RADIO ZAZA Tv ZONÊ MA KAMIYA MAWA ! BUMISÊ QÊSEY BIKE XU VIRA MÊKE ! Vila Kę

Basinda Dersim Gercegi 2
Erdogan'dan tarihi 'Dersim' konusmasi
Videolar

Zazaca ve Kürtçeyi kimse ders olarak seçmedi

Hasan Cemal: 'Dersimli oksanmakla kazanilmaz'

DEVLETIN ZIRVESI DERSIM'DE
ISTE SÜRGÜN HARITASI
Iclal Aydin'in Dersim yazisi
Seyit Riza kimdi? HAYATI

CHP'li Aygün: Dersim'in sorumlusu devlet ve CHP'dir
Resmi belgelerle Dersim katliami bilançosu

ROZE 12 IMAMU SIFTE KERD

Zazalar Kürtlestirilmek mi isteniyor

 

AKP hükümetince, “açilim” projesi çerçevesinde Dogu ve Güneydogu bölgelerinde okullarda uygulamaya k

TBMM’de, 10 Kasim 2009 günü “demokratik açilim” kapsaminda yapilan konusmalarda, CHP Milletvekili Onur Öymen’in Dersim (Tunceli) ile ilgili beyanlari sonrasinda yasanan tartismalar ve medya organlarinda meseleye getirilen yorumlar, Dersim halkinin ve genelde Zazalarin etnik kimligi konusunda bir bilgisizligi ve cehaleti de ortaya çikardi.

DTP ve AKP’li politikacilarin yani sira, köse yazarlarinin çogu da maalesef Dersim olayini, gündemdeki “Kürt açilimi”na katki için kullanmaya çalistilar. Özellikle DTP, konuyu alabildigine istismar etti ve bunu da “Kürtlük” adina sahiplenmeye kalkisti.

Medya organlarinin ve yazili basinin durumu da bundan farksizdi aslinda. Yine her zamanki gibi, “ezilen, katledilen, sürgün edilen, magdur edilen Kürtler” edebiyati sürekli islendi. Dogu/Güneydogu Anadolu’ya iliskin herhangi bir meselede, nedense siyasetçilerimizin ve yazarlarimizin aklina hemen Kürtler geliverir. Sanki o bölgenin halkinin tümü Kürt! Bölgedeki diger toplumlarin neden görmezlikten gelindigi ve âdeta yok sayildigi anlasilmaz bir tutum.

Dogu ve Güneydogu’da “Zazalarin”, “Türkmenlerin”, “Azerilerin”, “Araplarin”, “Süryanilerin”, “Keldanilerin”, “Ermenilerin”, “Yezidilerin”, ayrica sayilari az da olsa “Çerkez”, “Çeçen ve Abaza” kökenli topluluklarin da yasadiklari unutulmamali.

Sark meselesi irdelenirken, konuya bu perspektiften bakilmali. Dogu ve Güneydogu Anadolu halkini topyekûn “Kürt” hanesine kaydeden siyasetçi ve yazarlarin büyük bir hata içinde olduklari gayet açik. Bunlar bu tutumlariyla, terör örgütü PKK’nin ve diger Kürtçü odaklarin düzmece tezlerine katki sunduklarinin farkinda degiller galiba.

Bilmeyenler için bir kez daha yineleyelim:

Zazalar, Kürtlerden ayri bir halktir. Zaza dili, Kürtçü unsurlarin iddialarinin aksine Kürtçe’nin bir sivesi degildir. Zazaca, gramer ve sözcük haznesi itibariyle Kürtçe ile dilbilimsel yönden bir yakinlik göstermemektedir. Alevi Zazalar, Dersim (Tunceli), Erzincan, Sivas Sünni Zazalar ise Elazig, Diyarbakir, Bingöl, Siverek (Sanliurfa) kentleri kapsaminda yogunlasmislardir. Kürtler ise anilan kentlerde azinlik durumundadirlar. Türkiye sinirlari disinda bulunmayan Zazalar, ülkemize özgü bir etnik grup olup, Anadolu’nun yerli halki sayilirlar. Dersim’de, tarihsel süreç içinde Zazalasmis olan bazi Türkmen oymaklarinin (Balaban, Sari Saltik, Koç Usagi vs.) varligi da söz konusu.

Öte yandan, son tartismalarda tekrar gündeme gelen yakin tarihimizdeki Seyh Said (1925) ve Dersim (1937) ayaklanmalarinin Kürtlük/Kürtçülükle hiçbir ilgisi bulunmamaktadir. Zazalara ait olan bu isyanlarin, çok hatali bir sekilde resmi ve askeri literatüre de “Kürt isyanlari” seklinde yansitilmasi sonucu, Kürtçü unsurlarin “silahli mücadele” tarihine haksiz bir “kazanç” olarak yazilmasina yol açmistir.

Palu’daki Naksibendi tarikati postnisini Seyh Said’in, cumhuriyetin kurulusunun akabinde baslatilan devrimlere tepki göstererek isyan ettigi mevcut belgelerle sabittir. Seyid Riza’nin da bir Alevi/Kizilbas dedesi olarak, Dersim’in geleneksel yapisinin degistirilmesine ve yörede yogun bir sekilde yapimina baslanan askeri karakollarin insasina yönelik tepkisi söz konusu. Ancak, bilinen bu gerçekler ve unutulmaya terk edilmis arsiv belgeleri göz ardi edilerek, her iki olaya da çok yanlis bir sekilde “Kürtlük” damgasi vurulmustur.

Bugüne kadar maalesef devlet yetkilileri de dahil, akademik kuruluslar, bilim adamlari, aydin ve yazarlar, “Kürt” olgusunu kabul ederken, Zazalari çok haksiz bir biçimde ya Kürtlerle özdeslestirmis ya da dislamislardir.

Zaza olgusu, sosyoloji açisindan dislanmis bir varlik alani olarak günümüze dek hem aydinlarimiz, hem de bazi güç odaklarinca Kürt ekseninin içine itilmistir. Bu tür bir yaklasimin alt yapisinda iç ve dis güçlerin propagandist eylem biçimlerinin önemli rol oynadigi, bunun da Kürtçü unsurlarin amaçladiklari “Kürdistan” teorisine güçlü bir alt yapi hazirladigi bilinmektedir.

Diger taraftan, üniversiteler ve akademik kuruluslar, bugüne kadar bölgenin demografik yapisini analiz etme ihtiyacini duymamis ve böylece siyasi Kürtçülerin ekmegine yag süren bir tutum içine girmistir.

Bu yöndeki boslugu fark eden PKK, stratejisini olustururken bu hususu göz ardi etmemistir. Nitekim Abdullah Öcalan, “Kürt Dosyasi”nda Gazeteci Rafet Balli’nin sorularina verdigi cevapta “ PKK’da sentez var. Alevi yörelerde ve Zazalarin oldugu yerlerde de PKK gelisiyor. Mesela Bingöl’de hizli gelismeler yasaniyor. Ben yalniz Dersim tipolojisini yaratmakla kalmadim. Siirt, Mardin, Kars, Urfa tipolojisini de yarattim. Olumlu olumsuz özellikleri nelerdir, bunlari nasil birlestirebiliriz diye bölge çapinda degerlendirmeler yaptik. Sonuçta PKK’da bir sentez olustu.” demistir. Böylece, PKK semsiyesi altinda çesitli etnik/dini/mezhebi gruplar birlestirilerek bir “Kürt üst kimligi” yaratilmak istenmis, Zaza bölgelerinde Aleviligin veya Zazaligin, “Kürtlügün” önüne geçmesi engellenmistir.

PKK ve diger Kürtçü unsurlar, öteden beri Zazalari Kürtlerin bir alt-grubu olarak kabul ederek yanlarina çekmeye çalismislardir. Bu yaklasima ne yazik ki, son zamanlarda devletin bir kurulusu olan TRT-6 (Ses) de alet edilmistir. TRT-6 (Ses)’in programlarinda, Zazalar “Kürt” olarak gösterilmis, Zaza diline de “Kürtçe’nin lehçesi” denilmistir. Bu sakat anlayisa halen de devam edilmektedir.

Hükümetin “demokratik açilim” projesi kapsaminda yürütülen çalismalarda da Zazalarin Kürtlestirilmesi yönündeki sakat anlayis sürdürülmektedir.

Örnegin Mardin Artuklu Üniversitesi bünyesinde açilan “Türkiye’de Yasayan Diller Enstitüsü”nde görevlendirilen Kürt akademisyenler, siyasi Kürtçü tezlere uygun bir sekilde hazirlayip YÖK’e sunduklari bir raporda, Zazalari Kürtlerin bir alt grubu olarak göstermis ve ne hazindir ki YÖK de bu raporu onaylamakla, Zazalarin Kürtlestirilmesi projesine destek vermistir.

AKP hükümetince, “açilim” projesi çerçevesinde Dogu ve Güneydogu bölgelerinde okullarda uygulamaya konulmasi amaçlanan “Kürtçe Dersi” dayatmasiyla, Kürtçe’nin “K”sini dahi bilmeyen yöredeki Zaza çocuklari devletin eliyle Kürtlestirilmek mi isteniyor?

Bingöl ve Dersim’de halkin yüzde 90’i, Elazig’da halkin yüzde 70’i, Diyarbakir’da halkin yüzde 50’si Zazaca konusurken, bu illerdeki devlet okullarinda okutulmasi hedeflenen “Kürtçe Dersi” ile amaçlanan nedir?

Devletin imkanlari, bölgedeki Zaza, Türkmen, Azeri, Arap, Süryani, Keldani, Ermeni çocuklarina, Kürtlük bilincinin asilanmasi için mi seferber ediliyor?

Bu gafilce tatbikata dur diyecek kimse yok mu bu memlekette?

Sinan Sungur/Arastirmaci

 

DOSTÊ MA:  |  Zazaki.de   |  Piya Forum   |  Hüseyin Aygün   |  AABF  |  Tunceli Emek |  Faruk Iremet    |  FDG  | Radiozaza Forumu  | Zaza Der  |