radiozaza
radiozaza

 

UZUN BIR SÜREÇ: ASIMILE EDILMIS ZAZALAR

Günümüzde Türkçe ve Kürtçe konusan Alevilerin ve Sunnilerin büyük bir
Kesimi ile yaptigimiz söylesilerde, geçmiste anadili Zazaca ve kökeni Zaza olan yiginla insanlar karsimiza çikmaktadir.

Yani kökeni Zaza olup simdi Türkçe veya Kürtçe konusan ve anadilini bilmeyen ve ayni zamanda inancini degistirmis birçok insan karsimiza çikiyor
Benim (Haydar Sahin) babamin dedesi 1972 yilinda bana sunlari anlatirdi: “Biz 8 yil askerlik yaptik, bir yil Türkçe kursa tabi tutulurduk ve 8 yil egitimde, kogusta, gelen ve giden mektuplarda Türkçe zorunlulugu vardi. Biz Türkçe’yi kursta Arap harfleriyle ögrenirdik.” Askere giden yaslilarimizin çogunlugu bundan dolayi Türkçe biliyordu. Bu sene 17.03.2008 tarihinde Izmir’e gitmistim. 23.03.08 tarihinde Izmir Buca’daki Cem evine gittim. Erzincan’dan ve Dersim’den göç edip sehirlerde Kurmançlarla karsilasan, politik olmayan ve Zazaca konusan insanlarimiz kendine Alevi ,Zaza demektedirler. Nedeni söyle açiladilar, çünkü Kürtlerde kendileri için Kirmanc dediklerini ögrendik ve biz baktikki basklari bizi bu adla Kürtler üzerine sayiyor.

Yani bu adin Kürtlerin adi oldugunu bana anlattilar. Yine Izmir deki Buca Cem evinde karsilastigim Zazaca konusan Ardahan’li Köylüler bana Ardahan’da dört Alevi Zaza köyünün oldugunu söylediler Üstelik bunu bana Zazaca söylediler. Kendilerine sordum siz Ardahan’da ki Kürde, Türke kendinizi nasil tanitiyorsunuz? Bana, onlar bizim Kizilbas oldugumuzu biliyor ve sorduklarinda Zazayiz deriz. Hatta Ardahan’in diger köylerinden Türkmen diye kendini bana (H.S.) tanitan bir ögretmene siz orda Ardahanda ki Alevi köylerinde olanlara ne dersiniz? O da Türkmen ve Zaza köyleri deriz, dedi. Bu ögretmen kendilerinin 150 yil önce Iç Anadoludan bu bölgeye geldigini söyledi.
Bu ön açiklamadan sonra daha önce görüstügüm insanlarimizin anlatimlarina geçiyorum.

Erzincan’dan Mamekiye’ye (Merkez Dersim’e) gidiyordum (23.05.2005). Burada Mehmet Özcan adinda bir amcayi tanidim. Tercanli olan esinin kizi Tercan köylerinde oturdugu için, yenge, beyi Mehmet amcayla birlikte eski kocasindan olan kizini ziyarete gitmisler. Bu sirada Tercan’dan Karakoçan’in Karsiniye köyüne dönüyorlardi. Ikimiz saat: 08.30 da Mutu’da birlikte bir arabaya bindik. Yolda Dersim’e (Tunceli’ye) kadar sohbet ettik. Mehmet Özcan amcayla sohbetim röportaj sekline dönüstü. Mehmet Özcan (M.Ö.) amcaya nereden Karakoçan’a gittiklerini, hangi asiretten olduklarini ve kaç yasinda oldugunu, köyünün kaç hane oldugunu sordum. O da bana anlatti:
M.Ö.: “Büyük dedem Pülümür’ün Hakis köyünden bir kaç insanla Karakoçan'nin Karsiniye köyüne gelmisler. Sayica çogaldik ve 400 hanelik Karsiniye köyü meydana geldi. Gelenler Zazaca konusurlardi. Biz Kilausiyan asiretindeniz ”
Ben de (H.S.): ‘Büyük dedelerinin Zazaca konustugunu nerden biliyorsun?’ diye sorunca söyle dedi:


M.Ö.: “Ben seksen yasimdayim, dedeme yetistim ve dedem Zazaca konusuyordu. Çünkü Pulemür’den gelen akrabalarimizla o dili konusuyordu. Babam bu dili anliyordu fakat konusmasini bilmiyordu. Halen Hakis’te olan akrabalarim Zazaca konusurlar, fakat gördügün gibi ben Zazaca konusamiyorum, seninle mecburen Türkçe konusuyorum. Biz Zazaca'yi unuttuk, simdi sadece Kürtçe konusuyoruz.”

Örneklerimize devam edelim:

1. Yine Almanya’nin Darmstadt sehrine yakin Gernsheim de oturan Karakoçanli Muzaffer Önsüz ile yaptigim söylesi de kendilerinin Demenan asiretinden olduklarini ve Dersimden Karakoçan’a göç ettiklerini söyledi ve bizim asiret Karakoçan’in dört köyüne yerlesmisler dedi. Demenan asiretinden ayrilip Karakoçan’nin bu köylerine yerlesen bu insanlarimizin bir köyü de Avukat A. Zeki Okçuoglu’nun köyüdür.
2. Bir Zaza asireti olan Sixhesenan asiretinin bir sürü dallari var. Bu dallardan biri de Baliyandir.


Dersim’de olan Baliyan Asireti Zazaca konusmaktadir ama Koçgiri ve Malatya’yada Kürt asireti içine düsen Baliyan asireti Kürtlerce asimile edilmistir. Bu bölgelere düsmüs Baliyan asireti Zazaca konusamamaktadir. Yine Malatya’nin Darende ilçesinde olan Balaban asireti Kürtçe konusan asiretlerinin arasina düsmelerinden dolayi anadilleri Zazaca’yi konusamamaktalar ve ayni zamanda Sunnilestirilmislerdir. Yine Erzincan’in Kemah ilçesinde Kürtçe konusanlarin yanina yerlesmis Sixhesenli Ferhadan kolu ile Xormekan asireti anadili Zazaca yerine Kürtçe konusmaktalar. Bu asiretlerin durumunda olan bir çok Zaza asiretleri simdi Kürtçe konusmaktadirlar. Yine Karsan asiretinden sayin Ibrahim Karsanli beyin 2002 de bana (H.S.) anlattiklari söyledir. Ibrahim Karsanli Bey: Elbistan’nin Komankarsanli, Karsanli, Birmenkarsanli, Avsin ve Yukari Karsanli köylerinin tümü. Karsan asiretindendir. Elbistan’in bu köylerinde yasiyan Karsanlilarin Pülemür’den geldiklerini söyledi. Yine Ibrahim Karsanli, bunun Nuri Dersimi’nin kitabinda da yazildigini bana anlatmisti. Ibrahim bey, bana daha önce Zazaca konusan büyüklerimiz bu dört köye yerlestikten sonra Zazaca’yi zamanla terk ederek Kürtçeyi sonradan ögrendiklerini söyledi.


Kürtlerin arasina yerlesen Zaza asiretlerinin bir kismi, zamanla anadilini terk etmis ve kimi asiretler de anadili Zazacayla birlikte inancini da degistirmisler.
Yine ayni durum Türklerin arasina düsen Zazalar da da görülüyor. Bunlarin bir kismi anadili Zazaca’yi yitirmis ve sadece Alevi kalmistir. Bir kisim Zaza da hem anadil hem de inanç yönünden asimile edildiler.

Alevi olup Kürtçe veya Türkçe konusan Alevilerin durumu Mehmet amcanin durumuyla aynidir. Zaten Etnolog Peter Bumke Arastirmalarinda Kürtçe konusan Dersimli Alevilerin, Zazaca konusanlarla ayni etnik kökenden oldugunu yaziyor. Ben sahsen Etnolog Peter Bumke’nin Türkçe konusan Alevilerle iliskiye geçip, geçmedigini bilmiyorum. O sunu da ekliyor. Dersimden Karacadag'a sürülmus bu insanlar, uzun bir zaman Dersim disinda kaldilar. Ne kadar ve kaç yüz yil kaldiklarini bilmiyoruz. Bu sürgünlü insanlar daha sonra Dersime geri döndüler.


Kürtçe konusan Alevi Zazalar oldugu gibi Kürtçe konusan sunni Zazalar da mevcuttur.
Üstelik Kürtçe konusan Alevi halkimiz, Zazaca konusan Aleviler gibi Kürtleri “Khurr” olarak adlandiriyordu. Ikisi de bunu bosuna demiyor. Çünkü Kürtçe konusan ve bundan 20 yil önce 70 yasin üzerindeki bu yasli Alevi insanlarimiz eskiden Kürtleri kendi disinda baska bir halk olarak görüyordu. Çünkü Zaza halki Zazaca’da Kürtleri “Khurr” adiyla tanimliyor.

Zaten Karacadag Diyarbakir ‘dan Midyata kadar uzaniyor. Bir de Kürtlerle Zazalarin sinir bitisiginde yasamis ve halen yasayan Zazalar, Kürtlerin etkisinde kalarak Kürtçe ögrendiler. 13.07.2006 tarihinde Erzincan-Erzurum yolculugumda Mus’un Malazgirt kazasindan Faruk Yilan’la tanismamiz buna en iyi örnektir:. Faruk Yilan bana nereli oldugumu sordu. Ben de Erzincan’liyim, dedim. Faruk Yilan tekrar bana sordu; Kürtçe biliyor musun? Ben de hayir, Zazaca biliyorum. Faruk Yilan’da bana; ben de Zazayim dedi. Ben de Faruk Yilan’a, sorunuz Kürtçe ile ilgili oldu ama Zazacayi sorma gibi bir önceligniz olmadi dedim ve nasil olur da Zazasiniz diye ekledim. Faruk Yilan; bizim bölgede herkes Kürtçe konusuyor ve biz de böyle bir aliskanlik var ve hemen Kürtçe biliyor musun diye soruyoruz.


Ben Faruk Yilan beye sordum, sizin Zaza oldugunuzu kim size söyledi? F.Y.: Dedem yasadiginda biz Hesenan asiretinden olanlar Zazayiz, derdi.Üstelik babam ve tanidigim insanlarda biliyor. Hasanan asiretinden oldugunuzu söylediniz ve Hesenan asiretinden siz veya bu asiretin içinden anadili Zazaca’yi bilenler var mi? Hayir, sanmiyorum. Çünkü biz Kürtçe’yi ögrendikten sonra; anadilimiz olan Zazaca’yi konusmayi kesmisiz.
H.S. Peki bir gün Zazaca ve Kürtçe okullar açilirsa, çocuklariniz için hangi dili tercih edersiniz?


F.Y.: Biz Zazayiz ve tabiki Zazaca’yi tercih ederiz.
13.07.2007 yilinda Erzurum Hava Yollari meydaninda Ispir’li Sudi Karagül’le tanistik ve konusmalarimizda bana söyle anlatti. Sudi Karagül, biz Dimliyiz ve kendilerinin Bismil’den Mus’a sürgün edildiklerini ve ordan bir bölümün Ispir’e, yine oradan da bir kismin Agri’ya göçetiklerini söyledi. Biz Dimliler yogunlukta Mus’ta ve diger bölge illerine dagildik. Yine Sudi Karagül ve agabeyi kendilerinin Dimili olduklarini ve Dimli’lerin Zazalarin büyük bir kolu oldugunu söylediler. Mus ve civarinda Zaza Dimlilerin kolundan Kürtçe konusan epeyce insanlarin oldugunu gördük. Faruk Yilan ve Sudi Karagül biribirlerini tanimiyorlar ve bu konusmalarimiz ayni gün ama ayri yerlerde ve ayri saatlerde gerçeklesti. Yine ikisinden bu cümleyi duydum; Kürtçe konusan Zazalar Kürtlerden fazladir.

Kimbilir daha ne kadar Zaza insani Türkler ve Kürtler tarafindan asimile edilmisler. Iste bundan dolayi geçmiste anadili Zazaca olup, bugün sadece Kürtçe konusan önemli bir kisim insan kitlesi mevcuttur. Kürtçe konusan Zazalarin iki mislini de Türkler tarafindan asimile edilmistir.


Kürt derneklernin davetlisi olarak Almanya’ya gelen Paris Kürt Enstitüsü’nün baskani Prof. Dr. Bayan Joyce Blau ile 12.01.1996 yilinda Almanya’nin Iser-Lohn kentinde bir söylesi yapildi. Söz konusu bu söylesi 14.01.2000 yilinda bir kürt gazetesi olan Roja Teze gazetesinde yayinladi. Bu röportaji yapan da Kürtçüdür. Kürtlerce yapilan bu söyleside Kürt Enstitüsü basakani Prof. Dr. Joyce Blau’ya Zazalar ve Zazaca ile ilgili sorulan bir soruya karsilik, söyle diyor:
Soru: Gorani ve Zazaki hakkinda ki düsüncelerinizi alabilirmiyiz? Bu iki diyalekt arasinda ne gibi ortaklik ve farkliliklar mevcuttur?


Cevap: Gorani ve Zazaca'nin ayni kökenden geldiklerini biliyoruz. Muhtemelen bu diller Kürtçe'den önce bu bölgede konusuluyordu. Bu bölge bir çok Iran ve Türk saldirisina ugradi. Iran'lilar veTürkler bu bölgeye dalga dalga geldiler. Muhtemelen Gorani ve Zazaca'nin mazisi Kürtçe'ninkinden daha eskidir. Kürtler Zazalar'in ve Goranlarn çogunu asimile ettiler fakat hepsini edemediler. Bugün Gorani'nin fazlasiyla Sorani'nin etkisinde oldugunu biliyoruz ve Goranlarn çogu Soranice konusuyor. Gorani Iran'in Güney kesiminde, Kermansah'in Kuzeyinde konusuluyor. Zazalar göçettirildiler ve simdi Anadolunun ortasinda bir üçgende yasiyorlar.


Soru: Ileride Dogu Dilleri Enstitüsü'nde Zazaca'da ders verimeyi düsünüyor musunuz?
Cevap: Evet, memnuniyetle yapmak istiyoruz. Fakat bir problemimiz var. Bu konuda insanlarin yardimina ihtiyacimiz var. Fransa'da yeterince Zazaca bilen dilbilimcisi bulamiyoruz. Simdiye kadar henüz dogru dürüst aramadik da.
Çok çaliskan Dersimli bir kiz vardi burada; onun bize yardim edebilecegini düsünmüstük fakat o da Türkoloji okumayi seçti. Ama ben inamiyorum ki, o kiz bir gün Zazaca'ya geri dönecek. O yüksek bir performans ile Türk diyalektleri üzerine çalisti. Amacimiza ulasabilecegimize inaniyorum. Bunu isteyen çok insan var, eger destek alabilirsek gerçeklestirebiliriz sanirim.“

Elbistan’dan Ibrahim Karsanli, Karakoçan’dan Mehmet Özcan, Ispir’li Sudi Karagül ve Malazgirt’li Faruk Yilan beylerin anlatimlari ile ilgili benim yazdiklarim, Prof. Dr. Bayan Joyce Blau’yu dogrulamaktadir.

Sonuç olarak benim ve Prof. Dr. Joyce Blau’nun dedikleri su anlama geliyor: Türkler ve Kürtler dalga dalga Zaza ülkesini igkal ettiler. Bu isgalle birlikte Zazalarin büyük çogunlugu asimile olmuslar. Türkçe konusan Aleviler; Türkler tarafindan kistirilmis olan ve Zazacayi birakip Türkçe konusmak zorunda birakilanlardir. Bugün Kürtçe konusan Aleviler de Kürtler tarafindan asimile edilmis Alevi Zazalardir. Ama Kürtçe ve Türkçe konusan sunni Zazalarin sayisi da bir o kadardir.

KIRMANC VE KIRMANCKI
Dersim, Erzincan ve civarinda halen anadilini konusabilen Zazalar; anadili Zazaca’da kendilerine Kirmanc ve yine anadilinde konustugu dile de Kirmancki derler.
Erzincan’in merkez ve merkeze yakin köylerde yasayan Zazalar, Erzincan ilçelerinin merkezinde veya ilçe merkezlerine yakin köylerde yasiyan Zazalar; Türk nufusunun yogunlugu ve Türk silahli güçlerinin agirlikta olmasi ve bu gibi yerlere Türkçe okullarin erken açilmasiyla bu yerlesim yerlerinde olan Zazalar erken asimile edildiler. Yüzyillar önceden günümüze devam eden Türk egemenligi alani altinda kalan Zazalar, anadillerini terk ederek Zazaca yerine Türkçe konustular.


Bunlarin bir kismi sadece aleviligini koruyabildi. Az evvel sözünü ettigim yerlesim yerlerinde olup yüzyillar önce anadilini korku ve endise sebebiyle kaybeden bu Zazalar bugün sadece kendine Aleviyim diyor. Ben 1981 yilinda Erzincan Cumhurriyet mahalesinde oturdum. O mahallede ve diger mahallelerde karsilastigim Alevilerle ve 1982 de 9 ay Divrigi, Kemah, Çetinkaya, Sincan, Kuruçay, Imranli ve Zara’da çesitli köyleri gezerek epey sayida insanla görüstüm. Kürtçe konusan Alevilere, Zazaca konusan Alevilere ve Türkçe konusan Alevilere birer soru soruyordum. Ben sorumu Türkçe soruyordum ve cevap ta Türkçe oluyordu. Hangi millettensin diye sordugumda. Alevi Milletinden diye cevap aliyordum. Kürtçe konusan Aleviye, Türkçe’den baska bir dil biliyor musun? Evet, Kürtçe biliyorum. Zazaca konusan Aleviye Türkçe’den baska bir dil biliyor musun? Evet, Alevice biliyorum diye karsiliklar aliyordum. Peki bu Alevice’den bir kaç söz eder misin? „Çituria? Canê tu weso?“ derdi. Bir bakiyordum benim konustugum dildir.


Türkçe konusan Alevilerin bir kismina soruyordum: Türkçe’den baska bir dil biliyormusun? Ben bilmiyorum, ama dedem biliyormus, büyüklerim biliyormus derdi. Nerden geldiniz buraya Dersim’den derlerdi.
Yine açik bir örnek vereyim. Erzincan’in merkez köylerinden biri Kürt köyü diye aniliyor. O köyde bir Zaza asireti olan „Babamansur asireti yasiyor. Erzincan CHP milletvekili olan Erol Tinaztepe o köyden ve o asirettendir. Türkler Zazalari Kürtlerden ayirt edememis ve dolasiyla yanlislikla Zazalara da Kürt derler. Zazalarin bir kismi anadili olan Zazaca’yi kaybettigi gibi Zazalarin bir kismi da ayni zamanda inancindan oldular. Örnek: Erzincan’in Üzümlü ilçesine bagli Kelariz, Pitariz ve Tercan’a bagli Edebük köyünün tamami ile Altunkent’in yarisi hem inanç olarak hem de anadilleri Zazaca’yi terk etmek zorunda birakildilar. Yine bir örnek daha: Tercan’nin yaninda olan Mercan’a yakin „Auke veya Awke (Su demektir.)“ Höyük köyü anadilini kaybetmistir.


Ben Dersim ve Erzincan civarinda son yillara kadar anadilini konusan Zazalarin anadillerinde kendine dedigi Kirmanc adi üzerinde durmak istiyorum. Çünkü bu isim Kirmanc ve Kurmanc özünde ayni isim. Iki ayri etnik kimlikli halklar nasil olur da ayni ismi kullansin. Zaza kökenli olup Kürtçe ögrenmis Zazalarin kendine Kurmanc demesini o dili yillardir kullaniyor ve zamanla Kurmanc adinin aliskanlik yarattigina bagliyorum.
Peki halen Zazaca konusmasina ragmen Kürt adi Kurmanc’in, Zazaca versiyonu olan Kirmanc’i nasil olur da anadilinde kullaniyor insanlarimiz? Bunun için bugünkü tarihten biraz geriye gitmek gerekiyor. Ben; Dersim ve Erzincan civarinda olan Zazalarin Kirmanc demesini 1071 yilinda Kürt ve Türk itifakina bagliyorum. Çünkü ikisi müslümanligi yayma temeilinde bir ortaklik kurmuslardi. Firatin (Karasu) dogusuna düsen Zazalarin cografyasini Türkler; Kürtlerin hükümranligina birakmisti. Bir diger deyimle Türkler; kölelerinin oyalanacagi diger köleleri bulmustu. Bunlarda Kizilbas Zazalardi. Çünkü o tarihte Zazalarin hepsi Kizilbasti (Alevi) ve hepsi ayni dili konusuyordu. Kürtlerin hükümranligina birakilan Zazalar, hep kendi basinda silahli Kürtleri görüyordu. 1100 yilindan itibaren Eyübü Kürt devleti dönemi, 1602 de Botan Beyi Bedirhanlarin Çemisgezek beyligine saldirisi, 1514 yilinda Yavuz Selim ile Idrisi Bitlisi’nin cografyamizdaki katliam ve kirimlari vardi. Kürtlerin egemenligine terk edilen Zazalarin (o dönemde adi Kizilbas) her seferinde Kürt isgali ve kirimlarina maruz kaliyordu. Kürtlerin tam sinir bölgelerinde olan Dogu ve Güneydeki Zaza illeri Bitlis, Siirt, Mus, Diyarbakir, Adiyaman, Malatya, Bingöl, Elazig Sunnilestiler. Yine bu illerde yani daha çok Kürt nufusuna yakin olan Zaza illeri Bitlis,Siirt, Mus, Malatya’nin büyük bir bölümü, Diyabakir Adiyaman’in da bir bölümü artik Kürtçe konusur oldular. Kürtçe konusan Alevi Zazalar Malatya, Adiyaman,Sivas- Koçgiri bölgesi ve Askale, Erzincan ve Kemah’in bir bölümünde bulunmaktadirlar. Kürtlerce asimile edilmis sünnü Zazalar daha da agirliktadir.


Kuzeyde(Erzincan ve Dersim civarinda) kalan Zazalar, mesafe olarak Kürtlere biraz daha uzakti. Ama zaman zaman Kürtlerin sidetine maruz kaliyordu. Bu baski ve siddeti hafifletmek için; biz de sizdeniz, biz de Kurmanciz Zazaca telefuzu Kirmanciz diyerek Kürtlerle ara bulmaya çalistiklarina inaniyorum. Bu Kurmanc ara isminin zamanla yerlestigini düsünüyorum. Çünkü 1071 de baslayan Türk-Kürt ittifaki 1923 yilinda bitti. Kürtlerin bölgesine düsen Zazalar, tam 852 yil kendi üzerlerinde Kürt egemenligini gördü. Bu kadar zaman sonra dogal olarak bugünkü Zazalarda inanç degisimi, Kürtçe konusan Alevi ve Sunni Zazalar ayni zaman kendilerine Kurmanc diyen bir Zaza toplugu meydana gelmistir.


Yine Dersim ve Erzincan civarinda ki Zazalar her nekadar halen Zazaca konussa da ve inancini sürdürse de onlarda kendilerine Kürt adi olan Kirmanc’i kullanmaktadir.
Hatta bazi yazarlarimiz Kirmanc adinin Zazaca konusup ve kendileri için Kirmanc diyenlerden yola çikarak; Irani halklarda Kürtlügü asan bir tanimlama oldugunu, bunun da köylülük ve topraga yerlesik olup ama bu topraga sahip olmayanlar oldugunu söylemektedir. Bu iddia sahipleri kaynak olarakta bilimadamlari V. Minorsky ve D.N. MacKenzie’yi gösteriyorlar. Oysa V. Minorsky ve D.N. MacKenzie’nin bahsettigi bizzat Kürtlerin kendisi ve KIRMANC-KURMANC adlandirmalariyla ilgilidir.
Bu iki bilimadami V. Minorsky ve D.N. MacKenzie; Kürtlerin asil sülalelerinden olan Mirler (beyler) kendileri için beyanlarinda Kurd adini kullandiklarini belirttiken sonra Mirler diger Kürtleri Kurmanc veya Kirmanc olarak tanimliyorlardi diyorlar. Bu bilim adamlarinin yukardaki tanimlamalari Kürtlerin arasindaki bu isim farkliliklarina yönelik bir açiklamaydi.


Benim kanaatime göre asil Kürt aileleri, kendileriyle ve diger göçebe Kürtlerle aralarindaki asilliklerini anlatmak veya üstünlüklerini belirtmek için kendilerini Kurd olarak isimlendirirken kendi soyundan olup ama kendileri gibi asil görmedigi diger göçebe Kürtleri de; Kirmanc veya Kurmanc olarak yani bugün bildigimiz genel Kürtleri tarif ediyordu. Zengin ve Asil Kürt aileleri; Kurd sözcügünün kendilerine Farsça üzerinden geçtigini bilmis olsalar da, bu Farsça tanimlamayi kendileri için uygun buluyorlardi.

Bilimadamlari V. Minorsky ve D.N. MacKenzie’nin yazdiklari; 852 yil Kürtlerin tehditlerini, baskilarini azaltmak için Kürtlere ait olan Kurmanc ve Kirmanc adini kendine siper ad olarak kullanan Zazalarla ilgili degildir.
Soranlar’in kendileri için Kirmanc dediklerini Hasan Por Doktorasinda yazmisti. Ama Soranlar, Farsça Kurd sözcügünü alarak Kürtlerin ve Kürtçe konusanlarin genel tanimi haline getirdiler.
Kurmanc deyip Kurmanci Konusan Aleviler ve Zazaca konusup Kirmanc diyenler, bahs edilen Kürt Kurmanclari olmadigi yukarda Mehmet Özcan ve Ibrahim Karsanli beylerin konusmalarinda oldugu gibi ortadadir. Hatta biraz daha konuyu genisleterek anlamaya çalisalim.
Tarihten bugüne kadar; Kürtlerin sinirinda olan Alevi Zazalarin epeyce bir kesimi Kürt halkinin adi olan Kurmanc ismini aldi ve anadilleri olan Zazaca'yi terk ederek Kurmanci (Kürtçe) ögrendiler. Örnek; Askaledeki Maskanlar(Mosku), Hidanlar(Xidu), Lolanlar(Lolu), Sevalanli(Sewalu) ve diger asiretlerden olanlar hem Kurmanci konusurlar hem de kendilerine Kurmanc demektedirler. Iste Kirmanc diyen Zazalar bu isim yanilgisindan dolayi kendini Kürt saniyor. 1514 Idrisi Bitlisi’yle Yavuz Selim’in ortaklasa hareket ettikleri dönemden bu yana Kürtçe ögrenmis ve Kurmanc adini almislardir. Bu isim benzerliginden dolayi politiklesmis insanlarimizin bir kesmi kendini Kürt ve ait olduklari cografyayi da Kürdistan olarak adlandirmaktadir.

Baska önemli bir nokta da sudur:
Kirmanc adini kullanan Dersimli ve Erzincanli bazi politik Alevi Zazalar, bugün Dersim diyince Alevilik vurgusu yapiyor, etnik kimlik olarak da Kurmanciye’nin Zazaca versiyonuyla Kirmanciye olarak tanimlamalar yapmaktadir. Kurmanci konusan Aleviler ise Kürdistanin içinde Dersim olmali ve Kürt Aleviligi olarak anilmali ve böyle taninmalidir demektedirler. Bu söylemlerle birlikte Kirmanciye de olsa uygundur diyenlerin sayisi az degildir.
Alevi ve Sunni Zazalarin birlesmelerini ve ortak hereket etmelerini önlemek için çok çaba harciyan Zaza, Kürt, Türk ve Ermeni kökenli insanlar mevcuttur.

SIMDI DE TÜRK YÖNETIMLERININ ETKIN OLDUKLARI ALANLARDA ZAZALARIN DURUMUNU ELE ALALIM.


Türk yönetimlerinin etkin oldugu alanlarda kalan Zazalara da Türkler tarafindan asimile edilerek Türkçe konusmalarindan dolayi Türkmen sifati takildi. Sehir merkezlerinde Türk nufusunun yogun oldugu Sivas’in dogu ve güneyine düsen ilçelerinde, Erzincan Merkez ve ilçeleri; Üzümlü, Tercan, Mercan, Çayirli, Çadirkaya, Askale, gibi Ilçe merkezlerine yakin olan Alevi Zaza köyleri geçmiste dilleri Zazaca’yi Türklerin tehdit ve baskilari sonucunda terk ederek Türkçe ögrendiler. Yine anadilleri Zazaca’yi birakan Alevi Zazalarin bir kismi inancini da terk ederek sunni oldular.

Yukarda yazdiklarimin canli örnegini vermek istiyorum.
Türklerin etkisinde kalanlarin Tercan’na bagli Altunkent’e (Kargin’a) yerlesen Zazalarin yarisi dil, inanç olarak asimile edildirler. Altunkent’e(Kargin’a) gelip yerlesen Zazalarin köylerinin adini yaziyorum. Ilkin Zazalarin geldikleri Tercan’a bagli köylerinden Yuvali(Agatiriye), Ikizler (Pune), Köprübasi (Gomepêpirdi), Pülümür’ün Guske(Kuzulcan) ve “Panciras” köyünden olanlardir. Hemen Altunkent(Kargin) karsi tarafinda Edebük(Adebuk) köyü tamamen Zazadir. Ama bu köy dil ve inanç bakimindan asimile olmustur. Yine Kigi (Gegi ) Zazalarindan da yerlesenler var. Kigi (Gegi) den gelip yerlesen Zazalardan biri ile ayni yillarda birlikte ortaokula gidiyorduk. Yine Üzümlü’nün içinde bir Alevi mahalle vardi ve bunlar Üzümlü’deki Türklerin içinde kaldiklarindan dolayi Zazaca’yi zorunlu olarak terk ederek Türkçe konustular ve asimile oldular. Yine Üzümlü’ye bagli Kalan köyünün sakinleri Sighasan asiretinden olanlarla, Pitariz, Kêlariz ile birlikte Zazadirlar ama dil ve inanç bakimindan asimile edilmisler.

Özetlersek;
Bugün halen önemli bir Alevi Zaza ve sunni Zaza kesimi Zazaca konusuyor. Yine Türk ve Kürtlerin Selçuklu devletiyle, yine Osmali Imparatorluguyla kurduklari cihat ortakligi sonucunda epeyce Zaza inancini ve anadilini degistirmistir. Kökeni Zaza olup Kürtçe konusan Aleviler; Malatya, Adiyaman, Koçgiri ve bati Erzincan’in kisminda olanlardir. Kürtçe konusan sunniiler ise Bitlis, Siirt, Diyarbakir, Mus, Malatya Erzurumum’da olanlardir. Yine kökeni Zaza olup, nedenlerini yukarda belirtigim gibi zamanla anadilleri Zazaca’yi terk ederek Türkçe konusmalarindan dolayi Türkmen olarak bize dayatilan halkimizin bu kesimi ile birlikte; bizler tarihte ayni inançtan ve hepimiz ayni dili yani Zazaca konusanlardik.

Kürt bölgesine yakin olan Zazalarin durumu!
1.Erzincan ve Dersim Alevileri; Aleviligini ve dilini koruyup ama kirim ve baskilari perdelemek veya azaltmak için kürtlerin; Kurmanc adini alarak bunu Zazaca’da Kirmanc demekle isim asimilasiyonuna ugramistir.
2.Adiyaman, Malatya, Maras ve Koçgiri alanindaki Alevilerde Aleviligini korumak için; anadilinden vazgeçerek Kürtçe’deki Kurmanc halk adini alarak ve Kürt dili olan Kurmanci’yi ögrenmeleriyle Zazaliklari yok oldu.
3.Kürtlere yerlesik olarak yakin mesafede olan Zazalarin büyük kesimi inancini degistirdi ama dil ve isim degismedi. Bunlar bir kismi Çewlig/Bingöl, Elazig, Diyarbakir’in bir kismi ve bati, kuzey ilçeleri, az bir kesim Adiyaman’in Aldus ilçesidir.
4.Kürtlere çok yakin olan ve Kürtlerin içine düsen Zazalar hem dil, hem inanç hem de kürtlerin Kurmanc adini almis oldular. Tam bu tanim içinde Kürtlesenler ise Mus, Van, yine Diyabakirda epeyce Zaza, Bitlis, Siirt, Erzurum’dakilerdir.
5.Türklere yakin olan ve onlarin içinde yasamak zorunda kalan Zazalar Dil, inanç ve isim asimilasiyonuna ugradilar.
6.Türklerin yakininda olan Zazalar ise anadilleri Zazaca’yi konusmayarak asimile oldular ve sadece Aleviligini korudular.

Türklerin yakinina veya içine düsen Zazalarin durumunu biraz daha açmak istiyorum.
Ben, gelistirilen Alevi Türkmen olayinin üzerinde durmak istiyorum. Kökeni Zaza olan bazi yazarlarin Türk olan Türkçü yazarlarla basa basa verdikleri ve yaptiklari bu yaygarayi, ben kendi yasamimdan ve bazi alan çalismalarim ve deneylerimle onlara halkin kendi söylemlerini yazarak, bu irkçi yazarlara cevap verebilecegimi düsünüyorum.

Ben 1982 yilinda Erzincan’in Kemah, Kuruçay, Sivas’in Divrigi, Çetinkaya, Sincan ve daha adini hatirlamadigim Küçük yerlesim birimlerini gezdim. O bölgede olan Aleviler, Türkçe, Kürtçe ve Zazaca bilenlerden olusuyordu. O bölgede bu insanlara hangi dili biliyorsun; diye sordugumda Kürtçe bileni, biz Kürtçe biliyoruz, diyorlardi. Peki siz Kürt müsünüz? Hayir biz Aleviyiz derlerdi. Zazaca konusanlarin Erzincan’a yakin yerlerde olanlar ise yine Türkçe sordugum soruya biz Aleviyiz derdi. Sivas yönüne kaydikça Zazaca konusanlar kendi anadillerine Zazaki veya Dimilki derlerdi. Anadilinde “Ma Kirmancime, Dimlime, Zazaymi” diyenlere Türkçe soruyordum, hangi dili konusuyorsunuz? Alevice diye cavap alirdim.

Türkçe konusan Alevilere sordugumda Türkçe’den baska bir dil biliyormusunuz? Hayir, derlerdi. Peki Türkmüsünüz veya Türkmen misiniz? Hayir biz Aleviyiz, derlerdi. Yine önemli bir nokta; Erzincan’in Kemah ilçesi ve Kuruçay’da Sivas’a bagli Sincan nahiyesinde Zazaca bilmiyen ama Sighasanli olduklarini söylediklerinde sasirmistim. Çünkü ben kendim de Sighasanli oldugum için dikkatimi daha da çekti. Peki nerden buraya geldiniz, soruma verdikleri cevap Ovacik’tan geldiklerini söylediler. Erzincan’in Çayirli kazasindan Ismail Koç amcayi 2000 yilinda tanidim. Çayirli köylerinden Zazaca bilmiyen 12- 13 köy olduklarini ve Sighasanli olduklarini çok eskiden Ovacik’tan Kemah’a sürgün edildiklerini söyledi. Biz Kemah’ta Türk beylerinin yaninda kodculuk ve marabalik ederdik ve orda kalarak anadilimizi kaybettik. Daha sonra bizim bir kismimiz Kemah’tan göç ederek Çayirli tarafina geldik. Ismail amca Kemah ve Kuruçay tarafinda akrabalarimiz(Sighasanlilar) oldugunu söyleyince bana 1982 yilinda Sighasanli olduklarini söyliyenleri hatirladim.

1984 – 1988 kadarki zaman diliminde Istanbul’da kaldim. Isim icabi her bölgeden insanla karsilasiyordum. Ama Alevi olan insanlarla karsilasmam benim Aleviler hakkinda, dilleri, nerden geldikleri, mensup olduklari asiretleri konusunda bilgi sahibi olmama imkan veriyordu.
Varto, Hinis, Askale, Erzincan ve civari, Bayburt’un köyleri, Sivas’in kazalarindan gelenler, Tokat’tan gelenler, Kars, Göle’ye kadar insanlarla karsilasiyordum. Tokat’in Zile ilçesinden Hasan isminde birini ve Resadiye’den Ahmet adinda birini tanidim. Ayni zamanda Ahmet ile arkadas olduk.

Tokat’tan gelenlere köy, sehir ve ili disindaki sorularim disinda; köyünüzde kendinize ne dersiniz yönlü soruma karsilik Alevi derlerdi. Disardan size ne derler dedigimde, cevap “Kizilbas ya da Alevi” oluyordu. Devamla, Asiretiniz var mi? bilmiyorum. Büyükleriniz Türk veya Türkmeniz der miydi? Hayir, duymadik. Türkçe disinda herhangi bir dil biliyor musunuz? Hayir, Nerden oraya gittiniz? Bir kismi Yavuz Selim döneminde Erzincan’dan oraya sürgün edildiklerini söylediler. Bir kismi da akrabalarimizin yanina gelip yerlestik, biz de sonradan geldik. Yine Tokat’li genç bir hanim, büyüklerim bana; bizi Erzurum Hinis’tan Tokat’a sürmüsler dedi. Türkçe konusanlarin kendilerine Türk ve Türkmen dediklerine hiç denk gelmedim. Ama biz çoktan beri Türkçe konusuyoruz, Eger büyüklerimiz sürgün döneminde burya geldiklerinde bildikleri dili birakmislarsa bilmiyoruz. Bir kismi da biz çok eskiden buraya gelmisiz. Ne kadar eski? Bilmiyoruz, dediler. Sizlere; tanidigim ve tanistigim bu insanlara sordugum sorulari; Kürtçe Konusanlar Kürt olmadigini ve Türkçe konusanlarin da kendilerine Türkmen demediklerini yani onlarin agzindan çikanlari yazdim. Istanbul’da benimle karsilasan insanlarin hepsi degil ama çogunlugu genç yani benim yaslarimda olan kusakti. Iste sürgün olaylari Türkçe konusan Aleviler tarafindan da dile getiriliyor.


Bizim bugün içinde bulundugumuz tablonun nedenleri yani inanç, dil ve farkli adlara bölünmüslügümüzün nedenleri; 1030 da Türklerle Kürtlerin kurduklari Cihad itifakindan/ortakligi ile baslamistir. 1923’e kadar 900 yillik gibi büyük bir zaman diliminde, müslümanlastirma ugruna, müslüman olmayan Zazalar kirimdan geçiriliyordu yani katlediliyordu. 1923 den sonra da Türk devleti her halki bütün etnik kimlikleri asimile edip türklestirmek istedi. Bu politika hala da hiz kaybetmeden devam ediyor!...

Haydar Sahin 03.01.2009


 

© 2009 KIZILZAZA| www.radiozaza.de