TARIHTE ZAZALAR ve ZAZACA

 

 

1-BINGÖL ÜNIVERSITESI, ULUSLARARASI ZAZA TARIHI VE KÜLTÜR SEMPOZYUMU’NA BILDIRI

ÖZET

Bugünkü Dersim bölgesi Zazalarinin kökeni, Iran’in kuzeyindeki Taberistan, Cibal, Gilan ve Hazar Denizi arasinda kalan bölgede MÖ 2. yüzyildan beri yasayan Deylemliler’e dayanmaktadir.

Zazaca da, “Deylemce” anlamindaki Dimili dilinin en gelismis koludur. Irani halklar ve Mezopotamya kavimleri tarihçisi Minrosky’e göre, Dersim Zazalari, Kuzey Iran’daki Gilan’da bulunan Deylem bölgesinden göç edip Dersim’e yerlesen halktir. Bu göçün tarihi MS 550’lerden çok daha önceye dayanmaktadir. Gilan’dan güneye ve güney batiya Daylamit boylarinin göçü Mezopotamya ve Anadolu’ya gerçeklesmistir. Halife Ömer devrinde (MS 634-644) Iran’in Islam egemenligine girmesinden sonra, MS 870’lerde de Deylemliler Alevilik kolu üzerinden Islamiyet’i kabul ettiler. Deylemlilerin Islamiyet öncesindeki dini inançlari, bölgedeki çogu kavim gibi Zerdüstlük idi. 825 ten 1058 e kadar Deyleman bölgesi Alevi önder Castaniyan tarafindan yönetildi. 912 yilinda ise Hasan bin Ali, Alevi asiretlerini Hazar Denizi kiyisina yerlestirdi. Hz. Ali’nin kardesi Cafer soyundan Yahya bin Abdullah, Kerbela’daki katliamdan kurtulduktan sonra Deyleman’a kaçti. Horasan ve Teberistan’da yaklasik 1000 kisilik bir kuvvet toplayan Yahya bin Abdullah, Deylemistan’a girince Deylem hükümdari Castaniyan kendisine kucak açti (825-1058). Bölgeyi siyasi ve dini çalismalarinin merkezi durumuna getiren Yahya bin Abdullah, ünlü din bilginlerinin de destegini alarak Abbasilere baskaldirdi. Öldürülünce yerine El Hasan bin Zeyd geçti. Bölgedeki Hz. Ali taraftarlari Hasan Bin Zeyd’i davet ederek Hasan bin Ali’nin önderliginde Abbasi baskisina karsi ayaklandilar. Ayaklanma basari ile sonuçlandi ve Hasan bin Zeyd Deylemistan’da 20 yil padisahlik yapti. Ölümünden sonra Seyd Mehmet bin Zeyd basa geçti ve 16 yil Deylem Gilan’da padisahlik görevini yürüttü, inanç hizmetlisi olarak bölgede Aleviligi yaymaya çalisti. Bu dönemde Deylemlilerin çogu Caferi Sadik mezhebini kabul etti(917-920). X. yüzyilin ilk yarisinda Deylaman’dan batiya göç eden Deylemliler, yüzyilin ikinci yarisinda Abbasileri devirip Deylem, Azerbaycan, Dicle ve Firat kiyilarinda ve bu bölgeleri Hazar Denizi’ne baglayan yörelerde kimi devletler kurdular. Bugün Horasan cografyasinda yasayan Deylemliler’le Dersimlilerin ortak paydalari bulundugu ve örtüstügünü 2000 yilinda Deyleman’a yaptigim alan çalismasinda gözlemledim.

I.TARIHTE ZAZALAR

I.1. Zazalarin Ve Zazaca Sözcügünün Kökeni, Zazaca’nin Kök Anlami

Zaza sözcügüne ilk olarak medeniyetin besigi olan Mezopotamya’daki Sümer yazitlarinda rastlanmistir. Yazitlarda, Nini Zaza Tapinagi’ndan bahsedilmektedir. Fenikeliler ve Kenaniler de bu tapinaklarda ibadet ederlerdi.

Tevrat’ta Zaza sözcügüne rastlanir. Yaranmel’in iki oglundan birinin adinin Zaza oldugu yazilidir.

Asur krali Semsi Adad’in ölümünden sonra, Hurriler, Sasura’yi, Turkiler’in dayatmasiyla terk etmek zorunda kaldilar. Turkiler’in kumandanlarindan birinin adi Zazaya idi. Bu da Hurrice’dir. Zagros Daglari’nin bayirlarinda oturan ve Hammurabi ile çatisan Turkiler’in Hurri sülalesinden oldugunu rahatlikla söyleyebiliriz 1

Arkaik kaynaklarina bakildiginda Zaza adinin günümüzde önceki kaynaklarda zikredildigi görülmektedir. Akaçça, Armanice, Hititçe, Ibranice, Peklice, Urartuca, vb. dillere ait civi yazili tabletlerde And-Antik( Tevrat) betimlerinde Zaza adinin günümüzde kullanimiyla veya yaklasik imla ile geçtigi görülmektedir. Ortaçag kaynaklarinda da bu ismin ‘Zavzan,Zuzan,Zazan’vb.seklinde geçtigi görülmektedir.

Zaza kelimesi ile arkaik metinlerde ilk defa Bisütün yazitlarinda karsilasmaktayiz. M.Ö. 552 yilinda Pers Krali Dariyus tarafindan Iran’in Hemedan Eyaleti bölgesinde Bisutun kaynaklarinda yazdirilmistir. Tas yazitinin 20. Siiri’nin hemen basinda Zazana diye bir yerin adi geçmektedir. Bu eski farsça yazitta Zazana yukari Firat Havzasi bölgesi olarak tanimlamak için kullanmaktadir. Bu bölge günümüzde Zazalar’in yasadigi yerleske alanlaridir.

Zaza adinin geçtigi kaynaklardan biride 1329/30 tarihli Kureys Seceresidir. Zaza asiretine mensup olarak kaydedilmistir.(Talib Molla Mulla Benim gabile Zaza) Kabilesinden ben geçmektedir.

Zazaca konusanlar, yöreden yöreye biraz degise de, genellikle daginik bir yasam içinde olmuslardir Bu yüzden kendileriyle ilgili, yörelere göre degisen adlandirmalar yapilmistir. Örnegin Kirmanç, Dimili, Zaza gibi adlandirilmalarin yani sira Kirmançi, Dimili, Dimilki, Sobe veya Zazaki seklinde çesitli adlandirmalar da yapilmistir. K. Hadank, Dimili sözcügünün, Dailemi/Dailomi’den geldigini belirtmektedir.

Minorsky, MÖ X. yüzyilda, Hazar denizinin daglik bölgelerine inen son Iran kabilelerinin batiya dogru yöneldigini belirtir. Ancak bu kabileler karsilarinda Kürtleri bulurlar. Bunlarin kullandiklari kelimeler her durumda Deylemliler’in kullandiklari kelimelerden farklidir. Belki de Deylemliler, Kürtlerin arasina karisip Kuzey Mezopotamya bölgesine yerlesen Zazalar’in atalaridir.

Terry Lynn Todd, Dimilice’den hareketle, Zazalar’in ayri bir halk oldugunu belirtmektedir.

Ingvar Savnberg de, arastirmalarindan sonra, Zazalar’in ayri bir halk oldugunu soncuna varmistir.

Irani dillerin en eski örnegi Med dili ve Avesta Kutsal Kitabi’nin dilidir.

David.N.Mackenzie, Zazalar’in Iran Hazar’indan gelerek, Kürtlerin yerlesik oldugu bölgenin batisina, yani simdi yerlesik olduklari bölgeye risksiz geçmis olmalari olasiliginin zayif olduguna isaret ederek, baska bir varsayimi ele almak gerektigini vurgulamaktadir. Onun varsayimi, Zazalarin bugün Kürdistan’in kalbi olarak kabul edilen yerde, yani Van gölünün güney ve batisindaki topraklarda yasadiklari ve kendilerinin ilerleyen Kürtlerce batiya gitmeye zorlandiklari varsayimidir. Aslinda Zazalarin, Kürt öncesi bir Iran nüfusundan gelmis olmasi olasilik olmaktan da ötedir. Zazalarin kökeni, MÖ 2350-2150 dönemlerinde Anadolu’ya yerlesen ve bir Kafkas halki olan Hurrilere dayanmaktadir. Zazalar, Kürtlerden çok önce bu topraklara yerlestikleri için, bugün Kürtlerin yasadiklari bölgeler tarihsel olarak ana yurtlaridir. Hurriler M.Ö. 2350-2150 döneminde günümüz Zaza yerlesim bölgesine yerleserek Hattilere komsu olurlar.

Bu konuda dünyanin önde gelen bilim adamlarindan olan; Robert Gordon Latham(1860),WilhelmStrecker (1862), AlmanIranolog Freinolog Friedrichvon Spiegel,(1871),AlmanIranologC.Bartholomoe(1923),AlmanW.Lentz(1926),NorveçliIrenologG.Morgenstiernne(1927),Ermenidilbilimci A.Abeeghian(1934),Ingi liz Iranalog H.W.Bailey (1936-50),

A.Christensen.K(1939),FransizdilbilimcilerdenJ.VendryeseE.Benveniste(1952),AlmanIronolog W.B.Hennig(1954),Iranolog I.Gerschvitsch (955),Rus Iranolog I.M.Oranski(1960),B. Henning (1954) , D.N. MacKenzie (1961–95),Alman Türkolug ve Altayolog Gerhard Dörfer (1967),Isviçreli Iranolog G.Redar (1970),Ingiliz dilbilimci T.M. Johnstone (1970),G.L.Windfuhr (1972),Alman Irolog J. Meyerlingwersen(1976),C.F.Voegelin(1977),Alman dilbilimcilerden G.F. Meier (1979),Iranolog R.E. Emmerick (1976),Sovyet Iranolog R.L.Cabolov (1981),Slovak dilbilimci J.Genzor (1983),Alman dilbilimci G.Bossong (1985), T. L. Todd (1985; G.S. Asatrian / F. Vahman (1987–95), Ingiliz Iranolog J.R.Payne (1987),Amerikali dilbilimci M.Ruhlen (1987),F.L. Vahmen (1987-95),Hollandali Iranolog P.G. Kreyenbroek (1992-93) (1926),NorveçliIrenologG.Morgenstiernne(1927),Ermenidilbilimci Joyce Blau (1989), P. Lecoq (1989), Amerkali dilbilimci C. M. Jacobson (1993–97), Jonst Gippert (1993–96), M. Sandonato (1994) ve Ludwig Paul (1994–9), M.Sanndonatono (1994),P.Wurzel (1997), gibi bilim adamlari basta olmak üzere,Münih Üniversitesi genel bilimcilerin ele aldiklari çalismalar sonucunda Zazaca’nin kendi basina ayri bir dil olarak belirlemislerdir.

Dersimliler’in Kirmançlar dedigi, ama uluslararasi alanda Zaza olarak bilinen halkin dilinin ayri bir dil oldugunu ve Kürtçenin lehçesi olmadigini ispat ettiler. D.N.Mackenzie, Zazaca’nin Kürtçeyle iliskisinin olmadigi kanitlamistir.1900 yilinda Dersim adli kitabini yayinlayan Antranig’e ve ondan sonra bu konuda çalismalar yapan Iranolog Oskar Mann ve tarihçi V. Minorsky’e göre, Zazalar’da kabul gören “Dimili” terimi, Dersimlilerin, Kuzey Iran’daki Gilan’da bulunan Deylem bölgesinden göç edip Dersim’e yerlestiklerini belirtmektedir.

Karl Hadank ve Artur Christensen, Dimililerle, Goranlarin aslen Kürt olmadiklarini, bunlarin Hazar Denizi’nin güney batisindan gelen Deylemliler olduklarini ileri sürmüslerdir. Christensen, “Dimili” sözcügünün, harflerin yer degistirmesi suretiyle “Deylem” sözcügünden türedigini ileri sürmektedir. Bugün kendilerini Kirmanç ya da Zaza olarak tanimlayan Dimili konusan topluluklarin Anadolu’daki tarihinin M.S. 550'lerden çok daha gerilere dayandigi bilinmektedir.

V.Minorsky, Deylemliler adli makalesinde bu konuda su tezi ileri sürmektedir: “Çaglar boyunca Daylamit boylarinin yerlestigi alanlar, oldukça genis bir alani kapsar. Bu nedenle, kronolojik güçlükleri göz önünde bulundurarak referanslari tek bir baslik altinda toplamak daha uygun olacaktir. Bir Babil adi olan Dilmun adasi (Bahreyn), bugün bile güncel bir adken, Fars’in güney kiyisindaki Bender-i Daylam adi gerilere, Buyid dönemine kadar dayanan bir ad görüntüsü vermektedir. Asagi Kafkasya bölgesinde, Sasaniler devrinden kalma askeri yer isimleri Lahican’la baglantili gibi görünen (simdiki Lahican) Layzân ya da Lâizan adlarini çagristiriyor. Sirvan adi, muhtemelen Talakan ve Alamut nehirlerinin birlestigi yerde bulunan Sir (Arapça, Sirriz) ile benzerlik gösteriyor”

Yine V.Minorsky, “Deylemlilerin, Urmiye gölünün kuzeybatisi, yani Salmas’in merkezi, çok yakin zamanlara kadar Dilmakan diye adlandirilmaktaydi” diyor. Devamla ve F.Andreasa atfen, Urmiye gölünün güney batisinda önemli bir Zagros geçidi üzerinde Lahican diye bir bölge oldugunu (bkz. Sawdi-bulak, el’) ve Zazalarin, Daylamit kavminin devami olduklarini belirtmektedir.

Deyleman-Gilan cografyasi ile Dersimler’in/Zazalarin yasadigi bölgeler arasinda yer ve köy adlari yaninda asiretler arasinda da isim çok sayida benzerliklerinin olmasi bu tezi dogrulamaktadir.

I. 1. a.Yer, Köy, Asiret Isim Benzerliklerinden Örnekler:

Deyleman/Gilan’da: Tarum(Tarut), Askale(Askale), Verami(Veramin), Kuhpir(Kuhpir), Dest (Dest), Sakak (Sakak), Hasan beg (Hasanbeg), Pulur, Abgerm, Oasmanli, Lahican (Lahçinan) gibi benzer yerlesim adlari.

Deyleman-Gilan Horasan’da; Sawanli, Sadlli, Zafranli, Meskanli,Hizollu, Zeydanli, Alanli, Elikanli, Shamlu-Semkanli, Çemiskezekli gibi asiretler, Zazalarin bugün yasadiklari bölgelerdeki asiretlerle ayni adlari tasimaktadirlar.

Bu bölgelerde, Zazana, Zuza, Sason, Zavzan gibi, içinde Zaza sözcügü geçen birçok yer adi bulunmaktadir. MÖ 542 yilinda Pars krali Dara (Darius)’un Behistun yazitinda da yukari Firat ve Dicle Havzasi “Zazana” olarak adlandirilmaktadir.

Bu benzerlik ve ortakliklar, Kirmanç olarak bilinen Zazalarin anayurtlarinin Deylem-Gilan-Horasan oldugu gerçegini ortaya koymaktadir. Zazalar Deylemli’dir. Deylem-Gilan-Horasan Zazalarin asil yurdudur.

Bu tarihsel gerçekler Dersimliler’in (Zazalarin/Kirmançlarin) Deylem’le ve Deylemliler’le olan iliskileri konusndaki Dimili-Deylem kuramini dogrulamaktadir. Dimli ya da Dimili teriminin Deylem adindan dogdugu ve “Deylemli” (Deylemi) demek oldugu, F. C. Andreas tarafindan belirtilmektedir. Andreas’in bu görüsü A. Christensen tarafindan da desteklenmektedir.

Minorski, K.Hadank, Mac Kenzie gibi kendi alanlarinda otorite kabul edilen tarihçi ve dilbilimciler F.C.Andreas’la ayni görüsü desteklemektedirler. Dimli-Deylem baglantisina ilk isaret eden kisi, Ermeni yazarlardan Antranik olmustur. Antranik bu tezini , 1901’de yayimlanan incelemesinde ileri sürer.

Tüm bu arastirma, inceleme ve bilimsel çalismalar, Zazalar’in, IX-X-XII. yüzyillarda Hazar Denizi’nin güney kiyilarinda bulunan daglik Gilân-Deylaman-Horasan bölgesinden, Dersim bölgesine gelip yerlestiklerini göstermektedir.. Bu olgu, Zaza dilinin adi geçen Iran diyalektlerine yakinligi ile de dogrulanmaktadir. Bu halkin kendisine verdigi “Dimli” adi da “Delmik”ten dogmustur. Iran’nin Delâm (Daylam) ilinin sakinlerine verilen “Daylamit” (Daylamli) adinin aynisidir.

Osmanli belgelerinde hangi lehçeyi konusursa konussun, Türk olmayanlar ekrad olarak adlandirilirdi. 16. Yüzyila ait tahrir defterlerinde. “Ekradi Dimili” ve “Ekradi Disimlü“ adlari geçmektedir.“Ekradi Dimili”, günümüz Türkçesiyle Dimili ve “Ekradi Disimlü” ise Dersimliler demektir.

I. 1. Cografi olarak Deylem, Daylam (Deylam-i Hassa)
Deylem, Iran’in kuzeyinde Taberistan, Cibal, Gilan ve Hazar Denizi arasinda kalan bölgedir. Ancak, bilim adamlari Daylam memleketi ile ilgili olarak çesitli görüsler ileri sürmektedirler. Bunlarin basinda Batlamyus gelmektedir. Batlamyus, Deliymais adli bir memleketten söz etmektedir. Ayrica Bizans tarihçilerinden Procope Deylemliler’in Iran’da oturduklarini söylerken; Agathias ise, Deylemliler’in memleketini Dicle ile Iran arasinda gösterir.

Istahri’ye göre ise Deylem memleketinin güneyinde Kazvin Vilayeti, Azerbaycan ve Rey arazisinin bir bölümü; dogusunda Rey arazisinin diger bir bölümü ile Taberistan; kuzeyinde Hazar Denizi, batisinda Azerbaycan ve Arran bulunur

Belgelerin tümünde Deylem’in (Daylam el Mahz) düzlükler ve dagliklardan ibaret bir cografyaya sahip oldugu belirtilmektedir.

Ibni Havkal ise Istahri’dan yaptigi, Deylemliler’in en güçlü döneminde, bizzat bölgede bulunmus olan Mukaddasi’nin tanikligina dayanan alintisinda

Kumis, Curan’i, Taberistan’i ve hatta Hazar Denizini de bu ülkenin içinde gösterir. Ona göre Deylem’in merkezi Barfan; diger yerlesim yerleri ise Samiran, Hasm, Tarom ve Tulikan idi.

Taberistan, Cibal, Gilan, Curcan vb yerlesim alanlari Deylem arazisine karistirilir; asil Deylem (Deylem-i Hassa) topraklarinin Deylem, Taberistan, Cibal, Gilan ve Hazar Denizi arasinda bulundugu söylenir. Eserde, önemli kasabalar ise, Kalar ve Chalus (Salus) olarak sayilir.

Tüm bu açiklamalardan anlasildigina göre, Deylem, Hazar Denizi’ne dökülen Safid-Rüd ve Salüs irmaklari ile Iran yaylasi ve deniz kiyisinda bulunan ovalar arasinda, Elbruz Daglarinin Hazar Denizi’ne bakan yamaçlari arasindaki sarp arazidir. En önemli tepeleri Dalfak ve Turar’dir. Iklim bakimindan, deniz sahilinden Gilan’a kadar nemli, Iran Yaylasi’na kadar kurak, kisin soguk, yazin sicaktir. Halk; arpa, bugday, dari tarimi ve çobanlikla geçinirdi. Denize bakan kiyi kesimlerde ise pirinç ve çay üretimi yapilmaktaydi. Ayrica ilkel bir dokumacilik vardi. Kadife ve yünlü ürünler dokunurdu.

Kisacasi, Deylem (Dileman), Iran’in kuzeyinde Taberistan, Cibal, Gilan ve Hazar Denizi arasinda kalan bölgedir. Kalar, Chalus, Ramsar, Kaleçhay, Rasht, Lahican Rudsar, Lanprut, Cihijan, Shalman, Darya Sar, Bozkirgah, Siyah Kal, Astaneh, Lauluman (Lolan), Khoman, Bandar Azali, Hasan Rud, Astara; Men Derezenezeli, Taleb Abant, Gounrab Sar Lahle Dest, Rodesar, Lahledest, Machad, Jihini, Rudsar, Lahican (Lahcinan), Çabukser, Vajagah Rahim abad, Siyah Kal, Espili-Dileman yerlesim yerlerini kapsayan yörenin tümü Deylemistan olarak kabul edilmektedir.

I. 3. Deylemliler’in Kökeni

MÖ 2. yüzyildan beri bu bölgede yasamis olan Deylemliler’in geçmisi hakkinda kesin bir sey söylemek mümkün degildir. Daylamitlerin-Deylemlilerin daha uzun geçmise dayanan kökenleri konusunda yeterli bilgi yoktur. Bir eski Iran halki olmalari olasiligi vardir. Ancak, MÖ 2. yüzyilda yasamis olan Polybe, Delimaioi adinda bir kavimden söz etmektedir. Batlamyus’un da MÖ 2. yüzyilda bu memleketi tanidigi anlasilmaktadir. VI. yüzyilda yasamis olan Bizansli tarihçi Procope ise, Deylemliler’in, Iranlilar arasinda yasadiklari halde hiçbir zaman Iran hükümdarlarinin yönetimine girmemis bir kavim olduklarini söyler.

Fahr Gurgani’nin Vays-u ramin mesnevisinde, “O ülke henüz bakire kalmis” demesi de bunu gösterir. Ancak bazi Arap eserlerinde Ibn Urayd’a dayanilarak, Deylemliler’in Zabba B. Udd kabilesinden olduklarina dair bir rivayet vardir. Bu rivayete göre Zabba’nin Su Ayd ve Basil adli ogullarindan, Basil Iran’a gitmis ve orali bir kadinla evlenerek Daylam adli bir oglu olmustur ki Deylemliler iste bunun çocuklaridir. Onun evlatlarinin, Tabari zamaninda, soylarina ait eyer ve esyaya hala sahip olduklari da bu rivayetler arasindadir.

Abbas Al Azzav’nin buldugu ve Serafettin Yaltkaya tarafindan bastirilmis olan Ibn Hassül’ün Amid Al mülk Kunduri araciligiyla Tugrul beye armagan ettigi Faza Il Al-Atrak Alasair Al Acnad’a (s. 254) göre, Deylemliler’in en büyük devletini kurmus olan Büveyhogullari muhtemelen Araplar ve özellikle Kureysliler ile akraba olmak için bu secereyi kabul etmislerdir.

Polbius, cilt 44'te, Medya’nin M.Ö. II. yüzyildaki kuzey komsularindan söz etmektedir: “Arî olmayanlar”. Ptelemi VI, 2'de, [Deylemlilerin] M.S. II. yüzyilda Chromithrene’nin kuzeyine (Khuxru Waramin’i, Ray’in güney dogusuna) ve Tapurinin (Tabaristan) batisina yerlestirilmis olmalarindan söz edilmektedir.

Ibni Durayd tarafindan ortaya atildigi söylendigi halde, yazarin ünlü Kitap Al-Istikaki’nda bulunmayan bu iddia, hiçbir ciddi esasa dayanmamaktadir. Konu ile ilgili Ibn Bucayir adli bir sairi böyle iddialardan dolayi Araplar ayiplamistir.

Diger taraftan Bizans tarihi yazari Theophylactos Simocatt’in eserinde, VII. yüzyilin ilk yarisi görülen Zoanab ve Sarames gibi Deylem adlari Irani kelimelere benzemekle beraber, bunlara dayanarak bir sey söylemek dogru olmadigi belirtilmektedir. Yunan yazarlari onlari genellikle Sabar, Türk ve Kürtler ile bir arada göstermektedirler. Minorsky’ye göre ise, Deylemliler’in Hazar Denizinin güneyinde yerlestikleri bilinmektedir ve Irani olmayan kavimlerle akraba veya onlardan çikma bir kavim olmasi kuvvetle muhtemeldir.

Sasaniler döneminde, Sasani Ardasir’in Ardavanli Arsasid’e karsi kazandigi kesin zafer öncesi Arsasid’in “Rey, Demewend, Daylamân ve Patihkwargar askerlerini harekete geçirdigi” söylenmektedir.
Bu olay, Elbruz daglarinin güney yüzünde yasayan halk üzerinde Arsasid nüfuzunun yerlesmis oldugunu göstermektedir. Önceleri Sasaniler, Daylamitlere karsi ihtiyatli davrandilar. Ancak, giderek Daylamitler hem askerlik hem de hukuk alaninda ön plana çikmaya basladilar. Kawadh Iberya’ya (Gürcistan’a) karsi, adi Boes (Boya) ve ünvani “Wahriz” olan bir “Iranli”nin komutasinda sefer düzenledi. Bu ad ve ünvan, onun Daylamit oldugunu gösteriyor”.

Lazica’daki Archeopolis’in (simdiki Tsikhe Godji) Husrev Anusirevan komutasinda kusatilmasi sirasinda (M.S. 552) Türk sabirler ileri hücumlari yönetirken, usta dagci olarak Daylamit baglantisina deginilmektedir. Birkaç yil sonra Daylamitler, Bizanslilar tarafindan korunan diger bir Sabir birligine basarisiz bir gece baskini düzenlediler.

Procopios’a göre; Daylamitler, erisilmez daglarda yasiyorlardi; hiçbir zaman Iran hükümdarlarina boyun egmemis, yalnizca parali asker olarak hizmet etmislerdir. Yaya savasiyorlardi. Her adam, bir kiliç ve kalkan kusaniyor ve üç tane mizrak (acontia) tasiyordu. Bu bilgiler, daha sonraki Islamî kaynaklarla benzerlik göstermektedir.
Hüsrev I’in ünlü Yemen seferinde (M.S. 570), ordusu içinde Daylam ve çevresinden 800 mahkûm vardi ve bu mahkûmlara gene mahkûm olan Vahriz naminda biri komuta ediyordu. Kâwâdh ve Hüsrev hâkimiyeti altinda Kafkasya geçitleri tahkim edilip yakinlarinda askeri koloniler kurulunca Hüsrev’in hâkimiyetinde, kökeni Daylam ve çevresine ait isimler ortaya çikti. Hüsrev’in ardili Hurmizd IV.’e karsi yapilan ve onun tahttan indirilmesiyle sonuçlanan suikast M.S. 590 yilinda “Dilimitik” halkinin lideri Zoanap tarafindan yönetilmistir.

I. 4. Islami Fetihler Döneminde Deylem

Halife Ömer devrinde Ahnaf komutasindaki Arap ordusu Horasan (Khurasan) yöresini aldi. Sasani Sahi III.Yezdigirt’i yenilgiye ugratmasiyla Sasani varligi sona erdi ve Iran Devleti ortadan kaldirildi.

VII. yüzyilda Horasan, Harizm ve Semerkant bölgelerinde bir dizi direnis oldu. Kuteybe bin Müslim Al Bahil, Haccac bin Yusuf, Yezid bin Muhallab gibi komutanlar yörede kimi fetihler gerçeklestirdi.

Rüstem Behrem’in amcasi, Deyleman ve Horasan bölgelerini egemenligi altina aldi. Kadiriye çevresinde(642) 4000 kisilik Deyleman halki Islamiyeti kabul etmek zorunda kaldi. Daha sonra Deylemanlilar Celula bölgesinde Araplarla beraber Küfe askerlerine karsi savastilar. 873 yilinda çogu Zerdüst olan Deyleman halki, Hasan bin Zeyd’in yardimiyla Islamiyeti kabullendiler.
Buna ragmen Alevi önderleri her zaman Deylem’e yardimci oldular ve koruyuculugunu üstlendiler. 825 ten 1058 e kadar Deyleman bölgesi Alevi önder Castaniyan tarafindan yönetildi. 912 yilinda ise Hasan bin Ali, Alevi asiretlerini Hazar Denizi kiyisina yerlestirdi. Taberistan ve Deylemistan halkinin çogu Islam dinine girdi.

Kangariler ile akraba olan Salariler 942 yilindan baslayarak Selçuklular zamanina kadar Azerbaycan’da hüküm sürdü. Ancak Deylemlilerin kurdugu devletlerin en önemlisi, Bagdat’i fetheden ve 12 gün sonra Halife Ali Mustakfi’yi tahttan indiren Büveyhogullarinin kurmus oldugu devletti (932-1056).
Ayrica Deylem’de Hicret’in baslangicindan IV. hicriye kadar Alevi boylarindan Albuye(931-1065), Ziyarhandaniler(931-1078), Veshvetan, Almakan, Benkak gibi soylar Deylemistan’i yari bagimsiz yönettiler (865-1005).

Hz. Ali’nin kardesi Cafer soyundan Yahya bin Abdullah, Kerbela’daki katliamdan kurtulduktan sonra Deyleman’a kaçti. Horasan ve Teberistan’da yaklasik 1000 kisilik bir kuvvet toplayan Yahya bin Abdullah, Deylemistan’a girince Deylem hükümdari Castaniyan kendisine kucak açti (825-1058). Bölgeyi siyasi ve dini çalismalarinin merkezi durumuna getiren Yahya bin Abdullah, ünlü din bilginlerinin de destegini alarak Abbasilere baskaldirdi. Öldürülünce yerine El Hasan bin Zeyd geçti. Zeyd, Rey sehrini terk etti ve Taberistan’a yerlesti. Bölgedeki Hz. Ali taraftarlari Hasan Bin Zeyd’i davet ederek Hasan bin Ali’nin önderliginde Abbasi baskisina karsi ayaklandilar. Ayaklanma basari ile sonuçlandi ve Hasan bin Zeyd Deylemistan’da 20 yil padisahlik yapti. Ölümünden sonra Seyd Mehmet bin Zeyd basa geçti ve 16 yil Deylem Gilan’da padisahlik görevini yürüttü, inanç hizmetlisi olarak bölgede Aleviligi yaymaya çalisti. Bu dönemde Deylemlilerin çogu Caferi Sadik mezhebini kabul etti(917-920). X. yüzyilin ilk yarisinda Deylaman’dan batiya göç eden Deylemliler, yüzyilin ikinci yarisinda Abbasileri devirip Deylem, Azerbaycan, Dicle ve Firat kiyilarinda ve bu bölgeleri Hazar Denizi’ne baglayan yörelerde kimi devletler kurdular.
Abbasi halifesini temsilen Mehmet bin Saluk Amor’a gelerek Taberistan’da padisahligini ilan etti. Mehmet bin Saluk’un ölümünden sonra Alevi önderleri Gilan-Deylaman topraklarini genisletmek için basta Horasan olmak üzere çevredeki ülkeleri kendilerine baglayarak bagimsiz devletler kurdular.

Mogol hükümdari Cengiz Han Iran’i ele geçirdikten sonra Gilan üzerine sefer düzenledi. Bölge daglik oldugundan egemenlik kuramadi. Ancak Mogol saldirilari süreklilik gösterince bölge güçleri zayifladi. Mogol güçlerinin karsisinda daha fazla direnemeyecegini anlayan Deyleman-Gilan halkinin bir bölümü önce Kuzey Horasan’a çekildi. Sonra Dersim-Sivas yöresine gelip yerlesti (1223-1258). Deylem halkinin bir kismi da, Selçuklu hükümdari Tugrul Bey’in Büveyhogullari devletini ortadan kaldirmasi üzerine (1055), yavas yavas yerli halkla karisti ve önemli bir kismi da batiya göç ederek Dersim-Firat ve Dicle yörelerine göç yerlesti. 1256 yilinda Deylemlilerin son kalesi Alamut’un Mogol hükümdari Hülâgu han tarafindan alinmasi bu halkin güçlerini büsbütün zayiflatti. Izleyen dönemde Deylemistan küçük beyliklere ayrildi. Ardindan Gilan, Karlayalilar’in eline geçti. Geri kalan Deylemliler Giller’e karisti ve Deylem adi ortadan kalkti. Yerine Gilan adi egemen oldu.

Sonuç olarak bölgede yasayan Kürtler’den ayri tarihi, kültürü, dili inançlari, örfü, âdet ve aliskanliklari olan bugün Horasan cografyasinda yasayan Deylemliler’le Dersimlilerin ortak paydalari bulundugu ve örtüstügüne, 2000 yilinda Deyleman’a yaptigim alan çalismasinda da tanik oldum. Bugün Dersim halki deyince, 126 asiretten ve boydan olusan, köklü geleneksel kültürlerinin ortak paydasinda bulusan Deylem-Gilan’da yaklasik 2.5 milyon, Türkiye’de ise 4.5 milyon Deylem-Gilan kökenli halkin anlasilmasi gerekir. Sözünü ettigim tarih gezisinde. Dersimlilerin 700-1258 yillan arasinda çesitli nedenlerle Deyleman’dan göç ederek Dersim, Bingöl, Sivas, Malatya, Elazig, Erzincan, Erzurum, Diyarbakir, Siverek, Mus, Varto ve Adiyaman bölgelerine yerlestiklerini ve atalarinin Deylemliler oldugu gerçegini bir kez daha gözledim.

Bugün Türklesmis olan ve 19. yüzyil baslarindan beri Hoy bölgesinde aktif olarak yerlesik bulunan Dümbüliler de Dimli ile baglantili gibi görünmektedir. Agathias III, 17'de Lasica’da savasan Dilimnitai askerlerinden bahsederken, onlarin yurtlarinin Orta Dicle havzasinda Fars topraklarina komsu topraklarda oldugunu söylemektedir. Bu bölge muhtemelen Zazalar’in bugün yasadiklari bölgedir.

Gezgin Abu Dulaf, Sahrazur’un yedi fersah dogusunda Daylamistan diye bir yerden bahsetmektedir. Bu yer, “Eski Pers krallari döneminde Daylamitlerin oradan Mezopotamya ovalarina akinlar düzenledikleri yer”dir. Lahican’in batisindaki Daylaman kazasi, Daylamand merkezinin Ostân’dan Lahican bölgesine aktarilmis oldugunun kaniti olabilir. Urmiye gölünün kuzeybatisi, yani Salmas’in merkezi, çok yakin zamanlara kadar Dilmakan diye adlandirilmaktaydi. Baska bir kaynakta ise, Urmiye gölünün güney batisinda önemli bir Zagros geçidi üzerinde Lahican diye bir bölge var oldugunu belirtilmemekle birlikte, Gene Lahican adini tasiyan birkaç köy daha var oldugu, bunlarin Urmiye gölü havzasinda ve Savalan daginin kuzeyinde bulundugu yazilmaktadir. Diyarbakir’in kuzeyinden Palu ve Dersim’e kadar uzanan bölgede yasayan ve bugün hala Iran kökenli bir dil konusan “Zaza”lar kendilerine Dimli demektedirler”. F. C. Andreas, bu durumu, Daylam benzerligine yorumlamaktadir.

I. 5. Zazalarda Dini Inanç

Genelde Kirmanç olarak adlandirilan Zazalar Alevidir. Kirmanç olmayan Zazalar ise Safii Sunidirler. Zaza/Kirmançlar arasindaki bölünmenin temel sebebi, inanç ayriliginin yani sira, çesitli dönemlerde yapilan göç dalgalariyla da iliskilidir. Günümüzde kendilerini farkli tanimlamalarina ragmen, Zaza/Kirmanclar ortak bir orijinden gelmektedirler. Alevi, Safii mezhep farkliligi Zazalar’da kültür ve yasam tarzlarinda farkliliklara yol açmistir.

Geçmiste Emevi ve Abbasi Dönemlerine kadar uzanan bu ayriliklar 11. yüzyilda Selçuklu Türkleri, Mogollar (Ilhanlilar), Karakoyunlular, Ak koyunlular ve Osmanlilar döneminde de devam etti.16. yüzyilda Osmanli Hükümdari Yavuz Sultan Selim, Çaldiran Savasina gitmeden önce Anadolu’daki yediden, yetmise kadar Alevi nüfusunun sayimini yaptirdi. Kirk binin üzerinde Alevi olarak adlandirilan Sah Ismail taraftarini öldürdükten sonra, Sefavi Safevi Hükümdari Sah Ismail üzerine sefere çikti. Safevi Devleti hükümdari Sah Ismail ile Osmanli Hükümdari Yavuz Sultan Selim arsinda yapilan Çaldiran Savasi, Safevi Devletinin yenilgisi ile sonuçlandi ( 1514).Çaldiran savasindan sonra köklesen Alevi-Sünni ayrimi Alevi, Safii mezhep farkliligi, Zazalar’in yasam ve kültür tarzlarinda farkliliklara yol açti. Zamanla Türk/Türkmen, Kürt/Kirdas ve Zaza/Kirmanc seklinde ayriliklar belirgin hale geldi. Yavuz Sultan Selim döneminden sonra Kirmanç/Zaza halkin bir kismi kendisini Kirmanç olarak tanimlarken, diger bir kismi ise kendisini Zaza olarak adlandirdi. Zaza/Kirmanç adlarinin ayrismasinin temel nedeni bu döneme rastlamaktadir.

I. 6. Zaza/Kirmanç Ve Zazalar Ayrismasinin Tarihi Kökleri

Rus Kürdolog V. Minorsky, Islâm Ansiklopedisi’nin Ingilizce baskisinin “Kürtler” bölümünde, 20. yüzyilda Kürtler arasinda kesinlikle Kürt olmayan bir unsurun (Zazalar)” tespit edildigini “(sf. 113) yazmaktadir. Ve bu grubun Kürtçeden çok farkli kuzey-bati lehçesi konustugunu” (sf. 1152) belirtmektedir. Islâm Ansiklopedisi’ndeki yazisinda, Zaza sözcügünün geçtigi her yerde “gerçek Kürt olmayan” kaydini düsmüstür Minorsky (sf. 1151). Kürdolojinin babasi sayilan Minorsky, Goran ve Zazalarin kesinlikle Kürt olmadiklarini (Islam Ansiklopedisi, s. 1091) belirtmektedir.

Konunun uzmanlarindan O.Mann, David Mckenzie, Haddank ve Prof. Kojima da Zazaca ve Gorani’nin, Kürtçenin bir lehçesi olmadigini ve bagimsiz bir dil oldugunu belirtmektedirler. Dimililer (Dimililer) ile Zaza/Kirmanç olarak adlandirilan halk ayni etnik kökene dayanmaktadir.

Avrupa’da kendi dalinda ciddi bir otorite olan Leipzig Max-Blanc Enstitüsü, Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ile Londra HGI DNA Refernece Laboratory, National Blood Service (HGI DNA Arastirma Laboratuari Ulusal Kan Merkezi tarafindan, farkli Kürt gruplarinin genetik açidan durumlarini saptamak üzere ortaklasa yapilan bir arastirmanin sonucunda, Kirmanca (Zazaca) konusan Kürtlerin etnik kökeni ile ilgili bilimsel veriler ortaya konmustur. Genetik alanda Uluslararasi üne sahip bilimsel bir yayin organi olan Annals of Human Genetics dergisinde yayinlanan arastirma; Ivan Nasidze, Dominique Quinque, Murat Öztürk, Nina Bendukidze ve Mark Stoneking tarafindan hazilanan “mtDNA and Y-chromosome Variation in Kurdish Groups (Kürt Gruplarinda mtDNA Kromozomu Degisikligi)” baslikli bilimsel makalenin girisinde “Mevcut veriler. Öteki Kürt gruplari, Avrupalilar, Kafkasya, Bati ve Orta Asya gruplarina ait verilerle karsilastirildiginda, hem mt DNA hem de Y-cromosomu bakimindan, Kürt Gruplarinin etnik olarak en yakin olduklari Gruplar Bati Asyalilar, en uzak olduklari Gruplar ise Orta Asyalilardir” denilmektedir. Kirmanç (Zaza) ve Kürtlerin etnik olarak yakin olduklari guruplarin bati Asyalilar oldugu dolayisiyla ön Asya halklari olan Iranlilar, Ermeniler veya Aryan irkina daha yakin olduklari açiga çikmistir.

Etimolojik ve bilimsel analizlerde bu gerçegi dogrulamaktadir. Kirmanca/Zaza veya Kirmanc/Dimili adlari ayni halki ifade etmektedir. Dersimliler’in-Dimililerin Kürt ya da Türk olduklari yönündeki tezler temelsizdir.

II. ZAZALAR’IN YASADIGI BÖLGELER


Günümüzde Kirmanç/Zazalar, kendilerini Dimili olarak tanimlamaktadirlar. Zaza/ Kirmanç dili baski ve yasaklar yüzünden yazili hale gelmemesinden dolayi, özelliklede genç kusaklar, ana dillerini konusamaz ve kullanamaz duruma getirilmistir. Bu nedenlerden dolayi Dersimliler’in bir kismi Kürtlesmis veya Türklesmislerdir. Önemli bir kesimi de siyasi kimliklerini muhafaza etmektedirler. Bizans tarihçilerinden Agathias ( M.S 553–579/582), Histories adli yapitinda “Lazica” daki Roma-Pers savaslarini anlatirken, bu savaslarda Perslerle birlikte savasan Dilimnitler-Deylemliler’den de söz eder. Agathias, Dilimnite’lerin ülkelerini, Iran’la sinirdas olan Dicle kiyisindaki olarak belirtmektedir. Dimililer (Kirmanclar ve Zazalar) M.S. 6'inci yüzyilin ortalarinda (M.S. 551–52) bugün yasadiklari topraklarda bagimsiz olarak bir yasam sürüyorlardi.

Dersimliler’in MS 9. ile 11. yy. arasi Deyleman’dan bugünkü yurtlarina göç ettigi tezi kabul görmektedir. Zazalar, “Deylem/Daylam’lilar olarak anilan, Hazar Denizi’nin güneybatisi ile Tahran’in kuzeyine düsen bölgede yasayan bir toplum olarak bilinmektedir. Çesitli nedenlerle, göç eden veya ettirilen bu halkin büyük çogunlugunun Güneybati Iran’a gidip orada “Büveyhogullari Devleti”ni kuranlar olduklari görüsü yaygindir. Öte yandan Goranlilar’in da yine Deylemliler oldugu anlasilmaktadir. Deylemliler, bölgedeki isgal ve gelismelerden sonra bu bölgeyi de terk ederek Firat, Murat nehirleri ve Dersim bölgesine gelip (933-1055 yillarinda) yerlesirler. Bölgenin yerli halkiyla kaynasarak bugünkü Dersimliler /Zaza halkini olustururlar.

Türkiye genelinde Zazalar’in nüfusu tahminen 6–7 milyondur. Zaza dilini konusan halk günümüzde genellikle Dersim, Firat’in iki kolu, kuzeyde Erzincan ili, güneyde Murat suyu, Dogu-Anadolu’nun Firat ve Dicle su havzasizini kapsayan cografi bölge üzerindeki alanda yasamaktadirlar. Cografi konum olarak 37- 42° enlem ve 37- 40° boylamlar arasinda yer alan bu bölge; il olarak Anadolu’nun dogusunda, Sivas’tan Varto’ya, Gümüshane’den Siverek’e kadar uzanan alan içindeki illeri kapsamaktadir.

Agirlikli olarak Dersim (Tunceli), Erzingan (Erzincan), Erzirom (Erzurum), Qers (Kars), Mus, Xarpêt (Elazig), Diyarbakir, Ruha (Urfa), Semsûr (Adiyaman), Bedlis (Bitlis) ve Sêrt ( Siirt), Bingöl, Kangal, Zara, Ulas ve Imranli (Sivas), Kelkit, Siran ve Gümüshane, Hinis, Çat, Askale (Erzurum), Pötürge ve Arapkir (Malatya), Mutki (Bitlis), Sason (Batman), Aksaray gibi il ve ilçelerde yasamaktadirlar.

Dersim asiretlerinden olusan Alevi Zazalar’in bir kismi da, Koçgiri, , Divrigi, Varto-Hinis, kismen Kayseri’nin Sariz ilçesinde yasamlarini sürdürmektedirler..Safii inancini benimseyen Zazalar ise; Elazig, Bingöl, Diyarbakir, Siverek, Adiyaman, Aksaray, Mudki, Sason bölgelerinde yasamaktadirlar. Bunun disinda Istanbul, Ankara, Izmir, Antalya, Aydin, Bursa, Eskisehir, Konya, Edirne, Izmit, Balikesir, Mugla gibi birçok ile ve ilçelerine göç etmislerdir. Ayrica Fransa, Isveç, Danimarka, Almanya, Avusturya, Isviçre, Hollanda, Belçika gibi Avrupa ülkelerinde de hatiri sayilir Kirmanç/ Zaza nüfus bulunmaktadir (tahminen 400.000). Horasan-Deylaman/Gilanda ise, yaklasik 3–4 milyon Deylemli-Gileki yasamaktadir.

III. ZAZACA DILI

III. 1. Dersimce-Zazaca/Kirmançca’nin Dilsel Özellikleri


Zazaca, Hint-Avrupa dil ailesinin Iran’i diller gurubun Kuzey-Bati koluna dâhildir. Zazaca-Dimli, Hind-Ari,Iran’i veya Hind-Avrupa dillerindendir.Beluçca,Sistanice, Sivend (Kelendi), Umurice (Umuri), Perç (Paraçi) Gorani, Astiyani ve Sengseri dilleri Kuzey-Bati kolunun Hyrkani (Gurgan) alt gurubunu teskil etmektedir. Kuzey-Iran (Deylaman-Gilan)’da konusulan Gilekçe/Goranca dili ile Dersimce/Zazaca, köken olarak birbirine Kürtçe dilinden daha fazla yakindir

Zazaca’nin diger akraba oldugu diller arasinda en çok benzerlik Gilan-Deylaman’da konusulan Gilekçe dilidir. Gilekçenin, Galisi, Biyapes, Sefidru, Biyapis, Tenkaboni, Rahimabadi, Iskuri, Sehsavari ve Siyahkeli gibi lehçeleri vardir. Mazenderance (Taberice), Semnanice, Guranca, Talisce (Gilekçe’ye yakin olan Talisçe Iran dillerinin kuzey bati koluna dâhildir),Tatice (bazi arastiricilar Tati dilini Med dilinin devami saymislardir), Herzendi, Talisçe ve Taticenin Zazaca ile baglantilari vardir. Bazi arastirmacilar Zazaca’nin Deylem bölgesinden köken aldigini belirtmektedirler.

Gramer ve kimi önemli sözcükler açisindan Zazaca’ya yakin olan Kuzey-Iran’daki Farsça, Lorca, Devanice, Kumzari, Eskusmi, Veheni gibi Irani diller, Orta ve Bati Asya’nin büyük bir kisminda konusulmaktadir. Zazaca gibi, Bati Irani dillerinin kuzey koluna ait olan Guranca’nin lehçeleri vardir. Bunlardan Kendule, Pave, Avramani, Gorecan, Golayi, Bivenci, Bacalan ve Telehedesk lehçelerini saymak gerekir. Avraman lehçesinden Pehlevice’nin Avesta’ya yasayan en yakin Irani dili olduguda bilinmektedir. Bu diller daha çok Iran, Pakistan, Irak, Hindistan, Türkiye, Çin, Rusya, Gürcistan, Afganistan’da konusulumaktadir..

Zazaca,Zazalarla birlikte veya Zazalar’dan sonra Dicle ve Firat nehirleri (eski Mezopotamya) arasina yerlesen halklardan kelimeler ödünç almis veya bu dillerden etkilenmistir.Zazaca; Hurice, Hititçe, Sümerce Farsca, Ermenice, Türkçe ve diger halklarin dillerinden bir etkilesim söz konusudur.Bu halklardan ödünç alinmistir.Bu sözcükler,deyimler günümüzde de kullanilmaktadir.Zaza yerlesim yerlerinin, göçlerin yollarinin üzerinde bulunmasi Zaza dilinin üstünde bir degisim yaratmistir. Zazaca dili, Farsça ve Gilekçe’ ye birçok dilden daha yakindir. Hind-Avrupa dilbilimcileri eserleri ile Zazaca’nin en eski dillerden bir dil oldugu kanitlamislardir.

III. 2. Dersimce-Zazaca/Kirmanç Dilinin Dil Akrabaliklari ve Kürtçe’den farki

Oskar Mann, Karl Hadank, CI.J.Rich, A.V.Le Coq, Peter Lerch gibi arastirmacilar Zazaca’nin kendi basina bir dil oldugu dogrulamaktadirlar.Anadolu’da konusulan Kurmanca-Kürtçesiyle ile Zazaca/Kirmanca’si yüzyillarca ortak cografyayi paylastiklari için diger diller gibi, Kürtce ile Zaza dilleri arasinda da benzerlik olusmustur.

Zazaca’nin basli basina bir dil oldugunu ilk olarak, yaptigi derleme, arastirma ve incelemeleriyle kanitlayan ilk dilbilimci Oskar Mann’dir. Oskar Mann’in 1903’ten 1907’ye kadar yaptigi arastirmalarini ilerletip kitap haline getiren Karl Hadank, Die Mundarten der Zaza adli bilimsel eseri 1932 yilinda kitaplastirmistir. Böylece Zaza’canin, bugüne kadar dilbilimciler arasinda Iranoloji dilbilimi içinde incelenmesi gereken basli basina bir dil olarak kabul edilmesi konusunda fikir birligi olusmus bulunmaktadir.

Oskar Mann’dan önce Peter Lerch (1856), Friedrich Müller (1864), Albert van Le Coq (1901) gibi arastirmaci ve dilbilimciler de eserlerinde Zazaca hakkinda folklorik yazin derleyip kismen analizler de yapmislardir.

Zazaca’nin, Kürtçeden tamamen farkli oldugu V. Minorsky, Prof. Haddank, Prof. David Mac Kenzie, Ingmar Sauberg, Terry L. Todd, W.B. Lockwood, T.M. Jhonstone , Prof. Dr. Gouchie Kojima ve Jost Gippert gibi dilbilim adamlari tarafindan kesin bir dille ifade edilmistir. Etnologue bilimi, Zazacayi, Hint-Avrupa dil ailesinin kuzey bati Iran dilleri bölümünün, Zaza-Gorani kolu içinde siniflandirmaktadir.

Oskar Mann, Zazaca’yi Hazar dillerine ve Gorancaya yakin bir dil olarak kabul eder. Ayrica Ludwing Paul, Zülfü Selcan(Zazaca–Sprache) ve Joyce Blau gibi bilim adamlari da ayni görüsü paylasmaktadirlar. Kuzeybati Iran dilleri, diger Iran dillerinden Güneybati gurubunda oldugu kadar belirli farklilik göstermez.

Son yapilan arastirmalara göre Zazaca ile bir Ortaçag Iran’i dili olan Partça ve günümüz Kuzey-Iran- Hazar Deniz kiyisinda konusulan diller arasinda yakin benzerlikler görülür. Güneybati ve kuzeybati Iran dillerini birbirinden ayiran bazi tarihsel-fonetik özellikleri göz önüne alindiginda, kuzeybati ile dogu Iran dilleri arasinda bazi ortak benzerlikler görülür. Kuzeybati Iran diyalektlerinden biri olan Zaza dili özelikle Goranice ile Hazar kiyilarinda konusulan Harzance, Gilekçe, Talisçe, Darice, Beluçca ve Mazandaran dillerine yakinlik göstermektedir.

Hazar denizinin kiyilarinda yer alan ve çagdas kuzeybati dilleri ve diyalektlerinden Lekce, Umuri, Sivena, Perçi, Devani, Kumzari, Derice, Tati, Pestunca, Muncani, Tack, Raci, Sengseri, Astiyan, Talis, Tatice, Lek, Gilan, Mazandere, Semnani, Berki, Lor, Lar, Sistani ve bunlara yakin halklarin dilleri gelismistir. Ayrica Zazaca ve Goranice de, orta Iran diyalektlerinin eski ve orta Farsçanin bazi ana kollari olarak gelismistir.

Türkiye’de, Zazaca üzerine bir kisim siyasi çevreciler, Zazacanin bir Kürt lehçesi oldugunu savunmaktadirlar. Irani dillerin dilbilim dali olan Iranoloji’ye göre ise, Zazaca’nin bir Kürt lehçesi veya dili olmadigi, aksine basli basina bir dil oldugu ispat edilmektedir. Kürtler, siyasi ve sayisal olarak Zazalar’a göre daha üstün olduklari için, ayricalikli konuma gelmislerdir. Bu durum Zazaca’nin, Kürt lehçesi oldugu yönündeki görüslere zemin teskil etmesine neden olmustur. Yine ayni nedenle güncel siyasette çesitli toplum katmanlarinda yaygin olan “Kürt lehçesi” oldugu görüsü, son yillarda açiga çikan arastirmalarla birlikte önemimi yitirmis ve Zazaca/Kirmancanin bagimsiz bir dil oldugu görüsü giderek agirlik kazanmistir..

IV. SONUÇ

Türkiye tarihi içinde, Zazalarin tarih öncesi ve [yazili] tarih döneminin olaylarina, gelismelerine ve bunlarin tarihsel dönemlerine iliskin çalismalar nicelik olarak az da olsa kayda degerdir.

Zazalar’in geçirdigi tarihsel evrim, toplumsal degisim konusunda günümüze isik tutacak, bilimsel-gerçekçi veriler sunacak yeterlilikte eserlere ve kaynaklara sahip degiliz. Bu konudaki bilimsel çalismalarin artmasi dilegi ile…

4-6 mayis 2012

Ali KAYA(Tarihçi-Yazar)

1-BINGÖL ÜNIVERSITESI, ULUSLARARASI ZAZA TARIHI VE KÜLTÜR SEMPOZYUMU’NA BILDIRI

KONU: TARIHTE ZAZALAR ve ZAZACA

———————————————–


KAYNAKÇA:

1- Invandrara Fran Türkiet etniskoch Sociokulture Variaiion, Upsala, 1985.

2- A. Christensen, Les Dialects D’avroman Et De Pewa, 1921, Kopenhag

3-V. Minorsky, Daylam-La Domination des Dailamites, Paris, 1932, p,17; V.Bkz: “..on peut toujours esperer que les recherches reveleront un jour des ilot dailamites tant leur ancienne metropole que dans ses colonies. Il suffit de mentionner ici l’ingenieuse thèorie de F.C. Andrea’s sur l’orginine dailamites des Zaza (Dimla)”

4-Gilekce–Rusca Sözlük, Kerimov,1980,Moskova. 5-Bkz: Dersim, 1901, Tiflis; Aktaran, Desmala Sure, Sayi:6, 8, 9.

6-Kitap Ahsan Al Takasim Fi Marifat Al Akalim, BGA III. 353. [1] Hudut Al Alam’dan naklen V. Minorski, The Reginos of the World, GMNS, XI, 137-384-391.

7-Ali Kaya, Deylem’den Dersim’e, Iran’a Seyahat, Can Yayinlari,2001,Istanbul.

8- Sawdi-Bulak, El’ V.Minorsk,Daylam.La Domination des Dailamites,Paris,1932,P:V

9-W.Zilfi Selcan (1987–98); Grammatik der Zaza-Sprache, Nord-Dialekt (Dersim).

10- I.M. Oranski, Tarih Isigi Altinda Iran Dilleri, s. 166.

11 G.S. Asatiryan, Zaza Dili ve Ermenice, s.160; G.S. Asatiryan, N.Kh. Gevorgian. Zaza Miscellany, “Notes on some Religious Customs and Institutions. in: A Green Loaf”, Acta Iranica, No.8, Leiden 1988.

12- V Minorski La Dominotion Des Dailemites publ. De La Societe Das Etüdes Iran’i ennes nr. 3 Paris, 1932, s. 3 nsr. V. Minorski, The Reginos of the World, GMNS, XI, 137-384-391

13-Bkz.Baslangicindan Günümüze Dersim Tarihi 4.Baski.

Demos Yayinlari,Istanbul.2010.

14- G.S. Asatiryan, Zaza Dili ve Ermenice, s.160; G.S. Asatiryan, N.Kh. Gevorgian. Zaza Miscellany, “Notes on some Religious Customs and Institutions. In: A Green Loaf”, Acta Iranica, No.8, Leiden 1988, p. 499-508.

15-Mac Kenzie,Kurdic Dialect Studies London,1981.

16-Dialetologie der Westianischen Turfantente,Upsala,1921.

17-Ibn Miskavayh,tacarib Al Uman The Fclipse Of the Abbasid Calbhate,nsr,Amedroz ve Margol;auth,Oxford,1920-1921.

18-Joseph Sandaigian Histoje Decumentaire Armanie Eges De POGAISME,2.C, Roma,1957.



 

 

DOSTÊ MA:  Zazaki.de   |  Piya Portal   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG   | Zaza Der