|
Basbakan
Recep Tayyip Erdoganin bazi tarihi belgeleri
açiklayip devlet adina özür
dilegi Dersim katliami taniklarindan 90 yasindaki
Yumos Bakiray konustu: Kadinlari kursuna dizmediler,
tecavüz ettiler.
Yumos Bakiray (90)
 |
Basbakan
Recep Tayyip Erdoganin bazi tarihi belgeleri
açiklayip devlet adina özür
dilegi Dersim Katliaminin yasayan taniklari
Taraf gazetesinden Remzi Budancire konustu:
Kadinlara tecavüz ettiler ve çigliklar
içinde süngülerle öldürdüler.
Ortalik tam bir cehenneme, kan gölüne
dönmüstü. Her taraf ceset doluydu
Askerler Munzura atti beni. Nehir kan
akiyordu. Sularin üzerinde cesetler yüzüyordu.
Bogulmak üzereyken bir cesede tutundum.
Kulaklarimizda, yüregimizde hâlâ
o sizi var
Bir süredir Türkiyenin gündemine
oturan ve Basbakan Erdoganin açiklamalari
ve özür dilemesiyle yeni bir sayfanin
açildigi Dersim Katliami ile ilgili olarak
o dönemi yasayan taniklari bulmaya çalisiyoruz
Dersimde. O dönemin bir kaç
tanigindan ikisine ulasiyoruz. Onlardan biri
Tunceliye 9 km uzakliktaki Meytan Köyünde
yasayan 90 yasindaki Yumos Bakiray. Katliam
sirasinda 15 yasinda olan Yumos Nenenin
yüzündeki çizgiler, çorak
topraklari andiriyor ama bellegi piril piril.
O aciyi, katliami bizden iyi kim anlatabilir
ki ogul. Etimizde, kemigimizde, kulaklarimizda,
yüregimizde hâlâ o sizi vardir
diye basladi ve söyle devam etti Yumos
Nene:
Kadinlari kursuna dizmediler,
tecavüz ettiler
1937 yilinda Turismek köyü Robaik
mezrasinda, ailemle yasiyordum. 15 yasindaydim
daha. Askerler katliamdan önce gelip köydeki
evlerde bulunan biçaklarimizi bile toplayinca
babalarimiz, dedelerimiz süphelendi aslinda.
Askerler katirlarla aylarca bölgeye sevkiyat
yaptilar, çadirlar kurdular, silahlar
getirdiler. Katliam gününde bizim
köydeki insanlari baska bir köye götürdüler.
Biz kaçtik, ormana saklandik. Oradan
seyrediyorduk korkuyla. Çevredeki köylerden
toplananlari ilk önce kadin ve erkek olarak
iki ayri gruba ayirdilar. O ani hayatim boyunca
hiç unutmadim. Kalabaligin önüne
kurulu silahlar vardi. Askerler erkekleri o
silahlarla taradilar. O an yükselen çiglik
ve yakarislar, su an bile kulagimda.
Anlatirken kalin çerçeveli gözlüklerinin
altindan gözyaslari akiyor Yumos Nenenin.
Nenecegim biraz dinlen istersen
deyince, Yok ogul, anlatalim ki bir daha
kiyamasinlar kimseye dedi ve devam etti:
Insan vicdaninin kabul edemeyecegi bir
sahneydi benim için. Gece kâbus
görmeme neden olan olay o an oldu. Askerleri
kadinlarin içine saldilar.
Etraf sariliydi ve çogu bir birine iple
baglanmisti. Kadinlara tecavüz ettiler
ve çigliklar içinde süngüler
ile öldürdüler. Ortalik tam bir
cehenneme dönmüstü. Saklandigimiz
yerde agliyor, korkuyor ve çiglimizi
içimize gömüyorduk. Ayni sey
bizimde basimiza gelebilirdi. Kaçtik,
ormanin derinliklerinde saklandik.
Askerler daha sonra köyleri atese verdi.
Askerler gittikten sonra saklandigimiz yerden
çikip köye indik. Cesetler yerdeydi
hala. Her yer kan gölüne dönmüstü.
Her taraf komsumuz, akrabalarimiz ve tanidiklarimizin
cesetleri ile doluydu. Sonra tekrar ormanlik
alana çekildik. Aylarca ormanda saklandik
hiç inmedik.
Gündüz magaralarda saklaniyorduk,
gece köylerimize gelip basibos olan hayvanlari
sagip süt alip tekrar magaralara geri gidiyorduk.
Kadinlar çocuklari ile birlikte magaralara
saklaniyordu. Bir bebek aglamaya basladi. Yanindakiler
kadina çocugu sustur, yerlerimizi
ögrenirlerse gelip bizi de öldürürler
dedi. Kadin emzirdigi çocugunu gögsüne
aglayarak bastirdi sesi çikmasin diye.
Asker gittiginde çocuk bogulmustu.
Köyü çigliklar
sardi
Katliamin bir diger yasayan tanigi 83 yasindaki
Hüseyin Gül. Izlerini hala vücudunda
tasidigi katliam sirasinda 10 yasindaymis Hüseyin
Dede: Anlatirken o günleri yeniden yasiyor:
Askerler bizi Hopikte topladi. Iple
kollarimizi birbirine bagladilar. Önümüze
makineli tüfekleri koydular ve taramaya
basladilar.
Kadin çigliklari ortaligi kaplamisti.
Agzimdan ve vücudumun baska yerlerinden
vuruldum. Bir cesedin altinda kaldim ve ölü
numarasi yaptim, hiç kipirdamadim. Yaklasik
10 asker ölenleri kontrole geldi. Süngü
batiriyordular.
Koluma süngü isabet edince ah dedim.
Canli oldugumu anlayinca bacagimdan tutup sürükledi
ve tepeden asagi attilar, Munzura attilar
beni. Askerler sudayken de ates etti ama vuramadi.
Bir baktim Munzur kipkirmizi, kan akiyor. Sularin
üzerin cesetler yüzüyor. Bogulmak
üzereyken yanimdan geçen bir cesede
tutundum. Onunla birlikte epey sürüklendim.
Bir yerde ayaklarimin tasa degdigini hissedince
çirpindim sudan çiktim. Aylarca
daglarda köy köy dolandim
|