RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę
Seyit Riza silahini birakip kayitsiz sartsiz teslim oldu
Dersimin kesfedilmemis bir hazinesi Ahmet Sarigül
Türkuçaklari sivilleri vurdu: 35 ölü
Seyit Riza kimdi? HAYATI
Zazaca Türkü Istedi Diye Gazi Akbayir Öldürüldü!
1938 DERSIM GERÇEGINI ARARKEN
Dersim'in kayip kizlari ortaya çikiyor
Metin Kahraman: 38 olurken Diyarbakir yürümedi
'Barbar' Dersimliligimizi bize geri verin

Dr. Z.Selcan QURSE ZAZAKI
Videolar

Basinda Dersim Gercegi 2

BELGE 1 BELGE 2 BELGE 3 BELGE 4

Seyit Riza silahini birakip kayitsiz sartsiz teslim oldu

DEVLETIN ‘ÇOK GIZLI’ BELGELERI DERSIM’DEKI ACI GERÇEGE ISIK TUTUYOR

1938’de gerçeklesen katliama gerekçe gösterilen isyan ve Seyit Riza’nin baskaldirisi devletin gizli belgelerinde yalanlandi. Bu belgelere göre, Seyit Riza silahini birakip teslim olmustu.

Basbakan Recep Tayyip Erdogan, “Eger devlet adina özür dilenecekse, böyle bir literatür varsa ben özür dilerim, diliyorum” demis ve ardindan yogun bir Dersim tartismasi baslamisti. Erdogan ayni toplantida 9 Agustos 1939 tarihli bir belgeyi de göstermis ve buna göre 13 bin 806 kisinin öldürüldügünü belirtmisti. Devletin arsivlerinde konuyla ilgili döneme ait çok sayida belge oldugu da biliniyordu. Ve Basbakanlik Devlet Arsivleri Genel Müdürlügü, geçen hafta belgeler üzerindeki gizlilik kararini kaldirarak kamuya açikladi.

Atatürk’ten Inönü’ye kadar

Yaklasik 350 belge bugün halka, arastirmaciya, gazetecilere açik. Bunca belge bin 500 sayfadan fazla evrak demek. Hemen tamami “çok gizli” veya “gizli” damgasi tasiyan belgelerde Cumhurbaskani Mustafa Kemal Atatürk, Basbakanlar Ismet Inönü, Celal Bayar, Genelkurmay Baskani Maresal Fevzi Çakmak, Içisleri Bakanlari Sükrü Kaya, Sükrü Saraçoglu, bölge komutanlari Korgeneral Abdullah Alpdogan ve özellikle 1938’de etkili hale gelen Ordu Müfettisi Orgeneral Kazim Orbay’in imzalari var.

Tezleri çürütecek belgeler

Bu çapta bir evraki incelemek ve kisa sürede yazi dizisine çevirmenin zorluklari ortada. Dersim konusunda kalem oynatabilmek için bugüne kadar yazilmis yüzlerce kitap, binlerce makale, son dönemde sayilari hizla artan sözlü tarih çalismalarina hakim olmak, dahasi devletin o dönemki politikalarina, atmosferine, iç ve dis meselelere bakisina ait ciddi bilgiye de ihtiyaç var. Dolayisiyla yazi dizimizde daha çok sözü belgelere birakarak, devletin o soguk ve duygulara neredeyse hiç yer vermeyen bürokratik yazismalarindan en çarpici olanlari küçük açiklamalarla sizlerle paylasacagiz. Kesin olan su ki, bu belgelerin ortaya çikmasi, bugüne kadar iddia edilen tezlerin kimisini çürütecek.


Gizli bilgi Ankara’ya ulastirildi

Dersim denlince en çok konusulan isim olan Seyit Riza’nin dramatik idam sahnesi kadar idama giden yoldaki atilan adimlar da çok sayida tartismayi beraberinde getirdi bugüne kadar. Bir taraf idam edilmesinin mesru oldugunun gerekçelerinden birisi olarak Seyit Riza’nin yakalanmasini gösterirken; bir taraf da yakalanmadigini, görüsmeler için kendisinin geldigini iddia etti bugüne kadar. Devletin kendi gizli ve o günkü belgesi ise 74 yil sonra bu tartismayi sonlandiriyor: Seyit Riza yakalanarak ele geçmedi. Kendisi teslim oldu! Içisleri Bakani Sükrü Kaya’nin, 12 Eylül 1937’de çift hilalden olusan “çok gizli” damgasiyla Basbakanliga geçtigi ve altinda kendi imzasi bulunan mesajda sunlar yaziyor: “1-Seyit Riza’nin bizzat ve Hüseyin ve Battal oglu Riza namindaki iki avanesile kayitsiz sartsiz ve silahsiz olarak dün 11/Eylül/937 saat (22)de Erzincan Jandarmasina teslim olmus oldugu Erzincan Jandarma mintika komutanligindan bildirildigini saygilarimla arzederim. 2- Yüksek Basvekalete, Riyaseti Cumhur Katibi Umumiligine, Gnkur. Bsk.ligina arzedilmistir.

Dahiliye Vekili Sükrü Kaya...”

Büyük sürgünün isaretleri verilmisti

Dersim üzerine Cumhuriyet’ten sonra 30’dan fazla rapor yazildi. En eskisi 1924’e kadar giden bu raporlarin kimisinin gizli kaldigi da belgeler açiklaninca ortaya çikti. Bu raporlarda yol ve köprü yapimi basta olmak üzere halkin daglik araziden ovalara ve hatta baska illere tasinmasi, otoritenin saglanmasi için ciddi askeri harekat ilk akla gelen çözümler olarak hemen bütün raporlarda siralaniyor. Daha 1928’de bile Dersim’den ovalik bölgeye kaydirilan 215 aile bulunmaktaydi. Raporu yazan Birinci Umum Müfettisi Ibrahim Tali Öngören ailelerin kazalara göre listesini de yapmisti.

Sefillikten baska nasibi olmayan halk

DÖNEMIN Saglik Bakani Ahmet Hulusi Alatas Zonguldak Valiligine 8 Aralik 1937’de bir yazi yazar. Yazida, Dersimlilere yönelik bakis açisi daha ilk paragrafta kendisini ele vermektedir: “Reisicumhur Atatürk’ün bu defa yapmis olduklari Sark seyahatinde ugradiklari Tunçeli’ndeki yüksek müsahadeleri neticesinde bu havalide yalçin daglar arasinda sikisan tek tük ziraate elverisli vadilerin bu mintikadaki halki geçindirmege kafi gelmedigi anlasilmis ve çiplak kayalar içinde sefil ve bedbaht bir payat sürmekten baska nasibi olmayan Dersim halkinin bundan sonra da ayni vaziyette birakilmamasi takarrur etmistir...” Bakan, Dersim halkinin Zonguldak maden ocaklarinda çalistirilmasi için sehirde “iki oda, bir hol ve bir heladan mütesekkil planli” evlerin bulundugu yeni mahalleler kurulmasi için planlamanin baslamasini istemektedir.

Bütçe olsa ilk operasyon 1932 yilinda yapilacakti

Devletin Dersim’le ilgili hazirladigi ve bugün gün yüzüne çikan raporlardan birisi de 1930’lu yillarin basinda da bölgeye bir operasyon düzenlenmesinin düsünüldügünü gösteriyor. 1930-35 yillari arasinda Milli Savunma Bakani olan Zekai Apaydin’in 15 Nisan 1932’de Basbakan Ismet Inönü’ye yazdigi “çok gizli” anlamina gelen çifte hilal damgali, ayrica “çok mahrem ve aceledir” ibareli yazisinda aslinda 1932’de bir harekat düsünüldügü ama bütçe yetersizliginden yapilamadigi belirtiliyor. Bakan, “Dersim mintikasinda icrasina lüzum görülen tedip harekâti için yeni sene bütçesinin müsaadesizligi ve bu hususta Heyeti Vekilenin karari da alinamadigi malumu sanileridir” diyor. Bakanin harekât yapilamiyorsa bile hiç olmazsa Genelkurmay Baskani Fevzi Çakmak’in önerileri dogrultusunda kimi önlemler alinmasini istedigi yazinin ekinde. Türkiye’de 170 milyon liralik 1932 yili bütçesinin yüzde 30’unun borç ödemelerine; yüzde 30’unun da savunma harcamalarina gittigi düsünülürse 2 milyon lira önemli bir maliyet getirmekteydi.

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |