Hakki Çimen

Hakki Çimen OSMANLI, TÜRK VE ERMENILERIN ZAZA KIMLIGINE YAKLASIMI

Osmanli 16. yüzyilda, Osmanli-Kürt Ittifaki çerçevesinde Dogu ve Güneydogu Anadolu´yu Kürt derebeylerine teslim etmis. Karsiliginda Kürt derebeylerinden Osmanli devletine baglilik ve savaslarda asker vermesini sart kosmustu. Ancak Kürt derebeylerinin milis güçleri, Dogu´daki Zaza, Ermeni, Yezidileri tamamen kontrol edemiyordu. Osmanli-Kürt Ittifaki, özellikle Zazalarin kontrölündeki bölgeler üzerinde kesin bir kontrol saglamak amaciyla kati Prusya askeri disipliniyle yetisen Alman generali H. v. Moltke´yi 1835 ile 1839 yillari arasinda bu bölgelerde görevlendirdi. H. v. Moltke komutasinda halkimiza yapilan katliamlar, „Moltke Briefe“ ve „Biografie Moltke“ kitaplarinda anlatilmaktadir.

Kürt derebeyleri, Osmanli/Alman silahi ve lojistik destegiyle birzat Abdulhamit tarafindan sadece Kürtlerden olusturulan 60000 dolayindaki Hamidiye Alaylari sayesinde Dogu ve Güneydogu Anadolu halklarini haraca baglamis; etnik ve dini kimligi farkli olan halklari sürekli takip ederek katliamlar yapmistir.

Osmanli-Kürt ve Türk-Kürt Ittifaklarinin ortaklasa yaptiklari1915 de Ermeni ve 1937/38 de Dersim Alevi Zaza Soykirimlari, estirdikleri sinirsiz ve hayasiz zulümlerinin doruk noktalaridir.

Bu 500 yillik sürekli zulüm neticesinde milyonlarca insan heder olmus, hayatta kalmak için dinini ve dilini degistirmis, kendi hakiki geçmisiyle bag kuramaz hale gelmistir.


Osmanli, Dogu ve Güneydogu Anadolu´nun yönetimini Kürt siddetinin kontrölüne terkederken, Osmanli-Kürt Ittifagi geregi Dogu´da Hiristiyan olmayan halklarin hepsini (Yezidiler, Zazalar) Kürt göstermistir. Bati´ya, özellikle Istanbul´a gelen ve ancak Osmanlica/Türkçe kendilerini ifade edemeyen Zazalarin hepsi Kürt olarak damgalanmstir.

Siddet uygulayarak Anadolu´ya hakim olmaya çalisan Osmanli ve ardili Türk devleti, çikarlari geregi uyduruk olan bir tarih yazdirmislardir. Osmanli ve Kürt derebeylerininin sistematik zulümü altinda belini dogrultamayan Zaza halki örgütlenememis ve kendi tarihini yazamamis; bu nedenlerden halkimiz için bugün tarihi meseleler bulanik hale gelmistir.


TÜRK DEVLETI


Osmanli´dan sonra iktidar olan Türkler (Türkmen, Çerkez, Abaza, Çeçen, Arnavut, Dönme Rumlar, Dönme Yahudiler v. d.) da Zazalari Kürt göstermeyi Osmanli´dan devr alarak kullanmistir. Özellikle Kemalizm tarafindan bilgi kirliligine bogulan halklarin hemen hepsi Zazalari Kürt göstermistir. Bugün bile Türk devlet adamlari, yazari çizeri, basini yayini, üniversiteleri, askerleri, Tunceli ve Bingöl gibi Zaza halkinin çogunlugu olusturmakta oldugu bölgeleri anlatirken, oradaki olaylari yorumlarken halkimizi bilinçli olarak ya Turkmen ya da Kürt göstermektedirler.

1. Çünkü Türk devletini olusturan güçler, Zaza halkinin, Zaza Kimligi etrafinda örgütlenmesini hep engellemis ve bugün de engellemek istiyor. Türk devleti, asagilamak ve dolayisiyla kiymetsiz göstermek amaciyla Ortaçag´in Ebusuud Fetvasina paralel Zaza halkinin Alevi kesimini dinsiz, cahil ve mum söndüren anlaminda “kizilbas” olarak sifatlandirtmakta ve gene asagilatmak amaciyla Zaza halkini cahil anlaminda’kürt’e dahil ettirmektedir.


2. Çünkü devlet, Zaza halkinin, Zaza Kimligi etrafinda örgütlenmesini engelleyerek Zaza Dili ve kültürünün ölümüne zemin hazirlamak istiyor.


3. Devletin geçmisi aydinlatmasi gerekirken tersine belirli kesimlere Aleviligi, Sunniligi ve sosyalizmi de kullandirtarak olusturdugu bilgi kirliligi ile Zaza insanin kafasini karistirmaktadir. Bu sekilde kafasini alak bulak ettigi Zaza potansiyelini ucuzun ucuzu olarak Türk milli çikarlari için kullanmak istiyor.

Türk devletini olusturan güçlerin, Zazalar gibi Hiristiyan olmayan Anadolu halklarini habire Kürt göstermesi tarihi ve sosyal gerçeklerle bagdasmiyor ve bilimsel degildir. Amaçli, uyduruk, yalan tarih yaziminin dogurdugu bir yanlistir. Bu yanlisla Türkler, Zazalari zorla milliyetçi Kürt örgütlerinin potasina itmektedirler. Bu yanlis Türkiye devletinin parçalanmasinin nedenlerinden birini teskil edebilir. Çünkü Türk devletini olusturan güçlerin, günümüz sartlarinda Zaza halkini Kürt göstermesi, en çok milliyetçi Kürt örgütlerine kan vermektedir. Dogrusu 6-8 milyonluk Zaza potansiyelinin, küçük bir kesiminin dahi milliyetçi Kürt örgütlerine sempati göstermesi ve destek vermesi halihazirdaki Türk devletine zarar verir.


MILLIYETÇI KÜRT ÖRGÜTLERININ TUTUMU


Milliyetçi Kürt örgütleri, Zaza halkinin varligini istemiyor ve her firsatta inkar ediyorlar.

Kürt örgütleri, Zaza Dili´ni Kürtçe´nin lehçesi; Xarpet, Sevaz, Dêsim, Çewlig (Bigöl) gibi Zaza halkinin yogun yasadigi bölgeleri Kuzey Kürdistan; 1919/21 Qoçkiri, 1925 Çewlig direnislerini Kürt direnisleri ve 1937/38 Dêsim Alevi Zaza Soykirimini Kürt Soykirimi gösteriyorlar.

Oysa bu felaketler Zaza halkinin milli acisini teskil etmektedir. Mesela 1937/38 Soykiriminda tek bir Kürdün burnu kanamamistir. Bu soykirim etnik olup yalniz ve yalniz Alevi Zazalara uygulanmistir. Soykirim taniklarinin elimizdeki ses kayitlarina göre bu soykirimda Kürt askerler de rol almistir. Bu gerçeklere ragmen Kürt örgütleri, Zaza milli acisini Kürt milli acisi göstererek, acimizi Anadolu ve dünyada Kürt milliyetçiligi için propaganda malzemesi yapmaktadirlar.

Kürt örgütleri, ‘Kirmanc’, ‘Kirmançi’, ‘Kurmanc’ kavramlarininin ayniligini kötüye kullanarak bir kargasa olusturmuslardir. Amaçlari, bu yolla Zazalari kandirarak kendi çikarlari için kullanmaktir. Oysa dogrusu ‘Kirmanc’, ‘Kirmançi’, ‘Kurmanc’ sifatlandirmasi Zazaca ve Kürtçe degil, Ermenice´dir. Bu sifatlandirma çok gerilere gidiyor. Etnik bir tanimlama degildir (bak. Ermenilerin Zaza Kimligine Yaklasimi).

Bilindigi gibi Veteriner Nuri de, ‘Der-sim’ adi üzerinde yapmis oldugu ‘gümüs kapi’ kelime oyunuyla Dêsim´in Kürt oldugunu ispatlamaya çalismisti. Ancak Zaza halkina çok zarar verdikten çok yillar sonra kitleler tarafindan bu savsata anlasilabildi. Günümüzdeki Kürt örgütleri, ayni zihniyeti ‘Kirmanc’, ‘Kirmançi’, ‘Kurmanc’ kelimeleriyle sürdürmeye çalisiyorlar.


Devlet Dêsim´i bosaltmak istiyordu. Nedeni ne olursa olsun, sonuç itibariyle Kürt örgütleri, devletle birlikte Alevi Zazalarin son otuz yildaki nüfusünün yarisindan fazlasini terör estirerek Dêsim´den kovdular.

Milliyetçi Kürt örgütleri, Zaza bölgelerinde siddet kullanip insanlari gelisigüzel tehdit ediyor, zorla vergi aliyor, kursuna diziyor, sürgün ediyor.

Zaza insani köy ve kasabalarina geri dönüp oralarda yeniden ev yapma ve yerlesme egilimi gösteridiginde, Türk ordusuyla polisi ve dagdaki silahli güçler danisikli dögüs izlenimi vererek bölgede silahli siddeti artiriyorlar.

Zaza insaninin dogup büyüdügü topraklara geri dönmesi bilinçli olarak engellenmektedir.

Kürt örgütleri, Zazalarin kendi etnik kimligini inkar inkar etmesini, kendilerini Kürt, Zaza Dili´ni Kürtçe´nin lehçesi olarak kabul etmesini istiyorlar. Bu mümkün degildir. Çünkü Zaza Dili kadim bir dildir. Zaza halkinin çok gerilere giden bir tarihi ve kültürü var. Hiç bir insan dogmadan önce anne ve babasini seçebilme sansina sahip degildir. Ayni sekilde bir kimsenin sonradan politik nedenlerden kendine bir etnik kimlik seçmesi, aslini neslini inkar etmek ve dolayisiyla haramzadeliktir.

Türk devleti asiri siddet kullanilarak kurulmus. Türk devletini olusturan güçler, fasizmi yücelterek Türkler disindaki Anadolu halklarina ana sütü kadar helal ve o kadar kutsal olan ana dillerini yasakladi. Türklestirmek için son 80 yilda Anadolu´yu dünyanin en büyük hapishanesine çevirdi. Tek dil ve tek ulus için katliamlar ve soykirimlar yapti. Bugüne kadar hiç birinin hesabini daha vermemis. Bu gidisle hesap vermeden parçalanip tarihe karisabilir.

Türk devletini kuran güçleri (Kemalistler) taklit eden siddet yanlisi Milliyetçi Kürt örgütleri, bu fasizmi taklit edecegine, halklarimiza yasatilan zulümden ders almalari gerekmez mi?

Zaza halki, tüm halklarin dillerine, kültürlerine, inançlarina saygili ve tüm halklar için Anadolu´da demokrasi istiyor.


En dogrusu Kürt örgütleri, Zaza halkina baski uygulayacagina, Zaza milli kimligini inkar edecegine, Zaza Dili´ni asagilayacagina, Zaza kimligini taniyarak Zazalarla demokratik ölçüler içerisinde çalismasi halklarimizin kardesligi açisindan daha dogru, hayirli ve kalici olur.


ERMENILERIN ZAZA KIMLIGINE YAKLASIMI


Turkmen, Kürt, Yezidi ve Zazalara göre Ermeniler ve Rumlar Anadolu´nun eski yerlesik halklaridir. Yani Ermeni ve Rumlar, Türk, Kürt, Yezidi ve Zazalara göre göçebe hayata daha önce veda etmis, köy ve kasabalar kurarak, tarla bag bahçe ekerek yerlesik hayata geçmislerdir. Buna karsin Yezidiler, Zazalar, Turkmenler ve Kürtler, Dogu ve Güneydogu Anadolu´da sürülerinin otlanma ihtiyaçlarinin geregi uzun süre konar göçer olarak yasamislardir. Araplar bu halklarin tümünü, Arapça´da göçebe kavraminin karsiliginda “erkrad” olarak tanimlamistir. Ermenilerin de, Yezidi, Zaza, Kürt ve Turkmenleri Ermenice´de göçebe olarak adlandirmis olmasi muhtemeldir.

1. Arsen Yarman´in yayina hazirladigi üst düzey üç Ermeni papazin raporlarini içeren „Palu-Harput 1878“ kitabinin 2. cildinin 144. sayfasinda bu konuya yönelik 184 numarali dipnot söyledir: „Kirmançi, Kürt erkek çocugu demektir. Ermeniler eskiden kizdiklari zaman birbirlerine ‘Kürt mançi, ‘Kürt çocugu’ derlermis. Daha sonra telaffuzu degiserek Kirmançi olmus. Söylence böyle demektedir.”


2. I. Zeki Eyuboglu´nun ‘Etimoloji Sözlügü’nde ‘kir’ kelimesininin etimoljik arkasi söyle tanimlanmis: „Kir I: Sümerce ‘kur’ (kir)dan, kir (yayla, genis ova, çayirlik, yaylim); Grekçe´ye Sümerce´den geçen ‘khora’ (kora, kura) sözcügünün Türkçeye girisi eskidir. Asya Türkçesinde kir (tepe, Çuvasça, Çagatayca) vardir, ilkçag , Sümerce kaynaklidir. Kir III: kir´dan yabanci, el bilis olmayan, kirdan (yaylimdan, yayaladan, baska yerden) gelen ...”


Arsen Yarman´in kitabindaki dipnottan hareketle Ermenice´de ‘manc’ ogul demektir. Gene bu dipnota göre ‘Kir’ Kürt anlamindadir. Dipnotun da söyledigi üzere ‘Kirmançi’ Kürt oglu demektir. Bu adlandirmadaki ‘kir’, Türkçe göçebe kavraminin Arapçasi olan ‘erkrad’in karsiligi olabilir. Yani ‘Kürt oglu’ anlamindaki ‘Kirmançi’ kavraminin etimolojik arkasi ‘güçebe oglu’ olabilir. Ermeniler, o zamanlar tüm göçebelere (Turkmen, Kürt, Zaza, Yezidi) ‘Kir-mançi’ yani göçebe anlaminda ‘göçebe oglu’ demis olabilirler. Çünkü bu sifatlandirma sadece Zaza ve Kürtleri anlatmak için kullanilmamis, tersine bazi kaynaklarda Turkmen asiretlerine de ‘Kirmanc‘ tanimlamasi yakistirilmistir.

„Palu-Harput 1878“ kitabina arastirma ve yorumlari alinan papazlarin üçü de Zaza ve Kürtlerin etnik ve dilleri hakkinda: „Dilleri farkli ancak dinleri ayni Müslümandirlar.“, „Irklari ayri olsa da dinleri ayni Müslümandirlar.“; Zazalar kastedilerek: „Bunlarin dinleri Müslüman olmasina karsin dil ve irk olarak Kurmançi Kürtlerinden farklidirlar.“ tesbitinde bulunuyorlar.

Ermeni papazlarin 1878 yilinda yapmis olduklari tesbitler bugün de geçerli ve dogrudur. Ne var ki bugünkü Ermeni örgütleri ve basini bunlarin tersi hareket ederek, Dêsim Alevi Zazalarini Alevi Kürt ve genel olarak Zazalari Kürt göstermektedir.

Ermeni örgütlerinin, Zaza halkiyla Kürt halkinin, Alman halkiyla Ingiliz halki kadar farkli halklar oldugunu bilmelerine ragmen; bölgede siddet yanlisi Kürt örgütlerinin olasi gazabina ugramamak için Alevi Zazalari Alevi Kürt ve genel olarak Zaza halkini Kürt gösterme kurnazligina kaçtiklari kanisindayiz.

Ermenilerin bu tavri Kürt örgütlerine yaranma oldugundan oportunizmdir. Ermeni halkina hiç bir yarar saglamaz. Zaza halkina saygisizliktir.

Zaza halki, Anadolu´da siddet istemiyor, halklararasi baristan ve demokrasiden yanadir.

Ermeni, Kürt örgütleri ve Türk devleti, büyük Ermenistan, büyük Kürdistan ve Turanistan yayilmaciligi ve hegemonyaciligi hayallerinden vazgeçmedikleri sürece Anadolu´da baris ve demokrasi olmaz. Bu kesimlerin köklü zihniyet degisikligine ihtiyaçlari vardir.