Alevilik insanligin geldigi son nokta
Sabahat Akkiraz, Alevi Çalistaylari ile ilgili düsüncelerini açikladi..

24 Ocak 2010 / 17:01

Sabahat Akkiraz Alevi kültürünün Türkiye’deki en önemli temsilcilerinden biri. Dünyada ise etnik müzigin sayili isimleri arasinda. Geçen yil Basbakan Recep Tayyip Erdogan “Sabahat Akkiraz’a kulak vermeyen bir Türkiye türküsüz kalir” deyince tekrar gündeme gelmisti.

Akkiraz, Erdogan’a tesekkür ettikten sonra ‘Deniz Baykal’in fikri bize yakindir ama o hiç beni konusmaz bile” diyerek CHP’ye de sitemini iletmisti. Hükümetin Alevi Çalistaylari’ndan birine de katilan Akkiraz’la, Taraf gazetesinden Tugba Tekerek 28 Ocak’taki son çalistaydan önce konustu. Tüm bu gelismelerin ortasinda Akkiraz’in nasil hissedip düsündügünü anlamaya çalisti.

Siz Sivas’in Yortan köyündensiniz. Nasil bir köydü orasi?
Evet, Sivas Kangal’in Yortan köyü. Ama Mersin’de dogdum, ilkokula Ankara’da gittim. Köye yazlari ve kisin tatilde giderdik. Köyün ortasindan bir dere geçiyordu. Bir tarafinda Sünniler bir tarafinda Aleviler. Biz o civarda örnek köyüz, hiç kimse kimsenin inancina asla yanlis bir laf etmez.

Ramazanlarda biz yemekler göndeririz, Muharremlerde bizde oruç tutulur, bize yemekler gelir. Bir ayrisma olmaz.

Ama Sünniler derenin bir tarafinda Aleviler öbür tarafinda... Çocuklugunuzdan hiç kavga hatirlamiyor musunuz, ya da öteki tarafi ‘farkli’ gördügünüz bir durum?
Yok hayir. Hatta annelerimiz kendi aramizda kavga ettigimiz zaman kizmazdi öbür tarafin çocuklariyla bir kavga, bir küfür oldugu zaman çok kizardi.

Yani derenin öte yaniyla kavga etmemek konusunda ekstra özen vardi.
Evet. Sivas katliami oldugunda bize alay alay gelip bassagligi dilemislerdir. Bizlerle ayni tepkiyi göstermislerdir.

Karsi taraftan birileriyle evlilik olur muydu?
Eskiden yoktu ama simdi var artik. Bizim gelinimiz de Sünni, Antalya’dan aldik. Bir gelinim de Ingiltere’den, Yahudi. Ben dünya vatandasiyim.

Çok da araci olurum. Alevi çocuklar ya da Sünni çocuklar evlenecegi zaman internetten mesaj gönderiyorlar. ‘Sizi çok seviyor, yardim edin’ diyorlar.

Sizin ibadetiniz müzikle. Alevi hayatinda müzigin yerini anlatir misiniz biraz?
Benim dedemin kardesime vasiyeti ‘Her sene gel, basimda saz çal’. Kardesim mezara çikiyor elinde sazla, komik bir durum bu aslinda, oturuyor, türkü söylüyor. Duymasina imkân var mi? Yok ama iste öyle. Malatya’da cenazeler kaldirilirken hâlâ saz çalinir. Müzik bu kadar hayatin içinde. Onlar için saz kutsaldir. Asigin söyledigi hak kelamidir.

Ben bugün çok konustum. Ozanlar anlatmazlar söylemezler, Derlediginin çogunu okumaz bile.

Derlediginiz türküleri neden söylemiyorsunuz?
Daha o anlayis düzeyine, bilincine gelinmedigi için... Söylerseniz ilkokul çocuguna üniversite kitaplarini vermis gibi olursunuz. O deyisleri, o duvazimanlari, o kasideleri, su kasidelerini o maneviyat tasiyan eserleri sunmak çok dogru gelmiyor. Dedelerimiz bunlari cemlerde ibadet aninda icra ediyorlar.

Bir iki örnege gelecek nesillerle aktarmak için albümlerde yer verdik.30’a yakin albümüm var tabii ki âsiklarin söylediklerini koyduk onlar sevdaya dair, hasrete dair, gurbete dair her seyi söylemislerdir. Âsik böyledir. Telefon icat dildiginde Davut Sulari telefonu dahi söylemistir. ‘Alo alo Ali diyorlar/ Bak su Almanlar alo diyorlar Ali diyorlar’ diye söylemislerdir.

Âsiklarin söyledigini söyledik ama bizim yedi büyük ozanimizin cemlerde söylenen bu manevi sözlerini çok asikâr etmeyiz.

Bir gün asikâr olacak mi?
Üniversitelere falan vermeyi düsünüyoruz.

Bunu sorarken aslinda, biraz da gelecekle ilgili düsüncelerinizi anlamak için sormustum. Bir gün Aleviler olarak toplumda anlasilabileceginizi, kendinizi açabileceginizi düsünüyor musunuz?
Ben insanligin gelistigi son nokta Alevilik diyebilirim. Bu kadar. Bu kadar diyebiliyorum.

Toplum sizin mertebenize ulasabildigi zaman yani...
Estagfurullah.

Siz kendinizi açmazsaniz toplumun geri kalan kismi sizi nasil taniyacak?
Anlatmak için biz kendimizi parçalayacak degiliz. Siz kendinizi parçalamiyorsunuz ki, kendini anlatmak için. Mesela ben Budistleri ögrenmek istiyorum. Bir dolu kitap var arastiriyorum. ‘Beni anla, beni anla’ diye bir dayatma gibi olmamali. Sivas katliami konusunda bir kinama noktasina daha yeni gelindi. Böyle bir anlamaya çalisma olmaz. O zaman insanlar neyi açip gösterecek.

Size bir örnek daha vereyim: Yil 2009 Mustafa Özarslan’la beraber albüm yaptik. TRT denetim raporlarindan geçmeyen üç tane deyisimiz var. Bes kupleyse sadece üç kuplesi geçiyor. Ben arastirmaciyim, deyisin dogrusunu okumam lazim çünkü gelecek nesillere aktariyorum.

Hangi bölüm geçmiyor denetimden?
‘Sabahtan okur Allahu Ekber/ Hismindan titrer ol baba hayber/ Selaminin carina yetisen Haydar’ Burada hakaret mi var, ne var? ‘Haydar’ ‘Allahu ekber’, hepimizin söyledigi seyler. Devletin bunu çözmesi lazim. Ben bir sanatçi olarakoradaki ayrisimi hissediyorum.

Alevi Çalistayi’na katildiniz, orada nasil hissettiniz peki?
Alevi Çalistayi’nda da ‘Sivas’i unutun’ diye konustular.

Kim böyle konusuyor?
Birileri söyledi.Mazlum-Der falan vardi. Adamlar ‘Unutun’ diyor. Çalistay’a adi Maras Katliami’yla ilgili anilan kisi çagriliyor. O da çok kirici oldu.

Devletin bu meseleleri çözme çabasini samimi buluyor musunuz?
Samimi bulmuyorum ama hadi diyelim çözdü hadi diyelim talepler yerine geldi, seçmeli din dersleri oldu fakat halkin ayrisimini nasil çözecek. Burada Sünni dostlarimiza is düsüyor. Bir yerde insani bir sikinti oluyorsa, insanin utanacagi bir sey oluyorsa aninda ‘Nasil olur, herkes inancinda özgürdür’, demeli.

Ermeniler, Kürtler çok farkli katmanlarda kendilerini anlatmak için çabaliyor. Mesela bu haftasonu Bogaziçi Üniversitesi’nde bir etkinlik var, Ermenice çocuk oyunlari, Süryani ilahileri var. Ama Aleviler daha kapali bir toplum ve böyle bir kimlik siyaseti yapmiyorlar.

Gerek yok ki... Alevilerin böyle bir etnik olayi yok ki. Ne istiyorlar ki sizden? Öyle bir derdi yok. Benim ebem derdi; ‘Dilim de Türk, dinim de Türk’. Bu, Türkmen yorumu zaten. Biz bu ülkeyi kuranlariz. Aslî unsur biziz, ne isteyecegiz? Demokratik taleplerimiz var bizim.

Sonuçta bir takim talepleriniz ve rahatsizliklariniz var. Bunlari dile getirmek için, kendinizi anlatmak için, ortak yasama kültürünü gelistirmek için neler yapiyorsunuz?
Çalistay denildi. Kalkildi gidildi, anlatildi.

Çalistay’da siz neler söylediniz?
Müftülüklerde, kütüphanelerde ve devletin arsivlerinde yazili kaynaklar var onlarin açilmasi lazim. Bunu söyledim.

Ne var o kaynaklarda?
Erkannameler var. Hazreti Muhammet’ten bugüne kadar ailelerin geçmisini yazan Erkannameler... Secereler var. Ayni zamanda ibadet bilgileri var, siirler, deyisler var ve günlük yasama ilgili notlar var. Bunlarin hepsi kapali.

Yani bir arastirmaci gidip ben bunlari incelemek istiyorum dedigi zaman vermiyorlar mi?
Vermiyorlar. Arastirmacilar Bakanliklara yazi yaziyoruz, hiç bir sekilde alamiyoruz, diyor.

Kürt meselesi Cumhuriyet’le birlikte baslayan bir sorun Alevi meselesi ise 400 yilik bir sorun, kökü daha derinlerde o yüzden çözmek daha zor, deniyor. Siz ne diyorsunuz?
Demokrasiyle Kürt meselesini de her seyi de çözersin. Insan çözmek istemeyince çözmez. Bir agaç var, kökü Islam. Dali budagi var bir dali Sünnilikse bir dali da Alevilik bunu o kadar ayristirmaya gerek yok. Bence hiçbir sey yok... Kürtleri ayirmak da korkunç bir sey. Onu hiç istemiyoruz. Insani ayirmak, atomu molekülerine ayirmak gibi bir sey. Bizim toplam bes tane talebimiz var. Neyi çözülmeyecek ki?

Nedir o talepler?
Cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi, seçmeli din dersleri, Sivas’ta Madimak Oteli’nin müze olmasi, arsivlerin açilmasi, bir de Diyanet’in kaldirilmasi. Sonuncusu hariç bunlarin hepsi çözülecek herhalde.

2010 Kültür Baskenti’nde sizin projeniz var mi?
Var ama Essen’de. Biliyorsunuz 2010’da iki kültür baskenti var; Istanbul ve Essen. Biz Kültür Baskenti Essen’de konsere gidiyoruz. Ben kendi sehrimde konser yapamayacagim Istanbul’da. Verdigimiz projelerin hepsi reddedildi. Bunlarin içinde Ingiltere’de 10 sehirde yaptigimiz caz projem de var. Avrupa’da bunu yapmisim bir tek kabul edilmedigim yer Istanbul. Burasi benim memleketim ya. Bunlari biraz küserek söylüyorum.

ALEVILIK INSANLIGIN GELDIGI SON NOKTA
AKP iktidariyla ilgili sivil vesayet yorumlari yapiliyor. Bunun için ne diyorsunuz?
Ben ona bir sey diyemiyorum. Çünkü ondan önce de hükümetler oldu. Ayniydi.

Peki AKP’nin politikalari sizin içinizde bir umut uyandiriyor mu?
Tekel isçilerine bakinca benim içinde umut dogmuyor. Yilbasi gecesinde onlarla beraberdim.

Isçiler için degil de Alevi toplumu için bir umut görüyor musunuz?
Sadece konusuluyor. Çalistaylarda gördügümüz sadece konusuluyor.

Somut bir sey çikacagini düsünmüyorsunuz yani?
Kemal Kiliçdaroglu ‘Biz zaten tüm kanun tekliflerini verdik diyor. Çalistaya ihtiyaç yok ki aslinda.

Kemal Kiliçdaroglu demisken, onun Dersim Isyani tartismalarindaki tavrini nasil buluyorsunuz?
Bu konuda pire için yorgan yakilmaz demistim...

Bu meseleyi pire olarak mi görüyorsunuz?
Onur Bey (Öymen) zaten özür diledi. ‘Pire için yorgan yakmaya gerek yok’ lafini bilerek kullandim. Baykal Sakhkulu’na geldi orada protesto da edildi. Tamamen demokratik bir ortam kimse müdahale etmedi. Alevi toplumu böyledir iste. Biz Dede yanlis davrandigi zaman onu azledebiliriz. Mesela birisi Cem’e giremez küs olursa. Diyorum ya insanligin geldigi son noktadir Alevilik. Biz mesela herkesle ibadet etmeyiz. Ama camiye herkes girer, hirsiz da girer.

Insanligin geldigi son nokta Alevilik dediginiz zaman, Sünnilikten daha yukari bir yere koyuyorsunuz.
Bizim inancimizda dört kapi var; Seriat, Tarikat, Marifet, Hakikat. Biz simdi ikinci kapidayiz, Tarikat’tayiz, özü anlama safhasindayiz. Sünniler daha seriat kapisindalar. Sekle dayali bir ibadet onlarinki...

HAPPAANA'NIN MASALLARI

Yeni projeleriniz var mi?
Bu yil Amerika ve Avustralya’ya konsere gidiyoruz. Bir de yemek ve masal kitaplari yaziyorum

Nereden çikti bu kitap fikri?
Bir yerde tatli eksi bir sey ikram edildi. Sanki bizde bu tatlar yokmus gibi, konusuldu. Babaannemin yemeklerinde vardi o tatlar ‘Unutuldu gitti’ dedim. Simdi oturuyorum her gün gale, dügürcük asi yaziyorum. Bir de babaannemin bize anlattigi masallar vardi. Onlari yaziyorum. Babanneme ‘happaana’ derdik. Happaana’nin Masallari, Happaana’nin Yemekleri olacak kitaplarin isimleri.