|
|
||
|
Sayin Prof.Dr. Sosyologolog Ismail Besikçi! |
||
|
Olabilir.
Istedigi basligi, yazisi için seçebilir. Insan; Sayin Besikçinin yazisini inceleyince, baslikla içerigin pek uyumunu göremiyor. Hatta dikkatli okuyucu gözünde Dersimdeki ve Dersimlideki bu degisiklikten hoslanmisa benzemiyorlar, Sayin Besikçi. Konuyu
birileri adina ele aldigi izlenimi edinebiliyor, insan; bu yaziyi
incelediginde
Ve olup bitene baskalarinin gözlügü
ile baktiklari düsüncesine kapildim, ben
Dersimde
yasanan olaylari biraz düsünerek yazmaniz daha dogru olmaz
miydi? Ilgisi olmayan çatismalarin Dersime tasinmasinin anlami ne olmali ? Baskalarinin davalarina Dersim gençlerinin kurban edilmesinin anlami ne olmali ki ? Zalimin ve yasadigi zulmün hesabinin Dersimliye sorulmasinin sorgulanmasi gerekmez mi? Köylerinden çikamayacak insanlarin aç ve susuz kalmalarinin sorgulanmasi gerekmez miydi? Bu çift tarafli zor u zextin anlami ne olmali ki ? Sebebi/sebepleri ne ola ki ? Dersimlinin anadilinin kullanildigi yasam alanlarinin yok olmasinin çok yönlü sorgulanmasi gerekmez miydi? Siz;
bugüne dek bunlari yazdiniz da, biz mi göremedik? Çocuklar,
bebeler, hamile kadinlar, yasli piri faniler; sadece 38de
mi öldüler? SIMDI: Son 25-30 yillik mücadele sürecinde, Kürtlerin mücadelesini kirmak için, devletin, Zazacilik diye bir akim gelistirmeye çalistigi gözlenmektedir... da ne demek oluyor, Sayin hayrani Profesor? Zazalarin Türk oldugu, bazi Türklerin Zazalastigi anlatilmaktadir. Resmi ideolojinin ikiyüzlülügü hemen dikkati çekmektedir. Kürt olduklarindan ve Kizilbas olduklarindan dolayi soykirima ugratilanlara, bugün de Türk olduklar söylenmeye çalisiliyor... u açiklama zahmetine katilmaniz olasi mi???
Evet Resmi ideolojinin ve baskalarinin Zazalarla ilgili bu tutarsizliklarina, çeliskilerine de dikkat etmek gerekir Zazalar konusunda Rosan Lezginin, Kirmanckî, Kirdkî, Dimilkî, Zazakî konusunda yeterliginin ve yetkisinin kaynagi ne ola ki
Yoksa iki dilin farkini anlayamayacak bir acziyet içinde misiniz? Hangi
katir ayaginiza basti da, bu davranisi sergilediniz? Bu
davranisi sergilemeniz için, sizi ne çarpti, Sayin Profesor? Ha
! Bir de Türkiyede, 1925-1945 yillari arasinda tek
partiye dayanan bir siyasal hayat vardi. Dogal olarak anti-demokratik
bir siyasal sistem, anti-demokratik bir siyasal rejim egemendi. Genel
seçimler aslinda atama seklinde cereyan ediyordu. Milletvekilleri
Cumhuriyet Halk Firkasi Genel Baskani ve ayni zamanda Cumhurbaskani
Mustafa Kemal Atatürk tarafindan ataniyordu
demissiniz.
Sayin sever Profesor, Dersim; öncelikle DERSIM degilse, hiçbir seydir. Yani anlayacaginiz; herkes önce kendisi olmalidir. Aksi halde birilerinin bir seyi olmaktan öteye geçemez. Bunun
adina kisilikli olmak denir. Gerçekten de Egitimli olmak, egitimin kalitesini yükseltmek, otoriter ve totaliter bir yönetimin kurulmasina engel olmuyor. Kimliklerin inkari(MT), imhasi, asimilasyon(MT) çabalari, dünyada(MT) her zaman fasist düsünce ve uygulama için elverisli bir ortam hazirlamaktadir. Bu sürecin Dersim 1937-1938 de oldugu gibi soykirima varan uygulamalari da hala(MT) olmaktadir(MT). Sonuç
olarak:
|