Erdogan'dan tarihi 'Dersim'
konusmasi
23.11.2011 11:35
Video
Basbakan
Recep Tayyip Erdogan, partisinin genisletilmis il baskanlari
toplantisina katildi. Basbakan Erdogan, Dersim'in aydinlatilmayi
bekleyen bir facia oldugunu söyledi.
'Basbakan özür dilesin' diyen
CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'na ise Basbakan
Erdogan, "Eger devlet adina özür dilemek
gerekiyorsa ve böyle bir literatür varsa ben özür
dilerim ve diliyorum" dedi
"ALNINI KARISLARIM.
HADDINI BILECEKSIN"
Basbakan Erdogan, "Kiliçdaroglu
aci sözler karsisinda sesiz kaldi ardindan geregini
yapsin dedi. Ardindan üçüncü bir çark
yaparak Dersim isyaninda analar aglamadi mi diyen arkadasina
sahip çikti. Sayin Kiliçdaroglu sen busun.
Onun için sana 'Çarkçi Kemal' diyorlar.
Ben demiyorum millet diyor. Çünkü gece
baskasin sabah baska. Çünkü kilavuzlarini
iyi seçemedin. Bizim Dersim katliami ile olan ilgimiz
yeni güncel ve siyasi bir polemige ; Dersim üzerinden
siyasete bir ilgi asla ve asla degildir. Necip Fazil Kisa
kürek'in son devrin din mazlumlari adli kitabi ilk
baskisi 1969 yilinda basildi. Bu kitap yakin tarihde yasanan
olaylari ve karanlik sayfalarina adeta bir kapi araliyor.
Bu kitap zaman zaman yasaklandi. Gençlikten uzak
tutuklamak istendi CHP ortak yönetimleri tarafindan.
Dersim ile ilk tanismamiz bu eserle olmustur. Kimsenin konusmadigi
Dersim meselesi bu eserle en dogru sekilde anlatilmistir.
Necip Fazil Dersim ve Dersimlileri din mazlumlari olarak
onlara sadece insan gözüyle bakarak insani bir
trajediye bizlere aktarmistir. Sayin Kiliçdaroglu
bak ben bunu konusuyorum. Ama sen beni Ermeni diasporasiyla
ayni yere oturtmaya kalkiyorsun. Sana yaziklar olsun. Türkiye
Cumhuriyeti Basbakani'ni Ermeni diasporasiyla ayni yere
oturtacak olanin alnini karislarim. Haddini bileceksin."dedi
SEYIT RIZA'NIN
VALI TARAFINDAN SEREFLENDIRILDIGINDEN KIMSE BAHSETMIYOR
Basbakan Erdogan "Dersime yapilan
operasyonlar bir isyanin bastirilmasi olarak zihinlerde
mesrulastirilmaya çalistiriliyor. Ama ilk Mecliste
Dersim Mebusu olarak bizzat Atatürk tarafindan davet
edilen Diyap Agadan kimse bahsetmiyor. Seyit Rizanin
1915 olaylari sirasinda, isgalci ordulariyla savastigindan,
din ve namusu için hizmet ettigi için vali
tarafindan sereflendirildiginden kimse bahsetmiyor. Bu rapor
sadece 100 adet basilarak, gizli ve zata mahsus olarak
belli yerlere gönderilmis bir rapordur. Sayin Kiliçdaroglu
belge ve arsivden bahsetti. Basbakanligin arsivi açiktir.
Sayin Kiliçdaroglu görmek istiyorsan buyurursun
görürsün incelersin. O sartlar içerisinde
de bu konudaki bilgisizligini giderirsin."dedi
DERSIM'DE MAALESEF
BÜYÜK BIR DRAM YASANIYOR
Basbakan Erdogan, "Rapordan birkaç
cümleyi aktariyorum. 1926 yilinda mülkiye müfettisi
Hamdi beyin raporuna atif yapiliyor. Dersim hükümeti
Cumhuriyet için bir çibandir. Bu çiban
üzerinde kati bir ameliye yapmak ve ihtimalati selameti
memleket namina farzi ayimdir diyor. Dersim, Türkiye
için cehalet, maiset darligi, dahili ve harici tesvilat
ve Kürtlük temalüati ile bulasmis tehlikeli
bir çibandir. Kesin bir ameliyeye tabii tutulmasi
lazimdir. Bunun için evvela silah toplamak ardindan
islahat yapmak icap eder. Bu rapor eski raporlari hatirlattiktan
sonra kendi çözüm önerilerini ortaya
koyuyor. Dersime yapilacak harekatin ayrintilari,
göç ettirilecek asiretlerin listesi anlatiliyor.
Yine 1935 yilinda bir kanun çikariliyor. Adi Tunceli
vilayetinin idaresi hakkinda kanun. O zaman sadece Tunceliyi
kapsamiyor, simdiki çevre illeri de kapsiyor. Madde
1 Tunceli vilayetine kor komutan rütbesinde bir zat,
vali ve bir kumandan olarak seçilir. Sonra bu vali
ve kumandana yasada çok enteresan haklar taniniyor.
Mesela, gerek görürlerse aileleri bir yerden bir
yere göç ettirebilir. Mesela idam hükümleri
hemen infaz yapilir. Sayin Kiliçdaroglu haberin var
mi bunlardan?. Mesela ceza mahkemelerinde verilen kararlarin
temyizine gerek yoktur. Iste bu kanunun ardindan hazirliklar
yapiliyor. 1937-38-39 yillarinda Dersimde maalesef
büyük bir dram yasaniyor. Havadan, karadan toplarla
Dersimde hareket eden her sey katlediliyor."
Basbakan Erdogan "Dersim olaylari sirasinda
oralarda asker olan bir isim veriyorum. Muhsin Batur. Kim
oldugunu biliyorsunuz degil mi? O dönemde sadece CHP
var. Simdi CHP kendi geçmisini güya bunlardan
kurtaracak onun için bana fatura kesmek istiyor.
Özür dilesin diyor. Bütün bu islerin
valisi her seyi sizsiniz. Bizim devlet olarak özür
dilememize mani bir sey yok ama. Bu isin nedeni sizin zihniyetiniz,
CHP zihniyeti. Buna eski defterleri karistirmak denmez.
Dersim olaylari sirasinda asker olan Muhsin Batur anilarinda
aynen söyle yaziyor: 'Günlerden bir gün emir
geldi. Trenle Elaziga vardik. Oralardan da ilk durak
Pertek olmak üzere harekete geçtim. Okuyucularimdan
özür diliyorum ve yasantimin bu bölümünü
anlatmaktan kaçiniyorum' diyor. Üstad Necip
Fazil, Dersimdeki facianin durumunu söyle anlatiyor.
Babalarini arayan ve yanina gitmek istediklerini söyleyen
iki masum çocuk, Hozat Kaymakami tarafindan
süngületilerek babalarinin yanina gönderiliyor.
Alevler içinden firlamak isteyen bir genç
kalasla alevlerin içine itiliyor ve karsisinda sigara
içiliyor. Iktidar CHP iktidari, zihniyet CHP zihniyeti.
Üstad faciayi su sözlerle anlatiyor. Mazgirt halki
dogranmakta, merhamet sahiplerinden biri çocuklari
alip bir derenin kenarinda saklamak istiyor. Fakat bu vaziyeti
de haber aliyorlar. Çocuklari da öldürme
emri veriliyor ama bu görevi yerine getirecek biri
bulunamiyor. Nihayet kara suratli bir adam bulunuyor ve
bir dere içinde titrese titrese bekleyen 20 masumun
isi bitiriliyor. Murat suyunun kandan kip kirmizi aktigini
görenler olmustur. Seyit Rizanin hikayesi yürek
burkucudur. Söyle anlatiliyor: "Son sözünü
sordum. 40 liram var ogluma verirsiniz dedi. Bu sirada Findik
Hafiz asiliyordu. Asarken iki kez ip koptu. Findik Hafizin
idami bitti. Seyit Rizayi meydana çikardik.
Soguktu etrafta kimseler yoktu. Ama Seyit Riza meydan insan
dolmus gibi sessizlige hitap etti. "Evladi kerbalayik.
Bir hatayik. Ayiptir zulümdür, cinayettir diyor.
Sayisi bugün daha bilinmeyen binlerce insan katlediliyor.
Yuvalar yikiliyor. CHP nin geçmisinde bunlar
var. Bizim geçmisimizde bunlar yok."
DERSIM'E YAPILAN
MÜDAHALENIN BILANÇOSU
Basbakan Erdogan "Burada belgeyi simdi
size gösterecegim. 8 Agustos 1939 belgeli bir belge.
Jandarma Komutanligindan basvekalet yüksek makamina
gönderilmis. Dersime yapilan müdahalenin
bilançosu veriliyor. Baskinlarin devam edilecegi
bildiriliyor. Ekte de bir cetvel var. Ölü diri
teslim olanlarin rakamlari. 1936-37-38-39da toplam
13 bin 806 kisinin öldürüldügü
bu resmi belgede ifade ediliyor. Bakin deprem felaketinden
bahsetmiyorum. Öldürülenlerden bahsediyorum.
Belgenin altindaki imza çok ilginç Faik Öztrak
dahiliye vekili, yani Içisleri Bakani."
"ÖZÜR
DILIYORUM"
Basbakan Erdogan "Sayin Kiliçdaroglu
nereye kaçiyorsun? Bunlardan nasil siyrilacaksin.
Ben mi özür dileyecegim, sen mi dileyeceksin?
Eger devlet adina özür dilenecekse, böyle
bir literatür varsa ben özür dilerim, diliyorum.
Ancak CHP adina, CHP zihniyeti adina özür dilemesi
gereken varsa, su anda güya yeni CHP nin genel
baskaniyim diyorsun ya. Onur duyuyorum diyorsun ya hadi
onurunu kurtar bakalim."dedi
"SIZIN KAHRAMANLARINIZ
BUYSA BU ÜLKE BITER"
Basbakan Erdogan, "23 Aralik 1938.
Tunceliden 11 bin 683 kisinin sürüldügünü
belirten, iki bin kisinin daha sürülmesini karara
baglayan bakanlar kurulu karari. Burda da Basbakan kim biliyor
musunuz? Ismet Inönü, Cumhurbaskani Ismet Inönü,
Basbakan Celal Bayar. Anma törenlerini yapan sensin,
nasil yüzlesiyorsun tarihinle? Iste bütün
bu sürgünlerin altinda Inönünün
imzalari var. Havadan bombardimanlarin altinda imzasi var.
Atatürkün vefatindan yaklasik bir ay sonra
Ismet Inönü Cumhurbaskani, Basbakan Celal Bayar.
Tabi alttaki imzalarda bir isim de benim çok dikkatimi
çekti. Bayindirlik Bakani kim biliyor musunuz? Ali
Çetinkaya. Bu Kel Aliçodur. Yani Iskipli
Atif Hocayi, düzmece bir mahkemeyle, sahitlerin
sonra dinlenmesine diye karar veren hakim bu iste. 3 Mayista
ne oldu? Ankara Yenimahallede ismi bir parka verdi.
Biz bunu hatirlattigimiz zaman da Kiliçdaroglu, Afyonkarahisarda
onu kahraman ilan etti. Sizin kahramanlariniz buysa bu ülke
biter be. Bizim kahramanlarimiz arasinda böyle yüzü
kapkara olanlar yok, apaydinlik olaylar var."
"DERSIM AYDINLATILMAYI
BEKLEYEN BIR FACIADIR"
Basbakan Erdogan, "27 Eylül 1938.
Dersim operasyonlarinin hemen ardindan Sasonda yapilan
operasyonlarinin raporu. Sason bölgesinde 384 kisinin
öldürüldügü, teslim olanlarin tamaminin
da batiya göç ettirildigi yaziyor. 28 Eylül
1938 imza kim biliyor musunuz? Içisleri Bakani Sükrü
Kaya. Yine CHP Ben daha ne anlatayim? Daha bir sey anlatayim
mi arkadaslar? Sadece birkaç tanesini ayirip huzurlariniza
getirdim. Ben belgeyle konusuyorum. Beyefendi diyor ki arsivi
aç. Arsiv açik yahu. Git bak incele, ama git
bak dogruyu anlat. Kendini durup dururken savunmaya kalkma.
Bunlarin siyasetine dogruluk üzerine degildir. Dersim
yakin tarihimizdeki en aci en trajik olaylardan biridir.
Dersim aydinlatilmayi bekleyen bir faciadir.
"CHP IÇIN
ASLINDA BIR FIRSATTIR"
Basbakan Erdogan, "Aygün çikti
açiklama yapti. Ne yaptilar? Hemen linç kampanyasi
baslattilar. Çünkü orada dogruyu söyleyemezsin.
CHP Genel Baskani grup kürsüsünden bu ülkenin
Basbakanina seviyesiz açiklamalarla bulunuyor.
Tuncelili bir genel baskan, CHP için aslinda bir
firsattir. CHP genel baskani hakaret etmeyi birakip partisinin
geçmisiyle yüzlesmeli, CHP nin bu ülkeye
yaptigi zulümleri arastirmalidir. Yine geçtigimiz
hafta içinde CHP liler Sultan Abdülmecit
ile Halife Abdülmecitin ayni kisi olmadigini
anladilar. Kampanyalar gösteriler yaptilar. Ama ben
yine de burada bir çark oldugu için iyimserim.
Iyimser bir gelisme olarak degerlendiriyorum. "
IZMIR'DEKI OPERASYON
Basbakan Erdogan, "Kiliçdaroglu
Izmir'den bahsediyor. Kiliçdaroglu Izmir anakent
belediyesi degildir. Anakent Belediyesi sadece Ankaradir.
Digerlerinin hepsi Büyüksehir belediyesidir. Bunu
da lütfen ögreniver. Dün bir sürçü
lisan olmustur. Buraya yapilan bir operasyon var. Yargi
geregi neyse geregini yapacaktir. Bu Tayyip Erdogan a
yapiliyor da sana niye yapilmasin? Benim hakkimda 57-58
dosya hazirlandi. Hiçbiri tutmadi. Su anda 3-4 tanesi
rafta. Onlarda bulunan arkadaslarim beraat etti. Bizimkiler
duruyor. Tabi bütün bunlarin yaninda benim içeri
girisimi bile belediye baskanligiyla anlatmaya çalisir
hale geldiler. Halbuki o düsünce özgürlügüyle
alakaliydi. Kayseri Belediyesine taktilar. Sen nasil
bir siyasetçisin yahu? Kayseriyle ilgili olarak savcilik
tüm bu müracaatlarin hepsini geri çevirdi,
reddetti. Su anda belediye baskanlarinin açtigi davalar
var. Tersledigi halde, reddettigi halde hala Kayseriyi
konusuyor. O gönderdigin, imzalar dedigin, kagit yapraklari
bir delil degil. Çünkü o delil diye sundugun
kisi bile bakin kaç yila mahkum oldu. Sen bunlarla
beraber is yürütmek istiyorsun Ayni sekilde Yozgat
2. Asliye Mahkemesinin bunlarin müracaatiyla
ilgili verdigi karar var. Burada da 20 bin liralik tazminat
davasi açilmis durumda. Ilk mahkeme onlarin aleyhinde.
Kiliçdaroglu iste müfterilerin sonlari bu. Ayni
seyi Istanbulda belediye baskan adayi oldu ayni hatayi
burada da yapti. Kadir beyle ilgili elinde dosyalarla dolasti
durdu. Durmadan konusuyor, konusuyor. Arkadaslar hiç
birsey çikmadi. Öyle buraya takildi ki, Kagithane
ilçemizin adini unuttu, Kagittepe dedi. Oyunu da
bundan dolayi kullanamadi."dedi
MURAT VAROL-DHA