Türkiye’de Kürt Kökenli Türk Vatandaslari Ne Kadardir?

Suriye’deki son gelismeler üzerine televizyonlarda, yazili basinda ve sosyal medyada Suriye, Irak, Türkiye ve Iran’da yasayan Kürtlerin sayisi ve adi geçen dört ülkedeki Kürtlerin birlesik bir Kürdistan devleti kurma hayalleri tartisma konusu olmustur.
Basbakan Erdogan Ingiltere’ye hareketinden önce Esenboga Havalimaninda Suriye’deki gelismeleri degerlendirirken, “…PKK-PYD dayanismasi ve yanlarina farkli olusumlari da almak suretiyle bir adim atmaya kalksalar dahi bunu seyretmemiz mümkün degil. Bütün tedbirler alinmaktadir” demistir.
Diyarbakir Büyüksehir Belediye Baskani Osman Baydemir ise Suriye’deki gelismeler üzerine kentte görev yapan gazetecilere verdigi iftar yemeginde sunlari söylemistir:
“Yegane yol bütün Ortadogu cografyasinda, Irak’ta oldugu gibi yada benzeri Iran’da da özerk Kürdistan olacaktir, Türkiye’de de özerk Kürdistan olacaktir, Suriye’ye de özerk Kürdistan olacaktir. Bunun baska bir yolu yoktur diye düsünüyorum. 20 milyon Kürt artik kendi varligini reddeden bir halkin varligina, varligini armagan etmeyecektir. Bunu bütün dünya böyle bilsin. Halen kardesligine inandigimiz Türk halki da lütfen böyle bilsin. Varligimizi tanimayan hiç bir halka varligimiza armagan etmeyecegiz.”
Osman Baydemir, Türkiye, Iran, Irak, Suriye, Ermenistan ve Ürdün sinirlarinin ortadan kalkmasi gerektigini söyle ifade etmistir: “Gümrük birligine geçilmelidir. Idari ve siyasi bir ortakliga geçilmelidir. Ortak para birimine geçilmelidir. Tipki Avrupa Birligi’nde oldugu gibi.”
Baydemir’in yukaridaki paragrafta yer alan görüsleri kendisinin ne kadar “cahil” oldugunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1996 yilindan bu yana Avrupa Birligi ile gümrük birligi içinde oldugunu bilmedigini ortaya koymaktadir.
Kendisine tavsiyem, 10’ncu baskisi yapilan Avrupa Birligi kitabimi Diyarbakir’da bir kitapçidan alarak okumasidir.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak isteyenlerin düstügü bu durum hakkinda yorum yapmak bir nakisedir.
Baydemir, yukaridaki açiklamasinda 20 milyon Kürt nüfusundan söz etmektedir.

Acaba Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde ne kadar Kürt kökenli Türk vatandasi yasamaktadir?

Türkiye’nin Dogu ve Güney Dogu Anadolu Bölgesi’nde 21 il vardir. Adrese dayali nüfus kayitlarina göre 21 ilde toplam 18 milyon kayitli nüfusun tamami Kürt ve Zaza kökenli degildir. Mesela Erzurum agirlikli olarak Türk’tür. Diger illerde de Türk ve Arap kökenli Türk vatandaslari bulunmaktadir.


Kürtçe yayin yapan TRT Ses’teki Zazaca programlarin azligindan yakinan Kalkinma Bakani Cevdet Yilmaz Zazacaya yeterince yer verilmedigini savunmustur: “Ben Zazayim. Bingöl’de Zazalar agirliklidir. Zazaca bilirim ama çok iyi degil, iyi anlarim ama iyi konusamam. Kürtçe’yi de çok az anlarim. TRT Ses’te Zazaca’ya yeterince yer verilmiyor. Hakikaten sikayet ediyorum. Biraz daha artmasi lazim. Kürtçe’ye karsi degiliz daha da artsin ama Zazaca’nin da ihmal edilmemesi lazim.”

18 milyon nüfusun ortalama olarak yüzde 30’u (6 milyon) bu iki bölge disindaki illerde yerlesiktir. Diyelim ki Anayasa’miza ve uluslararasi hukuka aykiri bir sekilde Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde Sevr Anlasmasi’nda öngörüldügü gibi bir Kürt Devleti kuruldugunu hayal edelim.

Yeni devletin sinirlari disinda kalacak olan 6 milyon insan acaba yerini yurdunu birakip Güney Dogu Anadolu’ya mi göçecek?

Bu nüfusun kendi illerine dönmesi sartiyla bir halk oylamasi yapilsa, bu insanlar ayri devlete evet derler mi?

Marmara’yi, Ege’yi, Akdeniz’i, Iç Anadolu’yu kendi ülkesi olarak bilmis ve buralarda huzur içinde yasayan Kürt kökenli insanlar artik bu bölgelerde huzur içinde yasayabilirler mi?

Eger “Kürt halki bu devleti artik kendi devleti olarak görmüyor” ise, bu durumda Türkiye Cumhuriyeti’ne pasaportla seyahat etmek zorunda kalacaklardir.

Türkiye’ye gelmek için Schengen Alani’na ve de ABD’ye gitmek isteyen Türk vatandaslarinin katlandiklarindan çok daha fazla bürokratik zorlularla karsilasacaklar, belki bazilari hiçbir zaman Türkiye’ye gelemeyeceklerdir.

Diger taraftan Kürt kökenli Türk vatandaslarinin yogun olarak yasadiklari Diyarbakir’da BDT’ye oy vermeyen vatandaslarin durumu ne olacaktir?

2002 milletvekili Genel Seçimlerinde Adalet ve Kalkinma Partisi (diger partilere verilen oylar dikkate alinmamistir) Diyarbakir’da 67 bin oy (%16) , DEHAP ise 236 bin oy (%56) almistir.

2007 seçimlerinde AKP yüzde 41 oy oranina ulasirken DTP çizgisinin destekledigi adaylarin aldigi oy orani yüzde 43 olmustur. 2009 Il Genel Meclisi seçimlerinde DTP’nin aldigi oy yüzde 59, AKP’nin oyu ise yüzde 30’dur.
2011 seçimlerinde AKP’nin oyu 218 bin, (%32,1) BDP’nin destekledigi bagimsiz adaylarin oyu ise 397 bindir. (% 58) Seçimlerde siddet, seçmene baski, tehdit ve saldirilarin, sandik basi hilelerin etkin oldugu iddialarini da hiçbir zaman göz ardi etmemek gerekir.
Diyarbakir’da AKP’ye oy veren 218 bin seçmen (CHP, MHP ve diger partilere oy verenleri ihmal etsek bile) ve onlarin aileleri acaba Diyarbakir’dan ayrilmak isteyecekler midir?

Bu soruya Baydemir’in cevap vermesi gerekir.

2011 seçimlerinde Türkiye genelinde bagimsiz adaylar (BDP) yüzde 6,58 oy almis (2.8 milyon oy) ve 36 milletvekilligi kazanmislardir. BDP Grubu’nun TBMM’de 34 milletvekili vardir. Seçimlerde kullanilan toplam oy miktari 43.913.859’dur.

Bu durumda Bati’da ve Dogu’da 41.087.828 seçmen BDP’ye oy vermemistir.

Güney Dogu Anadolu’da ayri bir devlet olsa, Bati illerinde bagimsiz adaylara (BDP’ye) oy veren vatandaslar Dogu’ya mi göç edecekler?

“Türkiye etnik bir mozaiktir. Bu mozaikte Türkler ve Kürtler esit agiliktadir” görüsü bir uydurmadir.

Bu konuda en ciddi çalisma yarim kalmasina ragmen Türkiye’deki Etnik Gruplarin Dagilim Raporu’dur. Rapor, Malatya’daki Kitabevi cinayeti davasi dosyasina konmus, sonuçlari kamuoyuna açiklanmamistir. MGK tarafindan 2000 yilinda Erciyes, Elazig Firat ve Malatya Inönü Üniversitesi’ndeki ögretim üyelerince hazirlanmistir.

Prof. Dr. Saban Kuzgun baskanliginda yürütülen proje kapsaminda Türkiye’deki 68 ilde yapilan çalismada insanlarin hangi kökenden, mezhepten ya da tarikattan olduklarinin profili çikarilmaya çalisilmistir.

Prof. Kuzgun, 14 Mayis 2000 tarihinde trafik kazasinda hayatini kaybedince proje yarim kalmistir. Rapor’da Türkler 55 milyon, Kürtler (Zazalar hariç) 3 milyon olarak belirlenmistir.
Türkiye’de 1927-1965 arasinda yapilan nüfus sayimlarinda ana dil sorulmustu. DIE’nin (TÜIK) 1965 nüfus sayimina göre halkin yüzde 90.11'i ana dilini Türkçe, yüzde 7,07'si Kürtçe (31.391.421 Türkiye nüfusunun 2.219.502'si) ve yüzde 0.48'i Zazaca olarak beyan etmistir.
27 Subat 1993 tarihinde açiklanan Milliyet Gazetesi Konda Büyük Arastirmasi’na göre genel nüfus içinde Türkler yüzde 65.0; Türk ve Müslümanlar yüzde 21 (%86); Müslümanlar yüzde 4.0; Kürt kökenli Türkler yüzde 3.7; Kürt-Zazalar yüzde 3.90 oranindadir.
Deneklerin yüzde 89.7'si kimlik olarak Türk kimligini benimsemislerdir.
Deneklerden farkli kimlik bildiren ve yüzde 1'i asan tek grup yüzde 3.9'luk oranla Kürtlerdir. Türk degilim diyen gruplarin toplam orani yüzde 5.39’dur.
1995 Aralik Genel Seçimlerinde HADEP, Kürtler disindaki sol oylarin da eklenmesiyle ancak yüzde 4.17 oraninda oy alabilmistir. ABD’deki Ethnologue Data From Languages of World’un 2001 yili öngörüsüne göre Türkiye’deki etnik kökenliler arasinda Türkler yüzde 86.21, Kürtler yüzde 8.36, Zazalar yüzde 0.53 oranindadir.

3 Kasim 2002 Genel Seçimlerinde DEHAP yüzde 6.2 oraninda oy alarak yüzde 10'luk seçim barajinin altinda kalmistir.

Eylül 2005 AB Eurobarometer Anketi’nde ana dilini Türkçe olarak bildirenlerin orani yüzde 93 olarak bulunmus ve Kürtleri de içine alan geri kalan nüfusun yüzde 7'yi geçmedigi görülmüstür.

Ali Tayyar Önder 2006 yilinda 74 milyonluk Türkiye nüfusu içerisinde Kürt sayisini 5 milyon (%6.76), Zaza sayisini 800 bin (%1.08) olarak belirlemistir. Zazalar Kürt olmadiklari halde- Kürt ve Zaza nüfusunun toplam içindeki orani yüzde 7.84’dir.

Konda’nin 2007 yili arastirmasinda ise nüfusun yüzde 84.5 Türk, yüzde 9.02 Kürt-Zaza kökenlidir.

PKK eylemlerinin yogun olarak yasandigi illerde (Agri, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakir, Hakkâri, Mus, Mardin, Siirt, Sirnak, Tunceli, Van) Kürtlerin orani yüzde 80,49 iken, ayni bölgede Türklerin orani yüzde 3,92, Araplarin orani yüzde 6, Zazalarin orani yüzde 8,87 ve diger etnik gruplar yüzde 0,69’dur.

Bilgesam’in arastirmasinda, (Dogu ve Güneydogu Illerinde Etnik ve Mezhepsel Yapi, Yayimlanmamis Demografik Çalisma, Istanbul, 2010) PKK eylemlerinin fazla yasanmadigi Dogu ve Güneydogu illerinde (Adiyaman, Erzurum, Elazig, Gaziantep, Kahramanmaras, Malatya, Sanliurfa) Kürtlerin orani 3 yüzde 2,62, Türklerin orani yüzde 55,1, Araplarin orani yüzde 7,27, Zazalarin orani yüzde 4,75 ve diger etnik gruplarin orani yüzde 0,24’dür.

Konda’nin arastirmasinda, (Bekir Agirdir, ‘‘Kürtler ve Kürt Sorunu’’, KONDA Raporu, s. 4-5, Kasim 2008, www.konda.com.tr, erisim Aralik 2010) Türkiye’deki Kürt ve Zazalarin toplam nüfusa orani yüzde 15,7 ve yaklasik nüfuslari 11 milyon olarak verilmektedir.

Ayni çalismada Kürt ve Zazalarin yüzde 66’sinin yani 2/3’ünün Dogu ve Güneydogu Anadolu illerinde yasadiklari vurgulanmaktadir.

Bilgesam’in bir diger (2010) çalismasinda Dogu ve Güneydogu Anadolu illerinde yasayan Kürt ve Zaza nüfusun toplami yaklasik olarak 8 milyon olarak hesaplanmistir.

Bu sayi Konda’nin Kürt ve Zazalarin yüzde 34’ünün Batida yasadigi bulgusu ile birlestirildiginde Türkiye’deki Kürt ve Zaza nüfus için 11-12 milyonluk bir tahmin ortaya çikmaktadir.

Kürt ve Zazalar arasinda BDP’ye oy verdigini söyleyenlerin orani PKK eylemlerinin fazla yasanmadigi Dogu illerinde yasayanlar arasinda yüzde 17,6 iken bu oran eylemlerin fazla yasandigi illerde yüzde 42,5 ve Istanbul ve Mersin’de göç ile olusan mahallelerde yasayanlar arasinda yüzde 57,4’dür. (Bilgesam, Türkiye’de Kürtler ve Toplumsal Algilar, Istanbul, 2012)
Bu arastirma ve veriler, Türkiye’de nüfusun en az yüzde 85'inin Türk kökenli oldugunu ve böyle bir ülkeye de mozaik denilemeyecegini ortaya koymaktadir.
Sorbonne Üniversitesi’nde Kurmanci bölümü sorumlusu Ibrahim Seydo Aydogan, “Türkiye’de Kürtlerin okula giden çocuklari zorla Türkçeyi ögreniyorlar. Bu bir soykirimdir” diyor. (Özgür Gündem, 04.03.2012)
Bu mantikla hareket edersek, acaba Almanya’da Alman okuluna giden ve Almanca ögrenen yüz binlerce Türk ögrenciye Almanlar soykirim suçu mu isliyorlar?
Yalçin Dogan son gelismeleri degerlendiren 28 Temmuz tarihli yazisinda bir durum tespiti yapmaktadir:
“Kürtlerin yüzde 23’ü bagimsiz Kürt devleti kurulmasindan yana. Hemen hemen her bes Kürt’ten biri bagimsiz devlet istiyor. Oysa, üç yil önce bagimsiz Kürt Devleti isteyenlerin orani yüzde 6. Üç yilda yüzde 6’dan yüzde 23’e yükseliyor. Asil düsündürücü olan bu.
Bagimsiz devlet kurma istegi artarken, PKK’ya siyaset istemek, PKK’yi terör örgütü disinda görmek egilimi ile birlestiginde, vahamet kendiliginden ortaya çikiyor.

Belli bir kesim Kürtlere verilecek haklari tartisirken, o haklar Kürtleri kesmiyor, onlar için bir sey ifade etmiyor.”
Bagimsiz bir Kürt devleti kurmanin altyapisi ise, Kürt kökenli Türk vatandaslarinin sayisini mümkün oldugunca fazla göstermektir.
Osman Baydemir’in Türkiye’de 20 milyon Kürt vardir söylemi ile Ermenilerin sözde 1.5 milyon Ermeni Türkler tarafindan soykirima ugratildi söylemi arasinda gerçegi saptirma açisindan tam bir benzerlik olduguna dikkat çekmek isterim.
ABD’de anadilleri Ispanyolca olan Latin kökenli ABD vatandaslarinin Los Angeles, Las Vegas gibi güney ABD kentlerinde özerk “Amerikanistan” ilan etme ya da bagimsiz bir “Latinistan” devleti kurma sevdalarinin olmadigini da Baydemir’e hatirlatmakta yarar vardir.

Suriye’deki son gelismeler üzerine televizyonlarda, yazili basinda ve sosyal medyada Suriye, Irak, Türkiye ve Iran’da yasayan Kürtlerin sayisi ve adi geçen dört ülkedeki Kürtlerin birlesik bir Kürdistan devleti kurma hayalleri tartisma konusu olmustur.
Basbakan Erdogan Ingiltere’ye hareketinden önce Esenboga Havalimaninda Suriye’deki gelismeleri degerlendirirken, “…PKK-PYD dayanismasi ve yanlarina farkli olusumlari da almak suretiyle bir adim atmaya kalksalar dahi bunu seyretmemiz mümkün degil. Bütün tedbirler alinmaktadir” demistir.
Diyarbakir Büyüksehir Belediye Baskani Osman Baydemir ise Suriye’deki gelismeler üzerine kentte görev yapan gazetecilere verdigi iftar yemeginde sunlari söylemistir:
“Yegane yol bütün Ortadogu cografyasinda, Irak’ta oldugu gibi yada benzeri Iran’da da özerk Kürdistan olacaktir, Türkiye’de de özerk Kürdistan olacaktir, Suriye’ye de özerk Kürdistan olacaktir. Bunun baska bir yolu yoktur diye düsünüyorum. 20 milyon Kürt artik kendi varligini reddeden bir halkin varligina, varligini armagan etmeyecektir. Bunu bütün dünya böyle bilsin. Halen kardesligine inandigimiz Türk halki da lütfen böyle bilsin. Varligimizi tanimayan hiç bir halka varligimiza armagan etmeyecegiz.”
Osman Baydemir, Türkiye, Iran, Irak, Suriye, Ermenistan ve Ürdün sinirlarinin ortadan kalkmasi gerektigini söyle ifade etmistir: “Gümrük birligine geçilmelidir. Idari ve siyasi bir ortakliga geçilmelidir. Ortak para birimine geçilmelidir. Tipki Avrupa Birligi’nde oldugu gibi.”
Baydemir’in yukaridaki paragrafta yer alan görüsleri kendisinin ne kadar “cahil” oldugunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1996 yilindan bu yana Avrupa Birligi ile gümrük birligi içinde oldugunu bilmedigini ortaya koymaktadir.
Kendisine tavsiyem, 10’ncu baskisi yapilan Avrupa Birligi kitabimi Diyarbakir’da bir kitapçidan alarak okumasidir.
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak isteyenlerin düstügü bu durum hakkinda yorum yapmak bir nakisedir.
Baydemir, yukaridaki açiklamasinda 20 milyon Kürt nüfusundan söz etmektedir.

Acaba Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde ne kadar Kürt kökenli Türk vatandasi yasamaktadir?

Türkiye’nin Dogu ve Güney Dogu Anadolu Bölgesi’nde 21 il vardir. Adrese dayali nüfus kayitlarina göre 21 ilde toplam 18 milyon kayitli nüfusun tamami Kürt ve Zaza kökenli degildir. Mesela Erzurum agirlikli olarak Türk’tür. Diger illerde de Türk ve Arap kökenli Türk vatandaslari bulunmaktadir.

Kürtçe yayin yapan TRT Ses’teki Zazaca programlarin azligindan yakinan Kalkinma Bakani Cevdet Yilmaz Zazacaya yeterince yer verilmedigini savunmustur: “Ben Zazayim. Bingöl’de Zazalar agirliklidir. Zazaca bilirim ama çok iyi degil, iyi anlarim ama iyi konusamam. Kürtçe’yi de çok az anlarim. TRT Ses’te Zazaca’ya yeterince yer verilmiyor. Hakikaten sikayet ediyorum. Biraz daha artmasi lazim. Kürtçe’ye karsi degiliz daha da artsin ama Zazaca’nin da ihmal edilmemesi lazim.”

18 milyon nüfusun ortalama olarak yüzde 30’u (6 milyon) bu iki bölge disindaki illerde yerlesiktir. Diyelim ki Anayasa’miza ve uluslararasi hukuka aykiri bir sekilde Türkiye Cumhuriyeti sinirlari içinde Sevr Anlasmasi’nda öngörüldügü gibi bir Kürt Devleti kuruldugunu hayal edelim.

Yeni devletin sinirlari disinda kalacak olan 6 milyon insan acaba yerini yurdunu birakip Güney Dogu Anadolu’ya mi göçecek?

Bu nüfusun kendi illerine dönmesi sartiyla bir halk oylamasi yapilsa, bu insanlar ayri devlete evet derler mi?

Marmara’yi, Ege’yi, Akdeniz’i, Iç Anadolu’yu kendi ülkesi olarak bilmis ve buralarda huzur içinde yasayan Kürt kökenli insanlar artik bu bölgelerde huzur içinde yasayabilirler mi?

Eger “Kürt halki bu devleti artik kendi devleti olarak görmüyor” ise, bu durumda Türkiye Cumhuriyeti’ne pasaportla seyahat etmek zorunda kalacaklardir.

Türkiye’ye gelmek için Schengen Alani’na ve de ABD’ye gitmek isteyen Türk vatandaslarinin katlandiklarindan çok daha fazla bürokratik zorlularla karsilasacaklar, belki bazilari hiçbir zaman Türkiye’ye gelemeyeceklerdir.

Diger taraftan Kürt kökenli Türk vatandaslarinin yogun olarak yasadiklari Diyarbakir’da BDT’ye oy vermeyen vatandaslarin durumu ne olacaktir?

2002 milletvekili Genel Seçimlerinde Adalet ve Kalkinma Partisi (diger partilere verilen oylar dikkate alinmamistir) Diyarbakir’da 67 bin oy (%16) , DEHAP ise 236 bin oy (%56) almistir.

2007 seçimlerinde AKP yüzde 41 oy oranina ulasirken DTP çizgisinin destekledigi adaylarin aldigi oy orani yüzde 43 olmustur. 2009 Il Genel Meclisi seçimlerinde DTP’nin aldigi oy yüzde 59, AKP’nin oyu ise yüzde 30’dur.

2011 seçimlerinde AKP’nin oyu 218 bin, (%32,1) BDP’nin destekledigi bagimsiz adaylarin oyu ise 397 bindir. (% 58) Seçimlerde siddet, seçmene baski, tehdit ve saldirilarin, sandik basi hilelerin etkin oldugu iddialarini da hiçbir zaman göz ardi etmemek gerekir.

Diyarbakir’da AKP’ye oy veren 218 bin seçmen (CHP, MHP ve diger partilere oy verenleri ihmal etsek bile) ve onlarin aileleri acaba Diyarbakir’dan ayrilmak isteyecekler midir?

Bu soruya Baydemir’in cevap vermesi gerekir.

2011 seçimlerinde Türkiye genelinde bagimsiz adaylar (BDP) yüzde 6,58 oy almis (2.8 milyon oy) ve 36 milletvekilligi kazanmislardir. BDP Grubu’nun TBMM’de 34 milletvekili vardir. Seçimlerde kullanilan toplam oy miktari 43.913.859’dur.

Bu durumda Bati’da ve Dogu’da 41.087.828 seçmen BDP’ye oy vermemistir.

Güney Dogu Anadolu’da ayri bir devlet olsa, Bati illerinde bagimsiz adaylara (BDP’ye) oy veren vatandaslar Dogu’ya mi göç edecekler?

“Türkiye etnik bir mozaiktir. Bu mozaikte Türkler ve Kürtler esit agiliktadir” görüsü bir uydurmadir.

Bu konuda en ciddi çalisma yarim kalmasina ragmen Türkiye’deki Etnik Gruplarin Dagilim Raporu’dur. Rapor, Malatya’daki Kitabevi cinayeti davasi dosyasina konmus, sonuçlari kamuoyuna açiklanmamistir. MGK tarafindan 2000 yilinda Erciyes, Elazig Firat ve Malatya Inönü Üniversitesi’ndeki ögretim üyelerince hazirlanmistir.

Prof. Dr. Saban Kuzgun baskanliginda yürütülen proje kapsaminda Türkiye’deki 68 ilde yapilan çalismada insanlarin hangi kökenden, mezhepten ya da tarikattan olduklarinin profili çikarilmaya çalisilmistir.

Prof. Kuzgun, 14 Mayis 2000 tarihinde trafik kazasinda hayatini kaybedince proje yarim kalmistir. Rapor’da Türkler 55 milyon, Kürtler (Zazalar hariç) 3 milyon olarak belirlenmistir.
Türkiye’de 1927-1965 arasinda yapilan nüfus sayimlarinda ana dil sorulmustu. DIE’nin (TÜIK) 1965 nüfus sayimina göre halkin yüzde 90.11'i ana dilini Türkçe, yüzde 7,07'si Kürtçe (31.391.421 Türkiye nüfusunun 2.219.502'si) ve yüzde 0.48'i Zazaca olarak beyan etmistir.
27 Subat 1993 tarihinde açiklanan Milliyet Gazetesi Konda Büyük Arastirmasi’na göre genel nüfus içinde Türkler yüzde 65.0; Türk ve Müslümanlar yüzde 21 (%86); Müslümanlar yüzde 4.0; Kürt kökenli Türkler yüzde 3.7; Kürt-Zazalar yüzde 3.90 oranindadir.
Deneklerin yüzde 89.7'si kimlik olarak Türk kimligini benimsemislerdir.
Deneklerden farkli kimlik bildiren ve yüzde 1'i asan tek grup yüzde 3.9'luk oranla Kürtlerdir. Türk degilim diyen gruplarin toplam orani yüzde 5.39’dur.
1995 Aralik Genel Seçimlerinde HADEP, Kürtler disindaki sol oylarin da eklenmesiyle ancak yüzde 4.17 oraninda oy alabilmistir. ABD’deki Ethnologue Data From Languages of World’un 2001 yili öngörüsüne göre Türkiye’deki etnik kökenliler arasinda Türkler yüzde 86.21, Kürtler yüzde 8.36, Zazalar yüzde 0.53 oranindadir.

3 Kasim 2002 Genel Seçimlerinde DEHAP yüzde 6.2 oraninda oy alarak yüzde 10'luk seçim barajinin altinda kalmistir.

Eylül 2005 AB Eurobarometer Anketi’nde ana dilini Türkçe olarak bildirenlerin orani yüzde 93 olarak bulunmus ve Kürtleri de içine alan geri kalan nüfusun yüzde 7'yi geçmedigi görülmüstür.

Ali Tayyar Önder 2006 yilinda 74 milyonluk Türkiye nüfusu içerisinde Kürt sayisini 5 milyon (%6.76), Zaza sayisini 800 bin (%1.08) olarak belirlemistir. Zazalar Kürt olmadiklari halde- Kürt ve Zaza nüfusunun toplam içindeki orani yüzde 7.84’dir.

Konda’nin 2007 yili arastirmasinda ise nüfusun yüzde 84.5 Türk, yüzde 9.02 Kürt-Zaza kökenlidir.

PKK eylemlerinin yogun olarak yasandigi illerde (Agri, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakir, Hakkâri, Mus, Mardin, Siirt, Sirnak, Tunceli, Van) Kürtlerin orani yüzde 80,49 iken, ayni bölgede Türklerin orani yüzde 3,92, Araplarin orani yüzde 6, Zazalarin orani yüzde 8,87 ve diger etnik gruplar yüzde 0,69’dur.

Bilgesam’in arastirmasinda, (Dogu ve Güneydogu Illerinde Etnik ve Mezhepsel Yapi, Yayimlanmamis Demografik Çalisma, Istanbul, 2010) PKK eylemlerinin fazla yasanmadigi Dogu ve Güneydogu illerinde (Adiyaman, Erzurum, Elazig, Gaziantep, Kahramanmaras, Malatya, Sanliurfa) Kürtlerin orani 3 yüzde 2,62, Türklerin orani yüzde 55,1, Araplarin orani yüzde 7,27, Zazalarin orani yüzde 4,75 ve diger etnik gruplarin orani yüzde 0,24’dür.

Konda’nin arastirmasinda, (Bekir Agirdir, ‘‘Kürtler ve Kürt Sorunu’’, KONDA Raporu, s. 4-5, Kasim 2008, www.konda.com.tr, erisim Aralik 2010) Türkiye’deki Kürt ve Zazalarin toplam nüfusa orani yüzde 15,7 ve yaklasik nüfuslari 11 milyon olarak verilmektedir.

Ayni çalismada Kürt ve Zazalarin yüzde 66’sinin yani 2/3’ünün Dogu ve Güneydogu Anadolu illerinde yasadiklari vurgulanmaktadir.

Bilgesam’in bir diger (2010) çalismasinda Dogu ve Güneydogu Anadolu illerinde yasayan Kürt ve Zaza nüfusun toplami yaklasik olarak 8 milyon olarak hesaplanmistir.

Bu sayi Konda’nin Kürt ve Zazalarin yüzde 34’ünün Batida yasadigi bulgusu ile birlestirildiginde Türkiye’deki Kürt ve Zaza nüfus için 11-12 milyonluk bir tahmin ortaya çikmaktadir.

Kürt ve Zazalar arasinda BDP’ye oy verdigini söyleyenlerin orani PKK eylemlerinin fazla yasanmadigi Dogu illerinde yasayanlar arasinda yüzde 17,6 iken bu oran eylemlerin fazla yasandigi illerde yüzde 42,5 ve Istanbul ve Mersin’de göç ile olusan mahallelerde yasayanlar arasinda yüzde 57,4’dür. (Bilgesam, Türkiye’de Kürtler ve Toplumsal Algilar, Istanbul, 2012)
Bu arastirma ve veriler, Türkiye’de nüfusun en az yüzde 85'inin Türk kökenli oldugunu ve böyle bir ülkeye de mozaik denilemeyecegini ortaya koymaktadir.
Sorbonne Üniversitesi’nde Kurmanci bölümü sorumlusu Ibrahim Seydo Aydogan, “Türkiye’de Kürtlerin okula giden çocuklari zorla Türkçeyi ögreniyorlar. Bu bir soykirimdir” diyor. (Özgür Gündem, 04.03.2012)
Bu mantikla hareket edersek, acaba Almanya’da Alman okuluna giden ve Almanca ögrenen yüz binlerce Türk ögrenciye Almanlar soykirim suçu mu isliyorlar?
Yalçin Dogan son gelismeleri degerlendiren 28 Temmuz tarihli yazisinda bir durum tespiti yapmaktadir:
“Kürtlerin yüzde 23’ü bagimsiz Kürt devleti kurulmasindan yana. Hemen hemen her bes Kürt’ten biri bagimsiz devlet istiyor. Oysa, üç yil önce bagimsiz Kürt Devleti isteyenlerin orani yüzde 6. Üç yilda yüzde 6’dan yüzde 23’e yükseliyor. Asil düsündürücü olan bu.
Bagimsiz devlet kurma istegi artarken, PKK’ya siyaset istemek, PKK’yi terör örgütü disinda görmek egilimi ile birlestiginde, vahamet kendiliginden ortaya çikiyor.

Belli bir kesim Kürtlere verilecek haklari tartisirken, o haklar Kürtleri kesmiyor, onlar için bir sey ifade etmiyor.”
Bagimsiz bir Kürt devleti kurmanin altyapisi ise, Kürt kökenli Türk vatandaslarinin sayisini mümkün oldugunca fazla göstermektir.
Osman Baydemir’in Türkiye’de 20 milyon Kürt vardir söylemi ile Ermenilerin sözde 1.5 milyon Ermeni Türkler tarafindan soykirima ugratildi söylemi arasinda gerçegi saptirma açisindan tam bir benzerlik olduguna dikkat çekmek isterim.
ABD’de anadilleri Ispanyolca olan Latin kökenli ABD vatandaslarinin Los Angeles, Las Vegas gibi güney ABD kentlerinde özerk “Amerikanistan” ilan etme ya da bagimsiz bir “Latinistan” devleti kurma sevdalarinin olmadigini da Baydemir’e hatirlatmakta yarar vardir.r