Hakki Çimen

Hakki Çimen ENGELLERE RAGMEN ZAZA HALKI UYANIYOR

ENGELLERE RAGMEN ZAZA HALKI UYANIYOR

Hakki Çimen

. SÜREKLI SAVAS ALANI

Somut olarak görünmeyen ancak gelismelerin gösterdigi üzere su andaki devlet de, Islam-Kürt Itiffaki çerçevesinde isleyen Osmanli´dan sonra da Dêsim ve Bingöl gibi Zaza halkinin yogun yasadigi bölgeleri savas alani olarak isletmeye devam ediyor. Zaza bölgelerinin Türk ve Kürt isgalinden hareketle günümüzde de Türk-Kürt Ittifakinin sürmekte oldugunu söyleyebiliriz. Bu itiffakin hedefi bes yüz yil öncekinin aynisidir. Sünnilesmeyen Alevi Zazalari “kizilbas” olarak damgalayarak takip edilmesini ve kesilmesinin dine uygun oldugunu ve Sünni halklarin Alevi Zazalara yapilan mezalime riza göstermelerini saglamak. Alevi Zazalari “kizilbas” göstererek Sünni Zazalardan uzaklastirmak. Zaza halkini, bir yandan Türk ve öbür yandan Kürt asimilasiyonuna tabii tutarak, Zaza degerlerini terk etmesini ve asimile olmasini saglamak.

Tüm bunlari gerçeklestirmek amaciyla devletin resmi kurumlariyla yaptigi yaptirim, baski ve kontrollerinin yani sira, kasitli Dêsim merkez alinarak Zaza cografyasi Türk-Kürt savas alani olarak kullanilmaktadir. Bu manevralarin hedefi Zaza halkidir.


Türk devleti, 1937/38 Soykiriminin hesabini vermemistir. Devlet, Basbakan Erdogan´nin yarim yamalak özürüyle 1937/38 Dêsim Alevi Zaza Soykirimini kapatma politikasi yürütmektedir. 1981 askeri cuntasi, Zaza halkini hedef alarak ikinci Dêsim Genozidi yapmistir. Dêsim için ikinci kasap Abdullah Alpdogan rolü oynayan Kenan Evren´nin Zaza halkina yaptigi zulüm ve göçertmenin de hesabi verilmemistir.

Kürt halki adina kaçiran, öldüren, vergi kesen, sürgün ederek insanlari korku çemberine sikistirmis olan silahli güçler, geçmisteki Kürt Hamidiye Alaylarinin islevini oynuyor. Öyle ki devletin resmi ordusuna destek olarak Hamidiye Alaylari, Çerkez ve Topal Osman alaylari da böyle paramiliter çalismislardi.

Zaza halki öteden beri sürekli takip ve zulüm altindadir. Alevi Zaza halkina karsi Ebusuud´un Osmanli fetvalari, yikici tesirini kaybetmemis, degisik kilikli karanlik çevreler tarafindan kullanilmaktadir.


Ancak tüm bu zulme karsin Zaza halki uyanmistir. Karanlik çevrelerin Alevilik-Sünnilik kiskirtma ve oyunlarini, hem Alevi ve hem de Sünni Zazalar anlamistir. Alevisi ve Sünnisiyle halkimizin Zaza milli bilinci gelismektedir.

2. KIZILBAS FETVALARIYLA ALEVI ZAZA HALKA KARSI SAVAS

Alevi-Bektasi dernekleri, ”Zaza” etnik kimligini sürekli inkar etmektedir. Sanki tüm Aleviler Türkmüs imaji yaratmaya çalisarak halkimizin etnik kimligini inkar ediyor ve halkimizi “Dersim Alevileri” veya “Dersim Kizilbaslari” diye propaganda yapmaktadirlar.

Milliyetçi Kürt örgütleri, Türk fasizmini, Türk asimilasiyon ideolojisini ve yayilmaciligini taklit ederek, kürtlestirmek amaciyla bizi “Dersim Alevi Kürtleri” veya “Dersim Kizilbas Kürtleri” diye propaganda ediyorlar. Kürt örgütleri de milliyetçi Türkler gibi Zaza Kimligini ve Zaza Dili´ni asagilayarak halkimizi varligini inkar etmektedirler.

Solcu ve humanist kiliklarla maoculuk arkasinda saklanan milliyetçi Türk ve Ermeniler, Dêsim cografyasinin çogunlugunu olusturan Zaza halkini her firsatta inkar ediyorlar. Bunlar da bilerek halkimizin “Zaza” etnik adini anmadan bizi ‘melez’ göstertmek amaciyla “Dersim”, “dersimli”, ve kominizmle iliskiye sokabilmek için “kizilbas”; yer ve ortama göre silahli Kürt örgütlerine yaranmak için ”kizilbas kürt“ olarak propaganda ediyorlar.

Bu güçler propagandalarinda, Zaza halkinin etnik kimliginin inkarinin yani sira, Osmanlinin, namusuz, dinsiz imansiz manasinda halkimiza yapistirdigi “kizilbas” sifatlamasiyla küçük düsürme ve rencide etme isini bilerek sürdürmektedirler.


Bu güçlerden hiç birinin devrim, insan hakki, baris, demokrasi söylemleri samimi degildir. Çünkü bu güçlerin hepsi Zaza halkinin kendi kaderini tayin etmesine firsat vermemektedirler.

Halkimiz son bes yüz yilda çok bedel vermis ve çok tecrübe edinmistir. Bu yayilmaci güçlerin çirkef propagandalarini taniyor. Zaza halkinin özgürlük ve demokrasi mücadelesi çoktan baslamistir. Karanlik ve sinsi güçlerin, halkimiza karsi düsman propagandalari bosa çikarilmistir. Zaza halkinin özgürlük ve demokrasi mücadelesi sürüyor. Tüm halklarin demokratik haklarina saygili olan halkimiz demokratik haklarina mücadele ederek eninde sonunda kavusacaktir.

3. OSMANLI DEVLETININ “KIZILBAS” PROPAGANDASI


1514 Çaldiran Savasi öncesinden baslatilan ve günümüze kadar sistematik olarak sürdürülen “kizilbas propagandasi” Zaza halkini tarihten silme amaçlidir. Dönemin sehülislamlari, Islam seriatini da kötüye kullanarak verdikleri fetvalarla, bes yüz yil evvel halkimizi rafizi (dinsiz imansiz), mum söndüren, ana baci tanimayan, eskiya, hirsiz v.b. anlamlarda “kizilbas“ ilan etmistir.

15. yüzyilda Osmanli Bati Anadolu´da güçlü bir konumda olmasina ragmen Dogu Anadolu´da Sünnilesmeyen Turkmen, Dimili (günümüzde Zaza) v.d. halklarin gücünü kiramamis ve bu halklar üzerinde mutlak bir hakimiyet kuramamisti. O siralar bugünkü Azerbeycan da Safevi devleti vardi. Safevi Tarikatinin askerleri, Sah Ismail´in babasi Seyh Safiyuddin tarafindan icad edilen on iki dilimli kirmizi renk fes tasiyorlardi. Safevi Tarikatina göre bu on iki dilimli kirmizi fesin kirmiziligi Hz. Ali taraftarligini ve on iki dilimin her biri bir imami, yani On Iki Imami sembolize ettigi kanisi yaygin olan görüstür. Safevi devletinin en güçlü döneminde, dönemin iyi molalari tarafindan yetistirilen sair Sah Ismail Safevi sultaniydi. Safevi Tarikati felsefesi, Dogu Anadolu halklarini derinden etkilemis ve bu halklar Osmanli devletine sempatiyle bakmiyor, Safevi devletini destekliyorlardi. Mistik ve heterodoks bir felsefeyle Dogu Anadolu´yu etkisi altina alan Safevi devleti, Osmanli için büyük bir tehlike olusturmaktaydi. Osmanli bu tehlikenin hakkinda gelmek için, Idrisi Bitlisi önderligindeki Safii Kürt derebeyleriyle günümüze dek süren Osmali-Kürt Ittifakini kurmustur.


Osmali-Kürt Ittifaki, Sünni olmayan Safevi tarikatini ve tarikata destek veren ve Sünni Islama ters duran Irani halklarin etkisini savas meydaninda kiramayacagini erken anladi. Osmali-Kürt Ittifaki, 1514 Çaldiran savasi öncesinden Safevi Tarikatini ve Irani halklarin itikatlerini rencide etmek amaciyla, din ve namus kavramlarini malzeme yaparak karalama ve kirletme yoluna gitti. Safevi devletini, Safevi Tarikati felsefesini ve bunlara sempatiyle bakan tüm halklari içine alacak sekilde Osmanlinin dini otoriteleri olan sehülislamlara özetle, „Kizilbaslar mum söndüren ve ana baci tanimayanlardir. Dinsiz ve imansizdirlar. Kizilbaslarin katli vaciptir. Kizilbas öldürmek sevap ve kizilbas öldürenin yeri cennettir. Her kim Kizilbas öldürürse, ona öldürdügü kizilbasin mali, karisi ve kizi helaldir.“ fetvalarini yaptirip Anadolu´nun Sünni halklari arasinda yaydi.

Osmanli-Kürt Ittifaki, bu fetvalarla yaklasik son bes yüz yil boyunca Sünni Islam inancindaki halklari, Zaza halkina karsi sürekli kiskirtti. Zaza halkinin son bes yüz sene boyunca takip edilmesi, sürekli zulüm görmesi, 1920/21 de Qoçgiri´de, 1925 de Bingöl´de (Piran-Çewlig) kesilmesi ve 1937/38 de Dêsim´de soykirimdan geçirilmesi, 1981 de fasist askeri junta tarafindan bin bir bahaneyle yurdundan sürülmesinin temelinde bu lanet fetvalar yatmaktadir.


Buna karsin günümüzde Zaza milli bilinci gelistikçe, halkimiz demokratik olarak örgütlenecektir. Örgütlü Zaza halki kendisini daha rahat ifade edebilecektir. Basta Sünni Zazalar olmak üzere komsu halklar kizilbas propagandalarinin, halklarimiz arasindaki barisi bozan yikici etkisini anlayacak ve bu çirkeflikleri lanetleyeceklerdir.

4. T. CUMHURIYETI´NIN ZAZA HALKINA KARSI TUTUMU


Osmanli döneminde zaman zaman Alevi Turkmenlere de kizilbas asagilamasi yakistiriliyordu. Ancak 19. yüzyilda Jön Türkler (N. Kemal, T. Fikret, Sinasi v.d.), Turkmen halkini ve Turkmence´yi temel alarak “Türk” etnik kimligini ürettiler. Jön Türk ve onlarin devami olan Ittihat Terrakicilerin siyasi mirasi üzerine kurulan kemalist Cumhuriyet, Turkmenleri “kizilbas asagilamasinin” disinda tuttu ve Turkmen adlandirmasindaki ‘u’ harfini ‘ü’ ye dönüstürerek ‘Türkmen’ yapti. Turkmenler bu sekilde çok farkli milletlerden olusturularak icad edilen Türk ulusunun degerli bir unsuru oldu. Bu tarihten sonra “kizilbas kirletme ve asagilama etiketi“ sadece Alevi Zaza halka yapistirildi.


Kemalistler, Osmanli-Kürt Itifakkinin, “kizilbas iftirasiyla” Zaza halkina yapistirdigi kirli lekeyi söküp atma yerine Zaza halkina karsi yürüttügü daha da kirli propagandalarla hiç temizlenemez hale soktu. Kemalistler de Osmanli gibi 1920/21 yillarinda Qoçkiri halkini, Kürt, Çerkez ve Topal Osman alaylarindaki Sünni askerlere, düsmanin gavurden beter, vatan hayini olan ‘kizilbaslar’ oldugunu ve kesilmelerinin vacip oldugunu propaganda ettiler. Askerler, canli cansiz ganimet ve öbür dünyada cennete girme heyecaniyla Qoçkiri Zaza halkini kesti.

1925 yilina gelindiginde bugünkü Türkiye Cumhuriyeti kurulmustu. T. Cumhuriyeti, 1925 yilinda Bingöl-Piran Sünni Zazalarini vatan hayini, gerici, irticaci, dis güçlerin masasi ilan ederek Sünni Zaza halkina saldirdi. Basta ilim irfan sahibi Seyh Said olmak üzere tüm Sünni Zaza ileri gelenlerini yok ederek Sünni Zaza kapitaline el koydu. Türkiye devletinin mahkeme tutanaklarindaki Seyh Said Efendi´nin ifadesine bakildiginda, Kemalistlerin derdinin irtica olmadigi anlasiliyor. Kemalistlerin en büyük korkusu Zaza ayidiyetiydi. Devletin, rahmetli Seyh Said´e ve örgütlenmis Sünni Zazalara karsi “Seyh Said seriatçi ve irticacidir.“ propagandalari, Zaza halkina saldirmak için sadece bahaneydi. Çünkü Sünni Zazalar da, dini söylemle kendi hukuklarini müdafaa ediyor ve Zaza halkinin demokratik haklarini istiyorlardi. Anadolu halklarina düsman degildiler.


Türkiye Devleti, Osmanlinin “kizilbas asagilamasi” propagandasini en çirkin sekilde 1937/38 Dêsim´de Alevi Zaza halkina karsi kullanmistir. Dêsim Alevi Zaza Soykirimina katilan askerler anilarinda komutanlarinin kisaca, „Düsmanimiz mum söndüren, ana baci tanimayan dinsiz kizilbaslardir. Gavurden beterdir. Vatan hayinidir. Köklerinin kazilmasi vacip ve hatta farzdir. Öldürün! Hem zenginlesir ve hem de cennnete gidersiniz.“, seklinde propaganda yaptiklarini anlatmaktadirlar. Bu çirkef propagandalarin kiskirtmasiyla Koçgiri´de oldugu gibi Dêsim´de de askerler, canli cansiz ganimet ve cennet heyecaniyla 1937/38 Dêsim Alevi Zaza Soykirimini yapmistir.

Anadolu´da köklü bir baris olusturmanin ilk adimi tarihi hata ve zulümlerin yargilanmasidir. Dêsim Alevi Zaza Soykiriminin nedenleri, kaynagi ve yapan güçler ortaya çikarilmalidir. Nasil ki Nazilerin yaptigi soykirimlar açik seçik ortaya çikarilip ve kesin bir dille yargilanarak lanetlendiyse, 1937/38 Dêsim´de Alevi Zaza Soykirimini yapanlar yargilanmali ve lanetlenmelidirler.

5. MODERN FETVACILAR


Günümüzde Dêsim merkez alinarak Alevi Zaza halka, Zaza etnik kimligi yerine “kizilbas” kimligi yapistirmaya çalisan birey ve gruplar var. Komunist, sosyalist, humanist söylemlerle yazip çizen bu birey ve gruplar Türk, Kürt ve Ermenilerden olusmakta ve medyayi önemli ölçüde kontrol etmektedir. Bunlar komunist, sosyalist, humanist söylemlerin arkasina saklanarak politika yapan milliyetçi Türk, Kürt ve Ermenilerdir.


Erken milliyetçilesen Türk, Kürt ve Ermeniler öteden beri Alevi Zazalari, Sünni Zazalara karsi ve Sünni Zazalari da Alevi Zazalara karsi basarili olarak kiskirtilabilmis ve kullanabilmistir. Ayni güçler günümüzde de “kizilbas alçaltmasini” kullanarak Sünni Zazalari, Alevi kardeslerine ve Alevi Zazalari da Sünni kardeslerine karsi karsi kiskirtmaya devam etmektedirler. Amaçlari Alevi Zaza halkin, Sünni kardesleriyle birleserek bir siyasi bir güç olusturmasini engellemektir. Çünkü Sünni ve Alevi Zazalarin birlesmesi engellenince, bir Zaza Milleti olusmaz. Bu nedenledir ki Ittihat Terakkiden bu yana milliyetçi Türk, Kürt ve Ermeni örgütleri hep Zaza Milliyetçiliginin olusmasini engellemislerdir. Mesele Zaza halki olunca bu milliyetçi gruplarin hedefi aynidir.


Bunca sürekli zulüm ve takibe ve göçertmeye ragmen bugün de Dêsim´de yasayan insanlarin çogunlugunu Alevi Zaza halki olusturmaktadir. Türk, Kürt ve Ermeni kökenliler Dêsim´de azinliktir. Ancak Türk, Kürt ve Ermeniler örgütlüdür. Örgütlü olduklarindan, örgütsüz Alevi Zaza halkini kendi ideolojilerine çekerek bölüp, kendi milliyetçi çikarlari için kullanabiliyorlar. Bu azinliklar Zazaca konusmuyor ve yazmiyor, “lehçe” gibi propagandalarla Zaza Dili´ni asagiliyorlar. “Kizilbas” gibi kirli propagandalarla Dêsim Alevi Itikatini yikmaya çalisiyorlar.

Bunlarin siyasi, dini ve mistik arenada yazip çizenleri kendilerini solcu, sosyalist, komunist, ilerici, humanist, barisçi, insan hakki savunucusu, v.s. olarak gösteriyorlar. Bunlar sahte ilerici, humanist, barisçi, insan hakki savunuculari olduklarindan Türk ve Kürt fasizmine karsi yazmiyorlar. Zaza halkini taniyarak zulümden kurtulmasi için destek vermiyorlar. Zaza Dili´ne saygisizlik yaparak asagiliyorlar. Milyonlarca insan tarafindan konusulup yazilan Zaza Dili´ne karsi “ölü dil” propagandasi yayamaya çalisiyorlar. Bu sinsi gruplar, Zaza aydinlanmasinin son otuz yildaki basarilarina her firsatta kirli propagandalarla gölge düsürmeye çalisiyorlar. Tüm imkanlari seferber ederek Zazalarin örgütlenmesini engelliyorlar. Alevi Zaza halkini, “kizilbas asagilamasiyla” Sünni halklara kötü ve çirkef göstermeye çalisiyorlar. Sünni zazalarin Alevi Zazalarin birlesmesini engellemek istiyorlar.

Halkimiza karsi düsmanca propagandalar üretip yayanlardan birkaçi asagidadir:


Hasan Saltuk: Sarisaltuklu sarkici Rahmi Saltuk, Dêsimli olmasina karsin bir tane Zazaca sarki okumamistir. Kalan Müzik´in sahibi Hasan Saltuk, Rahmi Saltuk´un amcasinin ogludur. Kalan Müzik 2010 yilinda mesela Dêsim Alevi Zaza Soykirimi Albümü çikaracagina, Zaza halkini asagilamaya hizmet eden “Kizilbas Albümü“ çikarmistir.


Turabi Saltik: Bunlardan Turabi Saltik, yazdigi tüm hikayelerde, Dêsim Alevi Zaza halkini “kizilbas” veya “Kürt Kizilbaslar” olarak adlandiriyor. Dêsim Alevi Zaza halkini, yalan yanlis Turkmenlerle içiçe geçirmeye çalisarak “kizilbas” olarak isliyor. Bu sinsi propagandaci, “Kizilbas”, “Dersim Dimili, Proto Dersim Kültürü üzerine Tezler” gibi bilimsel degeri olmayan kitaplar yayinlamistir. Bu kitaplar, Dêsim Alevi Zaza halkini, kizilbaslastirarak islemekte ve yorumlamaktadir. Bu sahis, adini ve adresini vermeden bir yasli kadindan dinlemis oldugunu söyleyerek, Zaza halkinin “Munzur Efsanesine” bir de türkçü bir verziyon eklemeye çalismaktadir.

Bu sinsi türkçü, türklestirmek amaciyla Zaza etnik kimligini bozarak kizilbaslastirmak ve Kürt örgütlerine yaranmak içi kürtlestirmeye çalisiyor?


Zaza halkina karsi olan bu sahis, uyduruk kitap ve yazilarla, Alevi Zazalarda yaratmaya çalistigi tüm kafa kirliligini örtmek amaciyla, „Mesele sayisal üstünlük degil ,mesele sevgiyi paylasmaktir.” gibi human ve sosyal sözlere süslemektedir.

Kitap yazip yayinlatanlar bilir ki, kitap yayinlamak pahalli ve zordur. Zaza halkini “kizilbas” veya “Kürt Kizilbas” olarak propaganda eden bunca uyduruk kitabi hangi güç ve neden finanse ediyor?


Seyfi Cengiz: Im Cache S.C. de yazilarinda, Dêsim Alevi Zazalarini “kizilbas” olarak damgaliyor ve Sünni Zazalardan ayiriyor. Sünni ve Alevi Zazalari birbirine karsi kullanmaya çalisiyor. Zazalar arasinda Alevi-Sünni kiskirtmaciligi yapiyor. Alevi Zazalari, Sünni Zazalara karsi kiskirtiyor. (bak. “Çaldirandan 38e Dersim Davasi” yazisinin alt basligi ”Dersim´e Karsi Kürt ve Zaza Tavri” www. Gomaweb, www.dersimhaber.com, www.mamkiye.de ...).


Bu fesat da halkimizi“kizilbas” propaganda ederek Osmanli-Kürt Ittifakinin geçmiste birçok hileyle Anadolu´da Sünni halklarin Alevi halklara karsi hayata geçirdigi önyargilarin ömrünü uzatmaya çalisiyor. Hem Sünni Zaza kardeslerimizi ve hem de Anadolu´nun tüm Sünni halklarini Dêsim Alevi Zaza halkina karsi kiskirtiyor (bak. ”Dersim´e Karsi Kürt ve Zaza Tavri”).


Bu da Zaza halkinin degerlerini kirletmeye çalisan kuzu postundaki kurtlardandir. Alevi Zaza halkini “kizilbas” ve bundan hareketle “komunist” ilan ederek Sünni halklarin hedef tahtasi yapma isi pesindedir. Çünkü bu yipratmayla Sünni ve Alevi Zazalar birlesemeyecek ve birlik olusturmayacaklardir. Bunlar, Zaza halki birlik olusturmayinca zamanla halk olarak tarihten silinebilecek hesabi yapmaktadirlar.

Bu sahisin internettte bulasmadigi bir forum yoktur. Isi gücü fesat ve insanlarimizin kafasini karistirmaktir. Bugüne kadar bu sinsinin birkaç ay önce yazdiklari, birkaç ay sonra yazdiklariyla hep çelismistir. Önce bazi gençlerimizi kullanarak hayali bir Kürt partisi kurmus, ve bu uyduruk partiyle bazi gençlerimizi harcamistir. Sonra hayali komunist partisi kurmus ve kendisini internetten hayali Dersim lideri ilan ettirmeye çalismisa da kimse ciddiye almamistir. Bir ara Zaza halkini, geçmisten gelen aile adlariyla onlarca asirete bölmüs. Sonra Almanya´da örgütlenmek isteyen Zaza aydinlarin arasina sizmis ve Zazalari bölmek için Zaza Hareketine sef olmaya çalismis. Ware dergisi etrafinda birlesmeye çalisan Zazalar kendisine yüz vermeyince, Zazalari bölmeye çalisarak ayrilmistir. Kisa bir süre sonra Zaza aydinlarini ve Zaza milliyetçiligini ilkel ilan ederek Zaza halkina hakaret etmistir. Çünkü tek hedefi Zaza halkidir.

Bu karanlik sahis, yetmisli yillarda Dêsim´de “pirler ve rayverler namusuz ve hirsizdir” propagandasi yaparak Dêsim Alevi Zaza Itikatine derin zarar veren birçok karanlik unsurdan biridir (bak.” Türkiye´de Etnik Gruplar“, P. A. Andrews, s.22). Simdi kendi uydurdugu ”Dersim milleti=melez millet”, “kizilbas milleti “, “Dersim dili”, “kizil mendil “, “Dersim komunist hareketi “, v.s. uydurmalarla Zaza milli bilinci olusturmaya çalisan insanlarimizi Zaza Davasina uzak tutmaya çalisiyor. Zazalar arasinda asiretçiligi hotlatmaya çalisiyor. Ilkçag ve Ortaçaga ait kelime ve kavramlari, bugünkü kavram ve adlarla amaçli iliskiye sokuyor ve Zaza halkinin alehinde kullaniyor.

Dersim komunist hareketi, Ermenistan, kizilbas, Alevi, Munzur, desmala sure, psd, Mamekiye, kirmancki, Zazaki, Dimili, Kirdaski, Kurmancki, kirmanciye, v.b. kelime ve kavramlarini üzerinde oynayarak, çifte terör (Kürt ve Türk terörü) altinda inleyen insanlarimizin kafasini karistiriyor. Zaza olmadigi halde Dêsim Alevi Zaza halki adina konusuyor. Dêsim Alevi Zaza halkini öteden beri komunist ve kizilbas olarak propaganda ediyor. Bu kirli propagandalarla her firsatta halkimizin kimligine, inançlarina, dili ve kültürüne saygisizlik yapiyor?

Bugüne kadar Zaza halkina, Zaza Dili´ne, Zaza Kültürüne, Alevi ve Sünni Zaza halkin kardesligine sadece ve sadece zarar vermistir.


Zaza Dili´ne düsman olan bu sahis, Zaza halkinin diline “Zaza Dili” diyemiyor? Amaçli olarak Zaza Dili´ne karsi “dersim dili” diye bir sey aydurmus. Var mi böyle bir dil? Amaci Zaza Dili´ni, bu dili konusanlara küçümsetmek degil mi? Bir dili küçümseme ve asagilama propagandasi yapmak, o dili uzun vadede katletmek degil mi?

Bu karanlik kisi internettteki, Cengizhan Forumunda astigi “Çaldiran´dan Dersim´e 38 Davasi” yazisinda: „Akkoyunlu imparatorlugunda yönetim 1501/2‘de Kizilbaslar‘in eline geçti. Kirmanciye’de Serefname’nin deyisiyle “Kizilbas Devleti“ kuruldu.”, diye yazmis.


Varsayalim ki Akkoyunlu devleti 1501/2‘de Kizilbaslar‘in eline geçmis. Akkoyunlu devleti, bu kafa karistirici fesatçinin “kizilbas” diye sifatlandirdigi Zaza miyidi? Pekiy kirmanciye ne oluyor? “Kizilbas devleti“ diye bir devlet mi var tarihte? O tarihlerde Akkoyunlu devletini ve bu yalancinin uydurdugu kizilbas devletini içine alacak kadar genis bir kirmanciye devlet mi vardi?

Halkimizla iliskiye sokmaya çalistigi bu kadar uydurma ve bu kadar yalanin amaci ne?


Okuyanlar bilir ki, Serefname kitabinda, „ (...) Serefname’nin deyisiyle Kizilbas Devleti kuruldu.” diye bir cümle yoktur. Dogrusu Serefname yazari Serfe Han, “kizilbas“ kelimesini, Sünni olmayan halklara karsi küfür (mum söndüren, dinsiz imansiz, ...) olarak kullanmistir. S. Han: “Diyarbekir, Mardin v.s. kaleleri kizilbaslarin elindedir” seklinde yazarken, “Diyarbekir, Mardin kaleleri dinsiz, imansizlarin elindedir.” demek isteyerek Sünni olmayan halklara hakaret etmistir (bak. Serefname, Seref Han, Hasat Yayinlari).


Bu sahisin amaci bu yalanlarla, Alevi Zazalari Sünni Zazalara ve Sünni Zazalari da Alevi Zazalara karsi kiskirtmaktir. Bu is için Ebusuudun fetvalariyla halkimiza yapistirilan yalan ve asagilamalari bilerek tekrar ediyor. Halkimiza karsi Sünni halklarin var olan önyargilarinin ömrüne taze kan vermeye çalisiyor.

Görevi Zazalarda kafa karistirmak olan bu sahis: „Çaldiran’da ve sonrasinda Kürtler ve Zazalar Kizilbaslar’a ve Dersim’e karsi Osmanli’nin müttefikleri oldular.“ yazmis (bak. “Çaldiran´dan Dersim´e 38 Davasi”).

Bu fesatçi, Kizilbaslar’a ve Dersim’e karsi sözleriyle hangi halki kastediyor? Kizilbas diye küfür edip asagiladigi halk, Dêsim´in ezici çogunlugunu olusturan Alevi Zaza halki degil mi? Yoksa bu sözleri, sadece birkaç aileden olusan Sari Saltiklilara mi yakistiriyor? Bu fesatça sözler, Alevi Zazalari, Sünni Zazalara karsi kiskirtarak bölmek istemenin somut kaniti degil mi?

Mehmet Bayrak: Ebussud´un “Kizilbaslar dinsiz imansiz, namusuz ve katli vaciptir, v.s...” fetvalarini günümüzde Zaza halkina yakistiranlardan biri de Mehmet Bayrak´tir. Bu karanlik sahis, bir kitabinda „Tüm Kizilbaslar Zazadir.” diyor. Kitaplarinin hemen hepsinde Alevi Zazalari, “Kizilbas Kürtler” veya “Alevi Kürtler” olarak propaganda ediyor. Konusma ve yazilarinda bir yandan Zazalari kürtlestirmeye ve öbür yandan “kizilbas” göstererek Sünni Anadolu halklarini halkimiza karsi kiskirtiyor. Sünni halklarla Zaza halki arasinda dostluk ve empati olusmasini engelliyor. Kendisini Alevi gösteren bu yalanci düskün,“kizilbas” ve “kürt kizilbas” tanimlamalariyla Zaza halkina düsmanlik yapiyor. Alevi ve Sünni Zazalarin etnik çerçevede birlesmelerini engellemeye çalisiyor.

Ismail Besikçi, Ali Ülger: Son yillarda Dr. Ismail Besikçi´yle birlikte bir hayli karanlik insan sosyal, humanist ve ilerici kiliginda Ali Ülger´e “Kizilbas” adi altinda bir dergi çikarttiriyorlar. Bu dergiye yazanlarin hepsi Zaza halkini inkar ediyor. Kizilbas dergisi, halkimizin Zaza etnik kimligini inkar ediyor ve Zaza halkini “kizilbas” olarak isleyerek halkimiza hakaret ediyor.

A. Ü. Turkmendir. Ancak bu dergiye yazanlarin hepsi sadece Dêsim Alevi Zazalarini hedef aliyor ve sadece Alevi Zaza halkini “kizilbas” gösteriyor. Bu dergi özetle, basta öz kardeslerimiz Sünni Zazalar olmak üzere Alevi Zaza halkini, Anadolu´nun tüm Sünni halklarina (dolayli) „Dinsiz imansiz v. s. olan Kizilbaslar, Alevi Zazalardir. Dêsim´de oturuyorlar.” propgandasi yaparak Alevi Zaza halkini hedef tahtasi yapmaktadir.

(A.Ülger´le 1994 ile 2002 yillari arasinda Türkçe/Zazaca Pir dergisini çikardik. O zamanlar A.Ü., birçok karanlik insanin yani sira sik sik Dr. Ismail Besikç´yi ziyaret etmeye gidip gelirdi. Her gidip geldiginde hep yeni talimatlar aldigi izlenimi uyandirirdi bende. A.Ü., MHP ve Milli Görüs de dahil tüm miliyetçi ve islamci Türk ve Kürt derneklerine girip çikardi. 2002 yilinda dergiden çekildim ve bu karanlik sahisla olan tüm iliskilerime son verdim.)


Alevi Zaza halki kendisine “kizilbas” dememis ve bugün de demiyor. Hangi güç ve neden Kizilbas dergisini Zaza halkina karsi finanse ediyor? Kizilbas dergisine yazanlar neden Zaza halkina bu kötülükleri yapiyor?


6. ALEVI ZAZA HALKI KIZILBAS DEGILDIR


Hakikat sudur: Yasi yüzü asarken dünyasini degistiren dedem bir Alevi dewrêsiydi. Bir kelime Türkçe karistirmadan Zaza Dili´nde cem bagliyor ve cêmat toplayarak halkin problemlerine çözüm buluyordu. 1960 ile 1970 yillari arasinda Zaza sairi Rahmetli Davut Sulari hemen her yil Dewa Kurêsu-Bonê Uzag´de Zazaca cem bagliyordu. Ben çocuklugumda yapilan tüm bu cem ve cêmatlara katildim. Basta Bimbarek (Kemerê Duzgin) olmak üzere Dêsim´in birçok jar u diyarina kurbanla ziyarete giden kafilelere eslik ettim. Pirimiz, rayverimiz bizi her sene ziyaret etmistir. Dedem, babam tolivlarini düzenli ziyarete gitmistir. Ailem Dêsim Alevi Itikatinin gereklerini hep yerine getirmistir. Ben ailemden veya köylülerimden hiç bir zaman ve hiç bir yerde “kizilbas” kelimesini kullandiklarini veya “kizilbas” oldugumuzu duymadim.

Bu yazimda adlarini anarak, hakkimizda yaptiklari çirkef propgandalari kisaca özetleyerek verdigim sahislarin disinda birçok insan “kizilbas” ve “kizilbas Kürt” yakistirmalariyla Dêsim Alevi Zaza halkini bilerek veya bilmeyerek karalamaktadir.

Ancak ne yazik ki adlarini andigim bu türkçü ve kürtçülere ragbet eden bir hayli Alevi Zaza da vardir. Bu Alevi Zaza kardeslerimiz, bu kurnaz milliyetçi unsurlarin propgandalarini tekrarlayarak hergün kendi halkina ve Dêsim Alevi Itikakine hakaret ediyorlar. Yabancilarin ürettigi tanimlama ve düsmanca propgandalarla kendi kendilerine küfür ve hakaret ediyorlar. Hergün düsmanin “kizilbas” silahiyla, itikatimizi ve kültürümüzü gidim gidim bozuyorlar. Anadolu Sünni halklarini, halkimiza düsman ediyorlar.

Bu kardeslerimiz kendi kendilerini vuruyorlar. Bunlar bindikleri dali kemirmekten ve kendi kuyularini kendi elleriyle kazmaktan vaz geçmelidirler. Zaza halki hiç bir halka düsman degildir. Ancak Zaza olarak Türk, Kürt ve Ermeni örgütlenmelerine yaranmak ve yaslanmak asla çözüm ve kurtulus degildir.

7. ZAZA HALKI UYANIYOR


Son otuz yilda çok yol aldik. Fizil ve fesata (cehennem sartlara) ragmen Zaza aydinlari bir araya geldi. Kisitli imkanlarla bir hayli Zazaca dergi, gazete ve birkaç yüzü bulan kitap yayinlandi. Ve her gün yenileri daha kaliteli olarak yayinlaniyor. Dr. Z. Selcan´nin titiz bilimsel laboratuvar çalismalariyla Zaza Dili´nin Grameri yazildi ve Zaza Dili´nin Alfabesi olusturuldu. Bu bilimsel eserlerin destegiyle ilkokul 1. siniftan itibaren okutulmak üzere Zazaca ders kitaplari, masal va öykü kitaplari çalismalarimiz devam etmektedir.

Mannheim Zaza Derneginden sonra Istanbul´da Zaza Dili Dernegi açildi. Bingöl Üniversitesi, 2011 yilinda basarili bir sekilde 1. Uluslararasi Zaza Dili Sempozyumu düzenledi ve üniversite bünyesinde Zaza Dili Enstitüsü açti. Tunceli Üniversitesinde Zaza Dili ve Edebiyati Ana Bilim Dali açildi. Tunceli Üniversitesi, kirk yüksek okul ögrencisiyle Ekim 2012 itibariyla Zaza Dili ve Edebiyati egitimine baslamis bulunuyor. Zaza Dili Türkiye´deki okullara giriyor.


2012 yilinin ortalarinda Artuklu Üniversitesindeki sinsi Kürt milliyetçileri, T.C. Milli Egitim Bakanligina “Ortaokul ve Imam Hatip Ortaokulu Yasayan Diller ve Lehçeler Dersi (Kürtçe 5. Sinif) Ögretim Programi“ hazirlayip sunmuslardi. Bu kitap her bakimdan bilimsellikten uzakti ve Zaza Dili´nin ölüm fermaniydi. Buna karsi Zaza halkinin genis çapli itirazi ve protestolari sonucu Milli Egitim Bakani Ömer Dinçer 13.12.2012 günü asagidaki açiklamayi yapti:


„13.12.2012 tarihinde Dünya Bingöllüler Günü münasebetiyle Bingöl Üniversitesinde düzenlenen konferansa katilan Milli Egitim Bakani Ömer Dinçer, önümüzdeki yil itibariyla Zazaca'nin egitim kitaplarinda Kürtçe'nin bir lehçesi yerine ayri bir dil olarak sunulacagini belirtti.” (Tavz Net)


Bu sekilde Artuklu Üniversitesindeki Kürt milliyetçilerin, Zaza Dili´ni sinsice esir alma planlari bosa çikarilmis oldu.

Bu basarilar kendi kendine olmadi. Zaza halkinin aydinlari, Zaza halkina yapilmakta olan haksizliklari bilimle ifade ediyorlar. Bu güçlü ifade sonucudur ki, halkimizi ve dilimizi esir almak isteyen güçler desifre oldular. Hakikatten Anadolu´da demokratik bir devlet yapisi isteniyorsa, bu is Zaza halkinin demokratik haklari taninmadan gerçeklesemez.

Insanlarimizda Zaza milli bilinci gün geçtikçe gelisiyor. Zaza halki uyaniyor. Uyanip bilinçlendikçe barisçi ve demokratik çerçeve içerisinde örgütlenecektir. Zaza derneklerine, Zaza partilerine ve Zaza televizyon kanallarina halkimizin çok ihtiyaci vardir. Halkimiz örgütlendikçe kendisini politik areneda ifade edebilecek ve milli degerlerini savunmasini ögrenecek ve demokratik haklarina kavusmasi gerçeklesecektir. Ancak o zaman karanlik ve fesat insanlarin, hakkimizda gelisigüzel konusma ve çirkin propagandalar yapma sanslari kalmayacaktir.

Kendimize güven duymaliyiz. 2013 yilinda Zaza halkinin Alevi ve Sünnisiyle birlik olusturarak örgütlenmesi ortak hedefimiz olmalidir.

Anadolu ve dünyadaki tüm samimi insan hakki savunucularinin, baristan ve mazlumlardan yana olanlarin 2013 yili hayirli ugurlu olsun.