Hakki Çimen

Hakki Çimen SEY QAJI GELENEGI´NIN SIIRI TARIHIMIZE ISIK TUTUYOR

SEY QAJI GELENEGI´NIN SIIRI TARIHIMIZE ISIK TUTUYOR
HAKKI CIMEN

Daimi Cengiz’in derledigi taslama türüne yakin olan bu kilam Almanya’da Ware Dergisinin 8. sayisinda yayimlandi. Biz Dersim inanci ve kimliginin bölgede nasil asimilasyona ugradigina iliskin olan bu kilami önemsemekteyiz. Zazaca’sini ve Türkçe’sini birarada verdigimiz bu kilamin, bölgede bazi inanç rehberlerinin ‚Pazar iliskisi’ ile dil üzerinde biraktiklari olumsuz tesire dair siirin tanikligina basvuracagiz.
Siir, sairimiz Sey Qaji´nin babasi Sey Nuri´ye ait. Muhtemelen 1900 yillarinin basinda Muhundu´da yapilan bir cem ayinine davet edilen Sey Nuri, bu siirini (lauke) Muhundu´daki cem ayininde söylemis. Sey Nuri, bazi kaynaklarda Ce Sey Weli olarak gecer. Sair bir ailedir. Bu aile Palu´dan Dêsim´ê gelmistir.


KILAMÊ HAQIÊ VURNÊ ÇARNÊ RA LOLOÊ KIRDASI


Mi va bêteverik nêseri
Kêwtura Dewe, cira gurete çengê Wela Hewsi
Tey berde Muxundiye Ewliaê Serê Dêsi
Sewê sero mendune
Bi topi qom u qewilê sewda wesi
Wertede Bava Aliê Pasi
Lodeke´ra Bavaê Seyd Avas´i
Bavaê Lodeke dest kerd thomir ro
Taê kilami vati, hurdi hurdi pa si
Hurendia hora ust ra
Bava Aliê Pas´i va ke:
Ez na Bavaunê Muxundiye´ra savaji
Na Bamasurê ma ke wertê Sadiz u Hizoli ro si
Kilamê Haqiê vurnê, çarnê ra loloê Kirdasi
Niadanu ke cevde qutiê ho biê pirê tutinê kamasi
Anau sero çiftexasi
Zerê çeyide çuali biê xasi
Qariune, tavati mi nêda
Thomir guret dest kerd tiro
Mi va: Ya Hewsê Kuresi! Ya Ewliaê Serê Dêsi!
Kotu têwt, sewe ma serro sikie
Hen ke kenu war, çhimunê mide nêmendê dilapê hersi
Eke amu ra ho, dormê hode niada ke Bava lolo çino
Perskerd, Camati va ke:
Wo daria we, heredia si
Sair: Sey Nuri (Piê sairê ma Sey Qaji)
Vatog: Ismailo Bamasur (Ismail Yildirim, roza qeydde 60 serude)
Ca: Qayirê (Pulêmuriyê)
Tarix: Payiza virene 1991, Alamanya
Arêkerdog: Daimi Cengiz

ZAZACA BEYITLER KIRDASKI´NIN LOLOSUNA DÖNÜSTÜRÜLMÜS

Muhundu´ya teveriksiz gitmeyeyim diye
Dewa Khuresu´ya ugradim
Hews´ten bir avuç toprak aldim yanima
Duvarin Süvarisi Evliya´ya götürdüm
Kaldim orada tüm gece
Tatli sedayi sevenler toplandi ceme
Aralarinda Pasli Baba Ali
Lodek’li Baba Seyid Abbas
Sazi aldi eline Lodeke’li
Yavas yavas giderek
Bazi beyitler söyledi
Pasli Pir Ali yerinden kalkarak:
„Ben Muhundulu babalara ne diyeyim ki
Su bizim Baba Mansurlu dedeler
Sadiz ve Hizol köylerinin pirligine gittikten sonra
Kirdaski´nin lolosuna çevirmisler
Haq askina söyledigimiz beyitleri.
Bundandir ki,
Ceplerindeki tabakalari tütün dolusu
Evlerindeki un çuvallari
Büyüyüp garar (xasi ) oldu.
Hanimlari artik kumas giyer oldu’
Dayanamadim hiddetlendim
Sazi aldim dokundum tellerine
Dedim ki:
Ya Kures´in Yatiri
Ya Duvar Yürüten Evliya
Transa (tewt) girdim gecemiz yarilandi
Öyle agladim ki gözlerimde yas kalmadi
Trans bittikten sonra çevreme baktim ki
Baba lolo yok ortalikta
Sordugumda;
‚Cemaat dedi ki:
O küstü, kalkti gitti’
Sey Qaji ve diger sairlerimiz hakkinda ancak son yirmi yilda bilgi sahibi oldum. Bilinçle tanimaya çalistim. Bu dünyadan göçen yaslilarimiza sordugumda, özetle su cevabi aldim: „Sey Qaji, Xizir´in kendisiydi. Insan donunda aramizdaydi.“
Kisa bir süre önceye kadar yazili gelenegi olmayan, ancak çok güçlü sözlü Dêsim Zaza edebiyati´ndan günümüze ulastirilanlar ne kadar dogru, ne kadar eksik? Bir siirinde: „Mi hire se u sesti u ses lauki vati/ Qeydê mi tamamo“, (Üç yüz altmis alti beste yapip söyledim, sanatim tamamdir) diyen Sey Qaji´den, onun sair ailesi ve diger sairlerden ne gelebildi günümüze? Bugüne ulastirilanlar ne kadar degistirildi, ne kadar eksik? Ancak gene de sairimiz, pirimiz Sey Nuri´yi, Sey Qaji´yi ve diger sairlerimizi, karinca kararinca bugüne tasiyan Weliê Wusenê Yimami, Wusenê Kalmemi, Silemano Qiz gibi sahsiyetlere minnet borçluyuz.
Siir, Sey Nuri (Sey Qaji´nin babasi) tarafindan tahminen 1900´lerde, tomir (saz) esliginde “Kilamê Haqiê” yani dini beyit olarak söylenmis. Sey Nuri, Muhundu´da tutulacak olan bir ceme davet edilir. Cemde yasandigi gibi Muhundulu (Bomosir) babalarin, Zazaca beyitleri tahrif ettiklerini; bu yörede
Zazaca olan ibadet dilini, küçük çikarlari için Kirdaski´ye dönüstürme fiili içerisinde olduklarini; bu meseleye diger pirlerce gösterilen ve kendisinin gösterdigi tepkileri anlatiyor.
Pirimiz Sey Nuri (bazi kaynaklarda Sey Weli), Dewa Kuresu´ya ugrayarak, Khures´in mezarinin da bulundugu kutsal Hews`den bir avuç topragi teverik olarak yanina alarak Muhundu´ya gidiyor. Çünkü efsaneye göre, Khures bir yaban ayisina binip Bomosir´a gidince, Bomosir´da duvara binerek Khures´i karsiliyor. Bunun üzerine Khures, duvari yürüten Bomosir´in keramet gücünün kendisininkinden yüksek oldugunu teyyid etmek üzere Bomosir´in elini öpüyor. Bu sekilde Khures, Bomosir´a ikrar vererek ona yol talibi oluyor. Günümüzde de Khuresizlerin pirleri Bomosirlilardir. Sey Nuri´nin, Hews´den yanina aldigi topragi teverik ya da niyaz olarak, Duvar Yürüten Evliya´ya götürmesi bu gelenegin devamidir.
Sairimiz, pirimiz cem gecesi orada kaldigini, tüm çevredeki insanlarin ibadete katilmak üzere cemevinde toplandigini, o dönemin ileri gelen pirlerinden Pasli Bava Ali ve Lodeke’li Bava Seyid Abbas´inda cemde hazir olduklarini söylüyor.
Lodekeli Bava Seyid Abbas, sazi alip Kirdaski´ye dönüstürülmüs bol “lololu“ beyitler okuyarak ceme baslayinca Pasli Bava Ali, ayaga kalkarak, Lodekeli Bava Seyid Abbas´in sahsinda diger Muhundulu (Bomosir) babalara söyle itiraz ediyor: „Ben, bu Muhundulu babalara ne diyeyim ki“ Yani, „Bu Muhundulu pirler laf anlamiyor!“, demek istiyor. Bunlar, Sadiz ve Hizol köylerindeki taliplerini ziyaret ettiklerinde, oradaki cem ve camaat toplantilarinda, bizim Haq askina Zazaca okudugumuz beyitlerimizi (Kilamê Haqiyê), Kirdaski´ye (Dêsim´in Mazgirt ve Pertek´in bazi köylerinde konusulan Kurmanci) çevirip söylüyorlar.
„Laf anlamiyorlar“ sözleri agir bir ithamdir. Sair bu sözlerle yalnizca kendi çikarlarini ön plana koyarak, toplumun çikarlarini ihmal eden Muhundulu pirlerin kisa görüslü olduklarini, dolayisiyla cahilce hareket ettiklerini anlatmaya çalisiyor. Gene „Laf anlamiyorlar“ sözünden anliyoruz ki, bu mesele otorite olan pirlerce daha önce çok defa Muhundulu babalarla konusulmustur.
Ancak Muhundulu Babalar, Mazgirt’in Sadiz ve Hizol Kirdaslarina, Pertek köylerinde Kirdaski konusan taliplerine sirin görünmek için Zazaca beyitleri, oralarda yaptiklari cem ve camatlarda Kirdaski´ye çevirmeye devam etmislerdir.
„Kilamê Haqiê vurnê, çarnê loloê Kirdasi“ sözleri, bu Haq´a adanmis beyitler Kirdaski´ye dönüstürülürken, tercümesinin pisirilip birebir vererek yapilmadigini; daha çok anlaminin (içeriginin) tahrif edildigini yani bozuldugunu dile getirmeye çalisiyor.
Sey Nuri, Pasli Pir Ali`nin sözlerini siirine alarak, Bomosirli babalarin gelisigüzel yaptiklari bu tercümelerin tütün, yiyecek, elbise gibi dünya malina ulasmak için yapildigini söylüyor.
Lodekeli Seyid Abbas´a, Pasli Pir Ali´nin itirazi üzerine sairimiz, Khures´i, Duvar Yürüten Evliya´yi ve diger Dersim evliyalarina sesleniyor. Sazi ve sözüyle gece boyunca transa girerek itiraz ediyor. „Öyle agladim ki gözlerimde yas kalmadi.“ diyen sair bu talihsiz durumdan ötürü ne kadar çok üzüntü içerisinde oldugunu dile getirmeye çalisiyor. Siirde Sey Nuri´nin, o gece kelimesi kelimesine neler söyledigini ögrenemiyoruz. Ancak siirin kurgusu ve akisindan Sey Nuri´nin, Kirdaski asimilasiyonuna, „Hiddetlendim.“ Sözünden de hareket ederek sairin, Pasli Pir Ali´den çok daha tesirli tepki gösterdigini söyleyebiliriz. Çünkü isin içinde Dêsim Alevi geleneginin bozulmasi, yozlastirilmasi, asimile edilmesi vardir. Buna sair ve pir olan Sey Nuri seyirci kalamazdi, diye düsünüyoruz.
Sair ve pir olan Sey Nuri, kendine geldiginde (transtan, extase) Baba Lolo´nun cemevinde bulunmadigini tesbit ediyor. Sair, Lodekeli Seyid Abbas´in adini anmiyor, onu “baba lolo“ olarak sifatlandiriyor. Bu sifatlandirmada Lodekeli Seyid Abbas´i küçültme vardir. Yani Sey Nuri, Lodekeli Seyid Abbas´in, Kirdaski´de genellikle nakarat olan “lolo, lolo“ çok kullandigini, dolayisiyla
söylediklerinin gelisigüzel oldugunu ve bu nedenle Lodekeli Seyid Abbas´i, Zazaca beyitlerin asillarini yozlastiran basit bir kisilige indiriyor.
Cemaat, Sey Nuri´ye cevaben diyor ki: O küstü, kalkti gitti.“ Küsüp gitmek davranisi, itikatin öngördügü kamillige (olgun) erisememis olmanin bir belirtisidir. Cemaatin böyle cevap vermesinden hareketle, Lodekeli Seyid Abbas´in cemevindekilerden de yüz bulamadigini söyleyebiliriz.
Dêsim´in Mazgirt ve Pertek ilçeleri arazi bakimindan tütün ve tahil ekmeye, hayvan beslemeye daha elverislidir. Özellikle o dönemde Dêsim´in geneliyle karsilastirildiginda daglik Dêsim´e göre Mazgirt ve Pertek halki biraz daha refah içerisindeydi. O dönemde yeterli miktarda seker, tuz, tütün, tahil, katir, at, esek, keçi, koyun ve ekime elverisli arazi sahibi olan aileler zengin olarak addediliyordu.
Sairin, Muhundulu (Bomosiriz) babalarin, çikarci davranmalari sonucu tütün tabakalarinin dolulugunu; evlerindeki küçük tahil çuvallarinin yerini birkaç defa daha büyük olan ve Dêsim´de “xasie“ olarak bilinen mega çuvallara (garar) biraktigini; bu babalarin, daha önceleri çulfayi zar zor giyebilen hanimlarinin giderek daha kaliteli olan kumas elbiseler giyindiklerini söylemesi bu nedenledir. Yani bu babalarin, Dêsim Alevi Zaza Kültürünü bozma karsiliginda yasamlarinda göreceli bir bolluga ulastiklarini dile getiriyor.
Biz (H.Ç.), Nazimiye´nin Dewa Khuresu köyündeniz. Pirlerimiz, Seymomido (Pamuklu) köyünde oturan Bomosirlilardir. Onlar hem Zazaca hem de Kirdaski konusuyorlar. Çünkü onlarin hem Zazaca hem de Kirdaski konusan talipleri var. Pirimizin su anda 60 yasinda olan kizi: „Babam ve amcalarim Pertek´teki taliplerini ziyaretlerinden eve çok yüklü dönerlerdi. Bizim en zengin ve bol keseli taliplerimiz Pertekli Kirdas taliplerdi.“ diyor.
Siirle dogrudan iliskisi oldugundan 2008 Agustos´unda Gazike´de Kurmanc Milan Asiretinden Sayin Kenan Anlas´la yapmis oldugum röportaja kisaca deginmekte yarar buluyorum. Röportaj özetle:
Kurmanc Milan Asireti, Osmanli döneminde bölgeyi sunnilestirmek amaciyla Urfa´dan Pertek bölgesine yerlestiriliyor. Bu asiret Pertek bölgesindeki köylerde bir süre Sunni inancini sürdürüyor. Bir süre sonra bir Alevi dervisin gösterdigi mucize sonunda giderek Alevilige meylediyor. Zamanla Bomosirli bavalara iqrar verip alevilesiyor. Bu Kurmanc asireti alevilesmesine karsin anadilini terketmiyor. Cografi sartlar sonucu Pertek ve çevresindeki Zaza köylerle ticari iliskiye giriyor. Bu sekilde Pertek, Hozat ve Mazgirt bölgelerindeki bazi Zaza köylerinin halki, Milan asireti tarafindan „pazar dili“ haline sokulan Kirdaski´yi ögrenerek, zamanla asimile oluyor.
Pirlik taliplik müessesesi sosyal bir müessesedir. Toplumun her türlü sartlarda dayanismasina, huzur bulmasina hizmet eder. Hem Pasli Bava Ali ve hem de Sey Nuri, Dersim Itikatini tam anlamayan Bomosirli bavalarin, itikati ekonomiye kurban ettiklerini söylüyorlar. Oysa itikatimize göre pir, baba ve dedeler, „El ele, el Haq´qa verir.“ prensibine göre pirlik yapmalari gerekiyor. Yani pir, pirlik makaminda verdigi hizmetine karsilik beklememelidir. Bu hizmetin karsiliginda zenginlesmek için dünya malinin verilmesini asla sart kosmamali ve tesvik etmemelidir. Bir talibin kendisine verdigini, mümkünse, o da acil ihtiyaci olan birine vermelidir.
Bir toplumda ruhban sinifi, kendi tarihini, anadilini ve kültürünü ciddiye almaz ve korumazsa, bu ruhban sinifina bakarak hareket eden halk da zamanla milli degerlerini ciddiye almaz. Kültürel çürüme baslar.
Gerçek sudur: Kendi tarih, dil, kültürüne ancak milli bilinci gelismis olan toplumlar kiymet verir. Ancak böylesi bilince sahip toplumlar, en zor sartlarda dahi dillerini ve kültürlerini koruyabilirler.
Sair: Sey Nuri (Sey Qaji´nin babasi)
Anlatan: Ismailo Bamasur (Ismail Yildirim, kayit esnasinda 60 yaslarindaydi)
Yer: Qayirê (Pulêmuriyê), Pülümür
Tarih: Eylül 1991, Alamanya
Derleme: Daimi Cengiz