RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Basinda Dersim Gercegi 2
Erdogan'dan tarihi 'Dersim' konusmasi
Videolar

Zazaca ve Kürtçeyi kimse ders olarak seçmedi

Hasan Cemal: 'Dersimli oksanmakla kazanilmaz'

DEVLETIN ZIRVESI DERSIM'DE
ISTE SÜRGÜN HARITASI
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Seyit Riza kimdi? HAYATI

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Resmi belgelerle Dersim katliami bilançosu

ROZE 12 IMAMU SIFTE KERD

Tarihçiler Dersim’in nesini tartisacak?



Söz konusu olan milattan önce bir tarih veya tarihin derinliklerinden bulunup çikarilmaya çalisilan bir konu degildir. 1938’in halen yasamakta olan canli taniklari vardir. Sorun bir tarihçi veya akademisyen sogukkanliligiyla anlasilabilecek bir konu da degildir. Yüzlesilmedigi müddetçe kanamaya devam eden bir olaydan bahsediyoruz.

CAFER SOLGUN / Yazar

CHP’nin Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün “malumun ilani” olmaktan ibaret sözleriyle karisan CHP, artik anlasildi, “krizi firsata dönüstürmek” yoluna gitmeyecek. Tek Parti dönemi CHP’si ve onun uygulamalariyla yüzlesmek için, Dersim, altin degerinde bir firsat idi oysa. Baykal’li CHP 2009 yilinda Onur Öymen’in Dersimlilerin analarini aglatmalariyla övünen sözleriyle ciddi elestiri ve protestolarla karsilasmisti. Ama o zaman kimseler CHP’nin bu durumu Tek Parti zihniyetiyle yüzlesmek için degerlendirecekleri yönünde bir beklenti içerisinde degildi. CHP herhangi bir siyasi parti degildi, “kurucu, korucu ve de kollayici” bir partiydi, statükonun bekçisiydi, “tehlikenin farkinda” olanlarin temsilcisiydi vb.

Krizi firsata dönüstürebilirdi

Kemal Kiliçdaroglu, yer yer kullandigi “yeni CHP” söylemiyle bir “fark” yaratmak istemisti. Seçmen bu söyleme CHP kurmaylarinin umduklari düzeyde itibar etmedi. Sonra bu “yeni CHP” söylemi, parti içerisindeki muhalif hiziplerin zaman zaman yönetimi elestirmek için kullandiklari bir argüman (“ne demek yeni CHP? CHP, CHP’dir ve kimse onu yenileyemez”) olarak kullanilsa da, gündemden düstü. “Yeni CHP” söyleminin mucitleri de bu iddianin içini doldurmak yönünde kayda deger bir çaba içinde olmadilar, buna gerek görmediler...

Hüseyin Aygün’ün sözleri ve buna karsi Kemal Kiliçdaroglu’na “geregini yap” çagrisi yapilan deklarasyonla birlikte, CHP’de gerçekten de “yeni” bir durum ortaya çikabilirdi. Fakat kisa zamanda anlasildi ki, CHP’nin Dersim 38 gerçegiyle ve bir bütün olarak Tek Parti dönemi ve onun kanli “çagdaslastirma” operasyonlariyla yüzlesmeye cesareti yok. Açik seçik bir dille “biz 2011 yilinin CHP’siyiz, Tek Parti CHP’sinin kanli icraatlarini tasvip etmiyoruz” gibi bir cümle dahi edemediler. Demek ki “yeni CHP” denilen bu ve bu kadar imis...

CHP Genel Merkezi’ne “gün bugündür” deyip ültimatom gibi bir deklarasyon yayinlayarak kazan kaldiran bazi ulusalci CHP milletvekillerinin, Aygün’ün hangi sözlerine niçin itiraz ettikleri, tartismalar içerisinde boguntuya geldi. Dersim’de 1937-38 yillarinda Cumhuriyet tarihinin en kanli planli katliamlarindan birinin yasanmadigini mi söylüyorlar? Tabii ki asil hassasiyetlerinin Mustafa Kemal ile ilgili oldugunu biliyoruz. Çünkü en çok Hüseyin Aygün’ün lisan-i münasiple “katliamdan Atatürk de haberdardi” seklindeki sözlerine celallendiler. Nedir peki gerçek? Çok sayida belgesi var.

‘Dersim meselesinin kökten halli’

Mustafa Kemal katliamdan tabii ki haberdardi. Bu belgelerden sadece iki tanesini animsatmakla yetinecegim. Birincisi, Mustafa Kemal’in 1936 yilinda Meclis açilisinda yaptigi konusmadir. Açip Meclis tutanaklarindan okusunlar. Bu konusmasinda Mustafa Kemal, Dersim’in “en mühim dahili meselemiz” oldugunu söyledikten sonra, “çibanbasi” olarak tanimladigi Dersim meselesinin “kökünden halli” için hükümete istedigi her türlü yetkinin verilmesi gerektigini vurgulamistir...

Ikincisi, Dersim için orduya “tenkil” emrinin verildigi 4 Mayis 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararidir. Bu kararin alindigi Bakanlar Kurulu toplantisina Mustafa Kemal ile Genelkurmay Baskani Fevzi Çakmak da katilmislar, alinan 2 maddelik korkunç kararin altina imza koymuslardir... (Bu belgeler ve dahasini “Dersim... Dersim... Yüzlesmezsek Hiçbir Sey Geçmis Olmuyor” adli kitabimda yayimladim.) Kaldi ki, bu deklarasyoncu milletvekilleri Atatürk’ü koruyayim derken, bence aslinda ona, onun “Tek Adam” kudretine bilmeden de olsa hakaret etmis oluyorlar...

Yine de CHP’nin Dersim tartismalarina yeni (!) bir boyut kazandirdigini teslim etmek gerek. O da su: Dersim 38’i siyasetçiler degil, birakalim tarihçiler tartissin... CHP’den yapilan son açiklamalarda mevzuyu tarihçilere havale etmek gerektigine vurgu yapilir oldu sürekli... Bu cümleyi 1915 Ermeni Tehciri olayi ile ilgili duymaya alismistik. Öyle görünüyor ki yakin tarihimizin kanli sayfalariyla yüzlesmekten kaçinan çevreler, islerine gelmeyen her konu gündeme geldiginde artik bu söylemin arkasina saklanacaklar: Geçmiste kalmis olaylari birakalim tarihçiler tartissin...

Dersim 38 ve benzer “yüzlesme” konularinin günlük siyasi polemiklerde tüketilen bir malzeme haline getirilmesini dogru bulmadigimi belirtmeliyim. Aksine siyasetler üstü bir hassasiyet ve sorumlulukla ele alinmasi geregi vardir.

Ne var ki halen resmi ideoloji inkarciligini savunmakta israr eden anlayislar söz konusu olunca, konunun günlük siyasi polemiklere malzeme edilmesi, deyim yerindeyse politikacilar açisindan “çekici” hale gelmektedir. Bu bir elestiri konusudur. Fakat, “birakalim Dersim 38’i tarihçiler tartissin” yaklasimina ne demek gerekir?

Söz konusu olan milattan önce bir tarih veya tarihin derinliklerinden bulunup çikarilmaya çalisilan bir konu degildir. 38’in halen yasamakta olan canli taniklari vardir. Sorun bir tarihçi veya akademisyen sogukkanliligiyla anlasilabilecek bir konu da degildir. Yüzlesilmedigi müddetçe kanamaya devam eden bir olaydan bahsediyoruz...

Türk Tarih Tezi’nde Dersim

Bu arada bastan sona siyasi olan bir meseleyi tarihçilere havale etmemizi isteyenlerin kastettigi tarihçiler kimlerdir acaba? Mesela Ayse Hür mü kastedilmektedir? Yoksa “Günes Dil Teorisi”, “Türk Tarih Tezi” gibi son derece “özgün” çalismalara imza atmis Türk Tarih Kurumu mu? Malum, bu kurumun eski baskanlarindan biri Dersimlilerin Ermeni oldugunu iddia ederek dikkat çekmisti... Insanlarin acilariyla alay edercesine demagojik söylemler gelistirmek ve o demagojilerin arkasina saklanarak sorumluluklarindan kaçmak, bu tutumun sahiplerine ve Türkiye’ye bugüne degin oldugu gibi bundan sonra da bir sey kazandirmayacaktir.

Tek Parti zihniyetini, resmi ideoloji mantigini asmak sadece CHP için degil, siyaset kurumu basta olmak üzere bütün Türkiye açisindan daha fazla ertelenemeyecek bir sorumluluktur. Bu sorumlulugu hissetmeyenler, tasimaktan kaçinanlar Türkiye’nin gelecegi adina “yeni” ve “umutlu” olan hiçbir seyi temsil güç ve yetenegine de sahip olamazlar...

cafersolgun@gmail.com

 

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |