another page

Mehmet Tüzün VE DILIMIZ ZAZACA

Mehmet Tüzün -

ZAZACAYI YOK EDECEKLERINDEN ÇOK EMINDIRLER

ZAZACAYA DÜSMANLIK, IHANET OLARAK DÜSÜNÜLMÜYOR

Zazalar; dillerinin yok edilme asamasina getirildigini çok geç fark ettiler.

Bu durumu gören, anlayan sariliyor. Diline sarildikça daha çok görüyor, eksikleri…

Son yillarda hiçbir fedakarliktan çekinmeyen, Zaza Dili ve Zaza Kültürü için çaba harcayan

insanlarin gayretlerini gördükçe umutlarimiz tazeleniyor. Zaza Dili ve Kültürü’nün yasayacagina dair güvenimiz artiyor.

Zaza Dili ve Zaza Kültürü açisindan çok anlamli bir husus da; Hocamiz Zülfü Selcan’in yasaminda önemli degisikliklere sebep olan

ve daha da olacak bir görevi, isteyerek ve içtenlikle üstlenmesidir.

Bingöl Üniversitesi’nin Zaza Dili ve Kültürü için çabalarini da önemsiyoruz ve yakindan izliyoruz.

Tunceli Universitesi Idaresi ile Zaza Dili ve Edebiyati Anabilim Dali Baskani Dr. Zülfü Selcan ve çalisma arkadaslari

Ög. Gör. Ilyas Arslan ve Sengül Senol’a basarilar dileriz. Onlari, bu degerli ve Zazaca için çok da anlamli görevlerinden dolayi kutlariz.

Zazalarin kendilerine saygilari daim olacaktir.

Insanlarimiz, dillerini konusmakta, artik daha istekli ve daha içtendirler.

Her düzeyden insanlarin, özellikle gençlerin ve de çocuklarin gayretlerini görmek, isitmek çok güzel…

Hatta bu durum kendi kisisel yasamimiza da olumlu etkiler yapmaktadir.

Ne var ki; bu gelismeleri küçümseyenler de az degildirler. Bunlar; Zazaca’nin ölecegine kesinlikle inaniyorlar…

Bu nedenle de siyasi istiraklari dogrultusunda Zazalari bir yerlere yamamaya çalisiyorlar.

En büyük savlari da; Zazaca’nin dil olmadigini, Baska dillerin lehçesi oldugudur…

Bu sav; çok kurnazca ve sinsicedir.


1.Bu olayi biraz irdeleyince görülecektir ki;
2.Zazaca, bir dil olarak görülmeyince, sahiplenilmeyecek, önemsenmeyecektir.
3.Zazaca çalismalar, kolayca baska bir dildeki basliklar altina sigdirilacaktir.Bu niyette olanlarin yayinlarini incelendiginde, açiklama ve üst yazilarin baska dilce yapildiklari kolayca görülecektir. Bu kesim TV yayinlarinda da Zazacayi baska dilin basliklari ve ön açiklamalariyla vermektedirler.
4.Zazaca’in farkli agizlarinda unutulmus kelimeleri genellestirerek, tüm Zazalarin, farkli dilden ikame edilen kelimeleri kullanmalari saglanmaya çalisilmaktadir.
5.Çok önemli bir husus da Zazaca’nin ruhunu ayakta tutan deyim ve söylemlerden uzaklastirmaya çalisilmaktadir.
6.Zaza Dili’ni sahiplenenler üzerinde siyasal ve toplumsal baski olusturma çalismalari hiz kesmeden devam etmektedirler. Hatta son zamanlarda M. Eg. Bakani Sayin Ömer Dinçer’ e dek uzanmis durumdadir.
7.Üniversitelerde Zazaca’yi dil olmaktan çikarma çabalari hizlandirilmistir.

Daha baska çabalar da eksik degidir…

Bu çabalar içinde olan Zazalar, dillerine, kütürlerine ve halkina ihanet ettiklerini düsünemiyorlar mi?!...

Ama bir hususu çok önemsememiz gerekiyor. O da; bu dili konusanlar arasindan hatiri sayilir sayida agzi laf eden

ve eli kalem tutan, dergide, gazetede yazma firsati olan, TV programlarina çikma firsati verilen, özellikle de internet ortaminda,

ilgili-ilgisiz, anlayan-anlamayan, siradan Zazalarin da Zazacayi yok etme çabalarina katki sunuyor olmalaridir.

Bunun yaninda, bu dili hiç bilmeyen ve arastirmayan akademisyen, tarihçi, sosyolog, jeolog, siyasetçi vs. de Dilimizin yok edilmesi hususunda pek gayretkestirler.

Ayrica; Baska dil sahibi insanlarin kurduklari dil dernek yöneticileri de, kendi çalismalarina destek saglamak için Zazaca’yi adak olarak sunma çabasindadir.

Bu sunma isinde, medyayi da göz ardi etmemeliyiz.

Önemle üzerinde durulmasi gereken bir husus da, insanlarimizin geçmiste yaptiklari çalismalar ve içinde yer aldiklari siyasal çalismalarindan dolayi töhmet altinda birakilmaya çalisilmasidir.

Ben Zazalarin bu konuda rahat olmalari gerektigini söyler, yazarim.

Bu ülkede siyasal ve sosyal çalisma yapmis hemen herkes bir takim farkli – bugün olmamasi gereken- yerlerde olmus, bugün söylemek istemedigi seyler – az ya da çok- söylemistir. Hatta dilinin ve kökenin de - daha önceleri- farkinda olmayanlar vardir. Bu insanlarimizin da içi rahat olsun…

Hiç kimse – özellikle Zazaca ve Zaza Kültürü açisindan- yasadigimiz baski ve siddet ortaminda saglikli düsünüp dogru yerde olmamistir.

Yakin zamana dek de olamamistir.

Önemli olan, bu insanlarin bugün nerede olduklari ve neye hizmet ettikleridir. Dillerine ve kültürlerine sahip çikip çikmadiklaridir.

§ Hemen hepimiz; dilimizi sahiplenmemistik.

§ - Yazmiyorduk, yazamiyorduk.

§ - Okumuyorduk, okuyamiyorduk.

§ - Okuyup yazmak söyle dursun, dilimizi konusmuyorduk.

§ - Var olan kültürel varliklarimizi da baskalarina peskes çektik…

§ - Dedelerimiz, ninelerimiz, analarimiz, babalarimiz la dogru dürüst konusmuyor, onlari dinlemiyorduk. Hatta “okula gitmemisler” diye onlari cahil, bilgisiz kabul ediyorduk…

Kendi payima bir seyi açikça yazmaliyim. Ben bugün ne üretiyor ve ne yaziyorsam, o bilge insanlarin bize anlattiklarinin – aklimda kalan- tortularidir..

§ Bir de agizlara sakiz edilmekte olan “ZAZACILIK” adlandirlmasidir.

§ Bunu yapanlar:

§ Zazalari bir halk, Zazaca’yi da bir dil olarak mi, görmüyorlar?

§ Zazalari kolay kanacak zavalli insanlar olarak mi, görüyorlar?

§ Türkçülük, Kürtçülük, Bosnakçilik’in onca sempati ile karsilandigi bir cografyada ‘Zazacilik’ töhmet mi oluyor?

Eger Zaza Dili ve Kültürünü sahiplenmek ‘ZAZACILIK’ ise; iste sahibini buldular. Ben o anlamda ‘Zazacilik’ yapiyorum. Yapacagim.

Bol bol yazsinlar, beni…

Ne mutlu o insanlara ki, kim olduklarini bilerek hareket ediyorlar…

Insanligin yarattigi en yüce degerler dillerdir.

Diller; insanligin tadi, tuzu, rengi, biçimi, geçmisi, gelecegidirler.

Diller; sevginin, yasamanin, anlamanin, birlikteligin temel taslaridirlar.

Diller yok oldukça Dünya daha çok çoraklasiyor, yasanmaz hale geliyor.

Bu hususta daha önce yazdigim ’ANADILDE BIR MERHABA’ baslikli bir inceleme- degerlendirme yazimi da yakinda tekrar insanlarimizla paylasacagim.

Dillerimizi daha güzel kullanmak dilegiyle…

Mehmet Tüzün – 26 Aralik 2012



Mehmet Tüzün