AKP hükümetince,
açilim projesi çerçevesinde
Dogu ve Güneydogu bölgelerinde okullarda
uygulamaya k
TBMMde, 10
Kasim 2009 günü demokratik açilim
kapsaminda yapilan konusmalarda, CHP Milletvekili
Onur Öymenin Dersim (Tunceli) ile ilgili
beyanlari sonrasinda yasanan tartismalar ve medya
organlarinda meseleye getirilen yorumlar, Dersim
halkinin ve genelde Zazalarin etnik kimligi konusunda
bir bilgisizligi ve cehaleti de ortaya çikardi.
DTP ve AKPli
politikacilarin yani sira, köse yazarlarinin
çogu da maalesef Dersim olayini, gündemdeki
Kürt açilimina katki için
kullanmaya çalistilar. Özellikle DTP,
konuyu alabildigine istismar etti ve bunu da Kürtlük
adina sahiplenmeye kalkisti.
Medya organlarinin
ve yazili basinin durumu da bundan farksizdi aslinda.
Yine her zamanki gibi, ezilen, katledilen,
sürgün edilen, magdur edilen Kürtler
edebiyati sürekli islendi. Dogu/Güneydogu
Anadoluya iliskin herhangi bir meselede, nedense
siyasetçilerimizin ve yazarlarimizin aklina
hemen Kürtler geliverir. Sanki o bölgenin
halkinin tümü Kürt! Bölgedeki
diger toplumlarin neden görmezlikten gelindigi
ve âdeta yok sayildigi anlasilmaz bir tutum.
Dogu ve Güneydoguda
Zazalarin, Türkmenlerin,
Azerilerin, Araplarin, Süryanilerin,
Keldanilerin, Ermenilerin,
Yezidilerin, ayrica sayilari az da olsa
Çerkez, Çeçen
ve Abaza kökenli topluluklarin da yasadiklari
unutulmamali.
Sark meselesi irdelenirken,
konuya bu perspektiften bakilmali. Dogu ve Güneydogu
Anadolu halkini topyekûn Kürt
hanesine kaydeden siyasetçi ve yazarlarin
büyük bir hata içinde olduklari
gayet açik. Bunlar bu tutumlariyla, terör
örgütü PKKnin ve diger Kürtçü
odaklarin düzmece tezlerine katki sunduklarinin
farkinda degiller galiba.
Bilmeyenler için
bir kez daha yineleyelim:
Zazalar, Kürtlerden
ayri bir halktir. Zaza dili, Kürtçü
unsurlarin iddialarinin aksine Kürtçenin
bir sivesi degildir. Zazaca, gramer ve sözcük
haznesi itibariyle Kürtçe ile dilbilimsel
yönden bir yakinlik göstermemektedir.
Alevi Zazalar, Dersim (Tunceli), Erzincan, Sivas
Sünni Zazalar ise Elazig, Diyarbakir, Bingöl,
Siverek (Sanliurfa) kentleri kapsaminda yogunlasmislardir.
Kürtler ise anilan kentlerde azinlik durumundadirlar.
Türkiye sinirlari disinda bulunmayan Zazalar,
ülkemize özgü bir etnik grup olup,
Anadolunun yerli halki sayilirlar. Dersimde,
tarihsel süreç içinde Zazalasmis
olan bazi Türkmen oymaklarinin (Balaban, Sari
Saltik, Koç Usagi vs.) varligi da söz
konusu.
Öte yandan,
son tartismalarda tekrar gündeme gelen yakin
tarihimizdeki Seyh Said (1925) ve Dersim (1937)
ayaklanmalarinin Kürtlük/Kürtçülükle
hiçbir ilgisi bulunmamaktadir. Zazalara ait
olan bu isyanlarin, çok hatali bir sekilde
resmi ve askeri literatüre de Kürt
isyanlari seklinde yansitilmasi sonucu, Kürtçü
unsurlarin silahli mücadele tarihine
haksiz bir kazanç olarak yazilmasina
yol açmistir.
Paludaki Naksibendi
tarikati postnisini Seyh Saidin, cumhuriyetin
kurulusunun akabinde baslatilan devrimlere tepki
göstererek isyan ettigi mevcut belgelerle sabittir.
Seyid Rizanin da bir Alevi/Kizilbas dedesi
olarak, Dersimin geleneksel yapisinin degistirilmesine
ve yörede yogun bir sekilde yapimina baslanan
askeri karakollarin insasina yönelik tepkisi
söz konusu. Ancak, bilinen bu gerçekler
ve unutulmaya terk edilmis arsiv belgeleri göz
ardi edilerek, her iki olaya da çok yanlis
bir sekilde Kürtlük damgasi
vurulmustur.
Bugüne kadar
maalesef devlet yetkilileri de dahil, akademik kuruluslar,
bilim adamlari, aydin ve yazarlar, Kürt
olgusunu kabul ederken, Zazalari çok haksiz
bir biçimde ya Kürtlerle özdeslestirmis
ya da dislamislardir.
Zaza olgusu, sosyoloji
açisindan dislanmis bir varlik alani olarak
günümüze dek hem aydinlarimiz, hem
de bazi güç odaklarinca Kürt ekseninin
içine itilmistir. Bu tür bir yaklasimin
alt yapisinda iç ve dis güçlerin
propagandist eylem biçimlerinin önemli
rol oynadigi, bunun da Kürtçü unsurlarin
amaçladiklari Kürdistan
teorisine güçlü bir alt yapi hazirladigi
bilinmektedir.
Diger taraftan,
üniversiteler ve akademik kuruluslar, bugüne
kadar bölgenin demografik yapisini analiz etme
ihtiyacini duymamis ve böylece siyasi Kürtçülerin
ekmegine yag süren bir tutum içine girmistir.
Bu yöndeki
boslugu fark eden PKK, stratejisini olustururken
bu hususu göz ardi etmemistir. Nitekim Abdullah
Öcalan, Kürt Dosyasinda Gazeteci
Rafet Ballinin sorularina verdigi cevapta
PKKda sentez var. Alevi yörelerde
ve Zazalarin oldugu yerlerde de PKK gelisiyor. Mesela
Bingölde hizli gelismeler yasaniyor.
Ben yalniz Dersim tipolojisini yaratmakla kalmadim.
Siirt, Mardin, Kars, Urfa tipolojisini de yarattim.
Olumlu olumsuz özellikleri nelerdir, bunlari
nasil birlestirebiliriz diye bölge çapinda
degerlendirmeler yaptik. Sonuçta PKKda
bir sentez olustu. demistir. Böylece,
PKK semsiyesi altinda çesitli etnik/dini/mezhebi
gruplar birlestirilerek bir Kürt üst
kimligi yaratilmak istenmis, Zaza bölgelerinde
Aleviligin veya Zazaligin, Kürtlügün
önüne geçmesi engellenmistir.
PKK ve diger Kürtçü
unsurlar, öteden beri Zazalari Kürtlerin
bir alt-grubu olarak kabul ederek yanlarina çekmeye
çalismislardir. Bu yaklasima ne yazik ki,
son zamanlarda devletin bir kurulusu olan TRT-6
(Ses) de alet edilmistir. TRT-6 (Ses)in programlarinda,
Zazalar Kürt olarak gösterilmis,
Zaza diline de Kürtçenin
lehçesi denilmistir. Bu sakat anlayisa
halen de devam edilmektedir.
Hükümetin
demokratik açilim projesi kapsaminda
yürütülen çalismalarda da
Zazalarin Kürtlestirilmesi yönündeki
sakat anlayis sürdürülmektedir.
Örnegin Mardin
Artuklu Üniversitesi bünyesinde açilan
Türkiyede Yasayan Diller Enstitüsünde
görevlendirilen Kürt akademisyenler, siyasi
Kürtçü tezlere uygun bir sekilde
hazirlayip YÖKe sunduklari bir raporda,
Zazalari Kürtlerin bir alt grubu olarak göstermis
ve ne hazindir ki YÖK de bu raporu onaylamakla,
Zazalarin Kürtlestirilmesi projesine destek
vermistir.
AKP hükümetince,
açilim projesi çerçevesinde
Dogu ve Güneydogu bölgelerinde okullarda
uygulamaya konulmasi amaçlanan Kürtçe
Dersi dayatmasiyla, Kürtçenin
Ksini dahi bilmeyen yöredeki Zaza
çocuklari devletin eliyle Kürtlestirilmek
mi isteniyor?
Bingöl ve Dersimde
halkin yüzde 90i, Elazigda halkin
yüzde 70i, Diyarbakirda halkin
yüzde 50si Zazaca konusurken, bu illerdeki
devlet okullarinda okutulmasi hedeflenen Kürtçe
Dersi ile amaçlanan nedir?
Devletin imkanlari,
bölgedeki Zaza, Türkmen, Azeri, Arap,
Süryani, Keldani, Ermeni çocuklarina,
Kürtlük bilincinin asilanmasi için
mi seferber ediliyor?
Bu gafilce tatbikata
dur diyecek kimse yok mu bu memlekette?
Sinan Sungur/Arastirmaci