RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Tuncelili voleybolcu Mine, Avusturya'yi fethetti
Açlik grevini ölüm orucuna çevirdi
Erzincanli Can Yildiz (17) Main Nehri´nde boguldu

Hollanda'da Dayak Sonucu Ölen Ihsan Gürz Topraga Verildi

Unutulan bir dilde Uyanis SONER EMIR

DERSIM -FDG den Aciklama
Karayolundaki heyelan can güvenligini tehdit ediyor
DHF'den Dersim'e Dair Zazaca Açiklama
Sitemlerini Zazaca dillendiren bir albüm: Lome

Zonê ma de albumu Nêwe veciya Mehmet Güldag
Karayolundaki heyelan can güvenligini tehdit ediyor

6.Avrupa Dersim Festivali Leverkusen


Tunceli'nin Geçmis Acitilmisliginin Adi "Ogul"

Çekimlerinin büyük bölümü Tunceli’de gerçeklesen "Ogul" filmi, uluslararasi festivallerin gözbebegi oldu. Biri, ülkenin politik durumunun farkinda bile olmadan dogudaki sevgilisinin pesine düsen Karadenizli bir çocugun babasi, digeriyse Tunceli'de




Çekimlerinin büyük bölümü Tunceli’de gerçeklesen "Ogul" filmi, uluslararasi festivallerin gözbebegi oldu.

Ogul, Hindistan'in Uluslararasi Chennai Film Festivali - World Cinema yarisma bölümüne ve yine Hindistan'in Mumbai Film Festivali Above the Cut section – bölümüne davet edildi.

18-28 Agustos tarihleri arasinda Kanada Montreal'de düzenlenen Monde Film Festivali Focus On World Cinema bölümüne de davet edilen ve dört gösterim yapan "Ogul'un" yönetmeni Atilla Cengiz, yapimcisiysa Canan Evcimen.

Chennai Uluslararasi Film Festivali Artistik Direktoru, E. Thangaraj film için;
"Siir gibi bir film, görüntüler sanatsal bir anlatim içeriyor. Yönetmen ve görüntü yönetmeninin güçlü uyumu dikkat çekici' dedi.

OGUL

ÖYKÜ-SENARYO-Yönetmen: Atilla Cengiz
YAPIM - Maya Film
YAPIMCI - Canan Evcimen
GÖRÜNTÜ YÖNETMENI - Baybars Tekin
MÜZIK - Metin-Kemal Kahraman

OYUNCULAR: Riza Akin, Sahin Ergüney, Enes Atis, Nurinisa Yildirim, Duygu Yetis, Kuvvet Yurdakul, Gökhan Atalay

Konusu
Biri, ülkenin politik durumunun farkinda bile olmadan dogudaki sevgilisinin pesine düsen Karadenizli bir çocugun babasi, digeriyse dogudaki küçücük bir dag köyünde yalniz yasayan ve tüm çabalarina ragmen oglunun daga çikmasini engelleyemeyen umutsuz bir babadir. Bu iki adamin hayati beklenmedik bir olayda, trajik bir hikâyede kesisir.

GIRESUN-18 yasinda naif bir delikanli olan Soner, Giresun Bulancak'tan, sevdigi findik isçisi kizi görmek için Tunceli'ye gitmek üzere yola çikar. Herkes askere gittigini düsünmektedir.

Soner, Erzincan'dan Tunceli'ye gidecegi otobüse biner. Içerde konusulan dil, dinlenen müzik degismekte ve bu da Soner'de yalnizlik duygusunu iyice artirmaktadir.

TUNCELI-DAG KÖYÜ
Bir evde yapilan kontrolde evde bulunan erzakin fazlaliligina kanaat getirilmis ve erzaklar köy meydanina yigilmistir. Yapilan sorguda Musa'ya askerlik çagindaki oglunun nerede oldugu sorulur. Yasli adam son çare oglunun findik toplamaya gittigini ve birkaç gün sonra dönecegini söyler. Ama oglu aslinda dagdadir. Askerler buna pek inanmamistir.

Günün ilk isiklariyla Soner, bu tanimadigi topraklarda trafik levhalarindan gidecegi yeri kestirmeye çalisirken, kus uçmaz kervan geçmez daglarin arasindaki geçici karakolda otobüs durdurulur. Yapilan sorgulamada Soner asik oldugu findik isçisi kizin yanina gittigini saf bir sekilde anlatir.

Soner bir yol kavsagina birakilir. Gelecek olan otobüsü beklemektedir. Otobüs gelir, ancak Soner binmez. Hava kararmaya baslarken gelen bir kamyoneti durdurur ve arkaya biner. Tentenin alti kadinli erkekli isçilerle doludur.

Sabahin ilk isiklariyla küçük köyde bir feryat figan kopar. Her zaman gelen komutan kapidadir. Isçileri tasiyan kamyonun kaza haberini verir, ölenler o köydendir. Ölüler teshis edilir. Musa'nin tereddütle yüzünü açtigi son kisi Soner'dir. Çaresizlikle üzerinden kimlik çikmayan bu çocugu yalan bir beyanla alir ve köyüne getirip gömer.

Musa karisinin yanina gömdügü çocugun mezar tahtasina oglunun ismini yazar: "UMUT DURAN". Musa'nin vicdan hesaplasmalari içinde yasadigi geçen günlerin ardindan bir gece tekrar kapisi çalinir, içeri getirilen bu sefer kendi oglunun ölüsüdür. Oglunu Soner'in yanina gizlice gömer ve mezarin belli olmamasi için isim ve yükselti yapmaz. Kararsiz geçen birkaç günün ardindan Soner'in babasini arar.

Adam gördügü tablo karsisinda gözyaslarini tutamaz. Taslarla örülü bir mezarda kendi oglu yatmaktadir. Ancak Musa'nin oglunun mezarinin çevresinde ne bir tas ne de isminin yazili oldugu herhangi bir tahta bulunmaktadir. Iki baba, iki ölü ogulun basinda konusurlar ve yasli adam tüm gerçegi Soner'in babasina anlatir. Suçluluk içinde yavasça ayaga kalkar, Soner'in mezarinin basinda dikili duran isim tabelasini çekip alir ve yeri bile belli olmayan kendi oglunun mezari üstüne saplar: "Diyecek sözüm yok. Toprak da bizim, ogul da. Ne istersen onu yap." ise filmin en can alici cümlesidir.


 


 
 
Veng u Vaz!

YAZARLAR / Nustekari

RADIO ZAZA Tv 09.02.1997 Tarihinde Almanya ´da Yayin hayatina Sehirsel radio´da basladi.Bugüne kadar Yüzlerce Sanatci, Yazar, Sair , halkla binlerce reportaj ile Yürüyüs, Gece, Dügün,Canli telefon baglantilari ve alanlarda sizlerle oldu.09.02.2001 tarihde sanal aleme tasindi.Internet üzerinden Tüm dünyaya zazaca yayin yapmayi hedefleyen radiozaza Zorlu mücadele´yi asarak 14. Yila Girdi.Radiozaza 1997 -2011

 
Zonê ma de albumu Nêwe veciya Mehmet Güldag
 
 
 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  |