|
Hiç
3 yasindaki kardesin kursuna dizildi mi
CHP
Genel Baskan Yardimcisi Onur Öymen'e tepkiler dinmiyor.
18 Kasim 2009 / 10:41 1937 ve 1938 yillarindaki olaylarin
canli tanigi Alisan Aslan, "Aciyi yasayan benim, Öymen
bilemez. Onun hiç 3 ile 4 yasindaki kardesleri kursuna
dizildi mi?" diye soruyor. Aslan, 1912 Altinyüzük
dogumlu. O dönemde yasananlari bugün gibi hatirliyor.
Konuyu yeniden gündeme tasiyan Öymen'e çok
kizgin: "Basbakan, yapilanlarin zulüm oldugunu söylüyor.
Öymen ise katliami överken, yillarca oy verdigimiz
CHP milletvekilleri de alkisliyor. Analarimiz, babalarimiz,
çocuklarimiz gitti. Öymen, 'iyi ki olmus' diyor.
Biz askere kursun sikmadik, elimize silah almadik."
DEVLET DERSIM'I SILDI SÜPÜRDÜ
Gözleri dolan Aslan, olaylari, "Devlet Dersim'i
sildi süpürdü, üstünü sivazladi."
diyerek yasadiklarini tarif ediyor. Çoluk çocuk
demeden binlerce insanin diri diri yakildigini anlatiyor.
Askerin girdigi köyden, canli kimse çikmadigini
kaydediyor. Cenazelerin bile kaldirilmasina müsaade edilmedigini
vurgulayan Aslan, ölenlerin çogunun köpekler
ve vahsi hayvanlar tarafindan yendigini savunuyor. "Hozat
tarafinda insanlari okula toplayip yaktilar. Köylerde
insanlari ahirlarda yakiyorlardi." diyen Aslan, erkeklerin
fesine, kadinlarin basörtüsüne bile tahammül
edilmedigini söylüyor. Seyit Riza'nin köyü
Aglat'a yillarca kimsenin sokulmadigini belirten Aslan, "Halvari'de
çayin basinda uçurum var. Insanlari canli canli
oradan attilar. Uçaklar, çoluk çocuk
var demeden köylere bomba yagdiriyordu." seklinde
yasananlari aktariyor.
BIZI
BULAMASINLAR DIYE 3 AY DAGDA GEZDIK
Aslan, olaylardan sonra kendileri dahil birçok kisinin,
canini kurtarmak için daga kaçarak saklandigini
belirtiyor. "Bizim aileden 16 kisi ormana kaçtik."
diyen Aslan, babasi, alti kardesi ve yakin akrabalariyla üç
ay boyunca dagda saklandiklarini ifade ediyor. Giderken annesi
ve iki küçük kardesini, "Onlara karismazlar."
diyerek köyde biraktiklarini söyleyen Aslan, "Üç
ay boyunca daglarda, yerimizi bulamasinlar diye oradan oraya
gezdik. Ates bile yakamiyorduk. Olaylar yatistiktan sonra
köye döndügümüzde, tas üstünde
tas görmedik. Cesetler dahil her seyi atese vermislerdi."
diyor.
HER KÖYE IKI AILE
GÖNDERDILER
Alisan Aslan, köye geldikten bir süre sonra da sürgüne
gönderildiklerini belirtiyor. Trenle üç günlük
yolculuktan sonra Ödemis'in Karaova köyüne
yerlestirildiklerini anlatiyor. Aslan'in verdigi bilgiye göre
her köye en fazla iki aile gönderdiler. Baska köylerdeki
hemsehrileriyle görüsmeleri yasaklandi. Halk pazarina
gitmek için muhtardan izin almalari gerekiyordu. Büyük
agabeyini baska köye gönderdiklerini söyleyen
Aslan, "Babamla birlikte alti erkek bir evde yasiyorduk.
Hiç kadin yoktu. Birgi'de bir hemsehrimizin kizi oldugunu
ögrendik. Istemeye gitmemize izin vermediler. Biz de
gece gizlice gittik, ayni gece isteyip gelini aldik getirdik."
diyor. Aslan ailesi, 5 yil Ödemis'te kaldiktan sonra
Izmir'in Kinik ilçesine bagli Gündarli köyüne
gönderilmis.
Dönemin Basvekili Inönü, Meclis konusmasinda
Dersim'e müdahale için 'Ibret olsun' demis
CHP'NIN TAVRI GEÇMISLE
AYNI
CHP Genel Baskan Yardimcisi Onur Öymen'in çikisiyla
gündeme gelen Dersim isyaninin bastirilma biçimi
tartismaya yol açti. Aslinda CHP'nin tavri geçmisle
bir farklilik arz etmiyor. Dersim isyani bastirildiginda dönemin
Basbakani Ismet Inönü'ydü. Meclis'teki tutanaklara
göre Inönü, harekatin bitiminden 5 gün
sonra 18 Eylül 1937'de yaptigi konusmada, yasananlarin,
'diger vatandaslara ibret olmasi temennilerini' iletiyor.
Inönü'nün bu konusmasi da ayni Öymen'de
oldugu gibi CHP siralarindan hararetli alkislar aliyor. Bölge
insanini 'Cumhuriyetin imar ve islah programina muhalefet
eden, nüfuslari az olmakla beraber, alti asiret.' seklinde
tarif eden Inönü, operasyon sonrasi bilançoyu,
"265 maktul, 20 yarali, 27 yakalanmis ve müsademe
esnasinda 849 kisi teslim olmustur." diye açikliyor.
Iste tutanaklara geçen konusma ve CHP'lilerin o dönemdeki
tavri:
"Cumhuriyet ordusu ve zabitasi, bu hâdise esnasinda
yaptigi takiblerde, hurafa olarak zihinlerde yerlesen ne kadar
uçurum halinde dere ve ne kadar çikilmaz dag
varsa, hepsini Ankara sokaklari gibi bastan basa geçmislerdir.
(Alkislar...)
Kanun götüren ordu, jandarma neferlerinin, ayak
basmadigi yer, inmedigi dere ve çikmadigi tepe yoktur.
(Bravo sesleri, alkislar...)
SEHITLERE HÜRMET
Dün aksama kadar, Dersim harekâtinin basindan itibaren
verilen zayiat subay: Bir sehid, dört yarali; er: 28
sehid, 46 yarali; bekçi: Bir sehid, bir yarali. Arkadaslar;
Cumhuriyet kanunlarinin hükümlerini yerine getirmek
için aziz canlarini severek bu vatan ugrunda feda eden
subay ve er vatan evlâtlarini huzurunuzda hürmetle
yad ediyorum. Bu vazifeyi ifa etmek için bütün
kudretlerini askla sarf eden Cumhuriyet ordusunun ve Cumhuriyet
jandarmasinin kumandanlarina, subay ve erlerine takdir ve
sükranlarimizi ifade ettigim zaman Büyük Millet
Meclisi'nin asîl hissiyatini ifade etmis olduguna eminim.
(Bravo sesleri, alkislar...)
HAREKET ESNASINDA 849 KISI
TESLIM OLDU
Arkadaslar; bütün bu harekât esnasinda isyana
istirak eden, igfal edilmis zavallilarda da vuku bulan zayiati
oldugu gibi size söyleyecegim. Isyana istirak edenlerden
265 maktul vardir. 20 yarali, 27 yakalanmis ve müsademe
esnasinda 849 kisi teslim olmustur.
Bilerek, bilmeyerek, muhalefet yoluna sapip kanunun siddetli
tedibatina maruz kalmis olarak hayatlarini kaybedenler hakkinda
da Büyük Millet Meclisi'nin teessürlerini ve
bunun diger vatandaslara ibret olmasi temennilerini ifade
ediyorum.
Cumhuriyet idaresinin kuvvetli oldugu kadar sefkatli ve adaletli
oldugunu göstermek itibariyla Tunceli hadisesi en son
ve en mukni, bir misal olmustur.
(Siddetli alkislar, bravo sesleri...)"
|