan Türk yetkilileri müsait davrandilar ama Kürt milliyetçileri bunun bir tuzak oldugu inanciyla anlasmaya yanasmadilar. Bunun üzerine Türk devleti Mayis 1930'da 4. ve 6. Kolordulara Salih (Omurtak) Pasa komutasinda hareket emri verdi. Yine de ilk ates, Kürtlerden geldi. 11 Haziran'da baslayan hücum ilk asamada basarili oldu, Türk ordusu Agri Dagi'ndan atildi.

TÜRK ASKERI KONTROLÜ ELE GEÇIRDI

Ancak savas uzayip yayildikça kimin daha dayanikli oldugu anlasiliyordu. En son 2 Eylül'de meydana gelen büyük bir çarpismada Kürt kuvvetleri Türk askerini Diyarbakir'a dogru geriletmeyi basardilar ama bu basari, ayni zamanda kuvvetlerinin son damlasini kullandiklari anlamina geliyordu. Üstün asker sayisi ve ikmal imkânlariyla Türk askeri kontrolü ele geçirdi ve isyancilar dagildi; Kürtlerin komutani Ihsan Nuri Iran'a kaçmayi basardi. Bir isyan daha bastirilmis oluyordu.

Ancak is orada kalmadi. Isyanin bastirilmasini agir ve kesin cezai tedbirler, yani tehcir (zorunlu göç), toplu tutuklamalar ve alelacele infazlar takip etti. Bölgedeki Kürt köyleri uçaklarla bombalanip atese verildi. Bugün hâlâ son taniklari hayatta olan sivillerin katledildigini biliyoruz.

'Nereden biliyoruz?' diye soracaksiniz hakli olarak. Tabii günün birinde bir Basbakan çikip da Dersim'de öldürülenlerin resmi sayisini açikladigi gibi Zilan deresinde öldürülenlerin sayisini açiklayincaya kadar da kesin ölü sayisini bilemeyecegiz. Ancak devrin gazetelerinde, özellikle Cumhuriyet gazetesinde önemli bilgiler var. Asagida bu bilgilerin bir kismini o gazetelerden aktaracagim.

 

 


Mesela 16 Temmuz 1930 tarihli Cumhuriyet'te bir yandan Agri Dagi harekâtinin yeni basladigi ifade edilirken öbür taraftan uçaklarimizin bombardimanin devam ettigini okuyoruz. Robert Olson'un tezi böylece dogrulaniyor. Biz daha çok Sabiha Gökçen'in Dersim'i bombalamasina takmis durumdayiz ama açik gerçek sudur: Kürt isyancilarin ve köylerin bombalanmasi sayesinde stajini tamamlamistir Türk Hava Kuvvetleri!16 Temmuz tarihli Cumhuriyet'i okumaya devam ediyoruz:

"Agri Dagi tepelerinde kovuklara iltica eden 1.500 kadar saki kalmistir. Tayyarelerimiz bilafasila (araliksiz) uçuslara devam ederek, sakiler üzerinde çok yakindan bombardiman ediyorlar. Hava atesi süreksiz devam etmekte, Agri daimi infilak ve ates içinde inlemektedir. (...) Süvarilerin yetisemedigi yerlerde Türk'ün demir kartallari asilerin hesabini temizlemektedir."

Fakat operasyon sadece Agri Dagi'nda degil, daha güneyde, Van Gölü'nün kuzeyindeki Ercis'te, Zilan deresinde de bütün hiziyla devam etmektedir. Ayni gazeteye göre Agri eteklerinde eskiyaya iltica eden köyler ahalisi Ercis'e sevk olunmustur.

Gazetede yazildigina göre, "Zilan harekâtinda imha edilen eskiya miktari 15 binden fazladir. Yalniz bir müfreze önünde düsüp ölenler 1.000 kisi tahmin edilmektedir. Buradaki harp pek müthis bir tarzda cereyan etmis, Zilan deresi lebalep ecsad ile dolmustur."

Bu nasil bir bilgidir? Zilan deresinin agzina kadar cesetle doldugunu bildiren gazetedeki haberin bir kismi devletin okuru gaza getirmek için verdigi yanli bilgiler olsa dahi, Agri Dagi harekâtinin henüz baslamadigi hesaba katilirsa Zilan deresinde öldürülen 15 bin kisinin hepsinin eskiya ya da bugünkü deyimle terörist olmasi mümkün müdür? Akla mantiga sigmayan bu veriyi sunanlar, sadece Zilan'da 15 bin teröristin bulunmasinin ne anlama gelecegini anlasilan kimsenin fark etmeyecegini zannetmektedir. Bu açikça bir katliamdir ve katliamin Dersim'de veya Zilan'da olmasinin bir önemi olmamak gerekir. Dersim için ayaga kalkan Türkiye'nin Sünni Van'a bagli Erçis'teki Zilan halki için de sesini yükseltmesi gerekmez mi?

Velhasil diger Dersim'leri de tartismaya hazir miyiz?