RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Dersim harekati arsivlerini kim acacak
Khulê 74 Duisburg 20.11.11
Tecavüze ugradigini yazdi...Tuncelide Intihar

Sabiha Gökçen'in Dersim ile ilgili sözleri

Khule 74 Serri / Berlin

Erzincan Cayirlilar Gecesi
Dersim tartismalari dinmiyor
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Ayip ve zulüm günleri

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Seyit Riza'nin torunu Çankaya Köskü'ne çikiyor!

Güner'i Civaoglu: Atatürk'ün hayatini Dersimli kurtardi

Kadinlari kursuna dizmediler tecavüz ettiler

Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in bazi tarihi belgeleri açiklayip devlet adina özür dilegi Dersim katliami taniklarindan 90 yasindaki Yumos Bakiray konustu: Kadinlari kursuna dizmediler, tecavüz ettiler.

Yumos Bakiray (90)

Basbakan Recep Tayyip Erdogan’in bazi tarihi belgeleri açiklayip devlet adina özür dilegi Dersim Katliami’nin yasayan taniklari Taraf gazetesinden Remzi Budancir’e konustu: “Kadinlara tecavüz ettiler ve çigliklar içinde süngülerle öldürdüler. Ortalik tam bir cehenneme, kan gölüne dönmüstü. Her taraf ceset doluydu… Askerler Munzur’a atti beni. Nehir kan akiyordu. Sularin üzerinde cesetler yüzüyordu. Bogulmak üzereyken bir cesede tutundum.”
Kulaklarimizda, yüregimizde hâlâ o sizi var

Bir süredir Türkiye’nin gündemine oturan ve Basbakan Erdogan’in açiklamalari ve özür dilemesiyle yeni bir sayfanin açildigi Dersim Katliami ile ilgili olarak o dönemi yasayan taniklari bulmaya çalisiyoruz Dersim’de. O dönemin bir kaç tanigindan ikisine ulasiyoruz. Onlardan biri Tunceli’ye 9 km uzakliktaki Meytan Köyü’nde yasayan 90 yasindaki Yumos Bakiray. Katliam sirasinda 15 yasinda olan Yumos Nene’nin yüzündeki çizgiler, çorak topraklari andiriyor ama bellegi piril piril. “O aciyi, katliami bizden iyi kim anlatabilir ki ogul. Etimizde, kemigimizde, kulaklarimizda, yüregimizde hâlâ o sizi vardir” diye basladi ve söyle devam etti Yumos Nene:

Kadinlari kursuna dizmediler, tecavüz ettiler

“1937 yilinda Turismek köyü Robaik mezrasinda, ailemle yasiyordum. 15 yasindaydim daha. Askerler katliamdan önce gelip köydeki evlerde bulunan biçaklarimizi bile toplayinca babalarimiz, dedelerimiz süphelendi aslinda.

Askerler katirlarla aylarca bölgeye sevkiyat yaptilar, çadirlar kurdular, silahlar getirdiler. Katliam gününde bizim köydeki insanlari baska bir köye götürdüler. Biz kaçtik, ormana saklandik. Oradan seyrediyorduk korkuyla. Çevredeki köylerden toplananlari ilk önce kadin ve erkek olarak iki ayri gruba ayirdilar. O ani hayatim boyunca hiç unutmadim. Kalabaligin önüne kurulu silahlar vardi. Askerler erkekleri o silahlarla taradilar. O an yükselen çiglik ve yakarislar, su an bile kulagimda.”

Anlatirken kalin çerçeveli gözlüklerinin altindan gözyaslari akiyor Yumos Nene’nin. “Nenecegim biraz dinlen istersen” deyince, “Yok ogul, anlatalim ki bir daha kiyamasinlar kimseye” dedi ve devam etti: “Insan vicdaninin kabul edemeyecegi bir sahneydi benim için. Gece kâbus görmeme neden olan olay o an oldu. Askerleri kadinlarin içine saldilar.

Etraf sariliydi ve çogu bir birine iple baglanmisti. Kadinlara tecavüz ettiler ve çigliklar içinde süngüler ile öldürdüler. Ortalik tam bir cehenneme dönmüstü. Saklandigimiz yerde agliyor, korkuyor ve çiglimizi içimize gömüyorduk. Ayni sey bizimde basimiza gelebilirdi. Kaçtik, ormanin derinliklerinde saklandik.

Askerler daha sonra köyleri atese verdi. Askerler gittikten sonra saklandigimiz yerden çikip köye indik. Cesetler yerdeydi hala. Her yer kan gölüne dönmüstü. Her taraf komsumuz, akrabalarimiz ve tanidiklarimizin cesetleri ile doluydu. Sonra tekrar ormanlik alana çekildik. Aylarca ormanda saklandik hiç inmedik.

Gündüz magaralarda saklaniyorduk, gece köylerimize gelip basibos olan hayvanlari sagip süt alip tekrar magaralara geri gidiyorduk. Kadinlar çocuklari ile birlikte magaralara saklaniyordu. Bir bebek aglamaya basladi. Yanindakiler kadina ‘çocugu sustur, yerlerimizi ögrenirlerse gelip bizi de öldürürler’ dedi. Kadin emzirdigi çocugunu gögsüne aglayarak bastirdi sesi çikmasin diye. Asker gittiginde çocuk bogulmustu.”

Köyü çigliklar sardi

Katliamin bir diger yasayan tanigi 83 yasindaki Hüseyin Gül. Izlerini hala vücudunda tasidigi katliam sirasinda 10 yasindaymis Hüseyin Dede: Anlatirken o günleri yeniden yasiyor: “Askerler bizi Hopik’te topladi. Iple kollarimizi birbirine bagladilar. Önümüze makineli tüfekleri koydular ve taramaya basladilar.

Kadin çigliklari ortaligi kaplamisti. Agzimdan ve vücudumun baska yerlerinden vuruldum. Bir cesedin altinda kaldim ve ölü numarasi yaptim, hiç kipirdamadim. Yaklasik 10 asker ölenleri kontrole geldi. Süngü batiriyordular.

Koluma süngü isabet edince ah dedim. Canli oldugumu anlayinca bacagimdan tutup sürükledi ve tepeden asagi attilar, Munzur’a attilar beni. Askerler sudayken de ates etti ama vuramadi. Bir baktim Munzur kipkirmizi, kan akiyor. Sularin üzerin cesetler yüzüyor. Bogulmak üzereyken yanimdan geçen bir cesede tutundum. Onunla birlikte epey sürüklendim. Bir yerde ayaklarimin tasa degdigini hissedince çirpindim sudan çiktim. Aylarca daglarda köy köy dolandim

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |