RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Dersim harekati arsivlerini kim acacak
Khulê 74 Duisburg 20.11.11
Tecavüze ugradigini yazdi...Tuncelide Intihar

Sabiha Gökçen'in Dersim ile ilgili sözleri

Khule 74 Serri / Berlin

Erzincan Cayirlilar Gecesi
Dersim tartismalari dinmiyor
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Ayip ve zulüm günleri

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Seyit Riza'nin torunu Çankaya Köskü'ne çikiyor!

Güner'i Civaoglu: Atatürk'ün hayatini Dersimli kurtardi

Mehmet Ali Birand yazdi

Dersim için, Basbakan yetmez, hepimiz özür dilemeliyiz...

Mehmet Ali Birand yazdi

Dersim için, Basbakan yetmez, hepimiz özür dilemeliyiz...

24.11.2011 08:15:33

Basbakan'in dünkü konusmasini yerin dibine girerek izledim. Tüm ayrintilari daha önce de biliyordum, ancak bu ülkeyi yöneten kisinin agzindan duymak, sizleri de rahatsiz etmedi mi? Birakin CHP-AKP çekismesini, asil önemli olan, bu olayin sorusturulmasi ve tüm ayrintilarinin ortaya çikarilmasidir. Basbakan, devlet adina özür dileyerek dogrusunu yapmistir, ancak yetmez. Milletçe özür dilemeli, Dersim halkina bu borcumuzu ödemeliyiz.



Basbakan'i dün gurup toplantisinda dinlerken, bir defa daha yerin dibine girdim .

Anlattiklarini ve olayin ayrintilarini daha önceden de biliyordum, ancak olanlari Erdogan'in agzindan dinlemek, utancimi daha da arttirdi.

Dersim, yakin geçmisimizin en kanli ve en aci olayidir. Kürt kökenli vatandaslarimizi "birer fare gibi magaralara sikistirip gazladik". Binlercesini öldürdük ve sürdük.

Basbakan'in konusmasinin temelinde CHP'yi suçlamak vardi. Ben olaya sadece "Sorumlu kim?" açisindan yaklasmak istemiyorum.

Dersim, tarihimizin utanç duyulacak bir sayfasidir.

Yeni kurulan bir Cumhuriyetin yasama savasi veya Cumhuriyetimize karsi ayaklananlarin cezalandirilmasi, tek parti dönemi gibi gerekçelerin arkasina da saklanmamamiz gerekir. Unutmayalim ki, kim ve hangi nedenle harekete geçmisse geçsin, Dersim hepimizin sorumlulugudur.

Basbakan, Dersim' lilerden T.C Devleti adina özür diledi.

Dogrusunu yapti.

Gerekeni yapti.

Ancak yetmez, Dersim suçu hepimize aittir. Bunca yil üstünün örtülü kalmasi , devlet disindaki güçlerin gözlerini yummasi sayesinde olmustur. Medya'nin önemli bir kesimi susmus veya susturulmus, Üniversiteler , partiler de konuya sirtlarini çevirmislerdir. Kürt kökenli vatandaslarimizin yillardir süren çigliklari görmezden gelinmistir.

Simdi durum degisiyor. CHP-AK Parti sürtüsmesinden kaynaklaniyor olsa dahi, Basbakan artik pandora kutusunun kapagini açmistir. Dersim'in cinleri aramizda dolasmaya baslamistir. Bundan böyle basimizi kuma sokamayiz . Görmezden gelemeyiz. Sadece CHP veya tek parti dönemini suçluyarak, dönemin kosullariyla ilgili gerekçelerin arkasina da saklanamayiz.

TBMM mutlaka bir sorusturma komisyonu kurmali ve Basbakanin özrüyle yetinilmeyip, hem yasananlar ayrintili sekilde kamu oyuyla paylasilmali, hem de bu utançtan kurtulmamiz için gereken adimlar atilmalidir.


KISLA ADLARININ DEGISMESI ÇOK DOGRU BIR KARAR OLDU...


Bu konu da yillardan beri tartisiliyordu. Ülkenin çesitli yerlerindeki kislalara bazi Komutanlarin adlarinin verilmesi, özellikle Kürt ve Alevi kesimlerde tepki yaratiyordu. Hele Van'da Muglali Mustafa adinin kislaya verilmesini Kürt kökenli vatandaslar tarafindan bir gözdagi gibi algilanirdi. Zira bu komutan, 1943 'te Van 'da 33 Kürdü kursuna dizdirmekle suçlanirdi. 32'sinin öldügü, birinin kurtuldugu bu olay çok konusulmustu . Kürt çevrelerde, TSK'nin Muglali Mustafa adini bu kislaya vererek "sizin de basiniza gelir" mesaji yolladigina inanilirdi.

Genelkurmay Baskanligi, basta Van Kislasi olmak üzere, 65 kislanin adlarini degistirdi. Komutanlar yerine, sehitlerin isimleri verildi.

Çok dogru bir karar. Türkiye artik degisiyor. Bu degisime TSK'nin da ayak uydurmasi gerekirdi ve simdi gerçekçi adimlar atilmaya baslan oldu. Bir ülkenin silahli kuvvetlerinin topluma bu tip mesajlar vermesine gerek olmadigi gibi, eger ortada bir duyarlik varsa, bunu ortadan kaldirmak için harekete geçmesi çok daha dogrudur.



HOPPALAA , VICDANI RET KONUSU YINE KARISTI...

Basbakan, sali günü "Vicdani Ret konusu gündemimizde degil" deyince, hersey birbirine giriverdi. Oysa o ana kadar, Türkiye'nin nasil uygarlastigini yazip çiziyor ve övgüler diziyorduk.

Ilk haberi Adalet Bakani Sadullah Ergin vermis ve Vicdani Ret konusunda bir düzenleme hazirlandigini açiklamisti. Hepimizi de sasirtmisti. Ardindan, Savunma Bakani kafalari karistirdi. Avrupa Insan Haklari Mahkemesinin Türkiye'nin bu uygulamasini sürekli cezalandirilmasinin önüne geçilmesi için bir çalisma yapildigini söyledi. Yani, Vicdani Retçiler kabul görmeyecek, sadece aldiklari cezalar hafifletilecekti. Simdi, Basbakan daha da önemli bir adim atti ve gündemde böyle bir çalisma olmadigini açikladi.

Nedir bu karmasa, anlayamadik.

Ortada açikça, ya bir yanlis anlama var veya bir hazirlik Basbakan tarafindan durduruldu. Belki de Bedelli Askerlik karari açiklanirken, araya bir de Vicdani Retçiler girmesin mi, denildi?

Anlayacaginiz, besbelli bir karisiklik yasandi.

Peki neden? Kim sorumlu?

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |