
FDGden Çagrici
Sanatçilara
9 Haziran 2011 tarihinde sanatçimiz ZeleMele bir
açiklama yapti. Bu açiklamada samimi bir yaklasim
gösteren degerli sanatçimiz FDGye yaptiklari
çagriya da yer veriyor. FDG çagrimizi tamamen
yanlis bulup çagrimizi FDG'nin fesih kararnamesi oldugu
ithaminda bulunurken diye tanimliyor. Bu kismen dogrudur
ancak eksiktir. Ikincisi ise belli bir çevrenin Dersim
Festivalini parçalamak, ele geçirmek
maksadi ile yaptigini hiç elestirmiyor. Ki kendisi sözkonusu
çevrenin bu tavrina bir fiil taniklik etmistir.
Asagida yanlizca çagrici sanatçilara gönderilen
mektubu yayinlamakta yarar görüyoruz.
Dersim Post
Toplanti çagriniza yanit
27 Mart 2010 tarihinde e-posta ile Dersimli Sanatçilardan
Dersim Kurumlarina Açik Çagri! baslikli bir
bildiri yayinlandi. Sözkonusu çagri 30 Martda
ise bazi internet sitelerinde yayinlandi.
Federasyonumuz dersimi duyarlilikla yapilan her çalismayi
önemsemektedir. Dersimi ilgilendiren en temel sorunlarda
Dersim adina kurulmus kurum ve Dersim adina çalismalar
yapan kimseler davet edilmistir. Bir kaç örnek vermek
gerekirse:
Cumhurbaskanina verilen Demokratik Açilim ve Dersimin
Talepleri dosyasi hazirlik asamasindayken Dortmundda
toplanilarak tartisildi. Orada çikan kararlarin da isiginda
dosya federasyonumuz tarafindan Cumhurbaskani ve Basbakana iletildi.
Bu dosya basinda da genis bir yanki buldu ve Dersim sorununun
Türkiyede tartisilmasini hizlandirdi.
6 Mart 2010 tarihinde Almanyanin Köln kentinde toplanan
Roza Siae Konferansi Dersim Tertelesi gününün
artik zaman kaybetmeden belirlenmesi ve hayata geçirilmesi
bilinciyle toplandi. Bu toplantiya da genis bir kesim davet edildi.
Konferanstan çikan karar 4 Mayisi Dersim Tertele
günü olarak ilan etti ve bir sonuç bildirgesi
ile kamuoyu ile paylasti. (1) Federasyonumuz 4 Mayisda yapilacak
anmalarin hazirliklarini yapmaktadir. Bu tarihi kararin alinacagi
toplantiya kimlerin katilmadiklari malumumuzdur.
Amerikadan bir üniversite ve biri Almanyadan
digeri Amerikadan olmak üzere iki önemli vakif
ile Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi çalismasini
baslatti. Özerk olarak yürütülen bu projeyi
FDG bütün kurumlari ile desteklemektedir. Bu yil yapilacak
olan 5. Avrupa Dersim Kültür Festivalinin gelirlerinin
yarisinin bu projeye aktarilmasi karari federasyonumuzca alinmis
bulunmaktadir. Sözkonusu projenin amaci o trajediyi yasamis
taniklarla konusup bunlari bir arsiv ve dökümantasyon
merkezinde toplayarak gelecek kusaklara aktarmak, bilim dünyasinin,
belgesel yapimcilarinin, arastirmacilarin hizmetine sunmaktir.
Bahsi geçen insanlarimiz 73 yasi ve üzeridir ve federasyonumuz
zamana karsi amansiz bir yaris halinde oldugunun bilincindedir.
Bu projeye katilmalari destek vermeleri için genis bir
çagri yapildi.
72 yil sonra Elazig Bugday Meydaninda bir basin açiklamasi
yapildi. Bu basin açiklamasinda bütün dersimliler
ve Dersim dostlari TV ilanlari ile davet edildiler.
Federasyonumuz
Dersimin acil sorunlarina egilmekte büyük bir
sorumluluklan Dersim Davasi bütün Dersimlilerin
Davasidir bilinci ile hareket etmektedir. Federasyonumuzun
çalismalar yaptigi bazi alanlardan örnekler vermek
gerekirse:
Dersim 38
Eylül 2007 tarihinde Kölnde Dersim soykirim günü
tespit etme toplantisi. Aralik 2007 de yapilan Khulê
70 serre mezelê Seydunê ma kotiê? etkinligi.
Yine ayni süreç de TUDEF ile ortak baslattigimiz imza
kampanyasi. Son 3 yilda federasyon derneklerimiz de 18 anma, panel,
seminer yapilmistir. 2009 son çeyreginde Türkiyede
ve Avrupada yükselerek devam eden Dersim tartismalarina
federasyonumuzun çok önemli katkilari olmustur. 72
yil sonra Seyitlerimizin idam edildikleri yerde, Elazig Bugday
Meydaninda ilk defa basin açiklamasi federasyonumuz ve
TUDEF tarafindan yapildi. Dersim 1937-38 Tertelesinin uluslararasi
alana tasinmasi için çok ciddi çalismalar
yapildi/yapilmaktadir. Üç yillik yogun ve israrli
çalismalardan sonra Dersim Tertelesini anma günü
tespit edildi. Dersimin sözlü tarihini yazili
ve görsel hale getirmek için Dersim 1937-38
Sözlü Tarih Projesi federasyonumuz tarafindan
desteklenmektedir. Dersimin ölmekte olan dillerinden
Kirmancki/Zazaca
Derneklerimiz daha federasyonlasma öncesi bu alanda çok
ciddi çalismalar yapmaktaydilar. Bazi derneklerimiz onbes
yidir araliksiz dil kursu vermektedirler. Yanlizca 2009 Yilinda
federasyonumuza bagli derneklerde 150 civarinda gencimize anadilleri
ögretildi. Ögretmen yetersizligi ve taleplere cevap
verilememesi üzerine Ögretmen Yetistirme Seminerleri
baslatildi. Federasyonumuz yaptigi her etkinlik ve basin yayin
organlarinda Dersimin dillerini aktif olarak kullanmaya
devam etmektedir. Federasyonumuz ölüm sinrina getirilen
Kirmancki/Zazaca ile yayin yapmalari için TRT 6 ve Hükümet
nezdinde yayin talebinde bulundu. FDG Itiqat Divani tarafindan
organize edilen Cemler Kirmancki/Zazaca olarak yapilmaktadir.
Federasyonumuz YOL TVde uzun bir süreden beridir anadilde
programlar yapmaktadir. Barajlar
Federasyonumuz henüz kurulma asamasindayken ilk defa Brükselde
Munzur Barajlari Sempozyumu yapti. 13 Ekim 2009 tarihinde Dersim
merkezde yapilan mitinge destek için eszamanli olarak Kölnde
Dom Kilisesinin önünde gösteri yapildi. Avrupada
kurulan FDG-Çevre Komisyonu, Türkiyedeki kardes
kurumlarlan ortak çalismalar yürütmekte, Avrupada
çesitli partiler, çevre dernekleri, insan haklari
kuruluslari ile beraber çalismaktadir. Uzatmaya gerek yok,
ilgi duyanlar detayli bilgileri temin edebilirler. Kusku yok ki
federasyonumuz alman yasalarina göre kurulmus bir Avrupa
kurulusudur. Çalismalari Avrupaya dönüktür,
yasal sinirlar içinde çalismalarini yürütmektedir.
Dersimi Avrupaya tanitma faaliyetlerinin yanisira,
entegrasyon, issizlere yönelik ve aileleri desteklemeye yönelik
çalismalar yürütmektedir.
Dersim kurumlari, Dersim davasi açisindan çok önemlidirler.
Örgütlü olmayan, birligini saglamayan topluluklar
basariyi yakalayamazlar. AABFnin Avrupadaki basarisi
ve Alevi Camiasi adina kazanimlari örnek olarak anilabilir.
Dersim kurumlari zayif ise güçlendirilmeli, yanlis
ise elestirilmeli, yöneticileri basarisiz ise degistirilmeli
ancak kurumlarin alehine onlari zayiflatici alehte çalismalarin
Dersim davasina hizmet etmiyecegi asikardir. Dersim Federasyonu
çalismalarini yasal olarak, tüzügüne bagli
olarak yürütmektedir. (2)
Federasyonumuz kurumlarin yerine komiteleri geçirme, Dersim
çalismalarini olumsuzlama ve bundan da kurumlari sorumlu
tutma, federasyonumuz tarafindan bu yil besincisi yapilacak olan
festivalin organizesinin Komiteye havale edilmesi,
böylece kurumlarin içinin bosaltilmaya çalisilmasi
kabul edilemez. Federasyonumuz tarafindan yapilan festivalin kimler
tarafindan organize edileceginin tertisilmasi niyet olarak sorgulanmaya
muhtaçtir. Federasyonumuzun yaklasimi son derece nettir.
Dersim Festivali Avrupada yasayan Dersimlilere bir günlügüne
Dersimi yasatmayi, festival vesilesi ile de Dersimi Avrupalilara
tanitmayi amaçlamaktadir. Dersime ait ne kadar zenginlik
varsa burada sergilenmesine olanak taninmistir. Dersim mutfagi,
literatürü, müzigi, giyim-kusami, inanci, dilleri,
folklorünün tanitilmasi amaçlanmistir.
Geçen yil yapilan toplantida kendi etkinliklerini niçin
yaptiklari açikça ifade edildi: Önce
DTP ile dayanisma gecesi yapilsin denildi. Geçen yil da
yapmistik. Bu etkili olmaz öyle ise biz de festival yapalim
denildi. Gidin bunlarin elinden alin denildi. Evet tarih bilinçli
olarak ayni gün seçildi. FDG yirmisinde yapsaydi biz
de yirmisinde yapacaktik isim olarak da bilinçli olarak
ayni ismi seçtik çünkü bu festival Dersim
Festivaline karsi yapiliyor.
Yorumu sizlere birakiyoruz. Daha genis bilgi için bakiniz
(3)
Sanatçi arkadaslarimizdan bazilari bu toplantinin tanigidirlar,
söylenenlerin tanigidirlar. Federasyonumuz sözkonusu
toplantida ifade ettigi sözlerinin arkasinda durmus ve Dersimlilerin
karsi karsiya getirilmesi provakasyonundan uzak durmustur. Bütün
kisisel saldirilara, iftiralara ragmen sagduyusunu korumustur.
Bonnda yapilan 4 Avrupa Dersim Kültür Festivali
tam bir Dersim Dügünü havasinda geçerken
hiç kimse alehinde bir tek söz dahi söylenmezken,
Rüsselsheimde yapilan etkinlik tam da yukarida ifade
edilen çerçevede karsi konusmalarla
geçti, Dersim Festivalinden ziyade bir partinin gecesine
dönüstü. Gerçeklerin üstü örtülerek
çözüm bulmak gerçekçi degildir.
Sanatçi dostlarimiz iyi niyet ile bu durumdan rahatsizlik
duyup bu sorunu tartisalim, yanlizca bir festival yapilsin
seklinde ifade etmeklen yetinselerdi, biz bu sorumlu yaklasim
olarak degerlendirip, saygi ile karsilardik. Ancak bu dostlarimiz
kurumlarimizi, onlarin emegi ile ortaya çikan degerleri
hiçe sayarak kararlar aliyorlar, komiteler kuruyorlar,
komitelerin görev alanlarini belirliyorlar, FDGye sorma
geregi dahi duymadan Festival Komitesinde FDGyi bir kisi
ile, bir köy dernegi ile, hatta FDGye bagli derneklerle
esdeger tutuyorlar. Çagrici dostlarimiz, federasyonumuzun
temsil edildigi yerde derneklerimizinde temsil edildiklerini bilmeyecek
kadar kurum kültüründen yoksun olduklarini sanmiyoruz.
FDG ye bagli hiç bir dernegimiz bu toplantiya katilmayacaktir.
Degerli dostlar
Yaptiginiz toplantinin çözümden ziyade Dersimliler
arasindaki sorunlari derinlestirecegi, gerçekleri bulaniklastiracagi
ve de metod olarak çözüme endekslenmedigini düsünüyoruz.
Davetiniz için tesekkürler ancak toplantiya katilmayacagimizi
bildirmek isteriz.
Dostça selamlarimizlan
09.04.2010
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu
Zelemele den aciklama
Dinleyicilerime, Kamuoyuna...
Son günlerde internette yayinlanan bir kac yazi, bu yaziyi
yazmama ve sizinle paylasmama sebebiyet
verdi.
Bu yazilardan bazilarinin bireysel düs kirikliklarindan kaynakli
olarak yazildiklarina inansam da;
bazilarinin da provakasyon ve yipratma amacli olduklari da bir
gercektir. Yazilma amaclari ne olursa
olsun, bu yazilarin kamuoyunda bir merak uyandiracagi ve yanlis
bir algi uyandirabileceginden
hareketle bir zihin bulanikliginin önüne gecebilmek
icin bu yaziyi yazmayi zaruri buldum. Bu, internet
alaninda cevap amacli yazacagim tek yazidir. Cünkü adi
sani belli olmayan kisilerce cesitli amaclarla
sayisiz yazi yazilabilir ve her birini ciddiye alip cevap vermek
sürüp giden bir polemik yaratmaktan
öteye gitmez.
Bunun yerine söyle bir öneri yapacagim:
Hangi örgütten, hangi kurumsal yapidan olursa olsun;
ve kim olursa olsun benimle ilgili bir iddiasi olan
varsa, kendisinin sececegi bir platformda (mesela bir dernekte),
bir TV kanalinda (Yol TV, Roj TV gibi)
yada internet üzerinden yayin yapan bir kanalda tartismaya
hazirim. Ancak yüzyüze ve tüm
kamuoyuna acik olmak sartiyla. Iddia sahibi kisler, kurumlar yada
cevreler, kac kisi gelmek isterlerse
gelsinler. Ben yalniz basima orda olacagim. Ben bildigim ve yasadigim
herseyi orada tüm kamuoyuna
anlatmaya ve paylasmaya hazirim. Cünkü kendimle ilgili
en ufak bir korkum yada cekincem yok. Hatta
iddiayi yükseltiyorum; benim hakkimda bir tek olay, bir belge
ortaya cikarirlarsa müzik yasamima veda
eder ve kendimi Dersim sosyalitesinden silerim. Ama kimse böyle
bir sey ortaya cikaramaz. Mit,
Mossad, Cia istedikleri kurum ve kurulustan yardim da alabilirler.
Ne yaparlarsa yapsinlar bir tek sey
ortaya cikaramazlar.
Cünkü ben ZeleMele'yim,
Kaybolmayla yüzyüze olan bir dilin cigligi,
Tek tiplesmeye karsi inatci bir durusun timsali,
Hangi taraftan olursa olsun ezenlere sömürenlere karsi
cikis
olmaya yemin etmis biriyim..........
Ne baski yildirabilir beni,
Ne para caydirabilir beni,
Ne de sütun bacakli kizlarin gözbebekleri kandirabilir
beni
inandigim degerlerden vazgecmeye.......
Gelelim Yazilanlara:
Beni en cok kiran; birkac sohbet paylastigimiz ama giyabinda
birbirimizi sevdigimiz KizilZaza'nin
yazdiklariydi. Ve pir Sultan Abdali o zaman daha iyi anladim.
Dostun gülü daha beter yaraliyormus
meger...
Idealist olarak düsünecek olursak; yukaridaki gibi bir
davaya inanan biri ne satinalinabilir ne de
satilabilir. idealist olmayi bir kenara birakalim simdi.
Materyalist acidan bakacak olursak: Ben marketing alaninda Master
yapmis biriyim. Teorik olarak bir
fiyat konulup pazara arz edilen hersey Meta olabilir. Hadi ticari
bir meta oldugumu düsünelim. Iki
üniversite okumus, bir bilim alaninda Master yapmis; dört
adet albüm yapmis; üc dili iyi seviyede bilen
ve ögretme yeterliligine sahip ve müzik alaninda ders
veren bir egitmen olarak beni 1.500 ila 5.000
Euro arasinda bir fiyata satmaya gönlünüz razi
olur mu sizin? Sanatci olarak katildigimiz etkinliklerden
aldigimiz miktar yapilan etkinlige göre bu araliktadir. Yani
bu kadar ucuza gidecek bir onur var mi
dünyada? Hadi diyelim ki fiyatimiz bu kadar ucuz olsun. O
zaman her katildigimiz konser yada gecede
o etkinligi düzenleyen kisi yada kuruma ayri ayri satilmis
mi oluyoruz?
Bir toplum, bireylerini, aydinlarini, sanatcilarini, doktorlarini,
egitmenlerini vs. ne kadar yüceltirse o
toplum ayni oranda kendisi yücelir.
Tüm yasantimizdan feda ettiklerimizi, emeklerimizi bir tarafa
atin. Bari kisilik haklarimiza, medeni
haklarimiza saygi gösterin. Aksi ispatlanincaya kadar herkes
sucsuzsa eger, yargisiz, mahkemesiz,
delilsiz bu infaz niye? Yada bu kin, bu öfke niye?
Cok kirildim KizilZaza...
Gelelim gizli Hafiye Selvi Duman'in yazisina;
Öncelikle bu sahis gercekte var mi cok emin degilim.. Bu
hayali bir kisiliktir tahminimce. Böyle bir sahis
varsa ve eger bahsettigi gibi gizli bir anlasmayi bulup gün
yüzüne cikarirsa önünde saygiyla
egilecegim. Ve yukarida saydigim müzigi birakma ve Dersimlilikten
adimi sildirme dahil verdigim sözleri
yerine getirecegim.
Bence böyle bir sahis dünyada yok.. Uydurma bir isimdir
bu. Uydurma Selvinin adina yazilanlar da asil
gizli kahramanin yazilaridir. Ama simdilik ben böyle bir
hanfendinin varoldugunu ve bu yaziyi da
kendisinin yazdigini kabul edip devam etmek istiyorum.
Sanatcilar, isleri, icraatlari geregi, hemen her cevreden, hemen
her kurumla, elbetteki görüsürler. Ben
sahsen TC devletinin cesitli kurum temsilcilerinden Özerk
Kürdistan temsilcilerine; Türkiye kökenli
devrimci ve ulusal hareketlerden, sosyal ve kültür kurumlarina
kadar genis yelpazeden cok sayida
sahis yada temsilci ile görüstüm. Ama yazida iddia
edildigi gibi PKK ile ne görüsmem; ne de bir
anlasmam olmadi. Yaziyi yazan sahis birazcik gündemi takip
edecek kadar gazete okusaydi, yada
birazcik analitik bir zekaya sahip olsaydi bunu anlardi zaten.
Öte yandan örgüt olarak PKK benimle
görüsmek isteseydi tabiki her kurumla görüstügüm
gibi onlarla da görüsürdüm. Ve anlasma gibi
birsey
olsaydi bu, kesinlikle, anadilim, kültürüm, inancim
ve dogrularimdan taviz vermeyecek bir sekilde
olurdu ki; bunu da seve seve ve büyük bir gururla yapardim.
Yaziyi yazan yada yazdiran kisi ya siyaseti
ve gündemi okuyamayacak kadar apolitik düzeydedir yada
elindeki malzeme yetersizliginden böyle
zoraki bir uydurma haber üretmistir. Ve bir festivale katilisimizi
bir örgütle anlasma boyutunda
algilamistir.
Sözkonusu festivale katilisim kendi özgür irademle
oldu. Bir satin alinma durumu olmadigi gibi; bir
baski da rol oynamadi katilisimda. Yaziyi yazan yada yazdiran
kisi cok iyi bilir ki bir baski olmasi
durumunda karsisina en dik bicimde dikilecek olan benim. Hic birseyi
feda etmekten cekinmem. Böyle
bir durumu kamuoyuna deklare etmekten de cekinmem. 2009'da yapmis
oldugum gibi.
Bize cok Festival daha mi cok yakisir?
Ilk üc festivali yapanlar neden 4.sünde ayrildi? Bunun
cevabini kendileri versin. Ancak, ayni günde ve
ayni isimle farkli yerlerde iki ayri festivalin yapilmasi, her
Dersimli gibi beni de rahatsiz etti. Evet
2009'da iki festivalin birlestirilmesi icin yapilan ilk toplantiya
katildim.
Taraflar;
1. her iki festivali Dersim festivalleri olarak kabul etme,
2. kimsenin kimseyi karalamamasi konsunda,
3. herkesin bulundugu yerdeki festivali desteklemesi
4. ve gelecek sene tek festivale cevrilmesi icin söz verdiler.
Sanirim orda alinan kararlara bir tek ben uydum. Ben daha önceden
söz verdigim gibi Bonn'daki
festivale katildim. Ve ayni yil programinda oldugum Mazlum Dogan
Festivalinden bu yüzden cikarildim.
Malesef verilen sözler tutulmadi.
2010 Yilindaki durum:
Bir sonraki yil da (2010) her iki taraf iki ayri festival icin
hummali calismalaini yürütürken, ben bazi
sanatci arkadaslari Tek Festival icin bir cagri etrafinda topladim.
Yaptigimiz cagrida güclü, herkesi
kucaklayan, bagimsiz Tek Festival icin tarafarin bir yol bulmasiydi.
Taraflardan FDG cagrimizi tamamen
yanlis bulup cagrimizi FDG'nin fesih kararnamesi oldugu ithaminda
bulunurken; Rüsselsheim tarafinda
ise iki basli bir durum vardi. Kürmesliler Dernegi ve Dersim
Wiederaufbau dernegi cevresinden bazi
arkadaslar cagrimizi önemseyip bizimle bir toplantida bulusurken;
hic muhatabimiz bile olmayan bazi
kurum ve temsilcileri aleyhimizde küfür ve karalama
kampanyasi yürüttü. Bircok sanatci arkadasimiz
ya programlardan cikarildi yada konserleri sabote edildi. Benim
de gecen sene 8 adet konserim sabote
edildi. Bu zihniyet aslinda sadece bir kuruma ait bir zihniyet
degildir. Bu, demokrasiden haberi
olmayan, farkliliklari tehdit olarak kabul eden; yüzyillarca
imparatoruk ve diktatörlüklerle sindirilmis
ortadogu halklarina mahsus bir zihniyettir. Benzeri durumlari
farkli kurum, dernek ve örgütlerden
defalarca gördüm. Hatta yaziyi yazan Selvi hanimin saffinda
yer alan ve isminde "Dersim" ve "Kültür"
gibi sözcükler tasiyan sosyal bir dernek 2003 yerel
secimlerinde ben onlarin adayini desteklemedim
diye beni her sartinda anlastigimiz ve ismimin yazili oldugu programdan
4 hafta kala beni programdan
cikararak farkliliklara, bireysel özgünlüklere
tahammül edemedigini yillar öncesinde göstermisti.
Üstelik
ben o sosyal kurumun onlara gecesine para almadan katildigim halde.
2010 yilindaki cagrimiz büyük bir yanki uyandirmisti.
Imzaci arkadaslar disinda 40'i askin sanatci
arayarak söz konusu cagri listesine dahil olmak istediler.
Bunun disinda bircok yazar ve aydin
dostumuz da cagrimizi yerinde bulmus ve bu cagriyi desteklediklerini
ve bu cagriya dahil olmak
istediklerini söylemislerdi. Ancak kurumsal bir sorunun kurumlar
arasinda cözülmesi daha dogru olur
düsüncesinden hareketle ve konunun icerisinde bizzat
yer alan kurumlarin öncülük yapmasinin daha
dogru oldugunu düsündük. Sekiz dernek baskani cagrimizi
olumlu bulmus ve sahiplenerek aktif rol
oynayacaklarini söylemislerdi. Ancak sadece iki gün
sonra söz veren onlar degilmis gibi yine ayni
yerlerinde saff aldilar. Dolayisiyla diger sanatci, aydin ve yazarlarin
bu imzaya dahil olmalari
anlamsizlasti ve yaptigimiz cagri bosa cikmis oldu.
Bu israrimizi sürdürmek icin imzaci arkadaslarla bir
kampta bir araya gelip fikir alis verisinde bulunmak
icin defalarca cagri yaptim. Ancak, 2010 Munzur festivalinde bazi
imzaci arkadaslarin tutumu, ve daha
sonrasinda bazi imzaci arkadaslarin gidip bir yerlere pismanliklarini
dile getirip af dilemeleri ve diger
sanatci arkadaslarla aramizdaki mekansal uzaklik ve dialog eksikligi
motivasyonumuzu kirdi. En son
2011 yili baslarinda yaptigimiz girisim de sonucsuz kaldi.
2011 Mainz Festivali'ne iliskin:
Mainz'de düzenlenen festivalin tertip komitesinden iyi niyetli
birkac kisi subat ayindan beri benimle ve
diger sanatci arkadaslarimizla görüsmelerde bulundular.
Bu seneki festivallere katilmamiz yönünde
tavrimizi degistirmemizi istediler. Buna karsilik ben ve Kemal
Kahraman dostum bazi talepleri dile
getirdik.
Bu talepler:
1-Gecen sene yapilan haksizliklar telafi edilecek ve özür
dilenecek,
2-Festivaller ayni güne gelmeyecek,
3-Tamamen Dersim'in dili, inanci, kültürü ile barajlar
ve 38 konulari islenecek,
4-Karsi tarafa yönelik karalama kampanyasi yapilmayacak,
5-Hic bir sanatci arkadasimiz hakkinda katildigi program yada
takindigi tavir yüznden bir karalama
yapilmayacak.
Bu taleplerin hepsi olumlu bulunup kabul edilince diger dialogda
oldugumuz sanatci arkadaslarla
durumu paylastik. Sonucta hepmizin ortak karari olarak her iki
festivali Dersim festivali olark kabul
etme ve her sanatcinin özgür iradesiyle istedigi gibi
bireysel hareket etme karari aldik. Daha sonra
Kemal Kahraman abimizle bu durumu yazili bir belge haline getirmek
icin bir mektupla karsi tarafa
ilettik.
Simdi Selvi hanfendinin kastettigi anlasma buysa gercekten kendisine
karsi acima duygum kabaracak.
Cünkü:
1-Bu, bir anlasma olmayip sikayet, malumat ve taleplerimizi iceren
bir belgedir.
2-Bu, bahsedildigi gibi PKK ile degil; festival tertip komitesinden
sivil iki insana ve sadece bu festivale
yönelik yazilmis bir mektuptur.
3-Bu, gizli bir sey degildir. Dialogda oldugumuz diger on sanatcinin
bilgisi dahilinde olmustur ve onlara
da gönderilmistir.
4-Bu mektuptaki gibi bir yaziyi her babayigit yazamaz. Sadece
samimiyeti kusku götürmeyen ve
medeni cesarete sahip kisiler yazabilir.
Sonuc:
1-Dersim halki cesitli ve farkli poltik düsüncelere
sahip kozmopolit bir siyasal atmosfere sahiptir.
Ancak, görüyoruz ki bazi kisiler bunu bir ayrisma, ayriliklari
derinlestirme ve kutuplastirma araci olarak
kullanmaya calisiyorlar. Tüm duyarli kisilerden ricam; lütfen
sagduyulu olalim ve birbirimizi
farkliliklarimizla sevelim. Tek tip bir Dersim bizim isimize yaramaz.
2-Bir sanatci olarak ben her kurumla insanlik onuruna, temel
prensiplerime ve Dersim hassasiyetlerime
ters düsmeyen sanatsal, fikri, sosyal ve politik bir calismada
yer alabilirim. Hic bir örgütün mali
olmadim ve degilim. Tüm dinleyicilerim, sevenlerim ve beni
konserlerine cagirmak isteyenler bunu
bilerek davransin.
3-Lütfen birbirimizi sevelim. Tanimadan sorup sorgulamadan
yaftalayip mahkum etmeyelim. Bazen
akildansa vicdanimizi ve adalet duygumuzu önplana cikaralim.
ZeleMele Deklarasyonu:
Zelemele,
nasil ki 2003 te Dehapa secim müzigi yaptiysa;
nasil ki Frankfurt'ta Zazaki Enstitüsü'nün kurulmasinda
görev aldiysa;
nasil ki Dersim Belediyesi ile Dayanisma Avrupa Meclisi'nin ilk
toplantisini yaptiysa;
nasil ki Mainz ve Cevresi Dersim Dernegini kurduysa;
nasil ki Avrupa Dersim Federasyonu'nu kurma calismalarini baslattiysa;
nasil ki Devrimci bir tutsagin serbest birakilmasi icin eylemler
organize ettiyse;
nasil ki kimsenin destek vermedigi bir dönemde projesi dogru
diye Sözlü Tarih Projesine destek
verdiyse;
nasil ki bir Camide Dersim 38'i ve inancini anlattiysa;
nasil ki Alevi cogunluk icerisinde haksizliga maruz kalan tanimadigi
sünni bir insani savunduysa;
nasil ki gelen yüklü para ve mevki tekliflerini prensiplerine
uymuyor diye reddettiyse;
nasil ki tüm baskilara ragmen tek bir geri adim atmadan dimdik
yolunda israrla yürüdüyse;
nasil ki idealleri ve prensipleri ugruna defalarca zarar ettiyse,
yeri ve zamani geldiginde aynisini yapmaya devam edecektir. Dinleyenlerim,
sevenlerim ve tüm
basin ve kamuoyu böyle bilsin!
"Tüm dünyayi ve yürekleri sevgi ve baris
doldursun" dilegimle.
"Xizir dina u zerrunê tim qomu eve rostiya xêre
u eve wesiye pirr kero!"
MeM-ZeleMele